Özel’den Çankaya Belediyesi’ne düzenlenen operasyona tepki: Dimdik ayaktayız, bu da size dert olsun

"Bunun nasıl bir siyasi operasyonu olduğu apaçık ortadadır"

Mahkeme tarafından CHP Genel Başkanlığından uzaklaştırılan CHP Grup Başkanı Özgür Özel, bir dizi ziyarette bulunmak için geldiği Adana'da ilk durağı olan Akçatekir Yaylası'nda konuştu. 

Özel, konuşmasına sabah Çankaya Belediyesi'ne yapılan operasyonla başladı. Ankara Adliyesi’ne yapılan atamalara dikkati çeken Özel şunları söyledi:

Bugün sabahın ilk saatlerinde, saat 05.00’te maalesef güne yine bir kötü haberle, bir haksızlıkla, bir vicdansızlıkla uyandık. Çünkü Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin, Çankaya Köşkü’nü, partimizin binasının ve Anıtkabir’in emanet olduğu Çankaya Belediyemize, belediyemizin gencecik Başkanı Hüseyin Can Güner’e sabahın 05.30’unda operasyon yaptılar. Kendisi yurt dışındaydı, ilk tepkisi şu oldu; 'Evin yedek anahtarları şu kişide. Verin, girip evi arasınlar. Çankaya Belediyesi’nde ne kolaylık varsa sağlansın. Alnımız açık, başımız dik, verilmeyecek hesabımız yok. Öyle kaçma şüphesi falan demesinler. İlk uçakla Ankara’ya geliyorum' dedi.

Yıllardır şu konuşuluyor. Ankara’da Cumhuriyet başsavcısı, başsavcı vekilleri, Ankara’daki Adalet Bakanlığı’ndan atanmış olan, mahkemelerde görev yapan savcı ve hakimler İstanbul’daki gibi değil. Yalancı tanığa, iftiracıya, değil; kanıta bakarlar. Belediyelerin nasıl denetleneceği belli. O usulün dışına çıkılmaz, haksızlık varsa göz açtırmazlar ama kimseye siyasi operasyon çekmezler. Yıllardır diğer şehirlerde olup da Ankara’da olmaması böyle konuşuluyordu. Bu dönem atamalarına dediler ki ‘Adalet Bakanı’nın ekibi geliyor. İstanbul’dan başsavcı yardımcısı Ankara’ya başsavcı yapıldı. Bütün başsavcı vekillerini değiştirdiler. Hepsini kendilerine yakın isimlerden yaptılar. Bu sabah 05.30’da ilk kez Ankara’da ne oldu? Gizli tanık oldu. Kimliği belli değil. Yüzü belli değil. Bir iftirayı atıyor, ortaya çıkmıyor. Onunla belediyemize operasyon yapıyor. Bunun nasıl bir siyasi operasyonu olduğu apaçık ortadadır.

Buradan bu konuda son sözüm şu; İstanbul’dan Ankara’ya operasyon savcıları, başsavcıları devşirenlere, yürüyüşümüzü kesintiye uğratmaya çalışanlara şunu söylüyorum. Sabah 05.30’da Hüseyin Can’a dedim ki ‘Ankara’ya programımı kesip, Akçatekir Yaylası’na gider özür dilerim, Adana’ya selam ederim. Ankara’ya dönerim.’ Evladım gibidir, evladım. Bana dedi ki ‘Genel Başkanım siz programınıza devam edin. Siz yürümezseniz her şey durur. Siz yürüyeceksiniz.’ Onun için bizi durdurmaya çalışanlara, AK Parti yargı kollarına şunu söyleyelim. Dimdik ayaktayız. Bu da size dert olsun

 

fazla oku

Bu bölüm, konuyla ilgili referans noktalarını içerir. (Related Nodes field)

“Sana kazandırmayacağız”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a tepki gösteren Özel şunları söyledi

Emekliyi aç bırakan o. İşçiyi yoksul bırakan, emeğini sömüren o. Çiftçinin hakkını vermeyen o. Esnafı borcunu ödeyemez hale getiren o. Gençlerin ümidini kıran o. Kadınları mutsuz eden, kadınları kara kara düşündüren o. Ama bir yandan da rakip partinin cumhurbaşkanı adayını alan o. Rakip partiye operasyon çeken o. Rakip partinin başını değiştiren o. Ona söylüyorum; o hesaplar, saraylarda yapılan o hesaplar Akçatekir Yaylası’nda bozulur ruhunu dindirmeye çalışanlar şunu bilsin; Bizi durduramaz, sindiremez, söndüremezsiniz! Halkın coşkun akan selinde kimse duramaz! Ya bir yol bulacağız, ya bir yol açacağız!

Namusuyla çalışan, yıllarca çalışıp emekli olmuş olana sen 20 bin lira ver. Enflasyon yesin, bitirsin. 23 bin 500 lira ver. Asgari ücretliye 28 bin lira ver. Herkesi açlığın, yoksulluğun pençesinde bırak. Sonra siyasi hesaplar yap. Tekrar seçim kazan. Sana bu seçimi kazandırmayacağız. Bu emekliyi, bu emekçiyi, bu canım Yörükleri, ömrü çalışmakla geçmiş, bir emekli maaşına güvenmiş bu Yörükleri senin insafına bırakmayacağız. Biz Atatürk’ün partisiyiz. Onun yolundan gidenleriz. Bir şekilde bu memleketi kurtarırız.

Özgür Özel: Çok yakında ya partimizi geri alacak bir yolu bulacağız ya da yeni bir yol açacağız

Özel, Adana’nın Çukurova ilçesinde yurttaşlarla bir araya geldi. Özel, burada yaptığı konuşmada şunları söyledi:

Buradan 16 aydır Cumhurbaşkanı adayımızı tutuklayanlara, Adana’nın Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar’ı 212 gün Adana’dan koparıp Silivri’ye atanlara, Kadir kardeşimi Silivri’de Ceyhan’dan uzakta 327 gün tutanlara ve Seyhan‘ın, Adana’nın seçilmiş ilk kadın Belediye Başkanı Seyhan Belediye Başkanımız Oya Tekin’i halen daha Silivri’de 402 gündür tutanlara sesleniyorum. Bir yanda sizin mahkemeleriniz, hakimleriniz, savcılarınız; bir yanda Adana’nın iradesi. Halkın coşkun akan selinin önünde duramayacaksınız. Herkes Adana’ya iyi baksın. Adana’nın kararlılığına iyi baksın. Biz artık bundan sonra asla binalarda değiliz. Altımızda partinin imkanları, otobüsleri yok. Ama bir yanda binalardan çıkamayanlar, bir yanda ayağının altında kahvehane masası, 10 binlere, 100 binlere konuşanlar… Sevgili Adanalılar şunu söyleyeyim, dinleyin. Ben Adana’nın öfkesini anlıyorum, Türkiye’nin öfkesini anlıyorum. Sizin haklı öfkenizi anlıyorum. Ancak gün, öfkeyi kötü söze dönüştürme günü değildir. Gün, öfkeyi enerjiye dönüştürme, iktidar yürüyüşüne dönüştürme günüdür.

Bizim yolumuzu kesenler, iktidar yürüyüşümüzü kesenler şunu biliyorlar. Adana’da 40 lira olması gereken pamuğa 34 lira fiyat verdiklerini; geçmişte bir kilo pamuk, bir kilo beyaz altın satınca 2,5 litre mazot alındığını; şimdi 2,5 kilo pamuğun bir litre mazot alamadığını; işlerin tersine döndüğünü biliyorlar. Buğdayda maliyetin altına fiyat verdiğini biliyorlar. Bu canım emeklilerin açlık sınırının altında, 20 bin lira maaşa mahkum edildiğini; emekçilerin maaşlarını alınca 28 bin lirayı ya kiraya verip aç kaldıklarını, ya evlatlarını doyurup sokakta kaldıklarını biliyorlar. Bu büyük kriz, bu yakıcı kriz, bu yoksulluk, bu açlık ancak sosyal demokrat bir anlayışla, halkı kucaklayan bir anlayışla, milleti kucaklayan bir anlayışla aşılabilir. Bunlar bizim 31 Mart’ta Adana İttifakı’nı kurduğumuzu, Adana’nın ve Türkiye’nin bütün demokratlarını kucakladığımızı, bizim artık meydanda, sokakta, sel olup akarken sosyal demokrat ile muhafazakar demokratı, milliyetçi demokrat ile Kürt demokratı, liberal demokrat ile sosyalist demokratın kol kola girdiğini, iktidara yürüdüğünü görüyorlar. Bunun için korkuyorlar, bunun için saldırıyorlar. Hal böyle olunca durdurulmaya çalışılan yürüyüş ve yapılan operasyon Cumhuriyet Halk Partisi’nin Cumhurbaşkanı adayına, belediye başkanlarına, partisine, Genel Başkanı’na değil; yapılan operasyon milletin iktidar yürüyüşünedir. Buradan duysunlar; iktidara yürümekten vazgeçecek misiniz? Ant olsun ki ben de vazgeçmeyeceğim.

"Hüseyin’imize sırf benim evladım diye saldırıyorlar"

Size söz veriyorum; ne yaparlarsa yapsınlar… Tarihler verip durdurmaya, korkutmaya çalışıyorlar. Ne dediler? ‘9 Temmuz NATO’dan sonra saldırılar artacak. Özgür Özel’i kuşatacaklar. CHP’yi durduracaklar’ dediler. Bugün sabah kalktık ve haberi aldık. Çankaya Belediye Başkanımız, en gencimiz, Hüseyin Canımıza saldırdılar. Buradan ifade ediyorum. Hüseyin Can’ı aradım sabahın 05.30’unda. Dedi ki ‘Yurt dışındayım. Öğlen saatine biletim var. İlk uçakla geliyorum. Alnım açık, başım dik ve sizi utandıracak bir şey yapmadım, yapmayacağım.’ Şunu söyleyeyim. Dedim ki ‘Hüseyin ben Akçatekir Yaylası’na varırım. Onlarla kucaklaşırım. Adana’dan müsaade ister, nasıl geçen sene 10 Temmuz günü Zeydan Karalar tutuklandığında Adana’ya koştuysam bugün de senin için Çankaya’ya koşarım. Adana’ya koşarım, Ankara’ya koşarım.’ Bakın, o Hüseyin Can ne dedi? ‘Genel Başkanım sen Akçatekir’e git, Adana’ya git, yarın Niğde’ye git. Sen yürürsen bizi durduramazlar. Sen durursan biz kaybederiz’ dedi.

Bakın gözaltına aldıkları Hüseyin Can’ı size anlatayım. Hüseyin Can’ın babası, Hüseyin Can bir yaşındayken öldü. Hüseyin, infaz koruma memuru olan annesinin elinde, gardiyan maaşıyla Adalet Bakanlığı'nın lojmanlarında büyüdü. Her okula birinci olarak girdi. Ankara Hukuk Fakültesi’ne okul birincisi kontenjanından girdi. Ankara Hukuk’u dereceyle bitirdi. Çalıştı, gayret etti, mücadele etti, en sonunda Ankara Hukuk’tan sonra döndü, dolaştı hakimlik, savcılık sınavına girdi. 20 bin kişiden ilk 100’e girdi, elediler. Bir daha sınava girdi, daha da iyi derece yaptı, mülakatta elediler. Neden? Çünkü Hüseyin Can’ın bize yakınlığı vardı. Cumhuriyet Halk Partiliydi. Gün oldu, nasip oldu Hüseyin Can’a Çankaya Belediyesi’ni, Cumhuriyet Halk Partisi’nin ve bütün siyasi partilerin olduğu, birinci, ikinci, şimdiki Meclis’in olduğu, Çankaya Köşkü’nü olduğu, Anıtkabir’in olduğu Çankaya’yı emanet etti Ankaralılar ve Çankayalılar. şimdi o Hüseyin Can’a, 30 yaşına gelmiş pırıl pırıl kardeşimize, annesi halen infaz koruma memuru olarak çalışan Hüseyin’imize sırf benim evladım diye saldırıyorlar. Şunu bilin, ne yaparsanız yapın durmayacağım. Sinmeyeceğim. Teslim olmayacağım.

"Çok yakında ya partimizi geri alacak bir yolu bulacağız ya da yeni bir yol açacağız"

Ankara’da operasyon… Ankara Cumhuriyet Savcılığı, ‘Burası Ankara’ dedi. İstanbul’dan Başsavcı getirdiler. Savcı vekillerini değiştirdiler. Usulüne uygun olmayan, iftiraya dayalı soruşturma yapmayanları yolladılar. AK Toroslar çetesinin devamını getirdiler. Bugün sabah ilk kez Ankara’da yüzü kapalı, gizli tanıkla, iftirayla Hüseyin Can’ımıza saldırdılar. Eninde, sonunda hesabını soracağız. Buradan Adana’ya soruyorum. Cumhuriyet Halk Partisi’ne yapılan bu saldırıda ben bir adım geri atmayacağım. Bir kelime eksik konuşmayacağım. Bir santim eğilmeyeceğim. Benimle birlikte misiniz? Eğer biz bir santim eğilirsek bunlar bu millete diz çöktürmeye kalkacaklar. Hepimizi ezmeye kalkacaklar. Bundan sonra bizim durmamız, bizim susmamız, bu milletin bundan sonra sessiz kalması, yalnız kalması demektir. Bundan sonra hep beraber iktidar için yürümeye hazır mısınız? Birlikte yürümeye var mısınız? Durmadan yürümeye var mısınız? O zaman ben de varım arkadaşlar.

Defalarca gençler seslendi, ‘Kolları sıva’ diye. Dedim ki gençlere, ‘Kolları sıvamam. Benim işim kolları sıvayanları dışarı çıkartmak.’ Selam olsun Ekrem Başkan'a. Bugün yürüyüşte iki ablam düştü, onları kaldırırken gömlek lekelendi. Dediler, ‘Kolları kıvır.’ Dedim ki ‘Kolları kıvırırsam haber olur, ‘Özgür Özel kolları sıvadı’ diye.’ Buradan söylüyorum ama Ekrem Başkan’ın cumhurbaşkanı adaylığıyla, bunun yanında Mansur Başkan'la, Zeydan Başkan'la, Mersin Büyükşehir Belediye Başkanımız Vahap Başkan'la, hepinizle birlikte omuz omuza kolları sıvamaya, yolları aşındırmaya, iktidara varmaya kararlıyız. Bu kararlılık, bu inanç, iktidarın korkulu rüyasıdır. Bizlerin, mağdurların, mazlumların da iktidar rüyasıdır. Onlar korkmaya, saldırmaya devam etsinler. Biz mücadeleye, biz yürüyüşe ve biz iktidar yürüyüşüne devam ediyoruz. Adana’dan sesleniyorum. Kimse korkmasın asla. Ne acele davranıp yanlış yapacağız ne geç kalıp umutları, umutsuzluğa çevireceğiz. Size söz veriyoruz. Çok yakında ya bir yol açacağız ya bir yol bulacağız. Çok yakında ya partimizi geri alacak bir yolu bulacağız ya da sizi hiç üzmeden yeni bir yol açacağız. Benimle birlikte bu yolu yürümeye var mısın? Hadi o zaman yürüyelim arkadaşlar.

 

Independent Türkçe, ANKA

DAHA FAZLA HABER OKU