ÖZET
Bu makale, Türkiye’de barış süreçlerinin süreklilik kazanamaması olgusunu, devletin içindeki “mezo (orta) düzey” kurumsal aktörlerin veto kapasitesi üzerinden analiz etmektedir. Kamuoyuna yansıyan kimi beyanlarda, barış girişimlerinin devlet içinde belirli unsurlar tarafından sistematik biçimde engellendiği ileri sürülmüştür. Çalışma, bu iddiaları kişisel suçlama düzeyinde değil, modern devletin çok katmanlı egemenlik yapısı içinde değerlendirmektedir. “Mezo güç” kavramı; siyasal liderlik ile alt bürokrasi arasında konumlanan, bilgi tekeli, operasyonel aygıtlar, kadro sürekliliği ve ağsal bağlantılar aracılığıyla fiilî veto kapasitesi üretebilen aktörleri ifade eder. Makale, 1992’den itibaren barış girişimlerinin tekrar eden kırılma örüntülerini kronolojik biçimde ele almakta ve sabotaj kapasitesinin “süreklilik–aygıt–aktarım” ekseninde nasıl mümkün olduğunu tartışmaktadır.
Anahtar Kelimeler: Mezo güçler, veto rejimi, barış süreçleri, spoiler aktörler, kurumsal egemenlik
GİRİŞ: EGEMENLİĞİN PARÇALI İCRASI VE “VETO KAPASİTESİ”
Barış süreçleri çoğu zaman siyasal liderlik düzeyinde başlatılır. Ancak modern devletlerde egemenlik, tek merkezli bir irade değildir; kurumsal süreklilik taşıyan çok katmanlı yapılara bölünmüş biçimde icra edilir. Stephen Krasner’in klasik analizinde gösterdiği üzere devlet biçimsel olarak egemen kalsa bile fiilî egemenlik uygulamada çelişkili odaklara parçalanabilir.¹
Bu nedenle barış süreçlerinin kesintiye uğraması yalnızca siyasi irade dalgalanmasıyla değil, devlet içindeki “mezo düzey veto aktörleri”nin kurumsal kapasitesiyle de açıklanmalıdır. Bu çalışma, 1992’den itibaren barış arayışlarının tekrar eden kırılma tiplerini inceleyerek, “engelleme” iddiasını mümkün kılan araç setlerini görünür kılmayı amaçlar.
I. MEZO GÜÇLER: ARA KATMAN EGEMENLİĞİ VE VETO REJİMİ
Mezo güçler, siyasal liderlik ile alt bürokrasi arasında konumlanan ara katman aktörlerdir. Bunların gücü seçimden değil, kurumsal mevzilenmeden doğar. Veto kapasiteleri çoğu zaman dört kaynaktan beslenir:
- Bilgi tekeli ve sızıntı kapasitesi
- Operasyonel aygıtlar ve güvenlik doktrini
- Yargısal/bürokratik bloke mekanizmaları
- Medya ve algı çerçeveleme gücü
Bu aktörler “karar aldırmayan” değil, daha çok “alınan kararı uygulatmayan” bir fiilî egemenlik üretir.
II. 1992–1993: İLK ATEŞKES GİRİŞİMİ VE ERKEN KIRILMA
1990’ların başı, çatışmanın yoğunlaştığı ancak siyasal çözüm ihtimalinin ilk kez görünür biçimde belirdiği bir dönemdir. 1993 yılı Mart ayında PKK tarafından ateşkes ilan edilmiş, bu girişim kamuoyunda “ilk barış eşiği” olarak tartışılmıştır.²
TBMM tutanaklarında da o dönemde hükümetin “ateşkes tahmini” ve “geçen Mart’ta ateşkes anlaşması” iddialarının dile getirildiği görülmektedir.³ Bu, barış ihtimalinin Meclis gündemine dahi yansıdığı erken bir örnektir.
Ancak ateşkes kısa ömürlü olmuş ve süreç hızla yeniden çatışma döngüsüne dönmüştür.
Mezo veto örüntüsü: Barış ihtimali belirdiğinde, güvenlik refleksleri ve kriz üretme kapasitesi devreye girebilir. Süreç kurumsal teminata bağlanmadıkça, mezo aygıtların müdahale alanı genişler.
III. 1999: YENİ DÖNEM VE KURUMSALLAŞMA EKSİKLİĞİ
1999’da Abdullah Öcalan’ın yakalanması ve İmralı süreci, çatışmanın seyrinde önemli bir dönemeç oluşturmuştur. Uluslararası kronolojiler, bu dönemde örgütün ateşkes ilan ettiğini ve çatışmanın yoğunluğunun görece azaldığını kaydetmektedir.⁴
Ancak bu evrede çözüm arayışlarının TBMM zeminine taşınması, şeffaf normatif çerçeve ve demokratik denetim mekanizmaları üretilememiştir. Süreç kurumsallaşmadıkça, mezo veto odaklarının manevra alanı büyümüştür.
IV. 2004: ATEŞKESİN BOZULMASI VE “SÜREKLİLİK TESTİ”
1999 sonrası görece düşük yoğunluklu evrenin ardından, 2004 yılında ateşkesin sona erdiği ve çatışmanın yeniden tırmandığı parlamenter güvenlik raporlarında açıkça belirtilmektedir.⁵
Bu dönüş, barış evrelerinin kurumsal güvenceye bağlanmadığında nasıl geçici kaldığını göstermiştir.
Mezo veto örüntüsü: Eğer barış ihtimalleri her dalgada benzer biçimde bozuluyorsa, burada bir “kadro sürekliliği” ve çatışma doktrininin aktarımı söz konusudur.
V. 2009: DEMOKRATİK AÇILIM VE MEŞRUİYET MALİYETİ
2009’da demokratik açılım çerçevesinin görünürleşmesi, barış girişimlerinin kamuoyu algısı üzerinden ne kadar kırılgan olduğunu ortaya koymuştur.
Mezo veto örüntüsü: Mezo aktörler yalnız güvenlik bürokrasisinde değil, medya ve algı ağlarında da mevzilenebilir. Süreç “devletin zayıflaması” çerçevesine sıkıştırıldığında siyasal maliyet artar.
VI. 2009–2011: OSLO TEMASLARI VE ENFORMASYON SABOTAJI
MİT ile PKK arasında Oslo’da yürütülen temaslara ait olduğu belirtilen bir ses kaydının Eylül 2011’de internete sızdırılması, müzakerenin teknik şartı olan gizliliği hedef almıştır.⁶
Mezo veto örüntüsü: Süreci boğmanın en düşük maliyetli yolu ifşadır. Bu, erişim yetkisi ve koruma kalkanı olan ağsal kadroların varlığını ima eder.
VII. 2013–2014: TBMM ZEMİNİ, KOMİSYON VE YASAL ÇERÇEVE
2013 Nevruz mesajı sonrası süreç TBMM düzleminde kurumsallaştırılmaya çalışılmıştır. TBMM Genel Kurulu’nda “Toplumsal Barış Yollarının Araştırılması ve Çözüm Sürecinin Değerlendirilmesi” amacıyla Meclis Araştırması Komisyonu kurulmuş ve çalışmalar yürütülmüştür.⁷
Komisyonun görev süresi Resmî Gazete’de yayımlanan kararla uzatılmıştır.⁸
Ayrıca 10 Temmuz 2014 tarihli 6551 sayılı Kanun kabul edilerek çözüm sürecine ilişkin usul ve esaslar normatif zemine bağlanmıştır.⁹
Bu aşama, barışın ilk kez açık biçimde kurumsal ve yasal güvence aradığı evredir.
VIII. 2015: KRİTİK EŞİK VE YENİDEN KIRILMA
2015 Dolmabahçe açıklaması, sürecin resmileşme eşiği olarak görülmüş, ancak aynı yıl çatışmalı evreye geri dönüş yaşanmıştır.¹⁰
Mezo veto örüntüsü: Resmileşme ve kurumsallaşma eşikleri, veto aktörlerinin en yoğun müdahale alanlarıdır.
SONUÇ: “ENGELLEME” İDDİASININ KURUMSAL MANTIĞI
1992’den itibaren barış girişimlerinin tekrar eden biçimde kesintiye uğraması şu yapısal sonucu doğurur:
- Süreklilik varsa kadro aktarımı vardır.
- Kırılma tipleri benzerse araç setleri süreklidir.
- Barış her eşikte bozuluyorsa mezo veto rejimi sistematik kapasite üretmektedir.
Dolayısıyla barış süreçlerinin engellenebilirliği, yalnız aktör iradesi değil, devletin ara katmanındaki kurumsal veto kapasitesi meselesidir. Barışın kalıcı teminatı, demokratik denetim ve kurumsal reformdur.
DİPNOTLAR
- Stephen D. Krasner, Sovereignty: Organized Hypocrisy (Princeton: Princeton University Press, 1999), ss. 3–25.
- 1993 ateşkes açıklaması görsel arşiv: “Öcalan’ın İlk Ateşkes Açıklaması (1993),” 32. Gün Arşivi kayıtları.
- TBMM Tutanak Dergisi, 1993 yılında “Mart’ta ateşkes anlaşması” tartışması geçen birleşim.
- Associated Press, “Key dates in PKK’s armed struggle,” kronolojik özet.
- Australian Parliament, PKK Background Paper (2009), ateşkesin 2004’te bozulmasına ilişkin bölüm.
- Gatestone Institute, “Illegal Tape Alleges Secret PKK Talks,” 15 Sept 2011.
- TBMM Genel Kurul Tutanakları, 09 Nisan 2013, Meclis Araştırması Komisyonu kurulmasına ilişkin oturum.
- TBMM Kararı No.1050, Komisyon görev süresi uzatma kararı (Resmî Gazete).
- 6551 sayılı Kanun, “Terörün Sona Erdirilmesi ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun” (Resmî Gazete, 16/7/2014).
- 2013–2015 çözüm süreci kronolojisi ve Dolmabahçe eşiği için bkz. T24 dosyası.
*Bu içerik serbest gazeteci veya konuk yazarlar tarafından hazırlanmıştır. Bu içerikte yer alan görüş ve ifadeler yazara aittir ve Independent Türkçe'nin editöryal politikasını yansıtmayabilir.
© The Independentturkish