Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, açıklanan ağustos ayı enflasyon verilerini değerlendirdi.
Ağıralioğlu, yıllık enflasyonun yüzde 31,51, gıda enflasyonunun yüzde 33,79, ulaştırma enflasyonunun yüzde 35,08, konut, elektrik, gaz ve yakıt grubundaki artışın ise yüzde 39,77 olduğunu belirtti.
Ağıralioğlu, paylaşımında şu ifadeleri kullandı:
“Enflasyon düşüyor diyorsunuz. Millet de size soruyor: 'Nerede düşüyor?' Yıllık enflasyon yüzde 31,51. Gıda yüzde 33,79. Ulaştırma yüzde 35,08. Konut, elektrik, gaz ve yakıt yüzde 39,77 artmış. Şimdi siz millete diyorsunuz ki: 'Temel mal enflasyonu yüzde 15,9'a geriledi' İyi de millet istatistik satın almıyor. Ekmek alıyor, et alıyor, süt alıyor. Çocuğunun beslenme çantasını dolduruyor. İşe gidiyor, evine kira ödüyor, elektrik ve doğal gaz faturası ödüyor.”
“Enflasyonun düşmesi fiyatların düşmesi değildir”
Ağıralioğlu, enflasyon oranındaki düşüşün fiyatların gerilemesi anlamına gelmediğini belirterek, şöyle devam etti:
“Geçen yıl bin liraya aldığı gıda sepetine bugün yaklaşık bin 338 lira veriyor. Sonra çıkıp 'Enflasyon düşüyor' diyorsunuz. Enflasyonun düşmesi, fiyatların düşmesi değildir. Fiyatların artmaya devam ettiği, sadece artış hızının yavaşladığı anlamına gelir. Kira enflasyonu düşünce kira ucuzlamıyor. Gıda enflasyonu düşünce market ucuzlamıyor. Vatandaşın cebinden çıkan para azalmıyor.
Bir de dünyaya bakalım. Avro Bölgesi’nde yıllık enflasyon yüzde 3,3. Türkiye’de gıda enflasyonu yüzde 33,79. Aradaki farkı kim ödüyor? Emekli ödüyor. Asgari ücretli ödüyor. Esnaf ödüyor. Çocuğunun sofrasından kısmak zorunda kalan anne, baba ödüyor.”
“25 yılın sonunda hayat pahalılığı neden hâlâ düşmüyor?”
Ağıralioğlu, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'e yönelik de değerlendirmelerde bulunarak şunları kaydetti:
“Sayın Şimşek; siz 'fiyat istikrarı' diyorsunuz, millet market fiyatına bakıyor. Siz 'enflasyon düşüyor' diyorsunuz, millet 'maaşım neden yetmiyor' diye soruyor. Siz grafik gösteriyorsunuz, millet fiş gösteriyor. O yüzden artık millete rakamların arkasından bakmayın. Markete bakın. Pazara bakın. Emeklinin cüzdanına bakın. Asgari ücretlinin sofrasına bakın.
Ekonomi yalnızca tabloda yazan rakam değildir. Ekonomi, bir babanın çocuğunun istediğini alabilmesidir. Bir emeklinin, kasabın önünden başını eğmeden geçebilmesidir. Bir ailenin, ayın sonunu borçlanmadan getirebilmesidir. Enflasyon düşüyor olabilir. Peki 25 yılın sonunda milletin hayat pahalılığı neden hâlâ düşmüyor?”
ANKA