Harry, hayır... Spare, kraliyet dedikodularının meraklıları için bile biraz fazla

Bu yıl çıkacak en büyük kitap olan Spare, neden kraliyet hayranı Jessie Thompson'ın kaçıp saklanmak istemesine neden oluyor?

2000'de Prens William, Charles ve Harry (AFP)

Bir dakika. Bir daha söyle. Birbirlerine Willy ve Harold mı diyorlar? Harry'nin kolyesi mi kopmuş?! Bir köpeğin mama kabı tarafından yaralanmış mı!?!?! Harry'nin yakında çıkacak Spare (Yedek) adlı anı kitabındaki Prens Harry ve Prens William arasındaki kavgaya dair sarsıcı açıklama, bende genellikle sersemletici bir şok yaratan türden mahrem ve rastgele ayrıntılar içeriyor. Ben kalıtsal ayrıcalıklar hakkında belirsiz siyasi görüşleri olan ama yeni bir Tina Brown kitabını lezzetli bir mojito gibi mideye indirecek sıradan bir kraliyet gözlemcisiyim. The Crown'ın yeni sezonlarını bir oturuşta izliyorum. Hatta Google'da "Güneş gözlüğü takan genç Prenses Margaret" diye arattım. Kısacası, drama için buradayım. Bu yüzden kendimi alışılmadık bir konumda buluyorum. Harry'nin, kraliyet hayatının gerçekliğine engelsiz bir bakış sunan kitabı, kuşkusuz 2023'te yayımlanacak en büyük ve en çok beklenen kitap. Ve yine de... bu kitabı gerçekten okuma düşüncesi? Aman Tanrım. Artık okumak istediğimden pek emin değilim.

fazla oku

Bu bölüm, konuyla ilgili referans noktalarını içerir. (Related Nodes field)

İspanya'da yanlışlıkla erken yayımlanan kitaptan şimdiye kadar sızan bölümler dehşet verici derecede kişiseldi. Harry'nin Camilla'yla evlenmemesi için babasına yalvarması, Meghan'ın Kate'i, "hamilelik beyni" olduğuna dair suçlaması gibi daha fazla şey ortaya çıktıkça stresten kaynaklanan bir baş ağrısının yaklaştığını hissediyorum. Kraliçe'nin eylüldeki ölümü, yakında çıkacak sert sözlerle dolu kitabın zamanlamasını felaket bir noktaya itmiş gibi geliyor ve yayın tarihi de ekimin sonuna kadar kesinleşmemişti. Ama şimdi Spare (gerçekten, ne başlık ama) çıkmak üzere ve ben kaçıp saklanmak istiyorum.

Bu sadece ağzına kadar dolma sorunu değil ama bu da var. Harry'nin sessizliğini ("yine") bozduğu esprisi klişeye dönüşüyor. Bu sessizliğin tam tersi; aralıksız bir kakofoni. Kitabın piyasaya çıkışıyla ilgili iki büyük televizyon röportajıyla birlikte Harry art arda ekrana çıkarken, her iki röportajın peşinden deja vu hissi yaratan alıntılar geliyor. ("Sessiz kalmanın işleri daha iyi hale getirmeye nasıl bir faydası olacak bilmiyorum"). Geçen yılki 6 saatlik Netflix destanı, hafifçe vurgulanmış önemsiz şikayetlerle çarpıcı ama muğlak iddiaların ortasında kendimi Bugün Aslında Dündü'de (Groundhog Day) sıkışıp kalmış gibi hissetmeme neden olmuştu. Harry, "Ailemi korumak için elimden gelen her şeyi yapmak zorundaydım" diyor. Meghan, "Kurtlara yem oluyordum" diyor. Acıdan felç olmuş gibi görünen, kendine fazla güvenen ve halkın onlara karşı ilgisini abartan bir çift gördük. İkinci kısım için yazdığım eleştiride, şeytanla anlaşma yaptıklarından, sadece kraliyet ailesini, yani kaçmak istedikleri kurumun ta kendisini eleştirerek dikkat çekmeye mahkum olduklarından korktuğumu belirtmiştim.

Spare'in içeriğine dair ilk bilgilere bakılırsa, bu devam ediyor gibi görünüyor ve her şey çok mahrem geliyor. Hiç ihtiyaç duymadığımız ya da istemediğimiz bir şekilde, derin acılar içindeki bir ailenin röntgencisi haline getirilmişiz gibi huzursuz edici bir his var. Kavga ve çöküş hikayeleri bizi büyülese de pek çok kişinin basitçe kafasını çevirmek isteyeceğini düşünüyorum. Tolstoy'un da yazdığı gibi, "her mutsuz ailenin kendine özgü bir mutsuzluğu vardır"; aileler arasındaki çatlakların derinleşmesi zor olduğu kadar yaygın ve bu noktada gururlu kralcılarla sadık cumhuriyetçilerin, Windsorların iyileştiğini görmeyi çok istediğimiz gerçeğinde birleştiğini varsayıyorum.

Harry kendi anılarını yazarken belki de annesinin, Prenses'le gizlice kaydedilmiş röportajlara dayanan Diana: Her True Story (Diana: Gerçek Hikayesi) adlı biyografide Andrew Morton'la yaptığı işbirliğinden ilham almıştır. Artık bu biyografi, Diana'nın otobiyografisine en yakın şey olarak tanımlansa da bağlam epey farklı: Harry'nin aksine Diana o zamanlar hâlâ kraliyet ailesindeydi, tahtın varisiyle evliydi ve kendi düşüncelerini ifade edemiyordu.

Netflix belgesellerinde Meghan, çiftin kendi düşüncelerini ifade ettiği pek çok örnekten birinde, "Risk bu kadar yüksekken, hikayemizi bizden dinlemek mantıklı değil mi?" diye soruyor. Ama pek çok kraliyet hikayesinde olan da bu. Bu düşük riskli, göz alıcı pembe diziler, gerçek insanların gerçek dışı versiyonlarıyla dolu ve çoğumuz da bunu biliyoruz. Benim kraliyet hayranlığım temelde tarihe, dedikoduya ve güzel elbiselere yönelik ilgimden kaynaklanıyor. Bir aile terapisi seansına gizlice kulak misafiri olmak için burada değilim. Bazıları The Crown'ın kraliyet ailesine zarar verdiğini iddia etse de biz bu dizinin, esasen toplumun bildiği şeylerin hoş görünümlü canlandırmalarından ya da bilinmeyen şeylerin hayal ürünü versiyonlarından oluştuğunun farkındayız. Kraliyet ailesinin telaşsızca, madeni sterlinlerimiz ve pullarımız üzerinde at arabasından el sallayarak orada durmaya devam edeceğini bilerek hepmiz bu düşünceyi bir kenara bırakabiliriz. Onlar, kişiliklerini büyük ölçüde bizim yarattığımız kamusal figürler. Tüm bunları saygılı bir mesafeden yapmamız halkın kendi anlaşmasının bir parçası. Spare hepimizi, birbirimizin kişisel alanına biraz fazla sokuyor gibi duruyor.



https://www.independent.co.uk/arts-entertainment

Independent Türkçe için çeviren: İpek Uyar

Bu makale kaynağından aslına sadık kalınarak çevrilmiştir. İfade edilen görüşler Independent Türkçe’nin editöryal politikasını yansıtmayabilir.

© The Independent

DAHA FAZLA HABER OKU