5 yıl önce Zambiya'da seçim sonuçlarının açıklandığı gün, Lusaka sokaklarındaki kutlamalarda en çok gençlerin coşkusu dikkatimi çekmişti.
Onlarla konuştuğumda hissettiğim şey, uzun yıllardır ilk kez ülkelerinin kaderini gerçekten değiştirebildiklerine duydukları inançtı.
Edgar Lungu yönetiminden bıkmış, yolsuzluk, işsizlik ve ekonomik sıkıntılardan bunalmış gençler, Hakainde Hichilema'nın zaferini yalnızca bir iktidar değişikliği olarak görmüyordu.
"Sandıkta bir şeyleri değiştirdik" diyor, Zambiya'nın Afrika'ya demokratik değişimin mümkün olduğunu gösterdiğini düşünüyorlardı.
Hakainde Hichilema, beş kez kaybettiği seçimlerin ardından nihayet iktidara gelmiş, yıllarca baskı gördüğü eski yönetimin yerine "özgürlük ve demokrasi" vadeden bir lider olarak büyük bir beklenti yaratmıştı.
Geçtiğimiz günlerde aynı halk bir kez daha sandığa gitti ve Hichilema'yı yüzde 60 oy ile ikinci kez devlet başkanlığına taşıdı. Ancak bu kez sandıktan çıkan tablo beş yıl önceki umut ve coşkudan çok farklıydı. Ekonomik göstergelerdeki iyileşmelere rağmen hayat pahalılığı, elektrik kesintileri ve işsizlik Zambiyalıların gündeminden düşmedi.
Zambiya uzun süredir barışçıl bir seçim geleneğine sahip. Ama bu defa seçim süreci muhalif isimlerin tutuklanması, gazetecilerin gözaltına alınması, seçim görevlilerine yönelik şiddet ve askeri müdahale gibi olayların gölgesinde ilerledi.
Hichilema yeniden kazandı, lakin bu zaferi yalnızca halkın mevcut yönetimden memnuniyetiyle açıklamak mümkün değil. İyi bir alternatif sunmaktan aciz muhalefetin seçim öncesi süreçte ciddi şekilde baskılandığı seçim süreci hala tartışılıyor.
Çok sayıda muhalif isim çeşitli suçlamalarla gözaltına alındı, bazı adaylar ise seçim yarışından çekildi. Dün otoriterleşmekle suçladığı yönetimin karşısında özgürlük ve demokrasi vaadiyle yükselen Hichilema, bugün aynı başlıklar üzerinden eleştirilen bir iktidarın sahibi.
Hapisten iktidara
2006'da Ulusal Kalkınma İçin Birleşik Parti'nin (UPND) Genel Başkanlığına gelen Hichilema, 2021 yılında zafere erişene kadar girdiği 5 başkanlık seçiminde de başarılı olamamış bir isim.
Selefi Edgar Lungu'nun görev yaptığı dönemde 100 gün hapis bile yattı. Hapis cezasına ve 5 başarısız seçim sürecine rağmen ülke yönetimini hedefleyen Hichilema, yoksullukla geçen bir çocukluk sonrası başarıya evrilen bir hayat hikayesine sahip.
Ülkenin sayılı zengin iş adamları arasında yer alan HH (Zambiya halkının Hakainde Hichilema için kullandığı ifade), zaferle çıktığı 2021 seçimleriyle göreve başladıktan sonra hiç maaş almadığı ortaya çıktığında "Ben alacağım maaşla ilgilenmedim. Amacım ve isteğim, halkın yaşamını iyileştirmek" ifadeleriyle halkının gönlünü kazanmıştı.
Bu defa Zambiya halkı, zaten varlıklı olan bu liderin yolsuzlukla kendisini ve çevresini zengin etmeye ihtiyaç duymayacağından, gerçekten halk yararına işler yürüteceğine güvenmişti.
Uzun yıllar boyunca ekonomik sıkıntılar, yolsuzluk, kötü yönetim, kabilecilik ve nepotizmle yüzleşen Zambiyalılar 2021'de yalnızca bir cumhurbaşkanı seçmedi. Bir umut seçti.
Makro büyüme mikro hayal kırıklığı
Nitekim görevinin ilk yılı, somut sonuçların alınmaya başlandığı bir dönem oldu. Ekonomik alanda yaptığı çalışmalar, istihdam sahasındaki genişleme, bölgeye gelen yabancı yatırımcıların sayısındaki artış, yolsuzluk ve rüşveti engelleme, hızlı kamu hizmetleriyle tüm Afrika'ya örnek teşkil edecek politikalar izleyerek takdir topladı.
Bakır yatırımlarının artmasından IMF ile ilişkilerin düzelmesine kadar çok sayıda adım attı; 2020'deki 13 milyar dolarlık borç temerrüdünün ardından yürütülen yeniden yapılandırma süreci ve Ocak 2026'da tamamlanan 1,7 milyar dolarlık IMF kredi programı bu toparlanmanın belirgin göstergeleri oldu.
HH'in en fazla dikkat çeken reformlarından biri, 0-14 yaş arası nüfusun yüzde 43'lük bir orana sahip olduğu ülkede ücretsiz eğitim sunması oldu.
Hakainde Hichilema, göreve geldikten bir yıl gibi kısa bir süre sonra Afrika Liderlik Dergisi (The African Leadership Magazine) tarafından 2022 yılının en iyi Afrikalı lideri bile seçildi.
Lakin, makro ekonomik göstergeler düzelirken, mutfaktaki tablo aynı hızla değişmedi. "Ekonomi düzeliyor deniyor ama cebimde bunu hissedemiyorum" yorumları her geçen yıl daha da arttı.
HH en büyük sınavı ekonomiyi kurtarmak değil, ekonomideki toparlanmayı vatandaşın günlük hayatına yansıtabilmek noktasında verdi ve beklenen sonuçları sağlayamadı.
Dünyanın neresinde olursa olsun çoğu seçmen için büyüme oranı tek başına bir anlam ifade etmiyor. İnsanlar pazarda aynı parayla daha az ürün alıyorsa, makro başarılar sandıkta beklenen karşılığı üretmeyebiliyor.
Nitekim ilk kez başkanlık yarışına giren rakibi Brian Mundubile kendi seçim kampanyası boyunca bunu işledi: HH 2021'de mısır unu fiyatını 25 kiloluk çuval başına 120 kwachadan 50 kwachaya düşüreceğini vaat etmişti, oysa fiyat 300 kwachanın üzerine çıktı. Toplu taşıma ücretleri arttı, sağlık sektöründe ilaç sıkıntıları yaşandı.
Ücretsiz eğitim önemliydi ama okuldan çıkan gençler iş bulamadı. 15-24 yaş arası işsizlik oranı yükseldi.
Yargı reformları ağır aksak ilerledi. 2023'te kamu usulsüzlüklerine ilişkin bildirimlerin yüzde 132 artması da yolsuzlukla mücadeledeki sorunları gündeme getirdi.
Elektrik kesintilerinden muhalefete yönelik baskılara
Belki de seçmenin cebine en çok dokunan mesele elektrik kesintileri oldu. Çünkü HH planlı elektrik kesintilerinin biteceğini vaat etmişti; ancak görev süresi boyunca kesintiler bitmediği gibi günde 20 saati bulunca çok sayıda işletme kapandı.
Kesintiler seçime yakın aylarda hafifledi, ama bunun bedeli ağır: devlet elektrik şirketi ZESCO, bölge ülkelerinden acil elektrik ithal etmek için ayda yaklaşık 50 milyon dolar harcıyor, bu rakam yerli hidroelektrik maliyetinin iki katından fazla.
Analistler seçim sonrası kesintilerin geri dönebileceğini, IMF ile görüşülecek yeni kredi programının bu yükü daha da zorlaştıracağını söylüyor.
Zaten seçim sonrasına ertelenen yeni IMF programı görüşmeleri de ikinci dönemin başında HH'yi zor bir mali disiplin ve kemer sıkma pazarlığıyla karşı karşıya bırakabilir.
Hichilema'nın ikinci dönemine taşınan tartışmalar sadece ekonomiyle sınırlı değil. 2021'de özgürlük ve demokrasi vaatleriyle iktidara gelen HH, yıllar içinde ifade özgürlüğü ve muhalefete yönelik baskılar nedeniyle selefi Edgar Lungu'ya yönelttiği eleştirilerin benzerleriyle karşı karşıya kaldı.
2024 boyunca gazetecilerin gözaltına alınması, protestoların bastırılması ve sosyal medyaya yönelik kısıtlamalar bu eleştirileri güçlendirdi.
Demokrasi tartışmalarının sembolüne dönüşen krizlerden biri de Edgar Lungu'nun vefatının ardından yaşandı.
Lungu'nun ailesi devlet törenini reddederken Hichilema yönetimi ısrarını sürdürdü. Aylarca Güney Afrika mahkemelerine taşınan süreç, mahkemenin cenazenin ne zaman ve nasıl getirileceğine devletin değil ailenin karar vereceğine hükmetmesiyle sonuçlandı.
Tartışma, Zambiya'da devletin eski bir cumhurbaşkanına ve ailesine karşı yetkisinin sınırlarını da gündeme taşıdı.
Dış siyasette çelişkiler
İç siyasette olduğu kadar dış politikada da Hichilema'nın attığı adımlar tartışıldı. İsrail ile ilişkileri belirgin biçimde derinleştiren HH, 52 yıl aradan sonra İsrail Büyükelçiliği'nin yeniden açılmasını sağlayarak Kenneth Kaunda döneminin dış politika mirasından uzaklaştığı yönünde eleştiriler aldı.
Aynı dönemde Çin'in altyapı ve madencilik başta olmak üzere ülkedeki ekonomik etkisi arttı. Devlet televizyonu ZNBC'nin Çin tarafından dolaylı biçimde kontrol edildiğine ilişkin iddialar ise bağımsız kaynaklarca doğrulanmış olmasa da Çin yapımı programların artması ve hükümete yönelik olumlu yayın çizgisi, medya bağımsızlığı tartışmalarını beslemeye devam ediyor.
İlginç olan ise Batı ile yakın ilişkileriyle tanınan Hichilema'nın, ikinci dönem öncesinde Washington ile de ciddi bir görüş ayrılığı yaşamasıydı. ABD'nin sağlık yardımlarını kritik madenlere erişim ve kapsamlı sağlık verisi paylaşımı şartına bağlayan anlaşmayı reddeden HH, kaynaklarını ve vatandaşlarının sağlık verilerini pazarlık masasına sürmeyi reddeden güçlü bir lider imajı çizdi.
Amerika’nın uzun süre övgüyle bahsettiği lider birden hedef tahtasına kondu. Görevden ayrılan ABD Büyükelçisi Michael Gonzales'in yolsuzluk ve hesap verebilirlik konularındaki sert açıklamaları, seçim atmosferinde muhalefetin kullandığı başlıklardan biri oldu.
5 yıl önce konuştuğum gençler sandıktan ülkelerinin kaderini değiştireceklerine inanarak çıkmıştı. Peki o gençler bugün ne diyor?
İlk seçimleri gençlerin umuduna borçlu olan HH, ikinci döneminde ekonomik göstergeleri düzeltmek kadar o gün sandığa giden gençlere kulak vermek ve onların güvenini yeniden kazanmak zorunda.
Kaynaklar:
https://www.indyturk.com/node/760428/tyüzde C3yüzde BCrkiyüzde CCyüzde 87yeden-sesler/bir-cenazenin-ardyüzde C4yüzde B1ndan-zambiyanyüzde C4yüzde B1n-siyasi-vicdanyüzde C4yüzde B1-nerede
https://www.indyturk.com/node/777022/tyüzde C3yüzde BCrkiyüzde CCyüzde 87yeden-sesler/zambiyanyüzde C4yüzde B1n-2-milyar-dolarlyüzde C4yüzde B1k-onuru
https://www.indyturk.com/node/557821/tyüzde C3yüzde BCrkiyüzde CCyüzde 87yeden-sesler/zambiyada-yüzde C3yüzde BCcretsiz-eyüzde C4yüzde 9Fitime-geyüzde C3yüzde A7iyüzde C5yüzde 9Fin-yankyüzde C4yüzde B1laryüzde C4yüzde B1
https://www.indyturk.com/node/589556/dyüzde C3yüzde BCnyadan-sesler/2022-yyüzde C4yüzde B1lyüzde C4yüzde B1nyüzde C4yüzde B1n-en-iyi-afrikalyüzde C4yüzde B1-lideri-zambiya-devlet-bayüzde C5yüzde 9Fkanyüzde C4yüzde B1-hakainde
https://www.fokusplus.com/dosya/hristiyan-siyonizmi-zambiya-dis-politikasini-nasil-ele-gecirdi
https://www.semafor.com/article/07/29/2026/zambia-voters-head-to-polls-against-backdrop-of-economic-woes
https://www.lusakatimes.com/2026/07/28/zambians-ponder-who-to-believe-as-hichilema-and-mundubile-battle-for-the-presidency/
*Bu içerik serbest gazeteci veya konuk yazarlar tarafından hazırlanmıştır. Bu içerikte yer alan görüş ve ifadeler yazara aittir ve Independent Türkçe'nin editöryal politikasını yansıtmayabilir.
© The Independentturkish
