Yalanda değil, gerçekte yaşamak isteyenlerden kıymetli dostum Hasan Cemal'in Ankara 24. Asliye Ceza Mahkemesi'nde yaptığı savunmayı dinlemek bana iyi geldi...
Köşemden bir bölümünü aynen yayımlıyorum. İyi okumalar...
Buraya kendimi savunmak için gelmedim. Kendimi savunmaya ihtiyacım yok. Ben, yalan nedir biliyorum çünkü... Ömrüm yalanlarla mücadele ederek geçti. Kendi iç dünyamda da yalanlarla hep kavga ettim. Bu memlekette, insanları yalanda yaşatmak için nasıl korkunç bir devlet aygıtı kurulduğunu çok iyi biliyorum. Hayatta yaşadığım, tanık olduğum acılar bana bunu öğretti. Yalanda yaşamayı reddedenlerin bu memlekette, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşundan başlayarak nasıl cadı kazanlarına atıldığını, onlara ne büyük acılar yaşatıldığını biliyorum. Bugün de hapishaneler yalanda yaşamaya reddedenlerle dolu. Ben de yalanda yaşamayı reddettim. Bu nedenle buradayım, mahkemenizin önündeyim. Ben de terörü, şiddeti reddettiğim için buradayım. Barışı savunduğum için buradayım. Yalanda yaşamayı reddettiğim için buradayım.
İki ay sonra 82 yaşına basıyorum. 57 yıldır gazeteciyim. Bunca yıldır yazıyorum. On üçüncü kitabım, "Hayat İşte Böyle Geçip Gidiyor" adını taşır. Hepimiz için öyle, doğrularıyla yanlışlarıyla geçip gider. Hayatta ben de epeyce yanlış yaptım. Olmadık yalanları savunduğum dönemler de oldu. Ama sonunda yalanlardan kurtuldum.
Ben barışı savunuyorum. Hukukun üstünlüğünü savunuyorum. İfade özgürlüğünü savunuyorum. Tüm farklılıkların bir arada, aynı çatı altında ve barış içinde yaşamalarından yanayım. Kısacası: Demokrasiyi, hak hukuk adaleti savunuyorum.
16 Ocak 2016 tarihli “Diktatör Bozuntusu” başlıklı yazımdan dolayı Ankara 24. Asliye Ceza Mahkemesi 1 Mart 2017 tarihinde Cumhurbaşkanına hakaret suçundan 11 ay 20 gün hapisle cezalandırılmama ve cezanın ertelenmesine karar vermişti. Kararı Yargıtay bozdu. Sözü uzatmak istemiyorum. Yalanda yaşamayı reddediyorum. Bunun için de geçen yıl "Zamane Diktatörleri" isimli kitabımı yayınladım. Bugün Türkiye’de insanlara yalanda yaşamayı dayatan rejimin hukukla, özgürlükle, kısacası demokrasiyle ilgisi olmadığının altını bir kez daha çiziyorum.
Hiç kuşkum yok: Yalanda değil, gerçekte yaşamak isteyenler, demokrasi ve özgürlüğü savunanlar kazanacak sonunda.
*Bu içerik serbest gazeteci veya konuk yazarlar tarafından hazırlanmıştır. Bu içerikte yer alan görüş ve ifadeler yazara aittir ve Independent Türkçe'nin editöryal politikasını yansıtmayabilir.
© The Independentturkish