Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, parti genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Özdağ, Türkiye’de emekliler, işçiler ve dar gelirli kesimlerin yaşadığı ekonomik sıkıntılara dikkati çekerek, "Açlık sınırının 32 bi lira, yoksulluk sınırının 105 bin lira olduğu ülkede 5 milyon emekliye 20 bin lira maaş reva görülüyorsa, 17 milyon emeklinin ortalama maaşı olağanüstü düşükse, 11 milyon işçi 28 bin lirayla geçinmeye çalışıyorsa ve 4 bin lira bayram harçlığı veriliyorsa, memleketin emeklisi, işçisi, memuru, çiftçisi yani orta direk ramazanda aç kaldı demektir" şeklinde konuştu.
"Savaş küresel ekonomiyi etkileyecek boyuta ulaştı"
Özdağ, açıklamasında ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarıyla başlayan savaşa da değindi. Savaşın 20'nci gününe gelindiğini belirten Özdağ, tarafların karşılıklı hava saldırıları düzenlediğini ifade etti. Özdağ, "ABD ve İsrail tarafı başkent Tahran ve İran'ın batı kesimlerini hedef alırken, İran da bölge ülkelerindeki ABD güçlerine yönelik saldırılar düzenliyor ve son günlerde bu Amerikan hedefleri dışında Körfez'deki petrol ve doğal gaz tesislerini de vurmaya başladı" dedi.
Hürmüz Boğazı’nın kapanmasıyla deniz trafiğinin durma noktasına geldiğini belirten Özdağ, petrol fiyatlarının 100 dolar seviyesinin üzerine çıktığını ifade ederek, "Savaş, küresel ekonomiyi etkileyecek bir boyuta çıktı" değerlendirmesinde bulundu. Savaşın uzama ihtimaline dikkati çeken Özdağ, ABD ve İsrail’in İran’da rejim değişikliği hedeflerine ulaşamadığını, İran’ın direnmeye devam ettiğini ve çeşitli askeri, ekonomik ve siyasi nedenlerle çatışmanın uzayabileceğini söyledi.
fazla oku
Bu bölüm, konuyla ilgili referans noktalarını içerir. (Related Nodes field)
"Bizim yerli 'çelik kubbe' sistemi propagandası yapılıyordu, nerede?"
Özdağ, İran’dan atıldığı değerlendirilen bazı balistik mühimmatın Türkiye hava sahasına yöneldiğini ve NATO unsurları tarafından etkisiz hale getirildiğini belirtti.
NATO sistemlerinin rolüne ilişkin konuşan Özdağ, Türkiye’nin savunma kapasitesine ilişkin eleştirilerde bulunarak, yerli hava savunma sistemlerinin durumunu sorguladı. Özdağ, "Türkiye'ye yönelen bu balistik füzeleri neden Türk radarları görmüyor, tespit etmiyor? Balistik mühimmatı önlemek için yerli füze savunma bataryalarımız yok mu? Bizim yerli 'çelik kubbe' sistemi propagandası yapılıyordu, nerede?" diye sordu.
Türkiye’nin uzun yıllardır balistik füze tehdidi altında olduğunu kaydeden Özdağ, mevcut savunma sistemlerinin yeterliliğine ilişkin, "Savunma sanayi konusunda yapılmış güzel işler olduğunu biz de görüyoruz. Ama bunun yeterli olmadığı ve Türkiye'nin savunmasına yetmediği de ortada" ifadelerini kullandı. Özdağ, şöyle konuştu:
AKP hükümetlerinin 24 yıllık iktidarları sonunda ana muharebe tankı Altay ortada yok. Milli muharip uçak yok. Balistik hipersonik füze programları ve füze savunma alanlarında kayda değer, Türkiye'nin savunmasını gerçekleştirebileceği bir sistem henüz üretilmiş durumda değil. Özetle Türk Silahlı Kuvvetleri'nin önümüzdeki süreçte bu savaştan alınan dersler doğrultusunda hızla bazı temel modernizasyonları yapması gerektiği açıktır. Hava sahamıza giren füzelerin milli imkânlar yerine NATO tarafından düşürülmesi çok net bir şekilde eksikliğimizi göstermektedir. Oluşan bu güvenlik hassasiyetinin birinci derecede sorumlusu olarak AK Parti hükümetlerini görüyoruz.
"Zafer iktidarında, bir gün kaybetmeden AK Parti'nin kaybettirdiği 24 yılı telafi ederek onarıma başlayacağız"
Bölgedeki çatışma ortamının Türkiye üzerindeki risklerine değinen Özdağ, İsrail'in eski başbakanının ve Netanyahu'nun da her fırsatta dile getirdiği ve "gelecekte Türkiye'nin İran olacağı söylemi"nin ciddiye alınması gerektiğini vurguladı. Özdağ, konuşmasını şöyle sürdürdü:
Türkiye'nin vakit geçirmeden parlamenter demokratik sisteme geri dönmesi gerekiyor. Çünkü Soğuk Savaş sonrasında Amerika Birleşik Devletleri'nin bütün dünyada saldırmış olduğu ülkeleri incelerseniz, bunların hepsinin otoriter başkanlık rejimiyle yönetildiğini görürsünüz. Hiçbiri parlamenter demokrasiyle yönetilmiyor. Parlamenter demokrasi Türkiye için sadece bir siyasal sistem değil, aynı zamanda bir milli güvenlik rejimidir.
Türk Silahlı Kuvvetleri'nin oluşan riskler karşısında yeniden düzenlenmesi ve modernize edilmesi gerekiyor. Kuvvet Komutanlıkları hızla Genelkurmay Başkanlığı'na bağlanmalıdır. Askeri yargı tesis edilirken Gülhane Askeri Tıp Akademisi açılmalı ve askeri sağlık sistemi hızla kurulmalıdır.
Son savaş göstermektedir ki, hava savunma ve füze savunma sistemlerimizin geliştirilmesi gerekmektedir. Keza menzili 2 bin km'ye ulaşacak hipersonik füze imalatı geliştirilmek zorundadır. Ancak bunların imal yerleri ve stokları, bugün olduğu gibi Ankara'nın çevresindeki ovalarda yapılamaz. Bunların güvenli şekilde coğrafya içinde, dağlık bölgelerde, dağların içerisinde gizlenmesi kaçınılmaz bir zorunluluktur.
Türkiye'nin ana muharebe tankı Altay'ı bir an önce motor sorununu çözerek üretime geçirmesi gerekmektedir. 5'inci nesil savaş uçağı Kaan 4.5, ama 5'inci nesil savaş uçağının motor meselesinin halledilerek üretime geçilmesi bir zorunluluktur. Siber Vatan doktrini çerçevesinde, siber savunma ve karşı tedbirler konusunda yeni bir siber ordu düzenlemesi TSK içerisinde gerçekleştirilmelidir.
Biz Zafer Partisi olarak saydığımız bu tedbirler konusunda eylem planlarımızı hazırladık, dosyalarımızı oluşturduk. Milletimizin desteği ve teveccühü ile Zafer iktidarında, bir gün kaybetmeden AK Parti'nin kaybettirdiği 24 yılı telafi ederek onarıma başlayacağız. Böylece Türk Silahlı Kuvvetleri, dosta güven, düşmana korku veren yapısı ve teknolojik donanımlarıyla, tarikat ve cemaatlerin ya da iktidarın değil, Türk milletinin ordusu olacak. Yeniden Atatürk ideallerinin ordusu olacak.
ANKA