MHP'li Ersoy'dan Özbekistan mesajı: Üçüncü Rönesans, Türk dünyasının yükselen gücü olacak

MHP Genel Başkan Başdanışmanı Prof. Dr. Ruhi Ersoy, Özbekistan'ın bağımsızlığının 35'inci yılı etkinlikleri için bulunduğu Taşkent'ten yaptığı açıklamada, Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev liderliğindeki reform sürecini değerlendirdi

Fotoğraf: Ruhi Ersoy X Hesabı

MHP Genel Başkan Başdanışmanı Prof. Dr. Ruhi Ersoy, Özbekistan'ın bağımsızlığının 35'inci yılı dolayısıyla düzenlenen etkinliklere katılmak üzere gittiği Taşkent'te, Özbekistan Âli Meclisi Başkanı Nuriddin İsmoilov'u ziyaret etti. Ersoy, ziyaret sırasında MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin 35'inci yıl kutlama mesajını İsmoilov'a iletti.

Ersoy, ziyaretin ardından sosyal medya hesabından yaptığı kapsamlı açıklamada Özbekistan'ın son yıllarda geçirdiği ekonomik, sosyal ve kültürel dönüşüme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Özbekistan'ın Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev liderliğinde uygulanan reformlarla Türk dünyasının önemli merkezlerinden biri hâline geldiğini belirten Ersoy, ülkenin kalkınma vizyonunu “Üçüncü Rönesans” kavramı üzerinden değerlendirdi.

“Özbekistan, Türk dünyasının yükselen merkezlerinden biri”

Özbekistan'ın bağımsızlığının 35'inci yılına yaklaşırken bin yılı aşan devlet ve medeniyet birikimini geleceğe taşıdığını belirten Ersoy, Mirziyoyev dönemindeki reformların ülkenin dönüşümünü hızlandırdığını ifade etti.

Ersoy açıklamasında şu değerlendirmelere yer verdi:

Özbekistan, bağımsızlığının 35. yılına yaklaşırken bin yılı aşan devlet ve medeniyet geleneğinin çağdaş dünyadaki temsilcilerinden biri olarak dikkat çekmektedir. Son yıllarda Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev liderliğinde gerçekleştirilen reformlar, ülkenin ekonomik, sosyal ve kültürel dönüşümünü hızlandırırken Özbekistan'ı Türk dünyasının yükselen merkezlerinden biri hâline getirmektedir. Bu büyük potansiyelini ilk etabına 100 milyar dolarlık yatırım yaptığı Yeni Taşkent şehri başta olmak üzere şehircilikte de dev hamlelerle genişletmektedir.

Ersoy, Özbekistan'ın kalkınma hedeflerinin yalnızca ekonomik göstergelerle sınırlı olmadığını, ülkenin tarihsel ve kültürel mirasını yeniden canlandırmayı da hedeflediğini belirtti.

“Üçüncü Rönesans geçmişin çağdaş dünyadaki devamı”

Özbekistan'da son yıllarda öne çıkan “Üçüncü Rönesans” kavramının ülkenin geleceğine ilişkin kapsamlı bir vizyonu ifade ettiğini belirten Ersoy, bu hedefin tarihsel hafızanın canlandırılması, devlet kurumlarının güçlendirilmesi ve gelecek kuşakların refahının artırılması üzerine kurulduğunu kaydetti.

Özbekistan'ın tarihindeki iki büyük bilim, kültür ve medeniyet dönemine dikkat çeken Ersoy, Birinci Rönesans'ın 9-11'inci yüzyıllar arasında Türk-İslam medeniyetinin yükselişine, İkinci Rönesans'ın ise Emir Timur ve Timurîler dönemindeki bilim, sanat ve şehircilik atılımlarına dayandığını ifade etti.

Ersoy, günümüzdeki dönüşümü ise bu tarihsel mirasın devamı olarak değerlendirdi:

Günümüzde Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev tarafından ortaya konulan Üçüncü Rönesans hedefi, işte bu iki büyük tarihsel yükseliş döneminin çağdaş dünyadaki devamı olarak görülmektedir. Ülke, tarihi ve kültürel mirasını kapsayıcı yenileme çalışmalarıyla yeniden gün yüzüne çıkartmaktadır. Bu doğrultuda tamamlanan ve ihya edilen İmam Buhari Külliyesi, son zamanlarda Türk-İslam medeniyeti için sunulmuş en büyük hizmetlerden biri olmuştur. Mirziyoyev yönetimi, yalnızca ekonomik reformlara odaklanmamış; aynı zamanda milli kimliğin güçlendirilmesi, kültürel mirasın korunması, aile kurumunun desteklenmesi ve mahalle kültürünün yaşatılması gibi toplumun temel dinamiklerini de kalkınma sürecinin merkezine yerleştirmiştir.

Genç nüfus vurgusu

Ersoy açıklamasında Özbekistan'ın sahip olduğu genç nüfusa da özel bir bölüm ayırdı. Resmi verilere göre nüfusun yaklaşık yüzde 60'ının gençlerden oluştuğunu belirten Ersoy, bunun ülkeye önemli bir dinamizm kazandırdığını ancak eğitim, istihdam ve nitelikli insan kaynağı konusunda da büyük sorumluluklar doğurduğunu ifade etti.

Özbekistan nüfusunun 2050'ye doğru 50 milyona yaklaşmasının beklendiğini belirten Ersoy, bu durumun ülkeyi Türk dünyasının en önemli insan kaynağı merkezlerinden biri hâline getirebileceğini söyledi.

Ersoy, genç nüfusun gerçek bir ekonomik ve toplumsal avantaja dönüşmesi için eğitim ve teknoloji yatırımlarının artırılması gerektiğine dikkat çekerek, Özbekistan'ın yalnızca emek gücü ihraç eden bir ülke olmaktan çıkıp yüksek katma değerli üretime yönelmesi gerektiğini belirtti.

“Özbek gençleri teknoloji üreticisi olmalı”

Özbekistan vatandaşlarının önemli bölümünün Rusya başta olmak üzere farklı ülkelerde çalıştığını ve ülkeye gönderilen dövizlerin ekonomiye katkı sunduğunu ifade eden Ersoy, uzun vadeli hedefin nitelikli insan kaynağının ülkede tutulması olması gerektiğini savundu.

Ersoy, bu konudaki değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı:

Ancak genç nüfusun tek başına bir avantaj olarak görülmesi yeterli değildir. Esas mesele, bu nüfusun nitelikli eğitimle desteklenmesi ve küresel rekabet ortamında söz sahibi olacak şekilde yetiştirilmesidir. Bugün milyonlarca Özbek vatandaşı Rusya başta olmak üzere farklı ülkelerde çalışmaktadır. Yurt dışındaki Özbek işçilerinin ülkeye gönderdiği döviz miktarı yıllık milyarlarca doları bulmaktadır. Bu gelirler ekonomiye önemli katkılar sağlasa da uzun vadeli hedef, Özbek gençlerinin yalnızca emek gücü ihraç eden bir toplumun fertleri olarak değil; bilim insanı, mühendis, akademisyen, girişimci ve teknoloji üreticisi olarak dünya sahnesinde yer almaları olmalıdır.

 

Independent Türkçe

DAHA FAZLA HABER OKU