YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, iki gün sürecek Trakya temasları kapsamında Edirne'ye geldi. Özel, Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan Akın, Tekirdağ Belediye Başkanı Candan Yüceer, YENİ Parti Edirne Kurucu İl Başkanı Yücel Balkanlı ve partililerle ilk olarak Selimiye Camisi'ni ziyaret etti.
fazla oku
Bu bölüm, konuyla ilgili referans noktalarını içerir. (Related Nodes field)
Ziyaretinin ardından basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Özel, şöyle konuştu:
Yılda 2 milyon ziyaretçiyi Edirne'ye çeken, Edirne'ye çok önemli katkısı olan, Türkiye'ye çok önemli katkısı olan hem maddi hem manevi yönden çok önemli bir eseri ziyaret etmiş bulunuyoruz. Bilgi aldık restorasyonla ilgili. Bundan sonra 100 yıl süreyle bu restorasyonun, caminin ziyarete açık kalmasına katkı sağlayacağı konusunda bilgiler aldık. Memnun olduk. 'Edirne'de ne varsa Selimiye'nin gölgesinde kalır' diye hep söylenir. Ama Selimiye'yi ziyaret için buraya gelenler Selimiye'nin ötesinde Selimiye'yle birlikte Edirne'de çok güzel zamanlar geçirip çok önemli eserleri ziyaret etme ve çok iyi bir deneyimle buradan ayrılma imkanına sahip olacaklar. Biz de tüm vatandaşlarımızı bu muhteşem İstanbul'dan önceki Osmanlı'nın son başkentini, Manisa'da yetişen Fatih Sultan Mehmet'in gelip tahta çıktığı ve ardından İstanbul'u fethetmek için hazırlıklarını yaptığı bu başkenti ziyaret etmeye davet ediyoruz.
Bugün Edirne'den sonra Kırklareli'ne geçeceğiz. Ziyaretlerimiz bundan sonra da devam edecek. Benim için Trakya ziyareti dinlenmenin olduğu bir yer çünkü akrabalarımı görüyorum. Huzur veren şehirlerdeyiz. Edirne'de bir gece uyku başka yerlerdeki üç gece uykuya denk gelir. Huzur veren, insanı psikolojik olarak rahatlatan bir kent. Ben de Edirne'de geçirdiğim her dakikadan, geçirdiğim her geceden fevkalade memnun şekilde ayrılıyorum.
"En düşük emekli maaşı iki çeyrek altını zor alıyor"
Özel daha sonra Vefa Edirne Kafe'de emeklilerle bir araya geldi. Özel ve Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan Akın, kafe önünde toplanan Edirnelilere seslendi. Özel de burada yaptığı konuşmada, şunları söyledi:
Buradan arkamızdaki Vefa Edirne, Edirne Belediyesi’nin emekliler için açmış olduğu, onların gelip sosyalleşeceği, her yaştan Edirneli ile sohbet edecekleri, kuaför hizmetinin beşte biri fiyata sunulduğu, ikramların piyasa fiyatlarının çok altında olduğu ve emeklilere vefa gösterilen Edirne Belediyesi’nin önemli bir hizmeti. Hiç şüphe yok ki Türkiye’deki emekliler, dünya siyaset tarihinde karşılaşılmamış bir vefasızlıkla karşı karşıya. 24 yıl önce bu iktidar geldiğinde yani 2002 yılında en düşük emekli maaşı sekiz çeyrek altın alıyordu. Bugün en düşük emekli maaşı 23 bin 500 lira, iki çeyrek altını zor alıyor. Emekliler geçmişte emekli olup, huzura erip hatta belki çocuğuna, torununa yardım edebilen durumdayken şimdi evleri yoksa aldıkları maaşı eğer kiraya verirlerse aç kalıyorlar. Bunun en iyi örneği de Edirne. Çünkü ortalama ev kirası 23 bin lira, en düşük emekli maaşı 23 bin 500 lira. Yani evin yoksa kira ödersen aç kalırsın, karnını doyurursan sokakta kalırsın. İşte YENİ Parti en çok da son dönemlerde emekliler için verdiğimiz mücadelenin bir karşılığı olarak gittiğimiz her yerde emeklilerin koşup, gelip, sarıldığı YENİ Parti, AK Parti’nin kara düzenini değiştirecek, emeklilere hakkını tekrar verecek.
"En düşük emekli aylığı bir asgari ücret, yani 39 bin lira olmalı"
Ben, gelir gelmez, biz geldikten üç ay sonraki en düşük emekli maaşı asgari ücret olacak diyorum. Bakıyorlar, ‘Olur mu?’ diyorlar. Bizim hesabımıza göre bugün asgari ücret 39 bin lira olmalı ve en düşük emekli maaşı da bir asgari ücret olmalıdır. Ayrıca şunu unutmayın. Şaka değil, gerçek. Bu iktidarın emekliye yaptığını hatırlamak için sekiz çeyrek altından iki çeyrek altına düşürdü ya da en düşük emekli maaşı bir buçuk asgari ücretti geldiklerinde, bugün asgari ücretin çok çok altında kaldı. Biz geldiğimizde ilk dönem en düşük emekli maaşı bir asgari ücret olacak, bir sonraki döneme kadar bir buçuk asgari ücrete çıkacak. Hiç yolu yok. Yıllarca elleri nasırlaşmış, dirsekleri çürümüş, gözlük camları büyümüş, günü geldiğinde ‘Senin artık yeter çalıştığın, sen duracaksın ve biz sana bakacağız’ dediğimiz emekliler şimdi iş arıyor. ‘İş bulursam çalışırım’ diyor. Antalya’da, Burdur’da serada 70 yaşında teyze çalışıyor, ‘Evladıma para yollayacağım’ diye. Bugün Edirne’deki emekliler ‘İş bulsam çalışırım’ diyor. Bu büyük vefasızlığa meydan okuyoruz ve Türkiye, AK Parti’nin kara düzeni bitip YENİ Parti’nin size yakışan yeni düzeni kurulduğunda size yapılan bu vefasızlığı tam tersine çevirecek. Her şeye para bulanların emekliye para bulamaması, emekliyi bu hale getirmesi bilinçli bir tercihtir. Bugün için ortalama emekli maaşı 27 bin lira. En düşük emekli maaşı 23 bin lira. Normalde en düşük emekli maaşı 23 bin lira ise ortalama 35 bin lira olur. Yüzde 50 üstünde olur. Ne demek bu? Hepinizi kutu kola gibi ezmişler, en aşağıda birleştirmişler. Buradan her birinize söz olsun, o nasırlı ellerinizden öpüyorum, her birinize söz olsun ki hak ettiğiniz gibi bir emeklilik yaşayacaksınız.
"Aylar önce uyardım"
Dün akşam Resmi Gazete yayımlandı. Recep Tayyip Erdoğan imzasıyla iki köprü ve sekiz tane devlet otoyolunun özelleştirilmesine karar verildi. Ben bunu aylar önce söyledim, sustular. Yalanlamadılar, şüphelendik. Sonra yabancıların gelip köprülerde inceleme yaptığı, otoyollarda ölçüm hesap kitabı yaptığı ortaya çıktı. Sustular. Bir kelime cevap vermediler. Dedim ‘Cevap verin, bunu yapacak mısınız?’ Sustular. Dün gece sessiz sedasız Erdoğan imzayı attı. Bakın ne oluyor biliyor musunuz? Rahmetli Özal’ın yaptığı İzmir Çeşme Otobanı özelleşiyor. Ne olacak söyleyeyim. İzmir Çeşme Otobanı devletin yaptığı otobandır, kilometre başına 95 kuruş. 50 kilometre yol gidiyor yaklaşık Çeşme’ye, 53 - 54, ve 48 lira, bilemedin 50 lira para ödüyorlar. İzmir’den Çeşme’ye doğru gidersen bu, Turgut Özal’ın ‘Semra, koy bir kaset de keyfimize bakalım’ dediği otoyol, açarken. Allah rahmet eylesin. 50 lira. Ama bu tarafa gidersen, Tayyip Erdoğan’ın, ‘Yap, işlet, devret’ diye yaptırdığı İstanbul Otoyolu. Aynı kilometreyi gidiyorsun Akhisar’a doğru, kilometresi beş lira, ödeyeceğim para 50 kilometrede 250 lira.
"Altın yumurtlayan tavuğu kesiyorlar"
Şimdi bu özelleştirme ile bir, ucuz otobanların hepsi beş kat pahalılaşacak. Bu özelleştirme ile iki, İstanbul’daki birinci ve ikinci köprü şimdi 50 lira iken en az 2-2,5 kat pahalılaşacak ve üçüncü köprüden pahalı olacak. Üçüncüsü, İzmir’de ve Bursa’daki çevre yolları… Yani otobanın gelip İzmir’in etrafından geçtiği çevre yolu, Bursa’daki çevre yolu bugüne kadar bedavaydı. Şimdi çevre yolları da dün özelleştirmeye alınmış, bunlar da paralı olacak. Aylardır bunun için uyarıyoruz, dinlemiyorlar. Şimdi böyle bir kötülüğü yaptılar. Yaptıkları şudur. Altın yumurtlayan tavuğu kesiyorlar. Bir kere devlet bunu yapmış, maliyeti bitmiş. Dün akşam özelleştirmeye aldıklarından o ucuz paralarla devlet 700 milyon lira para topluyor. Şimdi bunlar burayı 3, 3,5, 4 milyar lira peşin para verene 25 yıllığına verecekler. Adam gelecek, beş kat zam yapacak. Verdiği parayı bir iki yılda çıkaracak, sonra 23 sene sırtımızdan haraç alacak. Buradan Erdoğan’a sözüm şu: Kazanmak için para lazım, çaresizsin. Onu görüyorum. Bu ihaleye girecek olanlara ve 25 yıllık gelir için bugünkü paranın, beş yıllık tutarını ama zam yapınca neredeyse 1,5-2 yıllık tutarıyla burayı alacak olanlara söylüyorum, seneye geleceğiz, iktidara geleceğiz. Bütün otoyolları devletleştireceğiz.
"O ihanet anlaşmalarını yırtıp atacağız"
Elbette çok temel attık, atacağız. Burada Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanımız var; Candan Yüceer. Dünya açılışı birikmiş, ‘Gel açalım’ diyor. ‘Başkan açılış yapalım’ diyor. Hem yerel yönetimlerde yapıyoruz. Örneğin hedef vermiştik ‘1000 olsun’ diye, daha iki yıl var; 800 kreş bitti bile. ‘100 yurt yapın’ dedik, 78 öğrenci yurdu bitti bile. CHP iktidarında görülmemiş işler görecek herkes. Her şeyi yapacağız; kreşler, yurtlar, milletin ihtiyacı neyse yapacağız. YENİ Parti iktidarında her şeyi yapacağız. YENİ Parti iktidarında elbette temel atıp, binalar, hizmetler yapacağız ama bir şey yıkacağız. O otobanlardaki gişelerin hepsini yıkacağız. Millete bedava olacak. Almanya’da otobanlar transit geçene paralı, Alman vatandaşına bedava. Türkiye’de de devletin otobanları derhal tekrar geri alınacak ve ücretsiz olacak. Bu yaptıkları, 20 sene geçiş garantisi verdikleri uluslararası tahkim mahkim ama kimse, uluslararası tahkime göre de zarar edeceği bir anlaşmaya zorlanamaz. O ihanet anlaşmalarını yırtıp atacağız, bütün otobanları milletin yapacağız.
Buradan size söz olsun. YENİ Parti’nin iktidarı geliyor, yeni bir dönem açılıyor. Emeklinin de emekçinin de çiftçinin de esnafın da emeklinin de gençlerin de yüzü gülecek.
Özel'den Deniz Göktaş’a istenen cezaya tepki
Türkiye’deki mahkeme adaleti sağlandığında yurt içinde para kazanan parasını dışarı kaçırmaz. Yurt dışından yatırımcılar buraya gelmekten korkmaz. Ama bugünkü şartlarda mala çökülen, kimsenin malının garantisinin olmadığı, kimsenin kendisinin özgürlüğünün garantisinin olmadığı, iktidarın ayağına basanın bir anda hapse atıldığı… Türkiye’de sadece siyasetçilerin değil gazetecilerin, akademisyenlerin, komedyenlerin, hepimizin daha yeni yeni tanıdığı Deniz Göktaş diye espriler yapan, şakalar yapan, öyle hakaret filan bilmeyen birisini bir anda Türkiye’de 14 milyon kişi izleyince hükümete, Erdoğan’a ufak ufak eleştirileri olan birisini içeriye attılar. Geçen gün serbest kaldı. Serbest bırakmayıp ikinci bir tutuklama yaptılar. İddianame çıkarttılar, 10 yıla kadar hapis cezası istiyorlar. Bu, bu ülkeyi yönetenlerin nasıl bir acz içinde olduğunu gösteriyor. Turgut Özal kendisini en ağır eleştirilenlere, herkesin katlanamayacağı en ağır karikatürleri Çankaya Köşkü’ne asardı. Süleyman Demirel kendisinin taklidini yapan Plastip Show’a katılır, kendiyle alay ederdi. Erdal İnönü kendisi hakkında anlatılanları üstüne koyarak kendi anlatır ve kendiyle alay ederdi. Her türlü eleştiriye sonuna kadar açıktı. 1974’lerde rahmetli Türkeş’i, Erbakan’ı, Ecevit’i, Demirel’i, dördünü birden en ağır eleştiren karikatürler yılın karikatürü seçilirdi. Bugün küçük bir ima, Cumhurbaşkanı’na hakaret sayılıyor. Bu özgüvensizliktir. Bu iktidarın kendine güvenmemesidir. Biz Türkiye’de artık Erdoğan’ın bu kadar çok yasağı ile nasıl mücadele edeceğimize YENİ Parti olarak karar verdik. Biz de iktidarımızda yasakçı olacağız; bizim iktidarımızda yasaklar yasak olacak. Erdoğan’ın getirdiği bütün yasakları yasaklayacağımız, esprinin yasak olmadığı, gülmecenin yasak olmadığı, gençlerin sevdiği müzik gruplarının yasak olmadığı, eleştirinin, tweet‘in, makalenin, köşe yazısının yasak olmadığı, muhalefet etmenin yasak olmadığı bir Türkiye’yi inşa edeceğiz.
Böylece mahkemede adalet sağlanınca, gelirde adalet sağlanınca ve vergide adalet sağlanınca sıra dördüncü kolonun inşasına gelecek. O da sosyal adalet. O zaman zenginin çocuğunun en iyi okullara gidip, fakirin çocuğunun yedi yaşına kadar eğitimi beklediği, yoksulların çocuklarının hayata kapatamayacağı kadar farkla geriden başladıkları, babadan - anneden evlada yoksulluğu miras kaldığı bu kara düzen o zaman bitecek. Çocuklardan parası olan okulda iyi suyu kana kana içtiği, garibanın çocuğunun tuvalet musluğuna ağzını dayadığı bu kara düzen bitecek. Birinin beslenme çantasından en güzel yiyeceklerin, muzların - meyvelerin çıktığı ama öbürünün arkadaşının beslenme çantasına yan gözle baktığı bu kara düzen bitecek. Emeklinin birbirini yanına oturup da kahvede birinin öbürüne çay ısmarlamaya korktuğu, kahvede değil parkta bank üstünde gün geçirdiği bu kara düzenler bitecek. Artık asgari ücretlinin aldığı maaşın ona yetmediği, ona maaş verenin de o asgari ücretle ihracat yapamadığı bu tuhaf kara düzen bitecek. Sosyal adaleti inşa edip eğitimde, sağlıkta, biraz önce otoyollarla ilgili konuştum, ulaşımda; devletin devlet olduğunu gösterdiği, güvenlikte gösterdiği, okulun güvenliğini de devletin sağladığı, her bir vatandaşın güvenle sokaklarda gezebildiği ve herkesin çocuğunun eşit şartlarda doğup eşit ve iyi eğitim alabildiği, sağlıkta parası olanın özel hastanede beş yıldızlı otel konforu yaşayıp, parası olmayanın üç ay sonrası için telefonda randevu kovaladığı, bir MR için altı ay beklediği günler geride kalacak.
"YENİ Parti iktidarında herkese geçim garantisi vereceğiz"
Edirne’den sonra Kırklareli'ne gelen Özel, YENİ Parti otobüsü üzerinden ilk kez vatandaşlara hitap etti. Özel, şöyle konuştu:
Buradan söz veriyorum YENİ Parti, AK Parti'nin kara düzenini yıkacak. Yerine yepyeni milletten yana, halktan yana bir düzen kuracak. O düzende nasıl bu kafeterya asgari ücretin altında eleman çalıştıramıyor, çalıştırırsa ceza yiyorsa buğdayda, arpada, hububatta, ayçiçeğinde, mısırda taban fiyatın altında işlem yapanın devlet canını okuyacak. Buradan ilan ediyorum ve meydan okuyorum: Bu iktidar yol yapan müteahhide geçiş garantisi, havaalanına uçuş garantisi, tünelde geçiş garantisi, hastaneye şehir hastanesine hasta garantisi veriyor. Bir garantisi olmayan sizsiniz, biziz. YENİ Parti iktidarında herkese geçim garantisi vereceğiz. YENİ Parti iktidarında ant olsun ki, söz olsun ki kim ne ürün üretecekse bir sene önceden maliyetlerini görecek, doğru ürüne yönlendirilecek, doğru teşvikler verilecek, ürettiği ürünü kaça satacağını bilecek, devlet sizlere ürününüz için alım garantisi verecek.
"Emeklilerin yüzünü güldürmeye kararlıyız"
Ayrıca hayvancılıkta, besicilikte, süt üretiminde uğraşanlar için bugün yemin fiyatı 22-24 liraya geldi. Sütün fiyatı ise 26 lira. Ve yem-süt paritesi tekrar 1,1 liraya geriledi. Yem-süt paritesinin 1,5 lira olmadığı yerde güvenle kimse süt üreticiliği yapamaz. Buradan bir kez de bu konuda AK Parti'nin kara düzenine, güzelim hayvanları, süt ineklerini bıçak altına götüren, pariteyi bir türlü doğru yerde tutamayan AK Parti'nin kara düzenine itiraz ediyoruz. YENİ Parti'nin halkçı, sizi düşünen düzeninde parite 1,5'un altına inmeyecek. Devlet 1,5 pariteye göre tüm süt üreticilerine garanti verecek.
Kırklaeli'nden dünyanın en büyük haksızlığına uğrayan emeklilere sesleniyorum: Siz yıllarca çalıştınız, didindiniz, devlet dedi ki: 'Emekli ol, biz sana bakacağız.' Şimdi geldiklerinde sekiz çeyrek altın alan emekli maaşını, iki çeyreğe düşürdüler. Eskiden 1,5 asgari ücret olan emekli maaşını 0,6 asgari ücret getirdiler. Emeklileri perişan ettiler. Sefalet maaşına getirdiler. Bu iktidarı götürmeye emekliler karar verdi. Emeklilerin yüzünü güldürmeye de biz kararlıyız.
Bütün ev hanımlarına, ev kadınlarına bir müjdeyi bir kez de burada ifade etmek istiyorum: Evde olan, çocuk bakan, çocuğunu bırakacak kreşi olmayan, hastasına bakan, engellisine bakan, bütün ev kadınlarına sosyal devlet gereği olarak çalışamayan, iş bulamadığımız ev kadınlarını sigortalı yapacağız. Hepsi günü gelince kendisi emekli olacak. Ev kadınlarının sigortası devlet tarafından karşılanacak. İş teklif edemediğimiz, evladına kreş veremediğimiz herkesin sigortasını yatıracağız. Bunlar dünyada bizim siyasi akrabalarımızın başarıyla yaptığı işler. Ve şunu göreceksiniz ki AK Parti'nin kara düzenine kimse mecbur değildir. Kimse ama kimse ezilmeye geride kalmaya mahkum değildir.
"YENİ parti'ye kaydolun bu iktidarı birlikte değiştirelim"
Kırklareli'nde hepinizi YENİ Parti'ye kaydolmaya davet ediyorum. Her ilçede YENİ Parti'nin ilçe binaları açık, il binaları açık, kapı Kırklaeli'nin bütün demokratlarına açık. Gelin yeni partiye geçin, tarihi birlikte yazalım, hep beraber yazalım. İsteyen cep telefonundan dört dakikada kaydoluyor. Başka üstüne bir işlem yok. Dört ayda olan işi dört dakikaya indirdik. İsteyen il, ilçe binalarına gidiyor, orada çayını, kahvesini içerken işlemler bitiyor. Bundan sonra bir şey değişiyor. Artık YENİ Parti'de kararı delegeler vermiyor. YENİ Parti'nin ilçe başkanını da il başkanını da genel başkanını da tüm üyeler oy vererek seçiyor. İlçe seçimleri için kayıtlar bitti diye kimse üzülmesin. İl başkanlığı için gelen her üye oy kullanacak. Eylülde, ekimde gelen her üye genel başkanlık seçiminde oy kullanacak. Herkes yakınına, arkadaşına haber etsin. YENİ Parti'ye kaydolun. Tarihi birlikte yazalım. Bu iktidarı birlikte değiştirelim.
"İlk kez otobüsü kullandık"
İlk kez otobüsü kullandık. Buradan dosta güven, dost olmayana kaygı veren bu toplantıdan şunu söyleyelim: Sen rakibini yenmek istiyorsun diye normal yollarla rekabet edeceksin. 'Yok, ben mahkeme yoluyla darbe yaparım. Yargı kollarıyla darbe yaparım. Bunları susturur, kurtulurum. Bunların yerine dişime göre geçmişte yendiğim, yine yeneceğim birini bulur, başına getiririm' diye hesap yapana söylüyorum: Bak otobüsün sesi nasıl gidiyor. Bu millet bizim sesimizin kısılmasına izin vermedi, vermeyecek. Lüleburgaz bu süreçte tarihe geçiyor. Kırklareli tarihe geçiyor. Niye geçiyor? Butlan oldu, ertesi ilk miting Lüleburgaz’daydı. Lüleburgaz’daki kalabalık ki sizler de oradaydınız, butlan karşıtı en büyük halk hareketiydi. Herkes sizden cesaret aldı. Hepinize teşekkür ediyorum. YENİ Parti her şeyi yapıyor ama bir şey yapamıyor, dedik. Esnaf gezmeye kalkıyoruz Ama dükkanlara giremiyoruz. Milletvekilimiz ve ilçe başkanlarımız, il başkanımız, ‘Şu peynirciye girelim mi’ dediler. Bu selle giremedik. Buraya kadar geldik. Biz her şeyi yapıyoruz Esnaf gezisi yapamıyoruz çünkü sizin ilginizden kalabalığınızdan, sokaklar sel oluyor, akıyor. Bugün de bu kalabalık, bir kez daha bizi böyle bir otobüs üstünden ilk kez hitap etmeye, ilan edilmemiş, pazarlığı yapılmamış bir mitingle hitap etmeye olanak tanıdı. Yine tarihi bir şey yaptınız.
Özgür Özel Kırklareli’nde çiftçilerin sorunlarını dinledi: “Bize ‘Çiftçi milletin efendisidir’ diyen cumhurbaşkanı lazım”
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Trakya temasları kapsamında Kırklareli’nin Babaeski ilçesine bağlı Taşağıl köyünde çiftçilerle bir araya geldi. Çiftçilerin artan girdi maliyetleri, düşük ürün fiyatları ve borçlar nedeniyle yaşadığı sorunları dinleyen Özel, “Bize ‘Çiftçi milletin efendisidir’ diyen cumhurbaşkanı lazım” dedi.
Özel, iki günlük Trakya programı kapsamında Edirne’nin ardından Kırklareli’ne geçti. Taşağıl köyünde çiftçilerle buluşan Özel’e üreticiler yaşadıkları ekonomik sorunları anlattı.
Bir çiftçi, “Artık hiçbir şey üretemiyoruz. Emekli oldum, köye yerleştim hayvancılık yapıyorum. Mazot pahalı, yem pahalı” diyerek destek istedi.
Başka bir çiftçi ise girdi maliyetlerindeki artış nedeniyle bahçesini sökmek zorunda kaldığını söyledi. Ziraat doktoru olduğunu belirten çiftçi, tüm ilaç ve gübreyi uygun fiyata almasına rağmen zarar ettiğini belirterek, “Yıllardır her sene kötüye gittik, her sene kötüye gittik. Artık dayanamayacak hale geldik. Girdiler çok pahalı, ürün fiyatlarımız çok düşük. Maalesef söküyoruz bahçemizi. Yılların emeği, yıllarca emek verdiğimiz, her birini kendi ellerimizle diktik bahçemizi ama maalesef söküyoruz” dedi.
“Artık üretemiyoruz”
Çiftçilerden biri de tarım arazilerinin satılmasından ve tarlaların yapılaşmaya açılmasından duyduğu kaygıyı dile getirdi.
"Her şeyden kötüsü tarlalarımız satılıyor. Kime satıldığını bilmiyoruz. Ektiğimiz, biçtiğimiz yerlere beton evler yapılıyor. Onlar beni çok tedirgin ediyor. Torunlarımıza hiçbir şey bırakamıyoruz. Artık üretemiyoruz. Birçok şeyi terk ettik. Rahat değiliz. Hiç rahat değiliz. Geleceğimiz hiç iyi değil” diyen çiftçi, yaşadıkları sorunlara dikkat çekti.
Dul maaşı aldığını belirten bir başka yurttaş ise geçinemediğini belirterek, “Hiç kimse sahip çıkmadı. Sahip çıkan yok doğru dürüst. Köyümüzde bile sahip çıkan yok. Çoluk çocuk da anca kendisini idare ediyor. Sahip çıkan yok” dedi.
Bir başka çiftçi ise Özel’e seslenerek, “Çiftçinin hali duman. Umudumuz sensin. Bütün dualarımız seninle Başkanım. İnşallah bu kötü günleri atlatacağız. Senin mücadele etmene hayranım. Televizyonlar karşısında ağlıyorum sana. Bütün Türk kadını senin arkanda” ifadelerini kullandı.
“Trakya’da ne problem varsa bu köyde de aynı problem var”
Özel, çiftçilerin sorunlarının Trakya genelindeki sorunlarla aynı olduğunu belirterek özellikle buğday ve ayçiçeği üretimindeki fiyat sorunlarına dikkat çekti.
Özel, buğday için 16,5 lira olarak açıklanan fiyatın ardından üreticilerin ürünü 12,5 liradan sattığını belirterek, düşük fiyatların çiftçilerin borçlarını ödeyememesine ve tarlaların bankaların eline geçmesine neden olduğunu söyledi.
Ayçiçeği üretiminde de fiyat belirsizliğinin büyük bir sorun yarattığını ifade eden Özel, Kırklareli’nin Türkiye’deki toplam ayçiçeği üretiminin yaklaşık yüzde 10’unu karşıladığını belirtti. Özel, “Maalesef ayçiçeğin fiyatı halen daha açıklanmadı ama neredeyse çiçeklerin çoğu toplandı. Bu borç, banka baskısı yüzünden de aracıların eline geçti. Şu anda artık ayçiçekteki bu fiyat belirsizliği yüzünden büyük bir felaket yaşandı, büyük bir yıkım yaşandı” dedi.
Süt üreticiliği için uyarı
Özel, Taşağıl’da süt üreticilerinin yaşadığı sorunlara da dikkat çekti. Yem-süt paritesinin üreticinin sürdürülebilirliği açısından kritik olduğunu belirten Özel, sütün 24 liradan satıldığı koşullarda üreticinin zarar ettiğini söyledi.
“1,1 parite çok tehlikelidir” diyen Özel, süt fiyatının en az 30 lira olarak belirlenmesi gerektiğini savundu. Özel, süt üreticilerinin çeşitli sözleşmeler ve piyasa koşulları nedeniyle ürünlerini düşük fiyata satmak zorunda bırakıldığını belirterek, “Bu büyük bir felakete dönüşebilir” uyarısında bulundu.
“Hiçbir maaş asgari ücretin altında olmayacak”
Köyde dul maaşının yetersizliğinden yakınan yurttaşa da yanıt veren Özel, partisinin iktidarında dul, yetim ve engelli maaşlarının asgari ücretin altında olmayacağını söyledi.
Özel, “Senin maaşın 10 bin lira değil, senin maaşın bugünkü hesapla bence asgari ücret de yeterli değil elbette, 28 bin lira olması lazım. Devletin seni o halde bırakmaya asla ve asla hakkı yok” dedi.
Çiftçilere yönelik politikalarını da anlatan Özel, “YENİ Parti’nin iktidar olması demek, çiftçilerin, köylülerin, hayvancılıkla uğraşanların iktidar olması demek” ifadelerini kullandı.
Özel, geçmişte çiftçilere yönelik “Al ananı da git” sözünü hatırlatarak, “Bize böyle bir cumhurbaşkanı lazım değil. Bize nasıl lazım, birincisi gibi lazım. ‘Çiftçi milletin efendisidir’ diyen cumhurbaşkanı lazım” diye konuştu.
“Ev kadınlarının sigortalarını ödeyeceğiz”
Ev kadınlarının sosyal güvenceden yoksun çalıştığını belirten Özel, kırsalda tarım ve hayvancılıkla uğraşan kadınların da sosyal güvence kapsamına alınacağını söyledi.
Özel, “Kimseyi geride bırakmayacağız. İnşallah bütün ev kadınlarının sigortasını ödeyeceğiz” dedi.
Türkiye’de çiftçilerin ortalama yaşının 57 olduğunu belirten Özel, gençlerin tarımdan uzaklaşmasının önemli bir sorun olduğunu söyledi.
Genç çiftçilerin desteklenmesi ve teknolojinin tarımda daha etkin kullanılması gerektiğini ifade eden Özel, küçük üreticilerin tek başına karşılayamayacağı maliyetlerin kooperatifler aracılığıyla azaltılabileceğini belirtti.
Özel, köylerde kooperatifler kurulması ve bu kooperatiflerin drone gibi modern tarım araçlarına sahip olması gerektiğini söyledi.
“Geçim ve alım garantisi veriyorum”
Özel, her köye bir ziraat mühendisi görevlendirilmesini ve çiftçilerin doğru ürüne yönlendirilmesini önerdi. Üreticinin ürününü hangi fiyattan satacağını önceden bilmesi gerektiğini belirten Özel, tarım ürünlerinde taban fiyat uygulamasının güçlendirilmesi gerektiğini savundu.
İktidarın bazı altyapı projelerinde “garantili ödeme” uygulamasını hayata geçirdiğini belirten Özel, çiftçiye de ürününü satabilmesi için alım garantisi verilmesi gerektiğini söyledi.
Özel, “Size söz veriyorum, YENİ Parti’nin iktidarında yani halkın, milletin, köylünün, senin iktidarında size geçim garantisi sözü veriyorum, alım garantisi veriyorum” dedi.
“Köylere gitmeyen siyaset yapmasın”
Özel, seçimlere kadar köy köy dolaşacaklarını ve üreticilerin sorunlarını yerinde dinleyeceklerini söyledi. Çiftçilerin birikmiş borçlarına ilişkin de önerilerini anlatan Özel, borçların faizlerinin silinmesi ve ana paranın taksitlendirilmesi gerektiğini belirtti.
“İkinci bir şans, ikinci bahar ilan edeceğiz” diyen Özel, “Vallahi de iktidar olacağız, billahi de iktidar olacağız, bütün sorunlarınızı çözeceğiz. Hiç kimseyi ayırmayacağız. Hiç kimse geride kalmayacak” ifadelerini kullandı.
Özel ayrıca, “Köye gitmeyen siyaset yapmasın” dedi.
“Yoksulluk dayatılarak doğum kontrolü yapılıyor”
Özel, Türkiye’de doğurganlık hızının düşmesine ilişkin de değerlendirmelerde bulundu. Gençlerin ekonomik nedenlerle evlenemediğini, evlenenlerin ise çocuk sahibi olmaktan kaçındığını söyleyen Özel, “Aslında Sayın Cumhurbaşkanı ‘Üç çocuk’ diyor. Türkiye’nin genç nüfusa ihtiyacı var ama gençler evlenemiyor, evlense çocuk yapmıyor, birinciyi yapsa ikinciyi yapmıyor. Maalesef dünyanın en acımasız doğum kontrol yöntemi bu ülkeye yoksulluk dayatılarak yapılıyor” dedi.
ANKA