Kızıldeniz'in jeopolitik anahtarı: Cibuti

Dr. Osman Gazi Kandemir, Independent Türkçe için yazdı

Fotoğraf: AA

Dünya deniz ticaretinin yaklaşık yüzde 12'sinin geçtiği Babülmendep Boğazı'nın kıyısında yer alan Cibuti, Afrika Boynuzu'nun en küçük ülkesi olmasına rağmen küresel güvenlik mimarisinin vazgeçilmez bir düğüm noktası haline gelmiş durumda. Doğal kaynaklardan yoksun, kurak topraklara sahip bu mikro-devlet, coğrafyasını küresel güçlere "platform" olarak pazarlayarak benzersiz bir ekonomik model geliştirdi: askeri üsler üzerinden kira geliri sağlayan bir devlet yapısı.

Askeri Üsler Ekonomisi: Çok Kutuplu Bir Satranç Tahtası

Cibuti bugün dünyada ABD, Çin, Fransa, Japonya ve İtalya gibi küresel aktörlerin askeri üslerine eş zamanlı ev sahipliği yapan tek ülke konumunda. Bu çok uluslu askeri varlık, ülke ekonomisine yıllık 125 milyon doların üzerinde doğrudan kira geliri sağlıyor. ABD'nin 2002 yılında kurduğu Camp Lemonnier, Afrika'daki tek kalıcı Amerikan askeri üssü olarak yılda 70 milyon dolar kira ödemesi yapıyor. Yaklaşık 4 bin askeri ve sivil personelin görev yaptığı bu tesis, Kızıldeniz'deki Husi tehditlerine karşı bölgesel bir caydırıcılık kalesi işlevi görüyor.

Çin'in 2017'de açtığı ilk denizaşırı askeri üssü ise stratejik dengeler açısından başka bir kırılma noktası oluşturdu. Camp Lemonnier'e sadece yedi mil mesafedeki bu tesis, Pekin'in "Kuşak ve Yol Girişimi" kapsamında deniz yollarını güvence altına alma stratejisinin somut bir yansıması. Yıllık 20 milyon dolar kira ödeyen Çin, 2024 yılında Cibuti ile ilişkilerini "kapsamlı stratejik ortaklık" seviyesine çıkararak askeri ve ticari varlığını derinleştirdi. Fransa'nın eski sömürge gücü olarak sürdürdüğü varlığı ise yılda 34 milyon dolar artı 25 milyon dolarlık yardımla devam ediyor.

Etiyopya Bağımlılığı: Lojistik Merkez Vizyonu

Cibuti'nin ekonomik modelinin ikinci ayağını, 120 milyonluk nüfusa sahip komşusu Etiyopya'nın denize kıyısı olmamasından kaynaklanan avantaj oluşturuyor. Etiyopya dış ticaretinin yüzde 95'ini Cibuti limanları üzerinden gerçekleştiriyor ve bu ticaret Cibuti'ye yıllık yaklaşık 400 milyon dolar liman ücreti kazandırıyor.

Bu ekonomik entegrasyonun en somut simgesi, Çin finansmanıyla 4 milyar dolara inşa edilen 752 kilometrelik Addis Ababa-Cibuti demiryolu hattı. 2024 Mayıs'ından itibaren tamamen yerel personel tarafından işletilen hat, Etiyopya'nın ithalat ve ihracat süresini birkaç günden saatlere indirdi. Damerjog Endüstriyel Gelişim Bölgesi ise Cibuti'nin salt transit noktası olmaktan çıkıp bölgesel bir endüstriyel güç haline gelme hedefini somutlaştırıyor. Yıllık 13 milyon ton akaryakıt işleme kapasitesine sahip Damerjog Likit Dökme Limanı, Etiyopya'nın enerji güvenliği için kritik bir rol oynuyor.

2026 Seçimleri ve İstikrarın Kırılganlığı

Cibuti'nin "istikrar adası" imajının merkezinde, 1999'dan beri iktidarda olan 77 yaşındaki Cumhurbaşkanı İsmail Ömer Gulle bulunuyor. Ancak 2026 Nisan'ında yapılacak seçimlere doğru bu istikrar ciddi bir geçiş kriziyle karşı karşıya. Gulle, anayasadaki 75 yaş sınırını 2025 yılı sonunda kaldırarak altıncı dönem için aday olma yolunu açtı. Bu hamle, muhalefet tarafından "ömür boyu iktidar" girişimi olarak eleştiriliyor.

İktidarın Issa klanı içindeki tekelleşmesi, özellikle Afar elitleri ve genç nesiller arasında sessiz bir huzursuzluğa yol açıyor. Daha da önemlisi, Gulle sonrası dönem için şeffaf bir geçiş planının olmaması, yabancı yatırımcılar ve askeri kiracılar için en büyük belirsizlik kaynağı.

Makroekonomik Büyüme ve Sosyal Uçurum

Cibuti'nin makroekonomik göstergeleri ile halkın yaşam standartları arasında derin bir uçurum var. 2025 itibarıyla GSYİH büyümesi yüzde 6,5 civarında seyrederken, işsizlik oranı yüzde 26 seviyesinde ve genç nüfusta bu oran yüzde 47'ye kadar çıkıyor. Halkın yüzde 21'i aşırı yoksulluk sınırının altında yaşıyor ve gıda ile enerji ihtiyacının neredeyse tamamı ithalata bağımlı. Ekonominin büyük ölçüde sermaye yoğunluklu liman ve üs sektörlerine dayanması, geniş kitleler için istihdam yaratan tarım ve imalat sektörlerinin ihmal edilmesine neden oldu.

Denge Oyunu: Mısır ve Türkiye Faktörü

Cibuti dış politikasını "tarafsızlık" ve "çoklu angajman" prensipleri üzerine inşa etti. Bu bağlamda iki gelişme dikkat çekiyor. Mısır, Etiyopya ile yaşadığı Nil barajı krizi nedeniyle 2025 sonunda Cibuti ile kapsamlı askeri ve liman anlaşmaları imzaladı. Doraleh limanında Mısır savaş gemileri için rıhtımlar inşa edilmesi ve elit askeri birliklerin konuşlandırılması, Etiyopya üzerinde "kinetik çevreleme" stratejisi olarak yorumlanıyor.

Türkiye ise Doğu Afrika politikasında Cibuti'yi merkezi bir lojistik ve diplomatik merkez olarak konumlandırdı. IDEF 2025 fuarında imzalanan askeri protokol ile Cibuti ordusuna modernizasyon ve eğitim desteği sağlanıyor. Daha önemlisi, Türkiye'nin Etiyopya ve Somali arasındaki deniz erişimi krizinde başlattığı "Ankara Süreci", Cibuti'nin de dahil olduğu bölgesel barış mimarisinde kilit rol oynuyor.

Kızıldeniz Krizi ve 2026 Projeksiyonu

2023 sonunda başlayan Husi saldırıları, 2025'te de Babülmendep Boğazı'ndan geçen ticari gemiler için büyük risk oluşturmaya devam ediyor. Gemilerin Ümit Burnu'na yönelmesi nedeniyle boğaz geçişleri Haziran 2025'te rekor düşük seviyeye geriledi ve Cibuti limanlarının transshipment gelirlerinde yüzde 7 ila 10'luk düşüş yaşandı.

Ocak 2025'te başlayan ikinci Trump dönemi ise ABD'nin Afrika'ya bakışında daha pragmatik ve "Çin odaklı" bir süreci başlattı. Camp Lemonnier'in savunma kapasitesinin artırılması önceliklendirilirken, ABD'nin Somaliland'deki Berbera limanına artan ilgisi, Cibuti'nin tekel konumunu sarsabilecek bir diğer unsur olarak öne çıkıyor.

Cibuti, 2026'ya doğru ilerlerken stratejik coğrafyasını metalaştırma stratejisinin hem zirvesini hem de sınırlarını yaşıyor. Ülkenin başarısı, küresel güçlerin rekabetinden sağladığı kira gelirlerini halkın refahını artıracak yapısal reformlara ne ölçüde dönüştürebileceğine bağlı olacak.

 

*Bu içerik serbest gazeteci veya konuk yazarlar tarafından hazırlanmıştır. Bu içerikte yer alan görüş ve ifadeler yazara aittir ve Independent Türkçe'nin editöryal politikasını yansıtmayabilir.

 

© The Independentturkish

DAHA FAZLA HABER OKU