Scientific American’da yayımlanan yeni bir makaleye göre ABD Ulusal Hava Durumu Servisi 2026’da yeni bir El Nino oluşma ihtimalinin yükseldiğini açıkladı.
Bilim insanlarına göre mayıs-temmuz döneminde El Nino yaşanma olasılığı yüzde 82, yıl sonuna doğru devam etme ihtimali yüzde 69.
Gıda fiyatları artacak mı?
"Sıcaklık rekorları, susuzluk, şiddetli seller, orman yangınlarında artış, tarımsal üretimde düşüş, gıda fiyatlarında artış" her biri El Nino kaynaklı olası riskler. BM Meteoroloji Örgütü birkaç ay önce El Nino olma ihtimalini yüzde 40 olarak açıkladıktan sonra bazı iklim modellerinin "Super El Niño" senaryoları bilim insanlarını ikiye böldü.
El Nino belirsizliği piyasaları yoruyor
Temkinli bilim, hava olaylarıyla ilgili riskleri topluma aktarırken sağduyulu davranırken, popüler yayıncılık felaket haberinden yıkıcı bir gelecek yaratıyor. ABD İklim Merkezi, El Nino ile ilgili belirsizliğe dikkat çekiyor ve ekliyor:
Pasifik’te El Niño’nun yeniden oluştuğuna dair güçlü işaretler var. Ancak olayın 'Süper El Niño' seviyesine ulaşıp ulaşmayacağı henüz kesinleşmiş değil.
El Nino var ama yıkıcı değil
Oranların Türkçe meali:
El Nino olma ihtimali var ama El Nino’nun yıkıcı olma ihtimali yüzde 37. Koparılan yaygara, kafa karışıklığı, El Nino’nun Türkiye’ye etkisi abartılı yorumlar ve bilgi kirliliğiyle daha şimdiden marketteki sebzenin fiyatına yansıdı.
İklim tahminleri ve fiyat psikolojisi
Finlandiya merkezli meteoroloji portalı Xweather uzmanlarının "bu yıl güçlü bir El Nino gelişmesi bekleniyor. Normalin altında yağışlar nedeniyle palm yağı ve buğday üretiminde düşüş yaşanacak. 2026’nın ikinci yarısında aşırı kuraklık nedeniyle rekolteler düşecek, gıda arzı etkilenecek. Asya’da pirinç ekimi azalacak. Endonezya’nın palm yağı üretimi 2 milyon metrik düşecek." Kötü senaryolar çoğu zaman piyasa psikolojisini etkiliyor ve bazı sektörlerde fiyat beklentilerini yönlendirebiliyor.
El Nino ile fındığın ne ilgisi var
Sadece dünyada değil Türkiye’de de buğday, zeytin, fındık rekoltesi üzerinden yıllardır süregelen bir fiyat politikası belirleme eğilimi var. Taraflar her yıl rekolteyi az veya çok açıklayarak fiyatı kendi lehlerinde oluşturmaya çalışıyor. Uluslararası Sert Kabuklu Meyveler Konseyi’nin 2026-2027 sezonu küresel fındık üretim tahminlerine göre Türkiye’nin fındık rekoltesi 809 bin ton ile dünya üretiminin yüzde 76,8’ini karşılayacak. Dünya fındık üretimi yüzde 15,5 artışla 1,43 milyon ton olacak. Türkiye’nin rekoltesi geçen yıl ile karşılaştırıldığında yüzde 56,36 artacak.
Sezon başında Türkiye fındıkta açık ara lider söylemiyle gurur duyan sektör paydaşları, rekolte zamanı tahminlerin 100 bin ton aşağı çekilebileceğini söylüyor. Nedeni yüksek rekoltenin düşük fiyat getirecek olmasından kaynaklı. Bu anlamda iklimin rekolteye ve fiyata etkisi aslında yeni tartışmalar doğuruyor.
Gıda fiyatları tarlada değil, iletişim stratejileriyle belirleniyor
İklim artık tarımsal fiyatlamada rekolteden bile daha kuvvetli bir belirleyici olarak karşımıza çıkıyor. Bu anlamda iklim üzerinden tarımsal emtialarla ilgili algı oluşturma giderek sistematik bir yapıya kavuşturuluyor, fiyatlar regüle ediliyor. Tarım emtialarının fiyatları artık "enerji piyasalarına, iklime, doğal gaza, iklim riski analizi yapan şirketlerin öngörülerine bağımlı."
El Nino ekonomisi
El Nino’nun tarıma, gıda fiyatlarına etkisi tartışılırken Dünya Meteoroloji Örgütü El Nino’ya ilişkin son tahminlerini Mayıs sonunda revize edeceğini açıkladı. O güne değin herkes El Nino açıklaması yaparak geleceğe dair pek çok sektörü etkileyecek endişeleri tetikliyor. Her açıklama çiftçileri, yatırımcıları, gıda fiyatlarını ve hatta bilimsel çalışmaları yönlendiriyor.
El Nino bazı bölgelerde verimi artırıyor
Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu da güçlü El Nino olasılığının yüzde 42 olduğunu ifade ediyor. Uzmanlara göre "güçlü bir El Nino, sıcak hava dalgaları, kuraklık, seller, tarımsal üretim kayıpları ve aşırı hava olaylarının görülme ihtimalini artırsa da her zaman felaket anlamına gelmiyor."
"El Nino efsaneleştiriliyor, etkisi abartılıyor"
Financial Times editörü Roula Khalaf’a göre El Nino çoğu zaman ekonomik kırılganlıkların nedeni değil, mevcut krizlerin görünür hale geldiği dönemlere denk geliyor. Zaten çok kırılgan olan küresel ekonominin dayanıklılığı için bir stres testine dönüştürülüyor.
Krizlerin nedeni El Nino değil piyasalar
Khalaf’a göre "1973’teki El Nino’dan sonra Güney Asya ve Sahra Altı Afrika’da yaşanan ekonomik kriz aslında Riyad ve Washington’da yaratıldı. Nedeni, Arap ülkelerinin petrol ambargosu, FED’in parasal genişleme politikası, enerji bağımlılığı gibi nedenlerdi." Khalaf’a göre El Nino’nun küresel gıda enflasyonu ile ilişkisi zayıf. 2023-2024’teki El Nino dünyada gıda enflasyonunun düşmeye başladığı bir döneme denk geldi ve durumu tersine çeviren bir etkisi olmadı.
El Nino’nun kendisi değil haberleri fiyatları artırıyor
Reuters’in El Nino haber analizlerine göre "El Nino haberleri buğday, kanola, pirinç, palm yağı piyasalarında fiyat baskılarına neden oluyor; iklimsel beklentiler fiyatlama davranışlarını değiştiriyor, kuraklık ihtimali piyasada önceden satın alınıyor."
Avrupa Merkez Bankası 2023’teki El Nino’nun küresel gıda fiyatlarını yüzde 9 artıracağı yönündeki açıklamasıyla tüm dünyada fiyat spekülatörlerinin ekmeğine yağ sürmüştü. Tarım, gıda, iklim ve enerjiye dair her açıklama küresel gıda fiyatlarında küçük ya da büyük bir değişikliğe neden oluyor. Yatırımcılar, paydaşlar, ülkeler, tedarik zincirleri endişelerini gıda fiyatlarındaki artışlarla fiyatlıyor. Sadece Türkiye’de değil tüm dünya benzer sorunlarla mücadele etmeye çalışıyor.
El Nino bazen fiyatları düşürüyor
Capital Economics’e göre "2023-2024 El Nino’su bazı temel gıda ürünlerinde (mısır, soya, buğday) fiyatların düşmesine neden oldu. Sadece El Nino değil Hürmüz’ün kapatılması da abartılıyor. Tarım ekonomistlerine göre Hürmüz sorunu çıktığında Kuzey Yarım Küre’deki çiftçiler zaten gübrelerini almıştı."
"El Nino’nun etkisi psikolojik"
Science’deki bir makaleye göre, "El Nino’nun etkisi yalnızca ekonomik değil psikolojik sonuçları var. Analize göre 1982 yılındaki El Nino’nun finansal etkileri beş yıl boyunca sürdü ve 4,1 trilyonluk, 1998 El Nino’su 5,7 trilyon dolarlık zarara neden oldu. Dartmouth Koleji Ekoloji doktoru Christopher Callahan’a göre toplumlar 14 yıl boyunca El Nino’dan etkilenebilir. 1982 ve 1998’de gerçekleşen El Nino ABD’nin GSYİH’sını yüzde 3 düşürdü. Tarımın GSYİH’nın yüzde 15’ine denk geldiği Peru ve Endonezya gibi ülkelerde yüzde 10’dan fazla kayıp yaşandı. Çoğunun nedeni gerçekler değil psikolojikti."
Bloomberg’e göre El Nino dönemleri enerji dışı emtia fiyatlarının 4 puan yükselmesine neden oldu.
El Nino korkusu küresel gıda sistemlerini kırıyor
Springer Nature, "Üretim kaybı az olsa da El Nino etkisi piyasalardaki kırılganlığı derinleştiriyor. Hindistan Times’ta benzer şekilde "Muson başlamadan haberleri gıda enflasyonunu artırdı. Endişe beklentisi fiyatlandı" diyor.
El Nino kader değil sınav
Velhasıl, El Nino dünyanın korkulu rüyası olsa da uzmanlara göre etkisi daha çok psikolojik, spekülatif. El Nino artık yalnızca iklim olayı değil; veri şirketleri, emtia piyasaları ve risk ekonomisi tarafından fiyatlanan küresel bir beklenti mekanizması.
*Bu içerik serbest gazeteci veya konuk yazarlar tarafından hazırlanmıştır. Bu içerikte yer alan görüş ve ifadeler yazara aittir ve Independent Türkçe'nin editöryal politikasını yansıtmayabilir.
© The Independentturkish