Geçmişteki kraliyet programlarının resmen kayıtlara geçtiği Saray Sirküleri'nde 20 Şubat Perşembe'ye bakarsanız, eski prens Andrew yüzünden kraliyet ailesini saran krize dair hiçbir fikriniz olmaz.
Andrew Mountbatten-Windsor bir polis merkezinde tutulurken Kral, Londra Moda Haftası'nın açılışını yapmaya gitmeden önce İspanya ve El Salvador'un yeni büyükelçileriyle görüşüyordu. Dame Anna Wintour'la konuşan Kraliçe Camilla da moda dünyasıyla meşgulken Kraliyet Prensesi, Batı Yorkshire'da bir tekstil fabrikasını ziyaret ederek Britanya kıyafetleri için üzerine düşeni yapıyordu. Erkek kardeşi 66. doğum gününü polis gözetiminde geçirirken Anne, Leeds hapishanesini ziyaret ederek parmaklıklar ardındaki hayata bir göz attı.
Eğer Andrew'un gözaltına alındığı gün, akrabaları açısından Carry On Regardless (Aldırma Devam Et) filmindeki anlayışla geçmiş gibi görünüyorsa bu tamamen kasıtlı. Kral'ın açıklamasında belirtildiği gibi: "Ailem ve ben hepinize karşı görevimizi ve hizmetimizi sürdüreceğiz..." Mesaj netti: Gösteri devam edecekti.
Monarşinin amacına dair bu görüş, nesiller boyunca Windsor Hanedanı'nı şekillendirdi ve içinde kalanlar, bunun kendilerini ayrılanlardan ayırdığını düşünmeyi seviyor.
fazla oku
Bu bölüm, konuyla ilgili referans noktalarını içerir. (Related Nodes field)
Galler Prensi'yken istikrarla durmadan kamu hizmeti sürdüreceği bir hayata meraklı biri olmayan VIII. Edward, tahta çıktıktan o kadar kısa süre sonra yeni eşi Bayan Wallis Simpson'la birlikte çekildi ki taç giyme töreni bile yapılmadı. Prens Harry ve Meghan Markle artık Wigan ve Pontefract ziyaretleri yerine polo, ödül törenleri ve Netflix belgeselleriyle dolu bir hayata sahip. Eski prens Andrew, Saray Sirküleri'nde düzenli olarak yer alıyordu ama partilerde de zaman harcadığını ve hem kraliyet personelini hem de ticaret elçisi unvanıyla yaptığı seyahatlerinde tanıştığı insanları hoyrat davranışlarıyla üzdüğünü şimdi öğrendik. Onun için içerideki düşman denebilir. O esnada erkek kardeşleri Charles ve Edward'la kız kardeşi Anne, görevlerine bağlılıklarıyla dedeleri VI. George ve anneleri II. Elizabeth'in izinden gidiyordu.
Ancak "Asla şikayet etme, asla açıklama" mottosu ve temelinde yatsa da vurgulanmayan Hıristiyanlık felsefesiyle birlikte (Sonuçta hükümdar İngiltere Kilisesi'nin başıdır) Windsor Hanedanı'nın bu düşüncesi, artık yetmiyor. Liderlik düşüncesi değişti, halkın beklentileri gibi...
Halkın hükümdardan daha fazlasını beklediğine dair işaretler halihazırda II. Elizabeth döneminde de vardı. 1966'da kömür madeninin atık yığınının çökmesiyle Galler'in güneyindeki Aberfan köyünü saran heyelan, 116 çocuğun ve 28 yetişkinin ölümüne neden olmuştu. II. Elizabeth'in mahvolmuş topluluğu ziyaret etmesi bir haftadan fazla zaman almış ve kendisi çok az duygu göstermişti. Sonrasında kurtarma hizmetlerinin önüne geçmekten endişe duyduğunu belirtse de kendisinin empati yoksunluğu eleştirilmişti.
1997'de Galler Prensesi Diana'nın ölümüne gösterdiği tepkide de benzer bir ihtiyat vardı. Başkente dönmesi 5 gün sürmüş, ancak tabloidlerdeki "Bize Önemsediğinizi Gösterin Hanımefendi" manşetlerinden ve yoğun kamuoyu baskısından sonra ulusa seslenmeye karar vermişti.
Kraliyet ailesinin bu duygu gösterme çağından ders çıkardığına dair işaretler var. Galler Prensesi’nin kanser teşhisini açıkladığı video ve Kral'ın kanser olduğunu açıkladıktan sonra geçmiş olsun kartlarını açtığı görüntüler, insani bir dil konuşabildiklerini göstermenin yollarıydı. Başka bir deyişle monarşi, görevlerinin yanı sıra empatide de performans sergilemeye başladı.
Kraliyet ailesinin Andrew Mountbatten-Windsor konusunda harekete geçmesi yıllar aldı. Artık polis devreye girerken Kral görevle ilgili açıklamasının yeterli olup olmadığına veya yeni kraliyet yaklaşımının ulusa seslenmesini gerektirip gerektirmeyeceğine karar vermek zorunda kalacak.
Şimdilik polis soruşturmasına ve yasal sürece müdahale etmemesi gerektiğini söyleyebilir. Ama bunların bittiği bir zaman gelecek ve o zaman insanlar Charles'tan daha fazlasını talep edebilir: Bize Önemsediğinizi Gösterin Efendim. Bu sadece kendi döneminin nasıl hatırlandığını değil, aynı zamanda monarşinin geleceğini de belirleyebilir.
Independent Türkçe için çeviren: Eren Umurbilir
© The Independent