Çocukluk aşıları bittikten sonra iş bitiyor mu? Uzmanlar kesinlikle hayır diyor. Çünkü yaş ilerledikçe bağışıklık sistemi zayıflıyor, enfeksiyonlar daha ağır geçiyor. Üstelik 50 yaşından sonra tablo çok daha kritik bir hal alıyor.
Hacettepe Üniversitesi Enfeksiyon Hastalıkları Anabilim Dalı öğretim üyesi Doç. Dr. Meliha Çağla Sönmezer, Dünya Aşı Haftası kapsamında açtıkları farkındalık standında hep aynı soruyla karşılaştığını anlatıyor: "Ben yetişkinim, hâlâ aşı olmam gerekiyor mu?"
Sönmezer'in yanıtı net: "Her yaşın bir aşısı var."
Peki erişkinler hangi aşıları ne zaman yaptırmalı?
Sönmezer'e göre erişkinlerde önerilen başlıca aşılar şunlar:
Grip aşısı her yıl risk gruplarına uygulanıyor. Tetanoz-difteri-boğmaca aşısı her 10 yılda bir yapılması gereken bir patel. Pnömokok aşıları ileri yaş ve kronik hastalığı olanlara, zona aşısı özellikle 50 yaş sonrasına, RSV aşısı ise ileri yaş ve risk grupları için giderek önem kazanan yeni bir seçenek olarak öne çıkıyor. Hepatit A ve B risk durumuna göre, COVID-19 aşısı güncel önerilere göre değerlendiriliyor. Bazı özel gruplarda meningokok ve HPV gibi ek aşılar da gündeme gelebiliyor.
Erişkinler İçin Önerilen Aşılar
|
Aşı |
Kimler İçin / Ne Sıklıkla? |
|
Grip (Influenza) |
Risk gruplarına her yıl |
|
Tetanoz-difteri-boğmaca (Td/Tdap) |
Her 10 yılda bir |
|
Pnömokok |
İleri yaş ve kronik hastalığı olanlar |
|
Zona |
50 yaş sonrası |
|
RSV |
İleri yaş ve risk grupları için |
|
Hepatit A / B |
Risk durumuna göre |
|
COVID-19 |
Güncel önerilere göre |
|
Meningokok, HPV |
Bazı özel gruplarda |
Erişkinler için önerilen aşı listesi pek çok kişinin tahmin ettiğinden uzun. Hangi aşının ne zaman yapılacağı ise yalnızca yaşa göre değil, kişinin kronik hastalıklarına, bağışıklık durumuna ve yaşam koşullarına göre değişiyor.
50 yaşından sonra tablo değişiyor
50 yaş sonrası bağışıklık sistemi gençlik dönemine göre farklı çalışmaya başlıyor. Tıpta buna immün yaşlanma, yani immünosenesans deniyor. Bu dönemde Sönmezer'in özellikle önerdiği aşılar şunlar: Grip, pnömokok, zona, RSV ve tetanoz.
Peki bu aşılar neden bu kadar kritik? Çünkü yaş ilerledikçe zatürre riski artıyor, solunum yolu enfeksiyonları daha ağır seyrediyor, hastane yatışları çoğalıyor ve enfeksiyon sonrasında bağımsız yaşam kaybı gelişebiliyor. Sönmezer konuyu net bir cümleyle özetliyor: "Konu sadece enfeksiyon geçirmek değil, sağlıklı yaşlanmayı korumak."
“Bir doz koruma, bir ömür güvence” diyen Sönmezer, uyarıyor:
"İleri yaşta geçirilen enfeksiyon sadece birkaç günlük hastalık anlamına gelmiyor; hastane yatışı, yoğun bakım ihtiyacı ve bağımsız yaşam kaybı anlamına da gelebiliyor."
Grip aşısı grip yapar mı?
Toplumda erişkin aşıları hakkında çok fazla yanlış bilgi dolaşıyor.
"Grip aşısı grip yapar", "Erişkinlerin aşıya ihtiyacı yok", "Aşıların ciddi yan etkileri çok fazla" gibi birçok yanlış cümle duyduğunu söyleyen Sönmezer, şu bilgileri verdi:
Bunlar doğru değil. Gerçekte erişkin aşılarının büyük kısmında gördüğümüz yan etkiler: kol ağrısı, hafif ateş, halsizlik, kısa süreli kırgınlık ve bunlar genellikle birkaç gün içinde düzeliyor. Ciddi yan etkiler ise oldukça nadir.
"Asıl risk aşının kendisi değil, korunulmamış enfeksiyon: yoğun bakım yatışı, zatürre, kalp komplikasyonları, ölüm riski" diyen Sönmezer, ekliyor: "Bilimsel veriler açık — aşıların faydası riskinden çok daha yüksek."
Sadece sizi değil, çevrenizi de koruyor
Aşı bireysel bir tercihten öte, toplumsal bir koruma. Aşının yalnızca enfeksiyondan korunma meselesi olarak görülmemesi gerektiğini söyleyen Sönmezer, "Kendini ve sevdiklerini korumak için aşılan," dedi. Sönmezer şu bilgileri verdi:
Hastane yatışlarını, antibiyotik kullanımını, kronik hastalık alevlenmelerini, iş gücü kaybını ve sağlık harcamalarını azaltıyor. Yaşlı bireylerde fonksiyon kaybını önleyebiliyor. Örneğin, grip sonrası kalp krizi riski artabiliyor. Zatürre (pnömoni) sonrası yaşlı bireylerde bağımsız yaşam kaybı görülebiliyor. Yani, aşı aslında bireysel değil, toplumsal bir koruma da sağlıyor.
"Keşke aşı yaptırsaydım"
Sönmezer'in kliniğinde en sık duyduğu cümle şu: "Keşke aşı yaptırsaydım."
Türkiye'de aşılanmayan erişkinlerde en sık karşılaştıkları tablonun önlenebilir enfeksiyonlar nedeniyle ağır hastalık olduğunu söyleyen Sönmezer, şunları söyledi:
Aşı olmadıkları için ağır grip vakaları, pnömokok zatürreleri, uzamış zona ağrıları, RSV nedeniyle hastane yatışları, kronik hastalığı kötüleşen hastalar görüyoruz. Bazı hastalar enfeksiyondan tamamen iyileşse bile eski fonksiyonel durumlarına dönemeyebiliyor. Bu yüzden mesajımız net: Aşı tedaviden daha kolay, daha güvenli ve daha düşük maliyetli bir korumadır. Ve en önemlisi: Her yaşın bir aşısı var. Aşı ol, sağlıklı kal.
*Bu içerik serbest gazeteci veya konuk yazarlar tarafından hazırlanmıştır. Bu içerikte yer alan görüş ve ifadeler yazara aittir ve Independent Türkçe'nin editöryal politikasını yansıtmayabilir.
© The Independentturkish