NASA teleskopu uzayda "serbestçe süzülen" gizemli gezegenler tespit etti

Bilim insanları, herhangi bir yıldıza bağlı olmadan uzayın derinliklerinde dolaşan bir dizi gizemli "serbestçe süzülen" gezegene dair kanıtlar elde etti.

Bir sanatçının serbestçe süzülen gezegenlere dair temsili (A. Stelter / Wikimedia Commons)

NASA'nın Kepler Uzay Teleskopu'yla yapılan araştırma, uzayda gizlenen Dünya büyüklüğünde gezegenler olduğunu düşündüren merak uyandırıcı sinyaller yakaladı.

Öte yandan bu sinyaller, söz konusu gezegenlerin Güneş'imize benzer bir ev sahibi yıldızla birleşse üretmesi bekleneceği daha uzun sinyaller gibi değil.

Bu nedenle araştırmacılar, bu gezegenlerin bir zamanlar kendi yıldızlarının etrafında oluşup sonrasında daha ağır diğer komşularının yerçekiminin etkisiyle güneş sistemlerinden dışarı atılmış olabileceğini öne sürüyor.

Sinyaller, ilk olarak Albert Einstein'ın öngördüğü "mikromercekleme" ilkesi kullanılarak yakalandı. Bu olay, ön plandaki yıldızların arkalarındaki yıldızlar için büyüteç görevi gördükleri, bu yıldızların da parlaklık patlamalarına benzer şekilde görülebildiği durumlarda gerçekleşiyor.

fazla oku

Bu bölüm, konuyla ilgili referans noktalarını içerir. (Related Nodes field)

Bu tür nadir olayların büyük kısmına yıldızlar neden oluyor. Ancak çok az sayıdaki olayın küçük bir kısmı da gezegenlerden kaynaklanıyor.

Bu sinyallerin hiçbir zaman bulunamayacağı korkusuna rağmen yeni çalışmada bilim insanları, diğer gezegenlerden kaynaklanıyor gibi görünen sinyaller tespit etti.

Araştırmanın yöneticisi Manchester Üniversitesi'nden Iain McDonald, "Bu sinyalleri tespit etmek son derece zor" dedi.

Gözlemlerimizde bulanık görüşlü, emektar ve rahatsız bir teleskopu halihazırda parlaklığı değişen ışıltılı binlerce yıldızın ve sahamızda süzülen binlerce asteroidin bulunduğu gökyüzünün en kalabalık bölümlerinden birine doğrulttuk.

Bu karmaşadan gezegenlerin neden olduğu küçük, kendilerine has parlaklıkları çıkarmaya çalışıyoruz ve kaybolmadan önce bir sinyali yakalayabilmek için sadece tek bir şansımız var. Sadece cep telefonu kullanarak otoyolun ortasındaki bir ateş böceğinin tek bir yanıp sönüşünü görmeye çalışmakla aynı zorlukta.

Kepler Uzay Teleskopu asla bu işi yapmak için tasarlanmamıştı. Bu teleskopun birincil görevi, gezegenlerin kendi yıldızları önünden geçerken yarattığı gölgeleri izleyerek başka gezegenler aramak.
 


Çalışmanın yazarlarından yine Manchester Üniversitesi'nden Eamonn Kerins, "Kepler, Dünya kütlesinde serbestçe süzülen bir grup gezegenin varlığına dair deneysel kanıtlar sunarak asla yapmak için tasarlanmadığı bir işi başardı" dedi.

Şimdi görevini bu tür çok zor sinyalleri tespit etmek için tasarlanacak diğer misyonlara teslim ediyor. Bu sinyallerin tespiti o kadar zor ki, bizzat Einstein bile bunların asla gözlemlenemeyeceğini düşünmüştü. Yakında başlayacak ESA Euclid görevi de ana görevine ilaveten bilimsel bir çalışma olarak bu çabaya katılabileceği için çok heyecanlıyım.

Bu görevler ve NASA'nın yanı sıra diğer uzay ajanslarının yaptığı başka araştırmalar, bu serbestçe süzülen gezegenlerin varlığını ve neye benzeyebileceklerini doğrulamaya çalışacak.

Bulguları detaylandıran bir makale, Monthly Notices of the Royal Astronomical Society adlı akademik dergide yayımlandı.



*İçerik orijinal haline bağlı kalınarak çevrilmiştir. Independent Türkçe’nin editöryal politikasını yansıtmayabilir.

https://www.independent.co.uk/life-style

Independent Türkçe için çeviren: Ata Türkoğlu

© The Independent

DAHA FAZLA HABER OKU