20. yüzyılın başlarında serbest rekabetçi kapitalizm yerini tekelci kapitalizme bırakacak, ekonomik alanda sermayenin yoğunlaşıp merkezileşmesine koşut tekelci karakter kazanan burjuvazinin üst yapıdaki eğilimi siyasal gericilik olarak tezahür edecekti.
***
Tekel öncesi dönemin değişik sınıflarının ve çıkar gruplarının kıyasıya rekabet ortamı devlet güçlerine yansıyor, bu durum yasama, yürütme, yargı ( kuvvetler ayrılığı) arasındaki çelişkileri arttırıcı bir rol oynuyor, ama çelişkili sürecin bir noktasında çıkarlar rasyonel yaklaşımı zorunlu kılınca, kuvvetlerin birbirini dengeleme hali uzlaşmayı zorunlu kılıyordu.
Bu bağlamda çelişki-denge diyalektiği yaşanan süreçte genelleşirken, burjuva demokrasisinin, belirli belirli bir siyasal sistem biçimine bürünmesinde ve rasyonalize olmasında önemli bir rol oynadı.
***
Emperyalizm döneminde tekelleşen burjuvazi, devlet aracılığıyla toplumun tümü üzerinde egemenlik kurmak için siyasal iktidarı dar bir yürütme gücünde merkezileştirme eğilimine girdi. Her kriz ortamını parlamentoya ait yetkilerin yürütmeye devredilmesi, yürütmenin yasama ve yargının denetim mekanizmasından kurtarılması yönünde istismar etti.
***
Öte yandan yürütme gücünde merkezileştirme eğilimine girme ile bu eğilimi gerçekleştirme aynı şeyler değildi.Gerçekleştirme meselesini son tahlilde burjuva düzenini saran krizin niteliği, sınıflar arası mücadelenin gelişme düzeyi ve kuvvetler dengesi belirlerdi.
***
Söz, yazı, toplantı ve gösteri, seçme ve seçilme, kendi partisinde örgütlenme ve toplu sözleşme, ulusal, etnik, dinsel haklar gibi burjuva demokrasilerinde kabul edilme eğilimi gören ekonomik, siyasi, demokratik hak ve özgürlükler, uzun bir tarihsel geçmişi kapsayan çoğu kez kanlı sınıf mücadelelerinin kazanımlarıydı.
***
1840'lı yıllardan 20. yüzyılın ilk çeyreğine kadar iktidar perspektifi ile hareket eden proletaryayı, burjuvazi kendi zeminine çekmek için bu yönlü tavizleri vermek zorunda kalmıştır. Başka bir ifadeyle, başlangıçta ne proletaryanın ne burjuvazinin hedefi burjuva demokrasisi idi. Proletaryanın verdiği mücadeleler karşısında, burjuvazi iktidar gücünü kaybetmemek için "demokratizm" üzerinde uzlaşmış, giderek proletarya burjuvazinin sol kanadında yer almıştır.
***
Proletarya hak ve özgürlüklerin korunması ve genişlemesi için etkin olabileceği hareket serbestisini hedeflerken, burjuvazi karşı hareketle bu gelişmeyi kanlı yöntemler de dahil olmak üzere, türlü yöntemler üzerinden durdurmayı, şayet kuvvetler ilişkisi uygunsa aşağı çekmeyi, hatta ortadan kaldırarak sınıfsal çıkarlarını korumayı tercih eder.
Burjuvazi ile proletarya arasında gerçekleşen bütün bu çatışmalı uygulamalara karşın, ortaya somut bir uzlaşma çıkmış olsa bile bu burjuvazinin sahici bir tercihi değildir, tastamam ülke içi ülke dışı dengelere ve karşılıklı kuvvet ilişkilerine dayanır.
Zaten burjuvazinin, proletaryanın mücadelesinin özgür gelişmesini tamamlamasını gönül rahatlığı içinde seyredeceği ve hakim olduğu siyasal aygıtla " tarafsızlık" modeli çizeceği beklentisi, kötü bir aymazlık değilse, egemen sınıf yutturmacasından başka birşey değildir.
Eğer belirli ölçülerde özgürlükler varsa, bu burjuvaziye karşı, proletarya ve halkın ağır bedeller ödediği mücadelesinin sağladığı zorunlu tavizlerle olmuştur.
***
Burjuvazinin, proletaryanın herhangi bir güç kaybı anında ne denli acımasız ve vicdansız davranacağına uzağı geçelim, yakın tarih şahittir.
Almanya, İtalya, İspanya'da faşizm deneyimlerini, Latin Amerika'da askeri cunta deneyimlerini, sosyalist sistemin çözülmesi ve çökmesiyle birlikte, Sovyet caydırıcılığından kurtulan egemen burjuvazinin dünya ölçeğinde sosyal devleti ortadan kaldırmak için hangi adımları, nasıl attığını hatırlayalım...
Türkiye'de 12 Eylül darbesinin icraatlarını hatırlayalım. Bizatihi yaşayarak tanık olduğumuz halkı yoksulluk ve yoksunluğa mahküm eden egemen sınıf politikaları üzerinde bir düşünelim...
*Bu içerik serbest gazeteci veya konuk yazarlar tarafından hazırlanmıştır. Bu içerikte yer alan görüş ve ifadeler yazara aittir ve Independent Türkçe'nin editöryal politikasını yansıtmayabilir.
© The Independentturkish