Suriye Devlet Başkanı Şara'nın Washington ziyareti

Gürsel Tokmakoğlu Independent Türkçe için yazdı

Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara ve ABD Başkanı Donald Trump, 10 Kasım 2025'te Beyaz Saray'da bir araya geldi / Fotoğraf: Suriye Cumhurbaşkanlığı

Suriye Devlet Başkanı Ahmed eş-Şara 10 Kasım'da Beyaz Saray'da Başkan Donald Trump'ın konuğuydu.

Buna tarihi görüşme dendi. 

Gelin yaşananlara birlikte bakalım.


Trump

Trump genelde misafirleriyle görüşmesinde yaptığı gibi, el-Şara'yı öven sözlerde bulundu:

Zorlu bir geçmişten gelen güçlü bir lider, sert bir adam. Onu seviyorum ve birbirimizi iyi anlıyoruz. Suriye'yi başarılı kılabilir. İnsanlar zor bir geçmişi olduğunu söylüyor, ama geçmişi olmasaydı bu fırsata sahip olamazdı. Suriye'yi başarılı bir ülke yapmak için elimizden gelen her şeyi yapacağız.
 

Trump'ın sosyal medya mesajı: (Oturan) Trump ve (ayakta) eş-Şara Oval Ofis'te
Trump'ın sosyal medya mesajı: (Oturan) Trump ve (ayakta) eş-Şara, Oval Ofis'te

 

Trump'tan alınan bilgiler göre, ABD Senatosu'nda Suriye görüşmesinin sürdüğü anlaşılıyordu ve yakın zamanda Suriye ile ilgili bir duyuru olacaktı.

Bu noktada Trump'ın eklediği İsrail ile Suriye arasında bir "barış ve güvenlik" anlaşmasının olacağıydı. 

Trump'ın bu yöndeki açıklamaları şöyleydi:

Suriye Cumhurbaşkanı ile uyum içindeyim. Suriye'nin ve Orta Doğu'nun geri kalanının başarılı olmasını istiyoruz ve Suriye Cumhurbaşkanı'nın bunu başarabileceğinden eminim. Senato'da görüşülmekte olan anlaşmayı kabul edeceğini ve bunun son derece iyi bir anlaşma olduğunu söyledi. Suriye konusunda yakında bazı duyurular olacak. İsrail ile birlikte Suriye konusunda bir anlayışa varmak için çalışıyoruz.


Şara

Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara, Fox News'e verdiği röportajda, yeni bir strateji kurulacağından ve ABD-Suriye ilişkilerinde bu görüşme yeni bir başlangıç olacağından bahsetti.

Öyle görünüyordu ki İsrail'in Golan'ı işgali konu edilmişti, ABD ile İsrail bu konuda Suriye adına bir süreç başlatacaktı.

Suriye'nin İsrail ile görüşmeleri ABD üzerinden olacaktı.

Suriye, Golan işgali sürüyorken İbrahim Anlaşmaları'na katılım sağlamayacaktı.

Eş-Şara'nın röportajdaki açıklaması şöyleydi:

Suriye, önceki rejimden sonra yeni bir döneme girmiştir ve bu Washington ile yeni bir strateji kurulacaktır. Başkan Trump ile geleceği ve yaptırımların kaldırılmasını görüştük. Suriye'nin bir güvenlik tehdidi olarak değil, stratejik bir müttefik olarak görülmesini sağlamak amacıyla ülkeye yatırım fırsatlarını araştırdık. İsrail Golan'ı işgal etmeye devam ediyor ve biz bu aşamada onlarla doğrudan görüşmelere girmeyeceğiz. ABD, İsrail ile bir tür müzakereye ulaşmamızda bize yardımcı olabilir; Suriye'nin durumu, İbrahim Anlaşmaları'nı imzalayan ülkelerden farklıdır.


Ayrıca eş-Şara doğalgazdan bahsetti.

Suriye'ye bir güvenlik tehdidi olarak değil, jeopolitik bir müttefik ve özellikle doğalgaz çıkarımı alanında bir yatırım fırsatı olarak bakılmalı.


Suriye dışişleri

Dışişleri Bakanı Eş-Şeybani sosyal medya hesabından şunu paylaştı:

Aylar süren yoğun hazırlıkların ardından Cumhurbaşkanı Ahmed Eş-Şara, ABD Başkanı Donald Trump ile Suriye konusunun tüm boyutlarıyla ele alındığı yapıcı bir görüşme gerçekleştirdi. Suriye'nin birliğinin, yeniden inşasının ve gelecekteki canlanmasının önündeki engellerin kaldırılmasının önemi vurgulandı. Suriye halkı her zaman daha iyi bir geleceği hak ediyor.
 

Eş-Şeybani'nin sosyal medya açıklaması
Eş-Şeybani'nin sosyal medya açıklaması

 

Dışişleri Bakanı Esad eş-Şeybani, ABD Başkanı Donald Trump ile görüşmesinin ardından, ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ve Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ile SDG güçlerinin Suriye ordusuna entegre edilmesi ve bölgesel güvenliğin ilerletilmesi gibi anlaşmaların hayata geçirilmesi konusunda bir çalışma toplantısı gerçekleştirdi.

Ayrıca, Suriye Dışişleri Bakanlığı'nda yapılan bir açıklamada şunlar ifade ediliyordu:

ABD, Suriye ve Türkiye Dışişleri Bakanları, Washington'da Suriye Demokratik Güçleri'nin Suriye ordusuna entegre edilmesi konusunda anlaşmaya vardı.


Eş-Şeybani, şu açıklamada bulundu:

İki cumhurbaşkanı arasında kararlaştırılanların takibini yapmak ve net uygulama mekanizmaları oluşturmak gerekti. Her iki taraf da 10 Mart anlaşmasının uygulanmasına devam edilmesi konusunda anlaştı. Amerikan tarafı ayrıca, bölgesel istikrarı artırmayı amaçlayan İsrail ile bir güvenlik anlaşmasına varılmasına desteğini de teyit etti.
 

Suriye dışişlerinin açıklaması
Suriye dışişlerinin açıklaması

 

Çoğu kimsenin cevap aradığı ve kritik gördüğü husus, SDG'nin merkezi hükümete katılımı konusuydu.

Ne de olsa SDG bir yandan ABD'nin 2025'ten bu yana aktif olarak politikasında yer verdiği bir projeydi, diğer yandan Kürtçülük yapanların Suriye'de kendilerine bir çıkar alanı inşa etmek için kullanmak istedikleri basamaktı.


Barrack

ABD Suriye Özel Temsilcisi ve Ankara Büyükelçisi Tom Barrack Beyaz Saray'da hazır bulunanlardan biriydi.

Bundan böyle Suriye ABD'nin ortağıydı, bölge sorunlarına çözüm bulunurken Suriye bir fonksiyon üstlenmekteydi, terörle mücadele ortaklıkla sürecek ve Suriyelilerin refahı için ABD görev üstlenecekti.
Barrack'ın görüşme sonrası verdiği beyanat şöyleydi:

Trump ve Şara arasındaki toplantı harikaydı ve bu çok önemli bir andı. Bugün çok önemli bir gün ve tarihi bir olaydır. Suriye sorundu, bugün Suriye bizim için önemli bir ortak haline geldi. Suriye hükümeti, IŞİD'e karşı savaşta ve terörle mücadelede önemli bir ortaktır. Bölge sorunlarını çözmeye başlamıştır ve Suriye'nin IŞİD'e karşı uluslararası koalisyona katılması bunun en iyi kanıtıdır. Trump Suriyelilere refaha kavuşma şansı verdi. Terörün kaynağı olan Suriye, artık terörle mücadelede ortaktır.


11 Kasım'da Suriye'deki örgütten bir açıklama geldi. Bu, Barrack'ın bir faaliyetine dair açıklamaydı.

PKK terör örgütünün Suriye uzantısı SDG'nin elebaşı Mazlum Abdi, şöyle diyordu:

Az önce Büyükelçi Tom Barrack ile çok verimli bir telefon görüşmesi gerçekleştirdim. Görüşmede, Beyaz Saray'da Suriye Devlet Başkanı Şara ile yapılan toplantının sonuçlarını ve SDG'nin Suriye devlet yapısına entegrasyon sürecini hızlandırma konusundaki ortak kararlılığımızı ele aldık. Suriye'nin DEAŞ'a karşı uluslararası koalisyona katılımı, ortak çabaların güçlendirilmesi ve DEAŞ'ın kalıcı olarak yenilgiye uğratılması ile bölgeye yönelik tehdidinin ortadan kaldırılması açısından kritik bir adımdır. Suriye konusunda gösterdiği liderlik ve Suriye halkına yeniden ayağa kalkma şansı verdiği için Başkan Trump'a teşekkür ederiz.


ABD Hazine Bakanlığı

ABD Hazine Bakanlığı Sezar Yasası hakkında bir karar aldı.

Alınan bilgiler göre artık ABD Suriye'ye kapsamlı yaptırımlar uygulamıyordu.

Rusya ve İran'ı ilgilendiren yaptırımlı işlemler hariç Sezar Yasası askıya alındı.

Suriye için altı aylık bir uzatma vardı. Bu karara göre ABD'nin sivil mallarının, yazılımlarının ve teknolojilerinin çoğunun lisanssız olarak Suriye'ye transferine izin veriliyordu.
 

ABD Hazine Bakanlığı'nın Suriye açıklaması
ABD Hazine Bakanlığı'nın Suriye açıklaması

 

Şara'nın diğer temasları

Ahmed eş-Şara ABD'de ilk temaslarını IMF heyetiyle yapmıştı.

Öyle anlaşılıyor ki Suriye'nin yeniden inşası sürecinde IMF programına dahil olunması planlanmıştı.

Şara ABD'deki Suriyeliler ile bir toplantı yaptı.

ABD'de yaşayan bu kesim Eş-Şara'ya destek vermişlerdi.

Bu, Esad zulmünden kurtulmanın bir göstergesiydi.

ABD Senatosu Dışişleri Komisyonu Başkanı Senatör Jim Risch, Eş-Şara ile bir görüşme yaptı. 

Senatörün açıklaması şöyleydi:

Dün, ABD-Suriye ilişkilerinin geleceğini görüşmek üzere Başkan Eş-Şara'yı ABD Kongre Binası'nda ağırlamaktan memnuniyet duydum. Görüşmemizde, Esad dönemi Sezar Yasası yaptırımlarının kaldırılmasına verdiğim desteği yineledim. Başkan Eş-Şara, ABD'nin ulusal güvenlik çıkarları doğrultusunda IŞİD ile mücadeleye kararlıdır. Suriye mevcut gidişatını sürdürürse hem politika yapıcıların hem de yatırımcıların Suriye'nin geleceğine güven duyacağından şüphem yok.


Türk Dışişleri Bakanı Hakan Fidan:

Bugün benim Beyaz Saray'daki varlığım, Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara'nın ziyaretiyle aslında denk gelmiş oldu. Onlar Sayın Trump ve ekibiyle görüşürken, görüşmenin bir yerinde bizi de davet ettiler. Ben de orda yer aldım;

Cumhurbaşkanımızın Sayın Trump'a selamlarını, iyi dileklerini ilettik. Ve daha sonra Suriye ile ilgili Türkiye'nin genel görüşlerini, Amerika ile olan iş birliği fırsatlarını, Suriye'nin kalkınmasının, birliğinin, beraberliğinin, huzurunun, bölge güvenliğiyle ilgili birçok konuyu konuşma fırsatımız oldu.

Daha sonra Beyaz Saray'da Marco Rubio, ben, Suriye Dışişleri Bakanı, Witkoff ve Barrack'ın olduğu uzun bir toplantı yaptık. Daha sonra (ABD Başkan Yardımcısı) JD Vance de geldi toplantıya, o da müdahil oldu, belli görüş alışverişlerinde bulunduk. Özellikle Suriye'nin güneyinde, kuzeyinde ve diğer yerlerdeki sorun alanları nasıl daha iyi yönetilebilir.


Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın açıklaması bu şekildeydi.

Beyaz Saray'da hazır bulunanlar arasında o da vardı.

Bakan Fidan, Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara ve ekibinin ABD Başkanı Donald Trump'la görüşmesinin bir bölümüne de katıldı. 

Daha sonra Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, basın mensuplarına temaslarına ilişkin soruları yanıtladı.

Sayın Fidan'ın Suriye ile ilgili bazı açıklamaları kısaca şöyleydi:

Özellikle Suriye'nin güneyinde, kuzeyinde ve diğer yerlerdeki sorun alanları daha iyi nasıl yönetilebilir? Sezar Yasasıyla ilgili çalışmalar nasıl yapılabilir? Onlara detaylı bakma imkânımız oldu. Pozisyonlarımızı ortaya koyduk. Problemler dikkatle yönetilmezse, ülkenin tamamıyla bölgesel bütünlüğüne, toprak bütünlüğüne yönelik bir sıkıntının ortaya çıkma ihtimali var. Yani ülke giderek daha da parçalanmayla karşı karşıya kalabilir. Bunu Amerikalıların anlıyor olması tabii önemli ve anladıklarını da görüyorum. Trump'ın Suriye meselesine yaklaşımını oldukça yapıcı.


Dışişleri Bakanı ayrıca yaptığı diğer konulu görüşmeler için de açıklama yaptı, kısaca şöyle:

Filistin dosyasındaki birçok konuyu Gazze'de kabul edilen ateşkes ile ilgili aksayan sorunlar dahil detaylı bir şekilde ele aldık. İran nükleer müzakerelerinde ABD'nin pozisyonunu ve bundan sonra nasıl adımlar atılması gerektiğini değerlendirdik. Görüşmelerimizin neticeleriyle alakalı Cumhurbaşkanımızı bilgilendirdik.


Sonuç

Suriye konusunda kontrol tamamıyla ABD'nin elindeydi.

Bütün mesele Suriye'nin ayağa kaldırılmasıydı.

Suriye yol haritasının ana hatları ortaya çıkıyor gibiydi.

İlk olarak, İsrail ile aralarındaki savaş halinin gereği ortaya çıkan ve ana sorunlardan birisi olan güvenlik meselesinde ABD'nin araya girmesi konusu önemliydi.

Buradan ne elde edilecek, daha sonra görülecek bir sonuç olacaktı. 

ABD'nin Suriye'nin inşasında yapabileceği kendi iç düzenlemeleri ise elbette zamana bağlı olacaktı.

Suriye tarafı ise bir süre sonra bir yeni anayasa yapacaktı.

Buna bağlı olarak bir seçime gidilecekti.

Öyle görünüyor ki henüz bu konuda bir takvim ileri sürülmemişti. 

Asıl meselelerden bir diğeri olan SDG'nin entegrasyonuydu.

ABD bu konuda taraflara bir formül önermiş diye düşünülebilirdi.

İleri sürülen görüşlerde sürekli "entegrasyon" ve "IŞİD ile mücadele" dendiğine göre, bu konu birleştirilmiş ve artık bu şekilde açıklanıyordu.

Türkiye bu süreçte görüşleri alınan taraf ve yeniden inşa sürecine katkı veren konumundaydı.

Öyle anlaşılıyor ki Türkiye, başta ABD ve diğer taraflara, sürece dair bazı noktalarda haklı endişelerini dile getirmeye devam etmekteydi.

 

 

*Bu içerik serbest gazeteci veya konuk yazarlar tarafından hazırlanmıştır. Bu içerikte yer alan görüş ve ifadeler yazara aittir ve Independent Türkçe'nin editöryal politikasını yansıtmayabilir.

© The Independentturkish

DAHA FAZLA HABER OKU