İstanbul Barosu Başkanı İbrahim Kaboğlu, 10 Ekim'de yapılacak genel kurulda Değişim İçin Avukatlar adına yeniden aday oldu. Akşam saatlerinde baroda yapılan toplantıda adaylığını açıklayan Kaboğlu, başkanlık görevine geldiği 2024 yılından bugüne 2 yıllık sürece ve hayata geçirilen uygulamalara değindi, "Baromuzu ilerleteceğiz; hukuk ve yargı kurumu olma özelliğini daha ileriye götüreceğiz. Ama anayasal zaafların da, 1876'dan 2017'ye kadar sahip olduğumuz birikimlerin de farkında olarak giderilmesi gerektiğini de sürekli dillendireceğiz" dedi.
"Bu ağır görevde yalnız olmadım hiçbir zaman"
fazla oku
Bu bölüm, konuyla ilgili referans noktalarını içerir. (Related Nodes field)
Kaboğlu şunları söyledi:
2014 yılında bana bir heyet gelmişti; tıpkı iki yılda bir olduğu gibi Marmara Üniversitesi’ne, baro başkanlığı için. Ve 'Hayır', ‘Üniversite öğretim üyeliği ağır bir görevdir, baro başkanlığı ise çok daha sorumluluk getiren bir görev ve ben bu iki görevi birlikte yürütemem’ demiştim.
O sırada dikkat edin; İstanbul Barosu belki de bugünkü üye sayısının yarısı kadar vardı ve Türkiye ise parlamenter rejimle yönetiliyordu. Ama bunu iki yıllık deneyimimde gerçekten benim 40 yıllık üniversite öğretim üyeliğim, 5 yıllık yasama meclisi üyeliğim sonrasında İstanbul Barosu'na harcadığım zaman, verdiğim emeği hiçbir görevde harcamadığımı ve bunu bir eleştiri olarak değil, baro başkanlığının İstanbul Barosu gibi bir baroda hukuku etkili kılmak amacıyla yapılan yönetimin çok ağır görev ve sorumluluk gerektirdiğini ifade etmek için bunu dillendirdim.
Tabii ki bu ağır görevde ben yalnız olmadım hiçbir zaman. Yönetim Kurulu canla başla iç çekirdeği oluşturdu; Denetleme Kurulu, Disiplin Kurulu ve Delegeler Heyeti, çalışma heyeti, Değişim İçin Avukatlar... Ama onlar da değil yalnızca, tabii ki; hiç karşılaşmadığımız, ilk kez gördüğümüz, tanıştığımız 40 merkez ve komisyon üyeleri, temsilcileri, yöneticileri... Çoğu zaman ben barodan gece saat 23.00'te veya 24.00'te çıkarken mutlaka aşağıda bir grup öbeklenmiş, konuşuyor, selamlaşıyoruz. Sorma gereği duyuyorum; 'Hangi komisyondan çıktınız, hangi merkezin toplantısı vardı?' diye. Demek ki saat 24.00'lere kadar yapılan çalışma, eğer biz 2 yılda, biraz önce başlangıçta 6 sayfalık hizmet çizelgesi, sizlere zamanınızı almamak için okuyamadığım metindeki emek; demek ki yalnızca Yönetim Kurulunda değil, diğer 3 kurulun değil, aynı zamanda merkezlerin, komisyonların ve İstanbul Barosu üyesi binlerce, 10 binlerce avukatındır.
"Türkiye'de hukuku etkili kılmaya devam ediyorum"
Bu itibarla biz bu yıl İstanbul Barosunun 148’inci yılını kutladık. Tabi bütün bu yaşadığımız deneyimler İstanbul Barosu'nun 150’inci yılına artık hiçbir biçimde, tıpkı 23 Şubat 2025'te Genel Kurulda da dile getirdiğim gibi; 'biz' değil, artık 'hepimiz', hep birlikte... Zira İstanbul Barosu’nun bütün önemli etkinliklerine 2 kategoriyi, İstanbul Barosu’na, kurumsallaşmasına emek vermiş meslektaşları davet etmeyi hiç ihmal etmedim: Bir, önceki başkanları; İki, Ekim 2024'te bizimle yarışan grup temsilcilerini. Dolayısıyla, katılımcı, kapsayıcı ve kurumsal gelişimci anlayışımızla hep birlikte bütün bileşenleri hukukun ortak paydası yolunda yürümeye ve Türkiye'de hukuku etkili kılmaya davet ediyorum.
ANKA