Ticaret Bakanı Ömer Bolat: Evden imzayla şirket kurma dönemi başlıyor

Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Independent Türkçe'ye konuştu. Ekonomideki yeni dönemi özetleyen Bolat; şirket kuruluşlarının dijitalleşeceğini açıklarken, tekstil, Suriye ticareti ve yapay zekâ destekli ihracat gibi başlıklara değindi

Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Independent Türkçe için Esra Öz'ün sorularını yanıtladı

Küresel ticarette korumacılık yükselirken Türkiye, dijital dönüşümde hız kesmeden yoluna devam ediyor. Ticaret Bakanı Ömer Bolat, ticaretin dijitalleşmesinden sınır ötesi ilişkilere kadar geniş bir yelpazede kritik açıklamalarda bulundu.

"Notere gitmeye gerek yok. Ticaret sicil müdürlüğüne gitmeye gerek yok. Artık evinizden, bilgisayarınızın başından, elektronik imzanızla şirket kurabileceksiniz" diyen Bakan Bolat, bu adımın "son aşamaya geldiğini" açıkladı.

Bakan Bolat’ın açıklamaları yalnızca dijitalleşmeyle sınırlı değil. Başka kritik başlıklar da var:

Tekstil üretimi gerçekten Mısır'a mı kayıyor?

Suriye'yle ticaret ne zaman normale dönüyor?

Gıdada fahiş fiyat yapan marketlere kesilen cezalar yeterli mi?

Yapay zeka ihracata nasıl entegre ediliyor?

KOBİ'ler finansmana erişebiliyor mu?  

Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Independent Türkçe'nin sorularını yanıtladı.
 

Ticaret Bakanı Ömer Bolat
Ticaret Bakanı Ömer Bolat

 

Tekstil üretiminin Mısır başta olmak üzere çevre ülkelere kaydığına dair güçlü bir eğilim var. Türkiye bu kaybı nasıl telafi etmeyi planlıyor? Tekstil sektörünün yeniden Türkiye’de rekabetçi hâle gelmesi için yeni teşvikler gündemde mi?

Türkiye tekstil ve hazır giyim sektöründe küresel ölçekte güçlü ve çeşitlendirilmiş bir üretim altyapısına sahiptir. 2025 yılında 31 milyar dolara ulaşan tekstil ve hazır giyim ihracatımız ile sektörümüz, küresel pazardaki güçlü konumunu korumakta, önemli bir ihracatçı ve üretici güç olmaya devam etmektedir. Nitekim ülkemiz,

  • Halıda dünyanın ve Avrupa’nın ikinci büyük ihracatçısı, 
  • Hazır giyim ve konfeksiyonda dünyanın yedinci, Avrupa’nın üçüncü büyük ihracatçısı, 
  • Çorapta dünyanın ve Avrupa’nın ikinci büyük ihracatçısı, 
  • Ev tekstilinde dünyanın ve Avrupa’nın üçüncü büyük ihracatçısı,
  • Denim kumaşta dünyanın ve Avrupa’nın dördüncü büyük ihracatçısı, 
  • Denim giyimde dünyanın dördüncü, Avrupa’nın ikinci büyük ihracatçısı 

konumundadır. Bahse konu tablo, Türkiye’nin yalnızca üretim hacmiyle değil, ürün çeşitliliği, kalite standardı, tasarım kapasitesi ve hızlı teslimat kabiliyetiyle de küresel tedarik zincirlerinde stratejik bir rol oynadığını ortaya koymaktadır.

Tekstil sektörümüz özelinde bakıldığında ise, 2025 yılında tekstil ürünleri ihracatımız 14,5 milyar dolar, ithalatımız ise 8 milyar dolar olarak gerçekleşmiştir. Ülkemiz, tekstil ve hammaddelerinde dünyanın altıncı, Avrupa’nın üçüncü büyük ihracatçısı konumundadır.

Tekstil sektöründe, mevsimsellikten arındırılmış ücretli çalışan istatistiklerine göre 2025 yılında tekstil sektöründe çalışan sayısı yaklaşık 438 bin kişi olmuştur. Emek yoğun bir üretim yapısına sahip olan tekstil, konfeksiyon, deri ve mamulleri ile mobilya imalatı gibi kilit sektörlerde mevcut iş gücünün korunmasını ve istihdam seviyelerinin sürdürülebilirliğini teminen Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı (KOSGEB) tarafından 2025 yılında "İstihdamı Koruma Destek Programı" hayata geçirilmiştir. 

Emek yoğun sektörler olan tekstil, konfeksiyon, deri ve mobilya alanlarında faaliyet gösteren KOBİ’lere çalışan başına aylık 2 bin 500 lira olarak sağlanan “Performans Desteği”, 2026 yılında büyük ölçekli firmaları da kapsayacak şekilde genişletilmiş ve destek tutarı çalışan başına 3 bin 500 liraya yükseltilmiştir.

Öte yandan, KOSGEB tarafından, 2026 yılı itibarıyla “Performans Desteği”nin yanı sıra tüm imalat sanayi firmalarımızın yararlanması için hazırlanan 100 milyar lira büyüklüğündeki “Finansman Desteği” ile kredi üst limiti işletme başına 50.000.000 lira olacak şekilde, 6 ay anapara ödemesiz ve 36 aya kadar vadeli destek sağlanacaktır. 

Bizim vizyonumuz söz konusu sektörlerimizin küresel pazarlarda, tasarım, markalaşma, inovasyon ve sürdürülebilirlik odaklı olarak çok daha ileri noktalara gelmesidir.


Suriye’de yeniden yapılanma süreciyle birlikte Türkiye’den talep edilen ürünlerin arttığı biliniyor. En çok talep gören ürün grupları hangileri? Ticaret Bakanlığı’nın Suriye pazarına yönelik orta ve uzun vadeli hedefleri neler?

Suriye’de Aralık 2024’de yaşanan gelişmelerden önce de Suriye ile ticaretimiz kısıtlı olsa da özel düzenlemeler ile sürdürülmekteydi. Suriye istikrara kavuştuktan sonra, Suriye’ye kara yoluyla yapılan ihracatımızda ki özel düzenlemelerin birçoğunu yürürlükten kaldırarak ticaret serbestisi sağladık. Suriye ile karayoluyla ticaretimizi düzenleyen 8 Aralık 2025 tarihli ve 2025/4 sayılı Genelge kapsamında; Türkiye Gümrük Bölgesi üzerinden Suriye’ye ihracat ve transit işlemlerinde mevcut kısıtlama listeleri kaldırılmıştır. Suriye’ye açılan kara sınır kapılarımız kullanılarak, Türkiye’den Suriye’ye ihraç edilecek veya transit edilecek eşya, diğer ülkeler ile aynı şartlara tabi tutulmuştur. Birtakım eşyada izin kapsamında ticaret yapılabiliyordu, izne bağlı ticaret olgusunu ortadan kaldırdık. Kısa süre içerisinde de Suriye’ye ihracatımız artış göstermiştir.


Türkiye’nin ihracatı hâlâ büyük ölçüde düşük–orta teknolojiye dayanıyor. Yüksek katma değerli üretim ve ihracat için net bir yol haritası var mı?

Küresel ekonomik büyümenin zayıf seyrettiği, dış ticarette artış hızının tarihsel ortalamaların altında kaldığı ve ticaret savaşları ile korumacılık eğilimlerinin giderek güç kazandığı zor bir dönemden geçilmektedir. Tüm bu zorluklara karşın, izlenen kararlı ve etkin politikalar sayesinde, ülkemiz ekonomisi 2025 yılının üçüncü çeyreğinde %3,7 oranında büyüme kaydetmiş ve son 21 çeyrektir büyümesini kesintisiz bir şekilde sürdürmüştür. 

Türkiye ekonomisinde izlenen bu başarılı büyüme performansına ihracatın katkısı oldukça fazladır.2025 yılında mal ihracatımız bir önceki yıla göre %4,4 oranında artarak 273,4 milyar dolara yükselmiş ve Cumhuriyet tarihimizin ihracat rekoru kırılmıştır. 

Ülkemizi küresel ticaretin zirvesine taşımak için atılan her adımda, ihracatımızın niteliğini de artırarak dünya pazarlarındaki yerimizi daha da güçlendiriyoruz. Katma değer yaratan, tasarım ve Ar-Ge’yeodaklanan, teknoloji yoğun sektörlere ağırlık veren ihracata yönelik uyguladığımız politika ve stratejilerin bir sonucu olarak, 2002 yılında %30,4 seviyesindeki orta-yüksek ve yüksek teknolojili ürün ihracatımızın toplam imalat sanayi ihracatımız içindeki payı, 2024 yılında %41’e ve 2025 yılında %43,5 seviyesine yükselmiştir. 2025 yılında orta-yüksek ve yüksek teknolojili ürünler ihracatımız 112 milyar dolara yükselmiştir. 2026 yılı Ocak ayında ise bu oran %43,6 olarak tespit edilmiştir. Son 23 yılda sağlanan bu büyük başarıyla orta yüksek ve yüksek teknolojili ürün ihracatımızda artış aralıksız devam etmektedir.

Bu gelişme ile ülkemizin ihracat sepetinde daha yüksek katma değerli ve teknoloji yoğun ürünlerin payının güçlendiği, rekabetçiliğin yalnızca miktar artışıyla değil teknoloji ve kalite odaklı dönüşümle de desteklendiği görülmektedir.

Ülkemiz son yıllarda savunma sanayinde, bölgesinde ve küresel düzeyde adından en çok bahsettiren ülkelerden biri haline gelmiştir. TİM verileri incelendiğinde, 2025 yılında savunma ve havacılık sanayi ihracatımızın önceki yıla göre %48,8 artış gösterdiği ve 10 milyar doları aştığı görülmektedir. 2026 yılı Ocak ayı verileri incelendiğinde ise geçen yılın aynı ayına göre %44,2’lik artış ile 555 milyon dolarlık bir ihracat rakamı göze çarpmaktadır. 

Savunma sanayimizde yerlilik oranımız son yıllarda hızla artarak en son 2025 yılında, %83’ler seviyesine yükselmiştir. Özellikle insansız ve yapay zekâ destekli, yenilikçi savunma sanayi sistemlerimizden tüm dünyada daha çok bahsedilmeye başlanmıştır. Savunma ve havacılık sanayimiz, Amerika Birleşik Devletleri’nden Etiyopya’ya kadar tüm coğrafyalara ürün ihraç eder konuma gelmiştir. 

Savunma ve havacılık sanayimizin başarılarından çok sayıda uluslararası kurum ve kuruluş da övgüyle bahsetmektedir. Defence News tarafından her yıl yayımlanan, en saygın savunma sanayi listelerinden biri olarak kabul edilen ve dünyanın en büyük 100 savunma sanayi firmasının ilan edildiği listede 2020 yılında 7, 2025 yılında 5 firmamız yer almayı başarmıştır.

“Türkiye Yüzyılı”nda da sürdürülebilir ihracat hedefi doğrultusunda katma değerli, inovatif, teknoloji yoğun ürünlerin ihracatını artırarak ürün ve pazar çeşitliliğini sağlamayı teminen ihracatçı firmalarımız, fuar desteklerinden tasarıma; TURQUALITY'den Uluslararası Rekabetçiliğin Geliştirilmesi (UR-GE) projeleri ve e-ihracata; Küresel Tedarik Zinciri Yetkinlik Projesi Desteği (KTZ) projelerinden sektörel ve genel nitelikli ticaret heyetlerine kadar geniş bir yelpazede, 32,8 milyar TL’si mal ve 12,2 milyar TL’si hizmet ihracatı olmak üzere 45 milyar TL ile güçlü bir şekilde desteklenecektir.

Bununla birlikte, tüm bu politika araçlarımızı üretim tarafındaki dönüşümle eşgüdüm içinde yürütüyoruz. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımızın Teknoloji Odaklı Sanayi Hamlesi (HAMLE) Programı ve HIT-30 Yüksek Teknoloji Yatırım Programı ile TCMB’nin Yatırım Taahhütlü Avans Kredileri (YTAK) gibi araçlarla da üretim tarafındaki teknoloji yatırımlarını destekleyen güçlü bir ekosistemi birlikte inşa etmeyi sürdürüyoruz.

Böylelikle her geçen gün sanayimizin üretim kabiliyetini, ihracatımızın katma değer ve teknoloji düzeyini, küresel pazarlardaki konumumuzu daha ileri bir seviyeye taşıyoruz.
 

 

Özellikle genç tüketicileri ve genç girişimcileri kapsayan özel bir destek ya da düzenleme üzerinde çalışıyor musunuz?

İhracatımızdaki ivmeyi sürdürülebilir kılmak ve ihracatı geniş kitlelere yaymak amacıyla, özellikle gençlerimizin ve kadın girişimcilerimizin dış ticaret alanındaki farkındalıklarını artırmak ve onları ihracat ekosistemine kazandırmak hedefiyle Bakanlığımız tarafından çeşitli eğitim ve bilgilendirme faaliyetleri yürütülmektedir. Bu kapsamda, Bakanlığımız görev alanına giren konularda iş çevrelerinin bilgilendirilmesi amacıyla “Dış Ticaret Bilgilendirme Seminerleri” düzenlenmekte; genç girişimcilerin bu seminerlere aktif katılımı teşvik edilmektedir. 

Diğer taraftan, 2023-2024 yıllarında üniversite öğrencilerine yönelik olarak düzenlenen “Kampüste Dış Ticaret Eğitimleri” ile gençlerin dış ticaret alanına yönlendirilmesi hedeflenmiş, bu çerçevede birçok üniversite öğrencisiyle doğrudan etkileşim kurulmuştur.

Ayrıca, ihracat kültürünün tabana yayılması, firmalarımızın nitelikli insan kaynağına erişiminin artırılması ve küresel ticaretin gerektirdiği yetkinliklere sahip profesyonellerin yetiştirilmesi amacıyla, Yükseköğretim Kurulu (YÖK) ile iş birliği içinde “İhracat Akademisi” hayata geçirilmiş olup, Akademi ile ihracatçılara yönelik bilgilendirme ve eğitim faaliyetleri üniversitelerle yakın işbirliği halinde kurumsal bir çatı altında sürdürülmekte ve ihracatı ile ilgili ihtiyaç duyulan ve güncel her konuda nitelikli eğitim programları verilmektedir. Ticaret Bakanlığı uzmanları, sektör temsilcileri ve üniversitelerin seçkin akademisyenlerinden oluşan güçlü bir kadro ile ihracatın tüm aşamalarına hâkim, donanımlı bir insan kaynağı oluşturulması hedeflenmektedir.

Bu kapsamda, Marmara, Ankara, KTO Karatay, Erciyes, Kocaeli, ODTÜ, Gaziantep, Uludağ, TOBB ETÜ, Çukurova ve İstanbul Ticaret Üniversiteleri olmak üzere toplam 11 Üniversite ile İş birliği Protokolü imzalanmıştır. Ankara, İstanbul, Konya, Kayseri, Kocaeli, Gaziantep, Bursa ve Adana olmak üzere toplam 8 ilde 14 ayrı eğitim programı gerçekleştirilmiş olup, anılan eğitimlere 810 kişi katılım sağlamıştır. Öte yandan, İhracat Uzmanlığı, TURQUALITY® Uzmanlığı, E-İhracat Uzmanlığı, DİR ve DYS Eğitimleri olmak üzere 5 farklı modüler eğitim programı da İhracat Akademisi bünyesinde bulunmaktadır. 

Genç girişimcilerimize yönelik özel olarak planlanacak eğitim ve network faaliyetlerinin İhracat Akademisi çatısı altında genişletilerek ve güçlendirilerek sürdürülmesi için çalışmalara devam edilmektedir.

Ayrıca, geçtiğimiz ocak ayında, Sayın Cumhurbaşkanımız tarafından da, gençlerimizin uzmanlaşarak iş hayatına atılabilmelerini teminen, İş-Kur vasıtasıyla gençlerimize yönelik Gençliğin Üretim Çağı (GÜÇ) programının yürürlüğe konduğu, bu program ile staj imkânlarından beceri kazandırmaya, mesleki yönlendirmeden ücret desteklerine, eğitim ve istihdamda yer almayan gençlere yönelik yenilikçi modellere kadar çok geniş bir yelpazede gençlere ve işverenlere yeni destekler sunulacağı ifade edilerek ülkemizin istikbali olan gençlerimize yönelik kamu kurumlarınca gerçekleştirilecek programlara verilen önem vurgulanmıştır. 

Posta ve hızlı kargo yoluyla taşınan eşyanın gümrük işlemleri konulu 2022/9 sayılı Genelgede değişiklik yapan 2026/4 sayılı Genelgeyi yayımladık. Bu kapsamda, gerçek kişilerin posta ve hızlı kargo taşımacılığı yoluyla getirebilecekleri eşya ile ilgili olarak; baskılı devre kartları (PCB), komponentsiz devre kartları, elektronik komponentler, sensörler, modüller, çipler ve benzeri parçaları 2009/15481 sayılı Kararın 86'ncı maddesi kapsamında “model” olarak tanımladık ve posta ve hızlı kargo taşımacılığı yoluyla;

Eğitim, bilim veya araştırma geliştirme kurum ve kuruluşlarında, liselerde, üniversitelerde ve üniversitelere bağlı enstitülerde, teknolojik araştırma ve geliştirme proje yarışmalarında görevli öğretmenler, akademisyenler, bilim insanları ile öğrenim gören öğrenciler adına, teknolojik araştırma ve geliştirme projelerinde kullanılmak üzere gelen,

Vakıf ve dernekler tarafından desteklenen eğitim ve bilimsel faaliyetler çerçevesinde teknolojik araştırma ve geliştirme çalışmaları ve bu alanda yürütülen proje ve yarışmalarda kullanılmak üzere bir gerçek kişi adına gelen,

4691 sayılı Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Kanunu kapsamında Teknoloji Geliştirme Bölgesinde teknolojik geliştirme ve araştırma projelerinde görevli gerçek kişiler adına bu projelerde kullanılmak üzere gelen, “model” kapsamına giren eşyanın basitleştirilmiş gümrük beyannamesi ile beyan edilebilmesine imkân sağladık.
 

 

Gıda ve temel tüketim ürünlerinde fiyatlar hâlâ yüksek. Zincir marketler ve tedarik zincirine yönelik denetimlerden somut olarak hangi sonuçlar alındı? 

Kamunun beslenme, sağlıklı yaşama ve korunma gibi temel ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik mal ve hizmetlerdeki fahiş fiyat artışları, Bakanlığımızca yakından ve kararlılıkla takip edilmektedir. Fahiş fiyat artışıyla ilgili tüm şikâyet ve ihbarlar titizlikle değerlendirilmekte ve mevzuata aykırılık tespit edilen durumlarda gerekli idari yaptırımlar uygulanmaktadır. 2026 yılının başlangıcından bugüne kadar 222 binden fazla işletme ve şubesi ile 1,6 milyondan fazla ürün fahiş fiyat artışı kapsamında denetlenmiş; fahiş fiyat artışı yaptığı tespit edilen işletmelere yaklaşık 873 milyon TL idari para cezası uygulanmıştır.

Öte yandan, kamuoyunda Hal Kanunu olarak bilinen 2012 yılında çıkardığımız 5957 sayılı Sebze ve Meyveler ile Yeterli Arz ve Talep Derinliği Bulunan Diğer Malların Ticaretinin Düzenlenmesi Hakkında Kanun ile sebze ve meyvelerin üretici fiyatları ile tüketici fiyatları arasındaki makasın azaltılması amacıyla önemli düzenlemeler getirilmiş olup söz konusu Kanun ile oluşturulan Hal Kayıt Sistemi üzerinden malların arz miktarları ve fiyatları takip edilmekte; normal piyasa şartları dışındaki olağanüstü fiyat artışlarında denetimler yapılarak sebze ve meyve ticaretinde fahiş fiyat artışı gibi piyasa bozucu eylemlere gerekli idari yaptırımlar uygulanmaktadır.

Bu itibarla, Bakanlığımızca piyasa fırsatçılığıyla ilgili olarak diğer ilgili kurum ve kuruluşlarla yapılan istişare hâli sürdürülmekte olup özellikle gıda ve temel tüketim ürünlerindeki fahiş fiyat artışlarını engellemek üzere gerekli adımların atılmasına devam edilecektir.

Diğer taraftan, tedarik zincirinde geç ödemelerle daha etkin mücadele edebilmek ve böylece üretimde sürdürülebilirliği sağlamak amacıyla 30 gün içinde bozulabilen tarım ve gıda ürünlerinden işlenmemiş kırmızı etler, işlenmemiş kanatlı etleri, süt ve yumurtanın konu olduğu ticari ilişkiler için ulusal zincir marketlere yönelik denetim ve inceleme faaliyetleri yürütülmüş ve bahsedilen ürün gruplarında ödeme sürelerinde yaşanan gecikmeler dolayısıyla 225 milyon TL idari para cezası uygulanmıştır. Ayrıca, geç ödeme yapmaları ve ticari ilişkinin koşullarının yazılı veya elektronik ortamda yapılan sözleşmeyle belirlememeleri sebebiyle, küçük ölçekli üreticimizin korunması amacıyla 6 şirkete de 65 milyon TL idari para cezası uygulanmıştır. Başka bir deyişle, tedarik zincirinin haksız ticari uygulamalardan arınması, küçük ölçekli işletmelerimizin ödemelerini zamanında alabilmelerini sağlamak amacıyla gerçekleştirdiğimiz denetimlerle toplam 290 milyon TL idari para cezası uygulamıştır. Şüphesiz ki bu tip uygulamaları bir anda ortadan kaldırabilmek hayatın olağan akışında her zaman hızlı bir şekilde gerçekleşmeyebilmektedir. Ancak tüm vatandaşlarımızın emin olmasını isteriz ki Bakanlık olarak çalışmalarımız, Sayın Cumhurbaşkanımızın tensipleri ve vizyonu doğrultusunda, gerekli hiçbir adımın atılmasından imtina etmeden ve durmaksızın gerçekleştirilmektedir.


KOBİ’ler artan maliyetler ve finansmana erişimde zorlanıyor. Ticaret Bakanlığı’nın bu kesim için hayata geçirdiği en etkili destek hangisi?  

Bakanlığımız tarafından ihracatçılarımızın finansmana erişim olanaklarının geliştirilmesi noktasında yoğun çaba sarf edilmektedir. Söz konusu çalışmaların neticesinde, Türkiye İhracat Kredi Bankası A.Ş. (Türk Eximbank), İhracatı Geliştirme A.Ş. (İGE), Türk Ticaret Bankası ve diğer paydaşların oluşturduğu iş birliği çerçevesinde ihracatçılarımıza yönelik kapsamlı bir finansal ekosistem kurulmuştur. 

Bu kapsamda, 2025 yılında Türk Eximbank ihracatçılarımıza 54,3 milyar dolarlık (26,8 milyar dolar kredi, 27,5 milyar Sigorta ve garanti) destek sağlamıştır. Bankanın aynı dönemde aktif olarak çalıştığı ihracatçı sayısı 18.429’a ulaşmış olup bu firmaların %83’ü KOBİ’lerdir. Banka, 2026 yılı için ise toplam destek hacmini 59 milyar dolara çıkarmayı hedeflemektedir. 

Ayrıca, ihracatçılarımızın finansmana erişimini kolaylaştırmak ve küresel pazarlarda rekabet gücünü arttırmak amacıyla son olarak geniş kapsamlı bir alıcı kredileri destek programı 8 Kasım 2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Yürürlüğe giren destek programı ile Eximbank tarafından kullandırılan alıcı kredileri, rekabetçi faiz oranlarıyla kullandırılmasını teminen desteklenmektedir. Söz konusu destek kapsamında orta ve uzun vadeli kredilerin yanında akreditifli işlemler gibi kısa vadeli alıcı kredileri ile yurtdışında üstlenilen müteahhitlik projeleri kapsamında ihraç edilen yatırım malları için faiz desteği uygulanacaktır.

Alıcı kredileri sağladığı finansman avantajlarıyla yeni pazarlara uygun maliyetlerle girişi kolaylaştırmakta, finansmana erişimde zorluk yaşayan ülkelerde ticari güveni artırarak ve finansal riskleri azaltarak ihracatımızı desteklemekte ve ülkemizin üretim kabiliyetini finansman gücüyle birleştirmesi noktasında önemli bir katkı sunmaktadır. Bu kapsamda, bahse konu destek ile ihracatçılarımız proje ölçeğine ve pazar dinamiklerine göre esnek ve geniş finans imkanlarına erişim sağlayabilecek, riskli pazarlara girişte öngörülebilir finansal avantajlara sahip olacak, düşük finansman maliyetleriyle ihracat imkanına kavuşacak, yurtdışı rekabetçiliğini geliştirecek ve alıcılarına güvenli bir finansman çözümü sunarak ticari ilişkilerini güçlendirebilecektir. 

Diğer taraftan, kredi garanti ve kefalet uygulamaları yoluyla ihracatçılarımızın her türlü finansman ihtiyacının giderilmesine katkı sağlamak ve finansmana erişim imkânlarını genişletmek amacıyla kurulan ve 2022 yılında faaliyete geçen İGE A.Ş. ile de (24.02.2026 tarihi itibarıyla) onaylanan 27.771 başvuru kapsamında ihracatçılarımızın 244,7 milyar TL tutarındaki kredi talebi için 214 milyar TL değerinde kefalet sağlanmıştır. İGE A.Ş., güçlü ekonominin en önemli paydaşları olan KOBİ’leri odağına alarak toplam kaynağının %70’ini KOBİ’lere kullandırmayı hedeflemektedir.

İGE A.Ş. yalnızca bir kredi kefalet kurumu olmanın ötesine geçmiş, finansmana erişim imkânlarının geliştirilmesinde kritik bir rol üstlenmeye başlamıştır. Nitekim, Türk Ticaret Bankasının ihracatçılarımız başta olmak üzere ülkemiz ekonomisine tekrar kazandırılmasına imkân sağlaması da bunun en önemli göstergelerinden birisidir.

İGE A.Ş. tarafından devralındıktan sonra ihracatçının ana bankası olma vizyonuyla faaliyetlerine yeniden başlayan Türk Ticaret Bankası, ihracatçılarımızın ihtiyaç duyduğu tüm bankacılık ürün ve hizmetlerini en hızlı, en güvenli ve en uygun koşullarla sunmak için çalışmalarını sürdürmektedir. Kurumsal yapısını ve ürünlerini çağın gerekliliklerine göre yeniden oluşturan Banka, 2025 yılında 11 aktif şubesiyle ihracatçılarımıza 76,3 milyar TL finansman desteği sağlamıştır. 2026 yılı için ise 100 milyar TL’lik finansman desteği sağlamayı hedeflemektedir.

İlaveten, Bakanlığımızca finansmana erişim imkânlarının genişletilmesine yönelik çalışmalar kapsamında Hazine ve Maliye Bakanlığı ve Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) ile yürüttüğü koordineli çalışmalar sonucunda önemli iyileştirmeler hayata geçirilmiştir. Bu kapsamda, 

• Reeskont kredilerinde faiz, politika faizi esas alınarak yeniden formüle edilmiş ve toplam maliyetin politika faizini aşmayacağı garanti altına alınmıştır,

• İhracat Reeskont Kredisi Günlük Firma Limiti 45 milyon TL’den 60 milyon TL’ye yükseltilmiştir,

• Günlük reeskont limitleri 4,5 milyar TL’ye çıkarılmış, bunun yaklaşık 1,5 milyar liralık kısmı tekstil, giyim, deri, ayakkabı gibi emek yoğun sektörlere ayrılmıştır, 

• Ayrıca, bu sektörlerimizde KOBİ’ler için personel başına uyguladığımız 2.500 TL destek miktarı 2026 yılı itibarıyla 3.500 TL’ye çıkarılmış ve büyük ölçekli firmalar da destek kapsamına alınmıştır,

• Kredi garanti kurumlarının kefaleti ile kredi başvurusunda bulunan firmalara 1,5 milyon dolar limitle sunulan yabancı para cinsi ihracat reeskont kredisi limiti de 5 milyon dolara yükseltilmiştir,

• 150 milyon dolar olan yabancı para cinsi ihracat reeskont kredisi limiti de 1 milyar dolara yükseltilmiştir,

• İhracat reeskont kredisi vadesi boyunca verilen döviz almama zorunluluğu kaldırılmış olup firmalarımızın Döviz Pozisyon Oranının %10’una kadar döviz alabilmesine yönelik esneklik sağlanmıştır. Bu sayede firmalarımızın ihtiyaçları doğrultusunda döviz işlemi gerçekleştirebilmeleri mümkün hale getirilmiştir,

• Net ihracatçı uygulaması yerine “ihracatçı skoru”nun devreye alınması, KOBİ’lere yönelik kredi kullanım limitleri artırılması, ilave döviz bozdurma zorunluğu kaldırılması gibi düzenlemelerle de ihracatçılarımızın lehine önemli adımlar atılmış, finansman süreçleri daha erişilebilir ve esnek hale getirilmiştir, 

• Döviz dönüşüm desteği %2’den %3’e çıkarılmış ve uygulama 30 Nisan 2026’ya kadar uzatılmıştır,

• İhracat bedellerinin TCMB’ye satış yükümlülüğü kademeli olarak azaltılarak %35 seviyesine indirilmiştir.

• %25 olan kurumlar vergisi oranı; ihracat yapan kurumların münhasıran ihracattan elde ettikleri kazançlarına %20 olarak uygulanmakta olup, yapılan düzenlemeler ile bahse konu 5 puanlık indirimden, ihracatını aracı ihracatçılar üzerinden gerçekleştiren imalatçı ihracatçı firmaların da yararlandırılması sağlanarak anılan uygulamanın kapsamı genişletilmiştir,

• İlaveten, hizmetler ihracatçısı şirketlerin yabancılara sundukları hizmetlerden elde ettikleri kazançlarını Türkiye’ye getirmeleri durumunda, söz konusu kazançların %80’inin vergi matrahından indirilmesi mümkün hale getirilmiştir,

• Türkiye’de yerleşik kişilerin kendi aralarında akdedecekleri taşıt satış sözleşmeleri dışında kalan menkul satış sözleşmelerinde ödeme yükümlülüklerinin döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak yerine getirilmesi mümkün kılınmıştır.

Finansmanın önemli bir rekabet unsuru haline geldiği günümüzde, Bakanlığımız tarafından konu tüm yönleriyle hassasiyetle takip edilmekte ve ihracatçılarımızın finansmana erişiminde yaşadığı sorunlara yönelik hızlı ve etkin çözümler üretilmesi noktasında yoğun çalışmalar yürütülmektedir.
 

 

Yapay zeka ile ilgili bir çalışmanız var mı? Varsa detaylarını paylaşır mısınız? 

Ticaret Bakanlığı olarak yapay zekâyı, ihracatçılarımızın karar alma süreçlerini destekleyen ve hızlandıran “karar destek” mekanizması olarak görüyoruz. Küresel ticarette rekabet artık yalnızca ürün ve fiyat avantajıyla gerçekleşmemekte, yeni dönemde rekabet, veriye dayalı yönetim, dijital yetkinlik, hız ve operasyonel mükemmeliyetle şekillenmektedir. Bu nedenle çalışmalarımızı, firmalarımızın dijital dönüşümünü güçlendirecek şekilde sürekli güncelliyoruz.

Bu kapsamda, 2020 yılında Kolay İhracat Platformu (KİP) ile 2024 yılında E-Kolay İhracat Platformu’nu (E-KİP), iki temel dijital uygulama hayata geçirilmiştir.

KİP yapay zekâ uygulamaları ve gelişmiş teknolojik altyapısıyla hedef pazar belirleme süreçlerinde veriyi daha anlamlı ve karşılaştırılabilir hale getirmektedir. Farklı ülkelere ve pazaryerlerine ilişkin veriler üzerinden benzer ürünlerin nerede ve hangi fiyat aralıklarında talep gördüğüne dair öngörüler üretmeye yardımcı olmaktadır. Bu süreçte, veriden anlam çıkaran makine öğrenmesi yöntemlerinden yararlanılmaktadır.

12 modülden oluşan E-KİP’te ise yapay zekâ destekli “Akıllı E-İhracat Robotu” ile ihracatçılarımıza tek ekranda kapsamlı çevrim içi danışmanlık sağlanmaktadır. 20’yi aşkın yabancı pazaryerine ilişkin rekabet, fiyat, pazarlama ve ürün dinamiklerini analiz ederek firmaların pazara giriş stratejilerini daha veri odaklı şekilde kurgulamasına destek olmaktadır. Buna ek olarak, platformdaki tüm bilgiler ve Bakanlığımızca hazırlanan rehberler doğrultusunda eğitilen yapay zekâ temelli Uzman Zekâ (Chatbot), firmalarımızın e-ihracata ilişkin tüm sorularını 7/24 yanıtlayarak gerekli bilgiye anında erişim imkânı sağlamaktadır.

Her iki platformumuz da ücretsiz bir şekilde firmalarımızın ve girişimcilerimizin kullanımına açık olup, 2026 yılı Şubat ayı itibarıyla Platformlarımız toplamda yaklaşık 2 milyon 250 bingörüntülemeye ulaşmış, kullanıcı sayısı ise yaklaşık 200 bine erişmiştir.

Öte yandan, hazırladığımız kılavuzlarla e-ihracat yapmak isteyen firmalarımızın ve girişimcilerimizin yapay zekâ uygulamalarından pratik ve etkili şekilde yararlanmalarını; yapay zekâ teknolojilerinin sunduğu fırsatları en iyi biçimde değerlendirmelerini destekliyoruz. Bu kapsamda hazırlanan “E-İhracatta ChatGPT ve Yapay Zekâ Araçları” kılavuzunda, yapay zekânın nasıl çalıştığından firmalarımızın bu araçları kullanırken dikkat etmesi gereken hususlara kadar birçok başlıkta yol gösterici içerik sunulmaktadır.

Özetle, KİP ve E-KİP üzerinden yapay zekâyı ihracatçılarımız için hedef pazar ve pazaryeri seçimi ile strateji geliştirme süreçlerinde çalışan bir dijital rehberlik altyapısına dönüştürüyoruz. Önümüzdeki dönemde de amacımız, firmalarımızın veriyle büyüyebildiği ve uluslararası pazarlarda daha kalıcı rekabet gücü elde edebildiği bir dijital ihracat ekosistemini güçlendirmektir. Bu amaç doğrultusunda kamudaki ilgili Bakanlıklarımız ve STK’larla  koordinasyon içinde çalışıyoruz.

Bakanlığımız ve Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımızın ortak çalışmaları kapsamında; AB Siber Dayanıklılık ve ilgili diğer siber güvenlik mevzuatı, Veri Yasası, Veri Yönetişimi Yasası, Ürün Sorumluluğu Direktifi, Yapay Zekâ Yasası ve ihracata etki eden diğer düzenlemelere yönelik olarak teknik hazırlık çalışmaları sürdürülmektedir.

Ortak çalışmalarımız kapsamında bir diğer konuda da yenilikçi yeni girişimlerin kurulmasını teşvik etmek üzere, şirket kurulum kolaylığı ve başlangıç aşaması muafiyetleri sağlayan, şirket faaliyetleri ile ilgili formaliteleri kaldıran dijital bir uygulamanın -“dijital şirketin”- hayata geçirilmesini teminen mevzuat düzenlemelerinin hazırlanmasına başlanmıştır.

Bununla birlikte, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımız tarafından, ülkemizde dijitalleşmeye ve yenilikçiliğe dayalı bir ekonomik düzen tesis etmek amacıyla Dijital Türkiye vizyonunun ve Millî Teknoloji Hamlesinin ortak hedefleri kapsamında hayata geçirilen Dijital Dönüşüm Programı ile yatırım-üretim-ihracat zincirinin önemli bir unsuru olan imalat sanayinde faaliyet gösteren işletmelerimiz 2025/9903 sayılı “Yatırımlarda Devlet Yardımları Hakkında Karar”da yer alan “Stratejik Hamle” ve “Öncelikli Yatırımlar” kapsamında 2025 yıl sonundan itibaren desteklenmeye başlanmıştır.

Son olarak vurgulamak istediğim husus, Yapay Zeka ve Dijitalleşme konusunda yapılan tüm çalışmalar, kurumlar tarafından başlatılan uygulamalar, Cumhurbaşkanı Yardımcılığı Makamı tarafından Yatırım Ortamını İyileştirme Koordinasyon Kurulu nezdinde ilgili kurumlar arasında koordinasyon sağlanarak yakından takip edilmekte ve ihtiyaç duyulan yasal düzenlemeler en kısa sürede sonuçlandırılmaktadır.

Bakanlığımızca ülkemizde hızlı, kolay ve güvenli bir ticari ortam tesis etme hedefi doğrultusunda çalışmalar ara vermeden sürdürülmektedir. Bu noktada, özellikle teknolojinin sunduğu imkanlardan yararlanarak hizmetlerimiz dijital ortama taşınmış, vatandaşlarımıza, meslek mensuplarına ve iş insanlarına daha iyi hizmet sunma hedefimizde önemli aşama kaydedilmiştir.

Bilindiği üzere, Bakanlığımız bünyesindeki Merkezi Sicil Kayıt Sistemi (MERSİS), devletimizin ve kamu hizmetlerimizin dijital dönüşümünde kilit öneme sahip temel bilgi sistemleri arasında yer almaktadır.

Bakanlık olarak dijital enstrüman ve yöntemlerin şirketler hukuku alanında kullanılmasını sağlayacak uygulamaları genişletmek amacıyla MERSİS’e yönelik çalışmalarımız devam etmektedir.

Bu kapsamda, MERSİS’in mobil uygulaması olan MERSİS Mobil geliştirilerek öncelikle kuruluş işlemleri çerçevesinde 29 Aralık 2023 tarihinde devreye alınmıştır. Sonrasında kapsam genişletme çalışmaları yürütülerek değişiklik ve yapı değişikliği gibi diğer ticaret sicili işlemlerini içerecek şekilde MERSİS’in web uygulamasında yapılabilecek tüm işlemler 10 Ocak 2025 tarihinde MERSİS Mobil’de kullanıma sunulmuştur.

Gelinen aşamada ise, günümüzde popülaritesi sürekli artan yapay zeka uygulamalarının MERSİS’eentegre edilebilmesine, MERSİS iş süreçlerine yapay zeka bileşenlerinin dahil edilebilmesine yönelik araştırma ve analiz çalışmalarına devam edilmektedir. Bu kapsamda, sözleşme maddelerinin oluşturulması noktasında kullanıcılar için örnek ve destekleyici içerik üretilmesi, sisteme chatbot ya da yardım asistanının entegre edilmesi gibi geliştirmelere yönelik analiz çalışmaları yürütülmektedir. Bütün bu çalışmalardaki temel amacımız ise, vatandaşlarımıza/kullanıcılarımıza yeni trendlerle uyumlu, daha kolay, daha hızlı ve daha gelişmiş bir kullanıcı deneyimini sunmaktadır.  

Öte yandan, e-ticaret ekosisteminde yapay zekâ kullanımının mevcut durumunu ve ihtiyaçlarını ortaya koymak üzere Bakanlığımızca e-ticaret işletmelerine yönelik bir anket çalışması yürütülmektedir. Bu çalışma; e-ticaret işletmelerinin yapay zekâyı hangi alanlarda ve hangi olgunluk düzeyinde kullandığını, hangi araçlara yöneldiğini, bu alana yaptığı yatırım ve yetkinlik kapasitesi ile karşılaşılan engelleri görünür kılmayı amaçlamaktadır. Elde edilecek bulguların önümüzdeki dönem içinde yayımlayacağımız “Türkiye’de E-Ticaretin Görünümü Raporu” içerisinde kamuoyuyla paylaşılması planlanmaktadır. Bu çalışmadan yapılacak çıkarımlar, ekosistemdeki yapay zekâ kullanım eğilimlerine ışık tutacak; Bakanlığımızca yapılacak politika ve rehberlik mekanizmalarının daha hedefli kurgulanmasına katkı sağlayacaktır.


Son olarak, ilk kez Independent Türkçe aracılığıyla kamuoyuna açıklayabileceğiniz yeni bir düzenleme ya da adım var mı? 

Şirket kuruluşlarında yapılacak tüm ödemelerin tamamen elektronik ortama taşınmasına yönelik çalışmalarımız devam etmektedir. Söz konusu çalışmalar artık son aşamaya gelmiş bulunmaktadır. Böylece, ticaret/ticaret ve sanayi odalarına yapılacak ödemeler de dahil olmak üzere tüm şirket kuruluş süreçlerini tamamen elektronik ortama taşınarak, ticaret sicili müdürlüğü veya herhangi bir kuruma gidilmesine gerek kalmaksızın elektronik imza veya mobil imzayla ev ya da ofisten şirket kurma imkanı getirilmiş olacaktır.

Öte yandan, Bakanlığımızca; otomotiv sektöründe adil, rekabetçi ve istikrarlı bir piyasa yapısının tesis edilmesi, kayıt dışılık ve haksız rekabetin önlenmesi, tüketici mağduriyetlerinin ortadan kaldırılması ve sektörde hizmet kalitesinin artırılması amacıyla motorlu kara taşıtlarının kiralanması ile ekspertiz hizmetlerine ilişkin iki yeni yönetmelik taslağı hazırlanmıştır.

Motorlu Kara Taşıtlarının Kiralanması Hakkında Yönetmelik Taslağı ile doğrudan tüketicilere yönelik kiralama faaliyetlerinin kurumsal bir yapıya kavuşturulması ve sektörel standartların belirlenmesi hedeflenmektedir. Bu kapsamda, ticari amaçla taşıt kiralayan işletmelere yetki belgesi alma zorunluluğu getirilmektedir. Söz konusu faaliyetlerin takibi ve belgelendirme süreçlerinin yönetimi amacıyla Bakanlık bünyesinde 'Motorlu Kara Taşıtı Kiralama Bilgi Sistemi' kurulacaktır.

Anılan Yönetmelik ile çevreci dönüşüm ve filo standartlarına ilişkin de düzenlemeler yapılmaktadır. Klasik araçlar istisna tutulmak kaydıyla, 5 yaşından büyük veya 100.000 kilometreyi geçmiş taşıtların kiralama faaliyetine konu edilmesi engellenmektedir. İşletmelerin en az 5'i kendine ait olmak üzere asgari 10 araçlık filoya sahip olması ve büyükşehirlerde faaliyet gösteren işletmelerin bünyesinde hibrit veya elektrikli araç bulundurması şartı getirilmektedir.

Son olarak, tüketici haklarının korunması amacıyla depozito bedellerine sınırlama getirilerek iade süresi, taşıtın teslimini izleyen 7 gün ile sınırlandırılmaktadır. Bununla birlikte; kasko, sigorta, HGS ve bebek koltuğu gibi donanım/hizmetler için tüketiciden ilave ücret talep edilmesinin önüne geçilerek hizmet standartları güvence altına alınmaktadır.

Motorlu Kara Taşıtı Ekspertiz Hizmetleri Hakkında Yönetmelik Taslağı ise ekspertiz hizmetlerini ilk kez kapsamlı bir yasal çerçeveye oturtarak raporlama süreçlerini ve sorumlulukları şeffaf, güvenilir ve bağlayıcı bir şekilde düzenlemeyi hedeflemektedir.

Ekspertiz hizmeti sunacak işletmeler için yetki belgesi alma zorunluluğu ihdas edilmektedir. Tüm belgelendirme ve operasyonel süreçlerin merkezi bir yapıdan takibi amacıyla Bakanlık bünyesinde "Taşıt Ekspertiz Bilgi Sistemi" kurulacaktır.

Tüm ekspertiz raporlarının elektronik ortamda, tekil numara ve karekod ile doğrulanabilir şekilde düzenlenmesi zorunlu hale getirilmektedir. Sistem üzerinden geçmiş ekspertiz kayıtlarına erişim imkânı sağlanarak alıcı ve satıcı arasındaki bilgi asimetrisinin giderilmesi ve şeffaf bir sorgulama altyapısının oluşturulması hedeflenmektedir.

Ayrıca, bu düzenleme ile ekspertiz raporlarının asgari içeriği belirlenmekte ve ekspertiz raporlarının ortak bir dil kullanılarak düzenlenmesi zorunlu hale getirilmektedir.

Öte yandan, ekspertiz işletmelerine tarafsızlık ve şeffaflık yükümlülüğü getirilmektedir. Rapordaki hata, eksiklik veya gizlenen kusurlardan kaynaklanan doğrudan zararlardan (değer kaybı ve onarım masrafları dahil) işletmeler sorumlu tutulacaktır. Söz konusu zararların hızlı tazmini amacıyla "Mesleki Sorumluluk Sigortası" mekanizması etkinleştirilecektir.

Ekspertiz raporlarına yönelik uyuşmazlıklarda, 10 gün içinde sistem üzerinden itiraz hakkı tanınmaktadır. İşletmelerin bu itirazları 5 gün içinde gerekçeli olarak sonuçlandırması zorunludur. Mevzuata aykırı faaliyet gösteren, yanıltıcı rapor düzenleyen veya standartlara uymayan işletmelere yönelik idari para cezası ve yetki belgesi iptali gibi caydırıcı müeyyideler uygulanarak denetim süreci işletilecektir.

 

 

*Bu içerik serbest gazeteci veya konuk yazarlar tarafından hazırlanmıştır. Bu içerikte yer alan görüş ve ifadeler yazara aittir ve Independent Türkçe'nin editöryal politikasını yansıtmayabilir.

© The Independentturkish

DAHA FAZLA HABER OKU