Barış Vakfı Yönetim Kurulu, Kürt meselesinin çözümü ve çatışmasızlık sürecinin kalıcı toplumsal barışa evrilmesi amacıyla "Hepimizin tarihi sorumluluğu" başlıklı bir yazılı açıklama yaptı.
Silah bırakan PKK'lıların entegrasyonuna yönelik yasal düzenlemelerin önümüzdeki günlerde TBMM gündemine gelmesinin beklendiği hatırlatılan açıklamada "Kürt sorunu bağlamında uzun yıllardır ilk kez, ölümlerin ve silahlı çatışmaların olmadığı son derece önemli bir dönemden geçilmekte. Yaklaşık kırk yılın ardından ilk kez bu kadar uzun süre devam eden bir çatışmasızlık oluşturulmuş durumda. Bu süreçte, PKK örgütünün feshi, silahlara veda töreni dâhil olmak üzere, Kürt sorununun çözümü açısından önemli gelişmeler yaşandı. Bunların bazıları kısa bir süre önce tahmin bile edilemezdi.Bugün, bu paha biçilmez dönemin kalıcı hâle getirilmesi ve Kürt sorununun anayasal çerçevede, eşit yurttaşlık ilkesi temelinde çözümüne kapı aralayabilecek tarihsel bir eşikte bulunuyoruz" ifadeleri kullanıldı.,
"Açık ve şeffaf bir biçimde düzenlenmelidir"
"Bu aşamada, sorunun bütün taraflarının ve kamuoyunun dikkatini, hak ve özgürlükler açısından hayati öneme sahip bazı temel hususlara çekmek sorumluluğumuzun gereği" denilen açıklamada vekfın 15 maddelik şu önerileri de sıralandı:
TBMM’de, sürecin hukuki ve kurumsal çerçevesi net bir biçimde belirlenmelidir. Sürecin bütünlüklü yol haritası, parlamentoda mümkün olan en geniş uzlaşma ve katılımla oluşturulmalıdır.
PKK lideri Abdullah Öcalan’ın hukuki statüsü, çalışma ve iletişim koşulları, hukuk devleti ilkeleri doğrultusunda açık ve şeffaf bir biçimde düzenlenmelidir.
Sürece katkı sunacak kişi ve kurumların hukuki güvencelerini sağlayacak özel yasal düzenlemeler yapılmalı; sivil toplum kuruluşlarının sürece etkin katılımı desteklenmelidir.
fazla oku
Bu bölüm, konuyla ilgili referans noktalarını içerir. (Related Nodes field)
Köy koruculuğu lağvedilmeli
Silahsızlanmaya ilişkin yasal düzenlemeler, Birleşmiş Milletler’in DDR (Disarmament, Demobilization and Reintegration – Silahsızlanma, Terhis ve Yeniden Entegrasyon) programının temel ilkeleri doğrultusunda hazırlanmalı; ayrımcılığa ve kayırmacılığa yol açmayacak nitelikte olmalıdır.
Silahsızlanma süreci yalnızca güvenlik bürokrasisinin sorumluluğuna bırakılmamalıdır. Meclis tarafından yetkilendirilecek ve tarafların ortak mutabakatıyla belirlenecek bağımsız sivil gözlemcilerin veya üçüncü tarafların sürece katılımı, toplumsal güvenin güçlendirilmesi açısından önem taşımaktadır.
Silahsızlanma programı kapsamında güvenlik sektörü ve kamu kurumlarında evrensel ilkeler ekseninde reform çalışmaları başlatılmalı; köy koruculuğu sistemi gibi silahlı çatışma döneminin yapılarının lağvedilmesi planlanmalıdır.
"Gönüllü dönüşleri sağlayacak düzenleme yapılmalı"
Çatışma sürecinin yol açtığı mağduriyetlerin giderilmesi ve toplumsal yaraların onarılması amacıyla, geçmişle yüzleşmeyi ve onarıcı adaleti esas alan geçiş dönemi mekanizmaları oluşturulmalıdır.
Yurt dışına çıkmak zorunda kalan ve siyasi sığınma hakkı elde eden kişilerin güvenli ve gönüllü dönüşlerini sağlayacak hukuki düzenlemeler yapılmalıdır.
Ceza İnfaz Kanunu ile Ceza Muhakemesi Kanunu’nda ayrımcı veya keyfî uygulamalara yol açan hükümler gözden geçirilmeli; temel hak ve özgürlükler ekseninde yeniden düzenlenerek yargıda ve infazda eşitlik güvence altına alınmalıdır.
Terörle Mücadele Kanunu, evrensel insan hakları standartları doğrultusunda kapsamlı biçimde gözden geçirilmeli; uzun vadede yürürlükten kaldırılmasına yönelik reform süreci planlanmalıdır.
Uluslararası hukukta insanlığa karşı suç kapsamında değerlendirilmeyen fiiller bakımından af veya ceza indirimi gibi seçenekler değerlendirilmeli; kesinleşmiş yargı kararlarının etkili biçimde uygulanması sağlanmalıdır.
"Tarihin akışı herkesi göreve çağırıyor"
Tedavisi cezaevi koşullarında mümkün olmayan ağır hasta mahpusların tahliyesi sağlanmalı; siyasi nitelikli davalar nedeniyle özgürlüklerinden yoksun bırakılan kişilerin durumları hukuk devleti ve adil yargılanma ilkeleri çerçevesinde yeniden değerlendirilmeli; kayyım uygulamalarına son verecek yasal düzenlemeler yapılmalıdır.
Haklarında verilen hükmün gerektirdiği infaz süresini tamamlamış mahpusların tahliyesi konusunda Ceza İnfaz Kanunu’nun eşitlik ve hukuk devleti ilkelerine uygun biçimde uygulanması yasal güvence altına alınmalıdır.
Başta anadili hakkı olmak üzere Kürt kimliğinin tanınmasına ilişkin temel insan hakları sorunlarını ortadan kaldıracak yasal düzenlemeler yapılmalı ve bu düzenlemelerin etkili biçimde uygulanması sağlanmalıdır.
Bütün bu adımlar, şiddetin ve çatışmanın temel nedenlerini ortadan kaldırmayı hedefleyen kapsamlı bir perspektifle hayata geçirilmeli; Kürt sorununun demokratik siyaset ve hukuk zemininde ele alınmasına katkı sunmalıdır. Silahlı çatışmanın sona ermesiyle başlayan sürecin, toplumsal barışın güçlenmesini sağlayacak demokratik dönüşümlerle desteklenmesi büyük önem taşımaktadır.
Siyasal alanı daraltan, demokratik katılımı sınırlayan anlayış, söylem ve uygulamalar, sürecin başarıya ulaşmasını zorlaştırmaktadır. Siyasetin hukuk devleti, anayasa ve yasalar çerçevesinde, demokratik doğal mecralarda akması sürecin başarısının temel koşullarından biridir. Böylesine kapsamlı bir sorunun çözümünde, olağanüstü uygulamaları kalıcı hâle getirmek yerine, yeni sorunlar üretmeyecek ve derinleştirmeyecek demokratik yöntemler benimsenmelidir.
Umudu büyütmek ve ortak geleceğimizi hukuksal güvence altına almak için hep birlikte sorumluluk alma ve harekete geçmenin zamanıdır. Tarihin akışı herkesi göreve çağırıyor.
Independent Türkçe