Harry ve Meghan hakkında doğru soruyu sormuyoruz

Sussex Dükü ve Düşesi aslında ne istiyor? Brexit'ten ayrılanlar gibi hem karınların doymasını hem de pastalarının durmasını mı?

(AP)

Belki de neredeyse tüm hayatı boyunca en kötü yanlarını tecrübe ettiği için, Prens Harry genel anlamda Britanya basını konusunda haklı. Britanya basınının cırtlak bir sesi var, ona "vahşi bir canavar" diyebilirsiniz, müdahaleci, kaba, yıpratıcı, her zaman haber yetiştirmesi gereken ve doymak bilmeyen türden.

Medya, Prens Harry ve eşi hakkında bazen gerçeklikten uzak diyebileceğimiz haberler yaydı. Sussex Dükü ve Düşesi kendilerini ifade etmek için bazı büyük gazetelere karşı başarılı hukuk mücadeleleri başlattı. Meghan Markle'ın 2016'da kraliyet yörüngesine bir asteroid gibi girmesinden bu yana maruz kaldıkları haberlerin bir kısmı (daha çok da yorumlar) züppeceydi ve ırkçı imalar taşıyordu.

Meghan Markle'ın modernize edilmiş, çok ırklı, çağdaş Britanya yaşamına ve İngiliz Milletler Topluluğu'na daha uygun bir Windsor Hanedanı'nın sembolü olarak övüldüğü kısa bir balayı dönemi yaşandı. Meghan kuruma elinden gelen her şeyi verse de medyanın yoğun inceleme alışkanlıkları, dedikodu arayışı ve spekülasyon zevki ilişkiyi baltaladı.

Ne yazık ki bu durum sosyal medyanın lağım çukurları ve medya sitelerinin yorum bölümleri için daha da geçerli. Bu, son yıllarda pek çok kişinin kökünün kazındığını umduğu, bir tür kadın düşmanlığı ve ırkçılığın rahatsız edici bir yansıması. Jeremy Clarkson'ın yakın zamandaki köşe yazısıyla ilgili tartışma, işlerin hâlâ nasıl olduğunu gösteriyor. Dehşet verici olmasına ve kendi isteği üzerine kaldırılmasına rağmen, bir sonraki Sussex haberleri dizisine hazırlanılırken kendimize hatırlatmaya değer: "Meghan ise farklı bir hikaye. Nicola Sturgeon ya da Rose West'ten nefret edişime benzemiyor. Ondan her hücremle nefret ediyorum. Geceleri uzandığımda uyuyamayıp dişlerimi gıcırdatırken şu günün hayalini kuruyorum: Kalabalıklar 'Utan!' diye tezahürat yapıp dışkı topaklarını fırlatırken o, Britanya'nın her şehrinin sokaklarında çıplak gezdiriliyor." Clarkson, birçok kişinin kendisiyle aynı fikirde olduğunu da sözlerine ekledi. Ne yazık ki bu doğru gibi görünüyor.

fazla oku

Bu bölüm, konuyla ilgili referans noktalarını içerir. (Related Nodes field)

Yani Harry ve Meghan, sevimsiz bir grup olan gazetecilerin neler yapabileceğini çok iyi anlıyor. Bununla birlikte, medyanın nasıl çalıştığını anlamış gibi görünmüyorlar. Windsor Hanedanı'nın hüküm sürmekten ziyade yönettiğini düşünüyor gibiler. Ailenin geri kalanının ve Buckingham Sarayı personelinin medya konusunda herhangi bir şey yapabilecek ya da Harry'nin suçlamasına daha doğrudan cevap vermek gerekirse, çeşitli kraliyet hanelerinden sızan bilgileri kontrol edebilecek bir konumda olduklarını iddia etmekle yanılıyorlar.

1980'lerde Charles ve Diana'nın evliliği hakkındaki haberlerin yoğunluğundan rahatsız olan Kraliçe, gazete editörlerini çağırmış ve çifte biraz alan tanımaları için onlara bizzat ricada bulunmuştu. Dikkate alınmadı. Artık saygılı ve itaatkar bir toplumda yaşamıyoruz.

Sussexler, Mail gazetelerinin Yüce Hükümdarı Paul Dacre, Rupert Murdoch ve hatta Jeremy Clarkson gibi isimlerin saraydaki bir piyondan emir alacaklarını düşünüyorlarsa gerçekten şaşırtıcı bir şekilde çok saflar. Editöryal bir yargıya varırken en üst düzey isimlerin en sert yalanlamalarını dikkate alabilirler ama almayabilirler de.

Fakat Harry daha da ileri gidiyor ve babasına ve kardeşine yönelik dargınlıklarını duymak acı verici. Harry'nin görüşüne göre, kendisi ve eşi aleyhinde aktif bir şekilde bilgi sızdırıp çarpıttılar ve zarar verici haberlerin (doğru olup olmadığı henüz belli değil) yayılmasını durdurmaya bile çalışmadılar. Bu bir bilgilendirme savaşıydı.

Şu ana kadar kanıt bakımından pek bir şey olmadığı için, Harry'nin tamamen haklı olup olmadığını bilmek zor. Son birkaç yılda verdiği çeşitli röportajlarda (Oprah Winfrey'e, Netflix'e ve safari sırasında Tom Bradby'ye verdiklerinin yanısıra Finding Freedom [Özgürlüğü Bulmak] kitabındaki olumlu anlatım) zaman zaman kulağa paranoyakmış gibi geliyor. Ancak paranoyak olmak sizi ele geçirmeye çalışmadıkları anlamına gelmiyor.

Gerçek şu ki, devlet daireleri, siyasi partiler, hayır kurumları, hastaneler, üniversiteler ve hatta gazete ofisleri gibi saraylar da sızdıran yerler olabilir ve medyanın yanlış yapması kamu hayatının ayrılmaz bir parçasıdır. Hiç kuşkusuz, uzun ve içkili bir öğle yemeği karşılığında dedikodu veren bazı gıcık asalaklar, serbest çalışan bazı hoşnutsuz saray mensupları ve belki de bazen arka planda bilgilendirme yapmaları için onay verilen sorumlu pozisyonlardaki kişiler vardı. Bu işler böyledir ve Sussexler bugünlerde bu konuda epey becerikli olduklarını kanıtlıyor. Aferin onlara.

İşte yeterince sorulmayan bir soru. Diyelim ki Sussexlerin söylediği her şey yüzde 100 doğru. Ve dünya kamuoyu onlara inanıyor ve onların yanında yer alıyor. Peki, ne anlamı var? Harry ve Meghan aslında ne istiyor? Onları ne mutlu ederdi? Galler Prensi ve Prensesi'yle, Kral ve Konsort Kraliçe'yle aralarındaki kişisel uçurumu ne kapatır?

İronik bir şekilde "kaynaklara" göre, kendilerine karşı yapıldığını düşündükleri yanlışlar için bir özür ve Lady Susan Hussey hakkındaki ırkçılık tartışmasında da gündeme gelen konuları konuşmak için bir kraliyet zirvesi istiyorlar. Eğer Hussey ve kurbanı Ngozi Fulani bir uzlaşma toplantısı yapabiliyorsa, Harry ve Megs için de bir toplantıya ne dersiniz?

Sussexlerin ima ettiği tehdit, çiftin yazın taç giyme törenine gelmeyeceği, daha fazla kitap, televizyon programı ve utanç verici röportajlar yayımlanacağı ve nihai caydırıcı unsur olarak, ailenin hangi üyelerinin bebek Archie'nin ten rengi ya da saçı hakkında ırkçı açıklamalar yapmış olabileceğine dair bir ya da daha fazla ifşaatın yayımlanmasıdır. Bu göz önüne alındığında, muhtemelen istediklerini elde edeceklerini umuyorum.

Ancak Harry ve Meghan'ın gerçekten istedikleri şeyin bundan çok daha fazlası (yeni, gözden geçirilmiş bir Megxit anlaşması) olup olmadığını merak ediyorum. Brexit gibi Megxit de kimse için iyi sonuç vermiyor. Harry babasını ve kardeşini "geri istediğini" söylediğinde samimidir, elbette istiyordur. Ancak Kraliçe'nin vefatından sonra Megxit'in şartlarını gerçekten yeniden müzakere etmeye mi çalışıyor?

Belki de daha fazla kraliyet mensubu olmak, resmi görevlerde bulunmak, alayların ve hayır kurumlarının hamisi olmak ama zamanının çoğunu Kaliforniya'da geçirmek istiyordur. Belki de Şirket'in (Britanya Kraliyet Ailesi için kullanılan adlardan biri -ed.n.) uyumlu bir üyesi konumundayken, kendisi ve eşinin kendi "ilerici" davalarının peşinden gitmesini istiyor. Ailesi ticari girişimlerle kendi paralarını kazanabilirken, kendi halkla ilişkiler operasyonlarıyla kuruma dahil olabilir mi?

Belki de Kraliçe'nin bir türlü kabullenemediği şeyi, yani "yarı içeride, yarı dışarıda" olmayı istiyordur. Eğer hem karnım doysun hem de pastam dursun diyorsa, başka bir kıtada yarı zamanlı kraliyet mensubu olmak mümkün değil. Brexit'e evet diyenler ve Brexit'te olduğu gibi, Harry ve Meghan kötü bir pastacılık vakası yaşıyor. Ne yazık ki bunun çaresi yok.



https://www.independent.co.uk/voices

Independent Türkçe için çeviren: İpek Uyar

Bu makale kaynağından aslına sadık kalınarak çevrilmiştir. İfade edilen görüşler Independent Türkçe’nin editöryal politikasını yansıtmayabilir.

© The Independent

DAHA FAZLA HABER OKU