İsrail'e göre NATO'nun 5. maddesi Türk askerini Suriye'de korumazmış

Gürbüz Evren Independent Türkçe için yazdı

Ebu Zuhur Askerî Hava Üssü'nün uydu görüntüsü / Fotoğraf: Google Earth

En sonda söyleyeceğimizi başta anlatalım.

İsrail, Türkiye sınırına 70 kilometre mesafedeki Suriye'nin Ebu Zuhur Askeri Hava Üssü'nü savaş uçaklarıyla bombalamadan önce, tam 4 gün boyunca, orada Türk askeri olup olmadığını Mossad aracılığıyla 6 kez araştırmış, teyit etmiş.

Türk askeri olmadığı kesin bir şekilde belirlendikten sonra da güya Türkiye'ye gözdağı vermek için üsse saldırmış.

İsrail, Suriye'deki Türk askeri noktalarının bulunduğu yerleri çok iyi biliyor.

Genelkurmay Başkanı Zamir'in odasındaki duvarda, Türk askerlerinin sadece Suriye'de değil 5 ayrı ülkedeki yerlerini de tek tek gösteren büyük bir harita asılı.

Madem hedef Türk askeriydi, neden şimdiye kadar Suriye'de ezbere bildikleri yerlere saldıramadılar?

Üstelik Türk askerleri İsrail'den saklanmıyor ki. 

Saldıramadılar çünkü İsrail Türk askerini hedef aldığında başına gelecekleri çok iyi biliyor. 

Türk askerlerin bulunmadığı yerleri bombaladı, çünkü ekim ayında yapılacak seçimlere çok az bir zaman kala Netanyahu Gazze, Batı Şeria, Lübnan ve İran üzerinden oynadığı kahramanlık rollerini, kimsenin bulaşmaya cesaret edemeyeceği Türkiye üzerinden de oynayarak seçim kazanmaya çalışıyor.

Biliyor ki eğer bu seçimi kazanmazsa doğrudan hapishaneye gidecek.

Bu nedenle tüm tuşlara basıyor. 

Tekrar saldırıya dönecek olursak İsrail, Türk askerinin yerleşeceğini söylediği Ebu Zuhur Hava Üssü'nü bombalamadan önce NATO'nun 5'inci maddesini de incelemiş. 

İsrail'e göre NATO'nun 5'inci maddesi sadece Türkiye sınırları içindeki Türk askerlerini koruyormuş. 

Ama Suriye, Kıbrıs, Libya, Irak, Katar ve Somali'deki Türk askerleri NATO'nun 5'inci maddesinin koruma kapsamında değilmiş. 

Yani, Suriye'deki Türk askerleri güneye doğru hareket eder ya da orada hava savunma sistemleri kurmaya kalkışırsa, İsrail savaş uçaklarının hedefi olurmuş. 

İsrail, Türk askerinin yerleşebileceği tüm bölgeleri de zaten tespit etmiş. Buralarda ki en ufak bir hareketliliğe anında müdahale edilecekmiş. Türkiye NATO'ya güvenmemeliymiş. 

Kısacası; -miş -mış.

fazla oku

Bu bölüm, konuyla ilgili referans noktalarını içerir. (Related Nodes field)

İsrail savaş uçaklarının saldırısına ilişkin Tel Aviv'den gelen bilgileri hatırlayalım.

Saldırıdan 2 gün önce Mossad Başkanı Roman Gofman, Suriye Dışişleri Bakanı Şeybani'yi telefonla arayarak, Türkiye'nin Suriye'deki askeri varlığı konusunu görüşmüş. 

İsrail'den yapılan açıklamaya göre, Roman Gofman, Ankara'nın Suriye ordusuna yönelik artan askeri varlığı, silah satışları ve insansız hava aracı teslimatları konusunda endişelerini dile getirmiş.

Netanyahu da saldırıdan önce Suriye'yi hava üssünde Türk varlığına izin vermemesi konusunda uyardıklarını iddia ederek, şöyle konuştu:

Mesajımız çok açıktı. İzin vermeyin. Sanırım mesajı tam olarak anlamadılar.


Netanyahu, Ankara'ya yönelik olarak da şu ifadeleri kullandı:

Türkiye'ye bir mesaj ilettik ancak görünüşe göre duymadılar. Bu yüzden onu daha iyi anlamalarını sağladık.


Netanyahu bir başka açıklamasında da "Türkiye'nin güneye doğru inen askeri yerleşimine müsamaha göstermeyeceğiz ve buna izin vermeyeceğiz; çünkü bu bizim için bir tehdit teşkil ediyor. Bu konudaki tavrımızı açıkça ortaya koyduk" dedi. 

İsrail Savunma Bakanı Katz da Türkiye'yi suçlamayı sürdürdü. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Türkiye'yi, Suriye'de tehlikeli maceralara sürüklediğini savunan Katz, Ankara'nın Şam ile ilişkilerinin bazı sonuçlarla karşılaşma riski taşıdığını söyledi. 

Katz, "İsrail, hiçbir aktörün güvenliğini tehdit etmesine izin vermeyecektir" dedi.

Bu arada, İsrail savaş uçaklarının Suriye'deki hava üssünü bombalamasının Mekke Anlaşması'na da yönelik ilk mesaj olduğunu anlıyoruz. 

İsrail'in saldırıyla Suriye'ye, Mekke Anlaşması'na katılmaması için yaptığı uyarıyı bir kez de bu şekilde tekrarlamış olduğunu söyleyebiliriz.

Bunun için İsrail Diasporası İşleri Bakanı Amichai Chikli'nin açıklamasını hatırlatalım.

Chikli, Mekke Anlaşması'nı değerlendirirken, şu sözlerle Suriye'yi de uyarmıştı:

Bu durum hem Akdeniz'de hem de Suriye cephesinde son derece ciddi sonuçlar doğurabilir.


Muhalefet ise Ebu Zuhur Hava Üssü'ne yapılan saldırıya ilişkin çok ciddi uyarılarda bulundu.

İsrail muhalefeti lideri Yair Golan, İsrail savaş uçaklarının Türkiye sınırı yakınındaki Suriye hava üssüne yaptığı saldırının "provokatif ve tehlikeli bir hareket" olduğu konusunda Netanyahu'yu uyardı. 

Golan, "Bu saldırı İsrail'in müttefikleriyle arasındaki uçurumu derinleştirdi ve Türkiye ile çatışmayı daha da yaklaştırdı" dedi. 

Eski İsrail Başbakanı Ehud Barak da benzer açıklamalarda bulundu.

Barak, şunları söyledi:

Netanyahu'nun Ankara ile gerilimi kasıtlı olarak tırmandırması düşüncesiz ve aptalcadır. Türkiye, İran veya Esad'ın Suriye'si değildir. ABD ve onun Türkiye ve Suriye'deki etkisiyle koordineli, gizli temaslar yoluyla çözülemeyecek, hafifletilemeyecek veya uzun vadeli bir çözüme kavuşturulamayacak stratejik bir sorun yok. Netanyahu tamamen raydan çıktı. Başbakan artık İsrail'in güvenliğiyle değil, kumar bağımlısı birinin hayatta kalma oyunlarıyla meşgul.


Türkiye, Netanyahu'ya hiç beklemediği bir yerde, şekilde ve zamanda gereken yanıtı verecektir.

 

 

*Bu içerik serbest gazeteci veya konuk yazarlar tarafından hazırlanmıştır. Bu içerikte yer alan görüş ve ifadeler yazara aittir ve Independent Türkçe'nin editöryal politikasını yansıtmayabilir.

© The Independentturkish

DAHA FAZLA HABER OKU