Değerli Independent Türkçe okuyucuları,
Yakın zamanda Türkiye'nin ASEAN'ın 12'nci Diyalog Ortağı olması vesilesiyle ülkemizin Güneydoğu Asya ile ilişkilerinin önümüzdeki dönemde neden daha fazla önem kazanacağına değinmiş, ardından dost ve kardeş ülke Endonezya ile Türkiye arasındaki gelişen ekonomik ve stratejik ilişkileri ele almıştım.
Bu kez aynı coğrafyada Türkiye açısından en az Endonezya kadar dikkatle takip edilmesi gerektiğini düşündüğüm bir başka dost ve kardeş ülkeye, Malezya'ya biraz daha yakından bakmak istiyorum.
Malezya ile Türkiye arasındaki ilişkileri yalnızca ortak tarihî ve kültürel bağlar veya iki Müslüman çoğunluklu ülke arasındaki siyasi yakınlık üzerinden değerlendirmek yeterli değildir. Malezya bugün Güneydoğu Asya'nın önemli üretim, teknoloji, enerji ve finans merkezlerinden biridir. Türkiye açısından Malezya'yı özellikle önemli kılan nokta da bence tam olarak burada yatmaktadır.
İki ülke arasındaki diplomatik ilişkiler 1964 yılında kurulmuş, ilişkiler 2014 yılında Stratejik Ortaklık, 2022 yılında ise Kapsamlı Stratejik Ortaklık seviyesine yükseltilmiştir. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Şubat 2025'te Malezya'ya gerçekleştirdiği ziyaret sırasında ticaret, savunma sanayii, enerji ve iletişim başta olmak üzere birçok alanda anlaşmalar imzalanmıştır.
Daha yakın zamanda ise Malezya Başbakanı Enver İbrahim'in Ocak 2026'daki Türkiye ziyareti sırasında iki ülke arasındaki ilk Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi toplantısı gerçekleştirilmiştir.
Dolayısıyla elimizde güçlü bir siyasi irade ve giderek daha kapsamlı hâle gelen kurumsal bir altyapı bulunmaktadır.
Bundan sonraki mesele bu siyasi yakınlığı daha fazla üretime, yatırıma, teknolojiye ve karşılıklı ekonomik bağımlılığa dönüştürebilmektir.
Bunu söylerken özellikle üç alanın altını çizmek istiyorum: elektronik ve yarı iletkenler, enerji ve finans.
Elektronik ve yarı iletkenlerde Malezya gerçeği
Malezya denildiğinde ülkeyi hâlâ yalnızca doğal kaynakları, palm yağı, turizmi veya Kuala Lumpur'un gökdelenleri üzerinden değerlendirmek ciddi bir eksiklik olur.
Malezya aslında küresel elektronik ve yarı iletken sanayisinin önemli merkezlerinden biridir.
Ülke uzun yıllardan beri elektrik ve elektronik ürünleri üretiminde küresel değer zincirlerine entegre olmuştur. Özellikle Penang ve çevresinde oluşan teknoloji ekosistemi bugün çok sayıda uluslararası elektronik ve yarı iletken şirketine ev sahipliği yapmaktadır.
Malezya hükümetinin verilerine göre ülke, küresel yarı iletken test ve paketleme pazarının yaklaşık yüzde 13'ünü karşılamakta ve dünyanın en büyük yarı iletken ihracatçıları arasında yer almaktadır. Yarı iletkenler aynı zamanda Malezya'nın elektrik ve elektronik ihracatının çok önemli bir bölümünü oluşturmaktadır.
Bu rakamların Türkiye açısından önemi olduğunu düşünüyorum.
Çünkü bugün yarı iletkenler yalnızca bilgisayarların veya cep telefonlarının bir parçası değildir. Otomotivden elektrikli araçlara, yapay zekâdan veri merkezlerine, haberleşme sistemlerinden savunma elektroniğine ve enerji altyapılarına kadar modern ekonominin hemen hemen bütün stratejik sektörleri çiplere bağımlı hâle gelmiştir.
Türkiye ise özellikle son yıllarda savunma elektroniği, insansız sistemler, otomotiv, elektrikli araçlar ve ileri teknoloji üretiminde önemli bir kapasite geliştirmektedir.
Dolayısıyla akla doğal olarak şu soru gelmektedir:
Türkiye'nin teknoloji ve mühendislik kapasitesi ile Malezya'nın yarı iletken ve elektronik üretim ekosistemi neden daha fazla buluşmasın?
Nitekim Malezya Başbakanı Enver İbrahim'in 2026 Kuala Lumpur-Ankara Diyaloğu'nda iki ülke arasındaki iş birliğinden bahsederken savunmanın yanı sıra eğitim, araştırma ve özellikle yarı iletkenleri açıkça zikretmesi son derece önemlidir.
Bu iş birliğini sadece Malezya'dan elektronik ürün ithal etmek şeklinde düşünmemek gerekir. Ortak araştırma projeleri, mühendis değişimleri, üniversite-sanayi iş birlikleri, çip tasarımı, yapay zekâ, veri merkezleri ve ileri üretim teknolojileri çok daha uzun vadeli bir ortaklığın parçaları olabilir.
Enerjide bir dünya şirketi: PETRONAS
Malezya ekonomisinin uluslararası alanda en tanınan sembollerinden biri kuşkusuz PETRONAS'tır.
PETRONAS yalnızca Malezya'nın millî enerji şirketi değildir. Petrol ve doğal gaz arama ve üretiminden LNG'ye, petrokimyadan madeni yağlara ve yeni enerji teknolojilerine kadar faaliyet gösteren küresel bir enerji şirketidir.
Türkiye'de de PETRONAS markası özellikle madeni yağlar ve diğer ticari faaliyetleri nedeniyle uzun süredir bilinmektedir.
Ancak bence Türkiye-PETRONAS ilişkisine yalnızca mevcut ticari faaliyetler açısından bakmamak gerekir.
Türkiye son yıllarda enerji kaynaklarını ve tedarik rotalarını çeşitlendirmeye, LNG altyapısını geliştirmeye ve kendi millî enerji şirketlerinin uluslararası faaliyetlerini artırmaya çalışmaktadır. Malezya ise hem hidrokarbon üretimi hem de LNG piyasaları konusunda onlarca yıllık tecrübeye sahiptir.
Bu nedenle PETRONAS ile Türk enerji şirketleri arasında LNG, petrol ve doğal gaz arama ve üretimi, petrokimya, enerji teknolojileri ve yenilenebilir enerji alanlarında geliştirilebilecek ortaklıkların ciddi bir potansiyeli olduğunu düşünüyorum.
Nitekim Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Şubat 2025'te gerçekleştirdiği Malezya ziyareti sırasında enerji dönüşümü alanında iş birliğinin geliştirilmesine yönelik düzenlemeler de iki ülkenin gündemine girmiştir.
Bundan sonraki dönemde bu iş birliğinin şirketler ve somut projeler düzeyinde daha görünür hâle gelmesi önemlidir.
PETRONAS gibi dünya çapında faaliyet gösteren bir Malezya şirketinin Türkiye ile ilişkilerinin derinleşmesi yalnızca enerji ticareti anlamına gelmez. Ortak yatırım, mühendislik, teknoloji transferi ve hatta Türkiye üzerinden üçüncü ülkelere yönelik ortak girişimler de düşünülebilir.
Türkiye'nin Avrupa, Balkanlar, Kafkasya, Orta Asya ve Orta Doğu arasında sahip olduğu coğrafi konum ile Malezya'nın Güneydoğu Asya'daki ekonomik bağlantıları birlikte değerlendirildiğinde, iki ülke şirketlerinin yalnızca birbirlerinin pazarlarına değil üçüncü pazarlara da birlikte açılmaları mümkündür.
Kuala Lumpur ve İstanbul arasında finans köprüsü
Malezya'nın Türkiye için ayrıca özellikle önemli olabileceğini düşündüğüm üçüncü alan finans, daha özel olarak ise İslami finans ve katılım finansıdır.
Kuala Lumpur bugün İslami bankacılık, sukuk, tekafül ve diğer İslami finans araçları açısından dünyanın en gelişmiş finans merkezlerinden biridir.
Malezya'nın bu alandaki önemi yalnızca İslami finans kuruluşlarının sayısından kaynaklanmamaktadır. Ülke yıllar içerisinde mevzuat, denetim, şeriat uyumluluğu, sermaye piyasaları ve finansal ürün geliştirme konularında oldukça kapsamlı bir ekosistem oluşturmuştur.
Türkiye ise İstanbul Finans Merkezi ile uluslararası ve bölgesel bir finans merkezi olma hedefini sürdürmektedir.
Dolayısıyla İstanbul ile Kuala Lumpur arasında daha güçlü bir finans köprüsü kurulması her iki ülke açısından da faydalı olabilir.
Temmuz 2025'te İstanbul'da gerçekleştirilen “The Future of Islamic Finance Türkiye-Malaysia Business Forum” bu nedenle önemli bir gelişmeydi. Malezya'dan düzenleyici kurumlar, İslami bankalar, sermaye piyasası kuruluşları ve tekafül sektöründen üst düzey temsilcilerin katıldığı etkinlik, iki ülkenin bu alandaki iş birliğini daha kurumsal hâle getirme çabasının göstergesidir.
Benzer şekilde Malezya'nın sukuk ve İslami sermaye piyasaları konusundaki tecrübesinden Türkiye'nin daha fazla yararlanması mümkündür.
Burada konu yalnızca dinî hassasiyetlere yönelik bir finansal ürün geliştirmek değildir. İslami finans artık küresel sermaye piyasalarının önemli bir bölümüdür. Özellikle sukuk, altyapı yatırımlarının, enerji dönüşümünün ve büyük ölçekli projelerin finansmanında kullanılabilecek önemli araçlardan biridir.
Buna yeşil sukuk, sürdürülebilir finans ve enerji dönüşümü finansmanını da eklediğimizde Türkiye-Malezya iş birliğinin enerji ile finans arasında yeni bağlantılar yaratması mümkündür.
5 milyar dolardan 10 milyar dolara
İki ülke arasındaki ekonomik ilişkilerin gelişmesi açısından önemli bir avantajımız daha bulunmaktadır.
Türkiye ile Malezya arasındaki Serbest Ticaret Anlaşması 2015 yılında yürürlüğe girmiştir. Üstelik bu anlaşma Türkiye'nin bir ASEAN üyesiyle yaptığı ilk serbest ticaret anlaşmasıdır.
Anlaşmanın kapsamı daha sonra hizmetler, yatırımlar ve elektronik ticareti de içerecek şekilde genişletilmiş ve bu düzenlemeler Ağustos 2024'te yürürlüğe girmiştir.
Malezya Ticaret ve Sanayi Bakanlığı verilerine göre ikili ticaret 2024 yılında yaklaşık 5,28 milyar dolar olarak gerçekleşmiştir. Türkiye Dışişleri Bakanlığı ise mevcut ticaret hacmini yaklaşık 5,6 milyar dolar olarak vermektedir.
İki ülkenin önündeki yeni hedef ise 10 milyar dolardır.
Bu hedef elbette önemlidir.
Fakat kanaatimce rakamın kendisinden daha önemli olan, 10 milyar dolarlık ticaretin hangi sektörlerden ve hangi katma değer seviyesinden oluşacağıdır.
Eğer ticaret hacmini yalnızca mevcut ürünleri daha fazla alıp satarak iki katına çıkarırsak önemli bir ekonomik başarı elde etmiş oluruz.
Ancak elektronik, yarı iletkenler, yapay zekâ, savunma teknolojileri, enerji, petrokimya, İslami finans, veri merkezleri, sağlık teknolojileri ve ortak Ar-Ge projeleri üzerinden 10 milyar dolara ulaşırsak çok daha stratejik bir ortaklık kurmuş oluruz.
Dostluktan ekonomik ve teknolojik ortaklığa
Malezya ve Türkiye arasında güçlü siyasi ilişkilerin bulunması büyük bir avantajdır.
Her iki ülke Birleşmiş Milletler, İslam İşbirliği Teşkilatı ve D-8 gibi uluslararası yapılarda birlikte çalışmaktadır. Savunma sanayii de son yıllarda iki ülke arasındaki stratejik ilişkilerin en görünür alanlarından biri hâline gelmiştir.
Fakat tam da Endonezya için daha önce ifade ettiğim gibi, burada da üzerinde durmamız gereken temel nokta şudur:
Savunma sanayiinde ve siyasette oluşan güven neden daha kapsamlı bir ekonomik ve teknolojik ortaklığa dönüşmesin?
Malezya'nın elektronik ve yarı iletkenlerdeki birikimi, PETRONAS gibi küresel bir enerji şirketine sahip olması ve Kuala Lumpur'un İslami finans merkezi niteliği Türkiye açısından ciddi fırsatlar sunmaktadır.
Türkiye'nin ise savunma ve havacılık sanayii, mühendislik, otomotiv, altyapı, enerji, sağlık ve giderek gelişen yüksek teknoloji sektörlerinde Malezya'ya sunabileceği önemli bir kapasitesi bulunmaktadır.
Üstelik Malezya'ya yalnızca yaklaşık 35 milyonluk bir pazar olarak bakmak da eksik olacaktır.
Malezya aynı zamanda yaklaşık 700 milyonluk ASEAN coğrafyasının merkezinde, küresel ticaret yolları üzerinde bulunan ve Asya-Pasifik ekonomisine son derece güçlü biçimde entegre olmuş bir ülkedir.
Aynı şekilde Türkiye de Malezyalı şirketler için yaklaşık 86 milyonluk kendi iç pazarının çok ötesinde; Avrupa, Balkanlar, Kafkasya, Karadeniz, Orta Asya ve Orta Doğu'ya erişim sağlayabilecek stratejik bir ekonomik merkezdir.
Bu nedenle Türkiye'nin ASEAN ile gelişen ilişkilerinde Endonezya kadar Malezya'yı da yakından takip etmemiz gerektiğini düşünüyorum.
Endonezya büyük nüfusu, doğal kaynakları ve büyüyen savunma iş birlikleriyle Türkiye için önemli bir ortaksa; Malezya da elektronik ve yarı iletkenleri, PETRONAS gibi küresel şirketleri, enerji kapasitesi ve finansal birikimiyle farklı fakat tamamlayıcı bir stratejik ortak olabilir.
Önümüzdeki dönemde yapılması gereken, ülkelerimiz arasında zaten mevcut olan dostluğu daha fazla ticarete; ticareti yatırıma; yatırımı ise ortak üretim, teknoloji ve uzun vadeli ekonomik ortaklığa dönüştürmektir.
Türkiye-Malezya ilişkilerinin gerçek potansiyeli bence tam da burada yatmaktadır.
Kaynaklar:
T.C. Dışişleri Bakanlığı, Türkiye-Malezya İlişkileri
[https://www.mfa.gov.tr/turkiye-malezya-siyasi-iliskileri.tr.mfa](https://www.mfa.gov.tr/turkiye-malezya-siyasi-iliskileri.tr.mfa)
T.C. Dışişleri Bakanlığı, Relations between Türkiye and Malaysia
[https://www.mfa.gov.tr/relations-between-turkiye-and-malaysia.en.mfa](https://www.mfa.gov.tr/relations-between-turkiye-and-malaysia.en.mfa)
Malezya Uluslararası Ticaret ve Sanayi Bakanlığı (MITI), Malaysia-Türkiye Free Trade Agreement
[https://fta.miti.gov.my/index.php/pages/view/malaysia-turkey](https://fta.miti.gov.my/index.php/pages/view/malaysia-turkey)
Malezya Başbakanlık Ofisi, Kuala Lumpur-Ankara Dialogue 2026 – Prime Minister Anwar Ibrahim's Keynote Address
[https://www.pmo.gov.my/en/speeches-en/verbatim-speech-yab-perdana-menteri-keynote-address-on-the-occasion-of-kuala-lumpur-ankara-dialogue-2026/](https://www.pmo.gov.my/en/speeches-en/verbatim-speech-yab-perdana-menteri-keynote-address-on-the-occasion-of-kuala-lumpur-ankara-dialogue-2026/)
Malaysian Investment Development Authority (MIDA), Malaysia's Semiconductor Strategy in a Shifting Global Trade Landscape
[https://www.mida.gov.my/mida-news/malaysias-semiconductor-strategy-in-a-shifting-global-trade-landscape/](https://www.mida.gov.my/mida-news/malaysias-semiconductor-strategy-in-a-shifting-global-trade-landscape/)
Malaysian Investment Development Authority (MIDA), Malaysia Seeks Global Investors to Advance its Semiconductor Value Chain at SEMICON Southeast Asia 2025
[https://www.mida.gov.my/media-release/malaysia-seeks-global-investors-to-advance-its-semiconductor-value-chain-at-semicon-sea-2025/](https://www.mida.gov.my/media-release/malaysia-seeks-global-investors-to-advance-its-semiconductor-value-chain-at-semicon-sea-2025/)
InvestMalaysia / Malaysia Ministry of Finance, Economic Outlook 2025
[https://www.investmalaysia.gov.my/media/znhkfio1/economic-outlook-2025.pdf](https://www.investmalaysia.gov.my/media/znhkfio1/economic-outlook-2025.pdf)
PETRONAS, Official Website
[https://www.petronas.com/](https://www.petronas.com/)
Presidency of the Republic of Türkiye Investment and Finance Office, The Future of Islamic Finance Türkiye-Malaysia Business Forum
[https://www.invest.gov.tr/en/news/lists/investpressreleases/2025-07-09-future-islamic-finance-turkiye-malaysia-business-forum.pdf](https://www.invest.gov.tr/en/news/lists/investpressreleases/2025-07-09-future-islamic-finance-turkiye-malaysia-business-forum.pdf)
Independent Türkçe, Ali Oğuz Diriöz, “Bağımsızlığının 81. yılında Asya'nın yükselen gücü Endonezya ve Türkiye için yeni fırsatlar”
[https://www.indyturk.com/node/781599/t%C3%BCrki%CC%87yeden-sesler/ba%C4%9F%C4%B1ms%C4%B1zl%C4%B1%C4%9F%C4%B1n%C4%B1n-81-y%C4%B1l%C4%B1nda-asyan%C4%B1n-y%C3%BCkselen-g%C3%BCc%C3%BC-endonezya-ve-t%C3%BCrkiye](https://www.indyturk.com/node/781599/t%C3%BCrki%CC%87yeden-sesler/ba%C4%9F%C4%B1ms%C4%B1zl%C4%B1%C4%9F%C4%B1n%C4%B1n-81-y%C4%B1l%C4%B1nda-asyan%C4%B1n-y%C3%BCkselen-g%C3%BCc%C3%BC-endonezya-ve-t%C3%BCrkiye)
*Bu içerik serbest gazeteci veya konuk yazarlar tarafından hazırlanmıştır. Bu içerikte yer alan görüş ve ifadeler yazara aittir ve Independent Türkçe'nin editöryal politikasını yansıtmayabilir.
© The Independentturkish