Bilim insanları, ABD'li diplomatları vuran Havana Sendromu'nun sorumlusunu işaret etti: Mikrodalga enerjisi

ABD yönetimi bu konudaki suskunluğunu raporla birlikte bozdu

Bazı ABD'li çalışanlar, hastalığa dayanamayıp emekliye ayrılmıştı (Reuters)

ABD yönetiminin yayımladığı yeni çalışma, Küba ve Çin’de görev yapan ABD'li diplomatların yaşadığı Havana Sendromu adı verilen rahatsızlığın en muhtemel açıklamasının yönlendirilmiş darbeli mikrodalga enerjisi olduğunu ortaya koydu.

fazla oku

Bu bölüm, konuyla ilgili referans noktalarını içerir. (Related Nodes field)

Küba’daki ABD Büyükelçiliği’nde 2016 ve 2017 arasında CIA ajanları da dahil olmak üzere 25 ABD’li görme bozukluğu, hafıza kaybı ve bunlar gibi birçok rahatsızlığa neden olan ciddi beyin hasarı geçirmişti. Bu olaydan hemen sonra da Çin’deki 15 ABD’li çalışan da benzer semptomlar göstermişti.

CBS News'ın haberine göre, Çin’in Guanco şehrindeki ABD konsolosluğunda çalışan Mark Lenzi, geçen sene yaptığı açıklamada, 2017’de evde eşiyle birlikte garip sesler duyduktan sonra semptomları yaşamaya başladıklarını söylemiş ve “Bunun radyo frekansı enerjisi olduğuna inanıyorum” ifadelerini kullanmıştı.

Berkeley Lab, farklı radyo frekansları navigasyon, televizyonla radyo yayınları, kablosuz iletişim gibi alanlarda olduğu gibi endüstriyel, bilimsel ve tıbbi kullanım için de kullanıldığını bildiriyor. Mikrodalga enerjisi, radyo frekansının bir alt kümesi olarak kabul ediliyor.

ABD Ulusal Bilimler Akademisi, ABD Dışişleri Bakanlığı’na sunduğu raporda söz konusu rahatsızlığı araştırdı.

Cumartesi yayımlanan raporda, çalışanların bildirdiği baş dönmesi, baş ağrısı, yorgunluk, bulantı, hafıza kaybı gibi semptomların radyo frekansı enerjisinin etkileriyle tutarlı olduğu ortaya konarak şu ifadelere yer verildi:

Genel olarak, yönlendirilmiş darbeli radyo frekans enerjisi, özellikle de bariz erken belirtilere sahip kişilerde, bu vakaları açıklama konusunda en makul mekanizma gibi görünüyor.

Bilim insanları, kimyasallara maruz kalma ve bulaşıcı hastalıklar gibi nedenleri de incelerken bunların muhtemel olmadığını vurguladı.

Öte yandan, söz konusu kişilerin aynı dış uyarana farklı yanıtlar verebileceği, bu yüzden hastalardan alınan ilk raporların doğru olmayabileceği ifade edildi. Olayların değişkenliğinin, “psikolojik ve sosyal faktörlerin” olası etkisine açık kapı bıraktığı belirtildi.

 

Independent Türkçe, CBS News, New York Times, NZ Herald

Derleyen: Uğurcan Yıldız

DAHA FAZLA HABER OKU