ABD'de bu tür suçlar son derece nadir olmasına rağmen Başkan Donald Trump'ın yasadışı oy kullanmakla suçlanan yabancı uyruklulara karşı dava açılması için savcılara baskı yaptığı bildiriliyor.
fazla oku
Bu bölüm, konuyla ilgili referans noktalarını içerir. (Related Nodes field)
The New York Times'ın haberine göre Adalet Bakanlığı'ndan üst düzey bir yetkili, bu tür suçlarla ilgili 90'dan fazla süren soruşturmanın yönetim için "son derece açık" bir şekilde en önemli önceliklerden biri olduğunu söyledi.
Gazeteye göre bu baskı, Adalet Bakanı Yardımcısı Aakash Singh'in 13 Mayıs'ta ülke genelindeki düzinelerce savcıyla yaptığı bir telekonferans görüşmesinden kaynaklandı.
The Independent, yorum almak için Adalet Bakanlığı'yla iletişime geçti.
Yönetim, kanıtların son derece nadir olduğunu gösterdiği yabancı uyrukluların oy kullanmasına karşı sert önlemler alınması çağrısını tekrar tekrar dile getiriyor.
Yaklaşık 49,5 milyon seçmen kaydına bakılan yakın zamanlı federal incelemede, vatandaş olmayanların yaygın olarak oy sahtekarlığı yaptığına dair hiçbir kanıt bulunamadı ve yalnızca yaklaşık 10 bin vaka daha fazla inceleme için İç Güvenlik Soruşturmaları'na sevk edildi.
Yine de başkan ve müttefikleri, vatandaş olmayanların oy kullanmasını sürekli hem yaygın hem de seçim bütünlüğüne yönelik varoluşsal bir tehdit olarak tanımlıyor. Genellikle Demokratların ve diğer seçkinlerin seçimlerdeki şanslarını artırmak için yasadışı göçü kasten teşvik ettiği yönündeki ırkçı komplo teorisini tekrarlıyorlar.
Perşembe günü Truth Social'da yaptığı paylaşımda başkan, kanıt olmaksızın Demokratları "oy çalmakla" suçladı ve Cumhuriyetçileri, seçmenler için yeni ve sıkı vatandaşlık kanıtı şartları getirecek Amerika'yı Kurtarma Yasası'nı geçirmeye çağırdı.
Adalet Bakanlığı ayrıca, oy kayıtlarına ayrıntılı erişim sağlamak için eyaletlere dava açtı.
Başkan ayrıca, kendisi de posta yoluyla oy kullanmasına rağmen, sıklıkla asılsız bir şekilde hileli olduğunu iddia ettiği posta yoluyla oy kullanma yöntemini tamamen ortadan kaldırmak için de çaba sarf ediyor.
Cumhuriyetçi başkan, yasadışı göçmenlikle ilgili iddialarını sık sık oy verme hakkındaki komplo teorileriyle ilişkilendiriyor. Bu ara seçim döneminde oy verme merkezlerinin önüne asker veya ICE ajanlarının konuşlandırılması ihtimalini masadan kaldırmayı reddederek, bu hamleyi seçim bütünlüğü için önemli diye nitelendiriyor. Ancak eleştirmenler bunun yasal seçmenlerin sindirilmesine yol açabileceğini söylüyor.
Seçmen kimliği mücadelesinin ötesinde yönetim, Cumhuriyetçilerin daha fazla sandalye kazanması amacıyla ara seçimler öncesinde alışılmadık bir şekilde 2020'lerin ortasında seçim bölgelerini yeniden düzenleme girişiminde bulunmaları için Cumhuriyetçi müttefiklerini zorluyor.
Bu kampanya, hem kırmızı hem de mavi eyaletlerin kasımdan önce haritalarını yeniden oluşturmaya çalıştığı, ülke çapında bir seçim bölgesi yeniden düzenleme savaşına yol açtı.
Yüksek Mahkeme'deki muhafazakar çoğunluk, yakın zamanda aldığı bir kararla Cumhuriyetçilere destek verdi. Bu karar, tarihi öneme sahip Seçme Hakları Yasası'ndan geri kalanları da etkisiz hale getirip Louisiana'da Demokratların kazanması muhtemel, çoğunluğu siyahi seçmenlerden oluşan bir seçim bölgesi oluşturan seçim haritasını reddetti.
*İçerik orijinal haline bağlı kalınarak çevrilmiştir. Independent Türkçe'nin editöryal politikasını yansıtmayabilir.
independent.co.uk/news/world/americas/us-politics
Independent Türkçe için çeviren: Çağatay Koparal
© The Independent