Doğan, “Mazlum Abdi ve İlham Ahmed Türkiye'ye gelmeliler. Biz DEM Parti olarak çağrı yapıyoruz” dedi. Doğan ayrıca, İlham Ahmed’in Suriye parlamentosunda görev almasının beklendiğini belirterek, “Niye Meclis Başkanı tarafından Türkiye'ye davet edilmesin ve neden gelmesin? Niye dostluk ilişkileri geliştirilmesin?” diye sordu.
DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan, partisinin Merkez Yürütme Kurulu (MYK) gündemine ilişkin bugün düzenlediği basın toplantısında gündemdeki gelişmeleri değerlendirdi.
Doğan, çerçeve yasa kapsamında oluşturulan komisyonların daha geniş katılımla çalışması gerektiğini belirterek, sivil toplum kuruluşları ile alanda deneyim sahibi kişilerin sürece dahil edilmesi gerektiğini söyledi.
“Barış ve demokrasi talebinden bahsediyoruz ve bu talebi gerçekleştirebilmekten bahsediyoruz” diyen Doğan, toplumun farklı kesimlerinin sürecin izlenmesi ve yürütülmesine katkı sunabileceği mekanizmaların oluşturulması gerektiğini ifade etti.
Doğan, sürecin yalnızca bürokratik bir koordinasyona indirgenmemesi gerektiğini belirterek, şöyle konuştu:
Barış ve demokrasi talebinden bahsediyoruz ve bu talebi gerçekleştirebilmekten bahsediyoruz. Türkiye'de bu konuda azımsanamayacak kadar çok büyük bir çaba var ve bu çabanın da bu kurullara akması gerekiyor. Bu katkının da görülmesi gerekiyor bu kurullarda. Ne demek istiyorum? Daha somut ifade gerekiyorsa, sivil toplumun katkısını almak bu konuda çalışmış deneyimi olan insanların yine bugüne kadar biriktirdiklerini o kurullara aktarabilmek için onların da bu sürecin takibini sağlayabilmelerinin olanaklarını oluşturmak gerekiyor. Yani yalnızca bürokratik bir alana sıkışmış bir koordinasyondan değil, toplumsallaşan bir süreçten ve toplumun farklı kesimlerini de bu kurulların içerisine dahil edebilecek mekanizmaların etkin bir biçimde devreye konulması iyi olur. Çünkü biz barış ve demokratik toplum süreci olarak adlandırıyoruz süreci. Bir inşa sürecinden bahsediyoruz ve toplumun desteğinin doğrudan burada görülür olmasının ne kadar kritik olduğunu hep birlikte yaşadık, gördük.
Doğan: Öcalan’ın sürece ilişkin pozisyonu güçlendirilmeli
Doğan, Abdullah Öcalan’ın süreçte üstlendiği rolün sürdürülebilmesi için gerekli koşulların oluşturulması gerektiğini belirtti.
Öcalan’ın yalnızca silahsızlanmanın koordinasyonu açısından değil, Kürt-Türk ilişkilerinin kalıcı bir zemine oturtulması açısından da süreçteki pozisyonunun netleştirilmesi gerektiğini savunan Doğan, şöyle konuştu:
Şimdi yine bir başka beklentimiz ve kritik bir konu. Öcalan'ın bu süreçte üstlendiği bu ağır ve tarihi sorumluluğu yürütebilecek imkanlara şartlara kavuşması gerekiyor. Yalnızca silahsızlanmanın koordinasyonu açısından değil, Öcalan'ın kendi sözleriyle ifade etmek gerekirse Kürt-Türk tarihsel ittifakını ve birlikteliğini kalıcı bir hale getirmek için de bu sürecin içerisindeki pozisyonunun belirginleştirilmesi ve koordinasyonu sağlayabilecek bir hale getirmesi partimiz açısından oldukça kritik bir başka nokta.
“Mazlum Abdi ve İlham Ahmed Türkiye’ye gelmeli”
Suriye’deki gelişmeleri yakından takip ettiklerini belirten Doğan, Suriye Kürtlerinin ülkenin geri kalanıyla bütünleşmesi açısından önemli bir eşik geçildiğini söyledi.
Doğan, Türkiye’nin kendi barış sürecini başarıyla sonuçlandırmasının bölge açısından da örnek oluşturabileceğini belirterek şöyle konuştu:
Türkiye eğer barışını sağlayabilirse, bunu kalıcı hale getirebilirse tüm bu gelişmeler Orta Doğu'da da bir modele dönüşebilir. Suriye Kürtleri’nin Suriye'nin geri kalanıyla bütünleşmesi için çok önemli bir eşik atlandı. SDG komutanı Mazlum Abdi bizzat duyurdu. DEM Parti olarak Suriye'nin bu büyük adımları atma cesareti göstermesini sağlayan herkesi tebrik ediyoruz ve bunların diyalog yoluyla çözülebilmesi için ortaya konan çabayı, gayreti çok önemli buluyoruz.
Gazetecilerin Mazlum Abdi ve İlham Ahmed’in Türkiye’ye gelip gelmeyeceğine ilişkin sorusunu da yanıtlayan Doğan, iki ismin de Türkiye’ye davet edilmesi gerektiğini söyledi.
Mazlum Abdi ve İlham Ahmed Türkiye'ye gelecek mi diye soruluyor. Gelmeli. Davet edilmeliler. Biz DEM Parti olarak böyle bir çağrı yapıyoruz. Daha önce de yapmıştık. Tabii ki gelmeliler, buraya davet edilmeliler. Yakın zamanda belki Suriye parlamentosun üyesi olarak göreceğimiz İlham Ahmed, niye Meclis Başkanı tarafından Türkiye'ye davet edilmesin ve neden gelmesin? Niye dostluk ilişkileri geliştirilmesin?
“Gazeteciler Öcalan’a doğrudan soru sorabilmeli”
Doğan, kamuoyuna “görüşme notları” olarak yansıtılan ve Öcalan’a ait olduğu ileri sürülen metinlere ilişkin de açıklamalarda bulundu.
Söz konusu metinlerin gerçek olmadığının daha önce İmralı Heyeti, Kandil ve Öcalan tarafından açıklandığını belirten Doğan, Öcalan’ın “bana yönelik komplo” ifadesinin doğrudan kendisine sorulabilmesi gerektiğini söyledi.
Doğan, gazetecilerin Öcalan’la görüşebilmesinin bu açıdan önemli olduğunu belirterek şöyle konuştu:
Öcalan'la ilgili sızan metinlerin gerçek olmadığını hem İmralı Heyeti açıklamıştı. Akabinde Kandil'den bir açıklama geldi. Sonra Öcalan'dan bir açıklama geldi. Dolayısıyla bunlar gerçek olmayan metinler. Ama Öcalan'ın mesajında 'bana yönelik komplo' ifadesini sordunuz. Niye böyle değerlendiriyor? Buna aslında doğrudan Öcalan yanıt vermeli. İşte bu yüzden gazeteciler görüşebilmeli. Bu yüzden toplumun farklı kesimleri Öcalan'la doğrudan temas kurabilmeli. Heyetimiz henüz gitmedi. Neden bunu böyle değerlendirdiğini doğrudan kendisine sorma imkânı da olmadı. Sizler de soruyu yöneltemiyorsunuz. Biz ancak yorum yapabiliyor oluyoruz bu durumda.
O yorumu da Öcalan'ın barış ve çözüm arayışları bağlantılı bir biçimde yapmak gerekiyor. Doğrudan niye kendisine yönelik bir komplo olarak değerlendirdiğini heyetimiz görüştüğünde belki açıklar. Ama ben buradan DEM Parti olarak sizin bir aracılığınız bir kez daha çağrımı yinelemek istiyorum. Gazeteciler artık özgürce sorularını Öcalan'a yöneltebilmeli, sorabilmeli. Sürece ilişkin merak edilenleri doğrudan kendisi yanıtlayabilmeli. Böylelikle hem bu tür provokatif girişimler ve riskler azaltılabilir. Hem de kamuoyunun merakı giderilebilir.
Independent Türkçe