Filistin İntifadası: Mücadele sürecindeki bir halkın örgütlenme modeli (1)

Faik Bulut Independent Türkçe için yazdı

Kolaj: Independent Türkçe 

1987 yılında başlayarak daha sonra tüm Filistin topraklarına yayılan ve 1993'e kadar süren Birinci İntifada dönemi önemli bir kitle örgütleme modelini geleceğe miras bıraktı.

Arapça "intifada" sözcüğü taşkınlık, kitlesel sivil itaatsizlik ve başkaldırı anlamına gelir. Gerek işgal altındaki topraklarda, gerekse uluslararası alanda büyük işler başaran bu hareket sayısız kazanımlarının yanı sıra, uygulama alanına koyduğu örgütsel yapısı ile ele alınmalıdır.

Geleceğin en köklü, en etkin ve en özlü yönetim biçimini yaratan İntifada işgal altındaki Filistin topraklarında mücadele veren ulusal direnişin şimdiye değin gerçekleşmiş en mükemmel örgütlenmesidir.

Filistin direnişinin hiç de kısa sayılamayacak bir sürede doruğuna ulaşan bu örgütsel yapılanış, gelecekteki fiili bağımsızlığın zorunlu temelinin de ilk harcı sayılabilir. Böyle bir örgütlenme, gelecekte kurulması tasarlanan ulusal yönetimin altyapısının özünü de oluşturabilir.
 

Birinci İntifada (1987-1993) sırasında, yeni kurulan İslami Direniş Hareketi (Hamas) grafitisinin önünde Filistin bayrağı tutan bir çocuk
Birinci İntifada (1987-1993) sırasında, yeni kurulan İslami Direniş Hareketi (Hamas) grafitisinin önünde Filistin bayrağı tutan bir çocuk

 

İntifada örgütlenmesinin, ayaklanmayı yönlendirmede oynadığı merkezi rol, mücadelenin ilk aşamalarında "Başkaldırının önceden planlanarak mı yapıldığı yoksa kendiliğinden mi gerçekleştiği" yolundaki tartışmalara da kesinlik kazandırmıştır.

Devrim tarihinde, kendiliğinden devrim ya da kendiliğinden ayaklanma diye bir şeye rastlanmaz. Her bir halk hareketinin arkasına gizlenmiş iç ve dış etkenler vardır. Her birikim, belirli bir nesnel ortamda benzer patlamalara yol açabilir. Bu tür patlamaların doğası ve niteliği ise öznel çabalarla belirlenir.
 

Batı Şeria, 1980'lerin sonu: Birinci İntifada sırasında barikatların ateşe verildiği sokak çatışmalarında, ellerinde taşlarla bekleyen yüzü maskeli Filistinliler
Batı Şeria, 1980'lerin sonu: Birinci İntifada sırasında barikatların ateşe verildiği sokak çatışmalarında, ellerinde taşlarla bekleyen yüzü maskeli Filistinliler

 

Kısacası, her halk hareketinin zorunlu olarak kendiliğindenci bir özelliği vardır. İşte, kendiliğinden oluşan böyle bir yan ise o hareket içinde yer alan örgütsel yapılanma sayesinde belirlenmiş yollara ve mecralara yönlendirilir; belirli hedeflere yönelir.

Yığınsal hareketin patladığı anda, söz konusu örgütsel yapılanma billurlaşmış ya da biçimlenmiş olmayabilir; belli bir konumu bulunmayabilir.

Başlangıçta varlığı somutlaşmamış böyle bir yapılanma, meydana gelmesinden önce bile, olaylara kendisini de yaratacak bir yönelim verebilir.

Böylece halk ayaklanmasının (nesnel olayın) zaman içinde sürekliliğini ve mekân içinde yaygınlaşması güvence altına alınmış olur.
 

Faik Bulut'un Filistin İntifadası hakkındaki kitabın ilk baskısı
Faik Bulut'un Filistin İntifadası hakkındaki kitabın ilk baskısı

 

İntifadanın özgünlüğü

Filistin İntifadasına gelince; örgütsel etken, dışarıyla (FKÖ) içerdekinin (işgal altındaki etkin direniş güçlerinin) bağlantılarının etkili, karşılıklı ve alışılagelmiş biçimde işlemesiyle belirlenir. Bu bağlantı süreci, aynı zamanda karşılıklı etkileşime dönüşür.

FKÖ'nün belli başlı örgütleri olan El Fetih, Filistin'in Kurtuluşu İçin Demokratik Cephe, Filistin Kurtuluşu için Halk Cephesi ve Filistin Komünist Partisi işgal altındaki Filistinli örgütlerin birleşmesinde temel etmendir. Onların yol göstericiliği sayesinde anlaşmazlıklar giderilmiş, ittifaklar yapılmıştır.

Nitekim içerdeki (işgal altındaki) Filistin örgütlerinin birleşme yönündeki temel özlemleri, 1982'den buyana uyuşmazlık ve anlaşmazlık içinde olan dışarıdaki Filistin örgütlerinin barışmalarını ve Nisan 1987'de Cezayir'de toplanan 18. Filistin Ulusal Meclisi'ne katılmalarını sağlamıştır.

Benzer biçimde bu toplantıda ortaklaşa alınan ulusal kararlar, İsrail'e karşı mücadele veren Filistin halkını cesaretlendirmiş, olumlu yönde etkilemiştir. İşgal altındaki topraklarda "Birleşik Komiteler" kurulmuş; Arafat'ın sağ kolu ve FKÖ'nün siyasi mücadele mimarı olan Abu Cihad (Halil Vezir) önderliğinde, "Ayaklanmayı İzleme Komitesi"nin kurulmasına yol açmıştır.
 

Birinci İntifada'nın sürdüğü Gazze'deki Nuseirat mülteci kampında, elektrik direğine asılı FKÖ lideri Yasser Arafat'ın portresi. Askeri yasaklara meydan okuyan bu tür semboller, sivil itaatsizliğin ve dönemin direniş atmosferinin en net göstergesi oldu (O
Birinci İntifada'nın sürdüğü Gazze'deki Nuseirat mülteci kampında, elektrik direğine asılı FKÖ lideri Yasser Arafat'ın portresi. Askeri yasaklara meydan okuyan bu tür semboller, sivil itaatsizliğin ve dönemin direniş atmosferinin en net göstergesi oldu (Ocak 1988)

 

Bu çerçeve içindeki gelişim sürecinde oluşan örgütsel yapılanma bir bakıma, içeride ve dışarıdaki tüm Filistin örgütlerinin doğal ve ortak uzantısı biçimini almış; dış ve iç bağlantılarının derinleşmesine yardımcı olmuştur.

Bu inceleme sürecinde İntifada örgütlenmesinin belirgin özellikleri, yığınlarla ilişkileri, yöntemi, hedefi ve bağımsız bir Filistin Devleti'nin altüst yapı kurumlarını yaratma denemeleri irdelenecektir.

Elimizdeki bilgi ve verinin çok sağlıklı olduğunu ileri süremeyiz. Biz bu yazıda haber ajansları, dergiler, gazete ve benzeri yayınlarla bazı muhabirlerin işgal altındaki topraklardan gönderdikleri özel raporları temel veri olarak alacağız.

İşgal altındaki topraklardan sürgün edilen Filistinlilerin canlı anlatımlarını da kaynak olarak kullanacağız. Belirtmeliyiz ki İntifada'nın kitle içindeki çalışma ve örgütlenme modeli şimdiye dek kamuoyuna hiç sunulmadı; gözlerden kaçtı veya kaçırıldı.

Sergileyeceklerimiz, olguyu tam yansıtmayabilir veya ayrıntılara inilememiş olabilir ama esasta doğru bir temele oturtulduğu görüşündeyiz.


Mücadelenin doğasına uygun örgüt yapısı

Görünen o ki, İntifada yapılanması örgütsel alanda son derece yaratıcı ve modern yöntemlere dayanmaktadır.

Aksi halde sadece 20 yıllık baskı ve şiddet deneyimi değil, görece daha uzun süreli bir sömürge deneyimi olan işgalci İsrail devlet cihazıyla başa çıkması olanaksız olurdu.
 

Gazze Şeridi, 1980'lerin sonu: Birinci İntifada sırasında tel örgülerle kapatılan sınır hattında, Filistin bayrağı açarak zafer işareti yapan göstericiler ile onlara müdahale eden çok sayıda İsrail askeri.
Gazze Şeridi, 1980'lerin sonu: Birinci İntifada sırasında tel örgülerle kapatılan sınır hattında, Filistin bayrağı açarak zafer işareti yapan göstericiler ile onlara müdahale eden çok sayıda İsrail askeri

 

Esasında tüm yaratıcılığı ve sıkılığına rağmen, İntifada örgüt yapısı son derece basit ve yataydır: İşgal altındaki toprakların dört bir yanına dağılmış halk komitelerine dayanmaktadır.

Bu komiteler, aynı zamanda ayaklanmanın eylem komiteleridir. Örgütlenme o derecede yaygındır ki her kamp, köy, semt, cadde ve kentteki her türlü halk hareketini; işgalci yönetime karşı her eylemi ve direnişi yönlendirmektedir. 

Kitlelerin günlük işlerini (devletten yardım almadan, ona muhtaç olmadan) onlar idare etmekte; tüm çalışmaların önceden planlanması bunlara bağlı.

Gizli ve çeşitli yollarla yönetme becerisini gösterebilen halk komitelerinin birimler arası bağlantısı ve Yurtsever Birleşik Önderlik (YBÖ) ile ilişkileri de aynı gizlilik ve yöntem zenginliği çerçevesinde gerçekleşiyor. 
 

Birinci İntifada (1987-1993) döneminde, askerlerin koruması altında Filistinli göstericilere karşı sokağa çıkan silahlı İsrailliler
Birinci İntifada (1987-1993) döneminde, askerlerin koruması altında Filistinli göstericilere karşı sokağa çıkan silahlı İsrailliler

 

Genç önderlik

Kuşkusuz İntifada örgütlenmesinin başı YBÖ idi. İntifada'yı yöneten halk komitelerini tanımadan önce, bu komiteleri yönlendiren, genel yönelimi belirleyen, yurtdışında (Tunus, Lübnan ve Ürdün) bulunan FKÖ'nün merkezleriyle bağlantı kurup uyum sağlayan YBÖ'yü tanıtmak gerekir. 

Çeşitli sivil eylemlerinden ötürü işgal altındaki Filistin'den sürgün edilenlerin tanıklıklarına göre YBÖ, ayaklanma başlamadan önce de vardı; ancak aynı adı taşımıyordu.

Bu tanıklık, "YBÖ, İntifada'dan önce değil sonra kuruldu" diyenlerin görüşünü de yalanlıyor. Zaten YBÖ, ayaklanmadan bir ay sonra, yani 8 Ocak 1988'de ilk bildirisini yayımlıyor.

Sürgündeki Filistinlilerin anlattıklarına bakılırsa, İntifada'dan tam 1 buçuk yıl önce (1986 ortalarında), işgal altındaki çeşitli Filistin örgütleri (El Fetih, Demokratik Cephe, Halk Cephesi ve Komünist Parti) arasında bir eylem işbirliği oluşturulmuştur.

Eylem birliği, Güney Lübnan'da Şii örgütü Emel ile FKÖ arasında süren ve "Kamplar Savaşı" olarak bilinen çatışmalara bir tepkiydi.

Kamplar Savaşı, içeride güç birliği yapan Filistinlilerde şu kanaati geliştirdi:

Hiçbir Arap devletine veya örgütüne güvenilmez. Kendi öz gücüne güvenmek esastır. Bunun ilk koşulu da birleşmektir.
 

Birinci İntifada sırasında Gazze Şeridi'ndeki Nuseirat mülteci kampında barikatların arkasında bekleyen bir İsrail askeri. Bölgedeki yoğun güvenlik önlemlerini ve askeri ablukayı yansıtan bu an, dönemin tırmanan gerilimini gözler önüne seriyor (Ocak 1988)
Birinci İntifada sırasında Gazze Şeridi'ndeki Nuseirat mülteci kampında barikatların arkasında bekleyen bir İsrail askeri. Bölgedeki yoğun güvenlik önlemlerini ve askeri ablukayı yansıtan bu an, dönemin tırmanan gerilimini gözler önüne seriyor (Ocak 1988)

 

Uyum (koordinasyon) kurulu - Güç birliği komiteleri

Daha sonra "Uyum Kurulu" olarak adlandırılacak Güç birliği komiteleri, eylem alanında yığınların kavgasını hazırlamak, ilgili çevrelere danışmak ve mücadele edenler arasında uyum sağlamak görevini üstlendi.

Ancak henüz belirli bir yönelimi yoktu ve yetkisizdi. En önemli başarısı dışarıdaki Filistin örgütlerine birleşme yönünde baskı yapmış olmasıydı -ki bu amaç da gerçekleşti.

Güvenlik nedeniyle Uyum Kurulu'ndaki üye sayısı azaltılmıştı. Daha etkin çalışabilmesi için, YBÖ'nün üye sayısı da 4 kişiyle sınırlandırılmıştı.

Hemen belirtilmeli ki, bu dört kişi, yukarıda adları geçen içerideki Filistin örgütlerinin temsilcileri değildi. İkinci dereceden sorumlulardan oluşmuştu.

Amaç, birinci derecedeki önderliğin güvenliğini sağlamak, örgüte süreklilik kazandırmak ve YBÖ'nün gizliliğini güvenceye almaktı.

Ağır basan görüş -bir Filistinlinin tanıklığı da böyle- işte bu Uyum Kurulu'nun sonraki aşamalarda YBÖ'ye dönüşmüş olmasıdır.
 

Batı Şeria, 1980'lerin sonu: Birinci İntifada sırasında askeri ablukanın gölgesinde çocuğunun ayakkabısını bağlayan bir Filistinli
Batı Şeria, 1980'lerin sonu: Birinci İntifada sırasında askeri ablukanın gölgesinde çocuğunun ayakkabısını bağlayan bir Filistinli

 

İslami Cihad ve Hamas'ın konumu

YBÖ'nün niteliğini öğrenmeye götüren bu canlı tanıklıklara rağmen, nedense İslami Cihad örgütünün YBÖ içinde yer alması olgusundan kimse söz etmiyor.

Oysa işgal altındaki Filistin'e giden tüm muhabirler, İslami Cihad ile YBÖ arasında eşgüdüm olduğuna ilişkin raporlar sunuyorlardı.

Bu grubun yadsınamayan varlığından, gücünden ve ağırlığından söz ediliyor; özellikle bazı basın mensupları, bağlantı kurdukları ilk komiteleri aracılığıyla, İslami Cihad'ın YBÖ içinde bir temsilcisi olduğunu belirtiyorlardı. 

Kimi söylentilere göre YBÖ dört değil beş kişiden oluşuyordu. Çünkü FKÖ, işgal altında mücadele veren İslami akımların temsilcisi durumundaki İslami Cihad'la birlikte çalışmaya önem veriyordu.

Geleneksel bir kökü olan Müslüman Kardeşler örgütü ise tüm İslami akımları temsil ettiğini ileri sürerek YBÖ'den bağımsız bir örgüt olarak Birleşik Önderliğe katılmayı reddetti.

İslami Direniş Hareketi (HAMAS) adlı bir yapılanma içinde mücadele etmeyi yeğledi.
 

Birinci İntifada (1987-1993) döneminde, arka planda askerlerin operasyon yürüttüğü sokakta direnişin sembolü haline gelen Filistinli kadınların protestosu
Birinci İntifada (1987-1993) döneminde, arka planda askerlerin operasyon yürüttüğü sokakta direnişin sembolü haline gelen Filistinli kadınların protestosu

 

Birleşik önderliğin özelliği

YBÖ'nün en belirgin özelliklerinden biri de kendisine verilen çok büyük halk desteğine rağmen, eylem alanında tekelciliğe kaçmamasıdır.

Eyleme katkıda bulunması için mücadele meydanında herkese fırsat tanınması ve kimsenin inisiyatifini bastırılmaması da YBÖ'nün uyguladığı yöntemler arasındadır.

Bu yöntem, şimdiye değin etkinliğini gösterdi. Bununla birlikte çelişmeler olmuyor da değil. HAMAS ile YBÖ arasında, eylem zamanlaması, programı yönünden karşıtlıklar oluyorsa da bu karışıklık ve zorlukların üstesinden gelinebiliyordu.

YBÖ'nün (5 Filistin örgütünün temsilcilerinden oluşan) ikinci dereceden unsurları içerdiği, 5 üyeden dördünün daha önce güç birliği yaptığı, İslami Cihad'ın ise daha sonra bu önderliğe katıldığı yolundaki haberlerin doğruluk payı büyüktür.

YBÖ, çok ileri bilinç düzeyi, düşman hakkında çok ayrıntılı ve derin bilgiye sahip olması, genç yaştaki insanlardan oluşması bakımından dikkati çekmektedir.

Bazı İsrail kaynaklarına göre YBÖ'nün 5 üyesi, daimi üye değildir. Nitekim örgütte nöbetleşe önderlik yöntemi uygulanmaktadır.

İsrail güvenlik servisini yanıltmak için sürekli değişim kuralı hayata geçirilmektedir. Tutukluluk anında yerlerini alacak yedek üyeler bulunmaktadır.
 

Birinci İntifada (1987-1993) yıllarında, abluka ve siyasi gerilimin ortasında günlük yaşamlarını sürdüren ve kameralara poz veren Filistinli çocuklar
Birinci İntifada (1987-1993) yıllarında, abluka ve siyasi gerilimin ortasında günlük yaşamlarını sürdüren ve kameralara poz veren Filistinli çocuklar

 

İntifada'nın itici güçleri

İntifada'nın örgütsel yapısı yatay bir çizgide seyrettiğinden, işgal altındaki günlük işleri Birleşik Önderliğin yayımladığı bildiriler doğrultusunda yürüten ve yöneten halk komiteleri ile YBÖ arasında ayırıcı özellikte bir örgütsel düzey bulunmuyor.

Ancak kamplarda, köylerde, kentlerde ve bazen semtlerde çoğunlukla halkın bağımsız girişimleriyle kurulan; benzer biçimde çeşitli işyeri, eğitim kuruluşu, dini ve toplumsal kurumlarda kendiliğinden oluşturulan Halk komiteleri ile semt ve mesleksel kurumlardaki halk komiteleri arasında hayli etkin bir iletişim ağı bulunuyor.

Bu iletişim ağının önemli bir özelliği Halk komitelerinde olduğu gibi, kendini sürekli yenileyebilmesidir. Halk komiteleri gerek YBÖ, gerekse bölgede bulunan gazeteci raporlarına göre, İntifada'nın motorunu ve itici gücünü oluşturmaktadır.

Yaygın örgütlenme eylemde yakalanan önderliğin yerine yedeklerini ortaya çıkarması açısından oldukça yararlıdır. 
 

 

Anlaşıldığı kadarıyla iki tür halk komitesi bulunmaktadır:

Biri işgalci birliklerle her gün karşı karşıya gelen, direnen güçleri yönlendiren önderliktir ki bu eylemci önderliğin adı "Vurucu Müfrezeler" olarak biliniyor. YBÖ'nün, Nisan 1988'de yayımladığı 14 ve 15 nolu bildirisinde, bu tür müfrezelerin yaygınlaştırılmasını isteniyordu. Vurucu Müfrezeler, taş, sopa, molotof kokteyli, bıçak ve benzeri kesici aletlerle işgalci güçlere karşı koyan direniş gruplarından oluşuyordu. Kavgaya dayanıklı, her an eylem yapmaya hazır, istenildiği zaman taş atmak, barikat kurmak, İsrail askerlerini hırpalamak için sokağa çıkabilecek gençleri kapsıyordu.

Filistin'den sürgün edilen birinin anlatımlarına göre; "Gezici Maskeliler" diye bilinen grup, Filistinlilerin geleneksel erkek başörtüsü olan kefiye ile yüzünü kapatan yaklaşık 4 bin gençten oluşuyordu. Büyük olasılıkla sürgündeki şahsın anlattıkları, Vurucu müfrezeye ya da türevine ait olmalı. Belki de Halk Komitelerinin şimdiye kadar bilinmeyen yepyeni bir örgütlenme tarzından söz ediliyor.

Filistinli sürgünün nitelemesine bakılırsa, Gezici Maskeliler, geçmişte ayaklanmayı yöneten işgal altındaki topraklardaki etkin eylemci grupların oluşturduğu bir yapılanma içinde yer alıyorlar. Değişik ve fazla kullanılmayan yollardan köyden köye, kentten kente, kamptan kampa gidiyorlar. Belli bir karargâhları ya da merkezleri bulunmuyor. Çoğunluğu haklarında tutuklama kararı bulunan kişilerden oluşuyor. Gezici Maskelilerin merkeziyetçi olmayan görece bağımsız bir yapıları var. YBÖ'nün buyrukları doğrultusunda istediklerini yapmakta serbestler.

Hedeflenen amaç, kitlelerin en iyi biçimde eyleme hazırlanması ve direnişin gerçekleştirilmesi. Yerel koşullara uygun olarak bazı taktik talimatlar vermek, yönlendirmede bulunmak; bir gösteri anında gerekli saflaşmayı ve düzenlemeyi sağlamak bu grubun görevleri arasında. Sürpriz gelişmeler karşısında harekete geçmek için örneğin Batı Şeria'da çokça bulunan Yahudi Yerleşim Merkezlerinden gelebilecek beklenmedik saldırılara karşı savunma talimatları da bu grup tarafından veriliyor.
 

Batı Şeria, 1980'lerin sonu: Birinci İntifada sırasında bir Filistin mülteci kampında veya yerleşiminde, askeri araçlar eşliğinde yolu kapatan İsrail askerleri ve karşılarında toplanan kalabalık protestocu grup.
Batı Şeria, 1980'lerin sonu: Birinci İntifada sırasında bir Filistin mülteci kampında veya yerleşiminde, askeri araçlar eşliğinde yolu kapatan İsrail askerleri ve karşılarında toplanan kalabalık protestocu grup

 

İkinci bir oluşum ise İntifada'nın sürekliliği için toplumsal, ekonomik ve insani gereksinimleri karşılamak üzere örgütlenmiş olan Halk Komiteleridir. Ayaklanmanın gölgesinde çalışan bu Halk Komiteleri, aşağı yukarı yaşamın her alanına el atmış durumdalar. Bir bakıma, gelecekteki bağımsız Filistin yönetiminin çekirdeğini teşkil ediyorlar.

"Bağımsız bir devletin taslağını çizmek, planını yapmak; böyle bir devletin alt ve üstyapısını oluşturmak, özellikle ekonomik kurum ve kuruluşlarını gerçekleştirmek" bu komitelerin esas çalışma alanını oluşturuyor.

İsrail kuşatmasına ve tüm gizliliğine karşın, şimdiye değin saptanmış bu tür komiteleri 12 ayrı grupta toplamak gerekiyor:

  1. Beslenme komiteleri: Kuşatılmış bölgelere her türlü yiyecek maddesinin ulaştırılması, halka dağıtılması ve sokağa çıkma yasağı sırasında evlere yiyecek dağıtımı ve denetim görevini üstleniyor.
     
  2. İlk yardım komiteleri: Çarpışmaların olduğu bölgelerde yaralananları saptayıp kurtarmak, evlere taşımak işi onlara ait. Yaralıların devlet hastanelerine götürülmelerini önlemek için, gerektiğinde işgalcilerin elinden kaçırmak; hastane yerine evlerde tedavi etmek; hastaneye götürülmüş yaralıların tutuklanmasını önlemek için onları kaçırmak gibi görevleri de bulunuyor. 
     
  3. Ticaret komiteleri: Temel gıda maddeleri stokunu saptamak; malların hangi fiyata satılacağını, hangi yöntemle dağıtılacağını belirlemek ve piyasayı denetlemekle ilgileniyorlar.
     
  4. Enformasyon komiteleri: İntifada'nın yurtdışındaki tepkilerini/yankılarını öğrenmek için örgütlenen onlarca haber ağı grubundan oluşuyor. Bu komiteler, basın mensuplarına ayaklanma hakkında bilgi, belge, kanıt sunuyorlar. Gazetecilerin çalışmalarına yardımcı olmak, onları gerekli noktalara götürüp gizli buluşmaları gerçekleştirmek, İsrail'in gizli kalmasını istediği belge ve gerçekleri basın mensuplarına ulaştırmak görevini de üstleniyorlar. Mücadele içinde halkın bilgilendirilmesi/ bilinçlendirilmesi; İsrail'in işgalci planlarının deşifre edilip bozulması; istihbarat ajanlarının halkın arasına "ikilik" sokma çabalarının açığa çıkarılması; yurtsever güçlerin bu bağlamda uyarılması da bu komitelerin çalışmaları arasında sayılıyor.
     
  5. Araştırma-soruşturma komiteleri: Bölgeye gelen basın mensuplarının kimlikleri, geçmişleri ve amaçları konusunda bilgi ediniyorlar ki, İsrail istihbarat ajanları bu yolla İntifada saflarına sızmasın.
     
  6. Destek komiteleri: Toplumsal devrimci dayanışma amacıyla yönlendirme yapıyor. İntifada'ya katıldığı için birçok şeyini kaybeden aile ve çevrelerle dayanışma amacıyla bağış topluyor. İsrail içinde işçi olarak çalışan Filistinlileri çalışmamaya ikna etmek, işlerinden alıkoymak, gerektiğinde engellemek; İsrail kuruluşlarında çalışan görevlilerin istifa etmelerini sağlamak, seçenek olarak İntifada'ya katılmalarını ve toplumsal dayanışma içinde yaşamlarını sürdürmelerini gerçekleştirmek de bu komitelerin görevleri arasında bulunuyor.
     
  7. Gözlem komiteleri: İşgalci kurum ve kuruluşlar (ordu, polis, istihbarat, Yahudi milisleri, yerleşim birimleri kuran kolonyalist iskâncılar) arasındaki iletişim, bilgi alışverişi, uygulamalar ve karşılıklı yardımlaşmaları hakkında bilgi topluyor. Bu bilgiler ışığında Filistinliler, önceden saptanan hedeflerden başka yerlere saldırıyor veya geri çekilme taktiği izleyebiliyor. Komiteler, işgalci birliklerin hareketleri konusunda önceden bilgi sahibi olup, anında ilgili birimleri uyarıyor. İletişim önceden üzerinde anlaşmaya varılan özel işaretlerle sağlanıyor. Bunlara Avcı komiteleri ya da Öncü devriyeler de deniliyor.
     
  8. Kadın komiteleri: Çeşitli görevleri olan bu komiteler kuşatılmış bölgelerde yiyecek dağıtımı ve yardımı için özel örgütlenmeyi sağlıyor. Batı Şeria ve Gazze bölgesindeki tüm kadın kuruluşlarının can damarı durumundalar. Genel grev, sokağa çıkma yasağı dönemlerinde halkın yiyecek, ilaç, yakacak türünden ihtiyaçlarını saptayacak bir ağ oluşturup, yönetiyorlar. Şehit ve yaralı ailelerinin ziyaret edilmesi, sıkıntılı dönemlerde ev kadınlarına nasıl tutumlu davranacaklarını öğretmek, yasaklanmış Filistin bayrağını dikmek de bu komitelerin işi.
     
  9. Tarım komiteleri: Evlerde tarım ve bahçe tarımının nasıl yapılacağını halka öğretiyor. Gerekirse çatısız damlarda, hatta çatı altında sebze yetiştirmeleri için tohum dağıtıyor, ekme yöntemlerini öğretiyor. Duvar diplerinde meyve yetiştirmek için fide dağıtımı yapıyor. Geleceğin bağımsız ekonomik yapısının çekirdeğini oluşturuyor.
     
  10. Demirci komiteleri: Sürekli olarak İsrail devriyelerinin ardından gezerek bu devriyelerin kırdığı kepenk, kilit, kapıları anında onarıyor ya da mühürlenmiş kapıların mührünü bozuyorlar.
     
  11. Nöbetçi komiteleri: Esas olarak çocuklardan oluşuyor. Çeşitli yerlerdeki güvenliği ve evleri gözlüyorlar. Yahudi yerleşim birimlerinden Filistinlilere karşı yapılan bir saldırı anında yağma ve talanı önlemeye çalışıyor. İsrail birliklerinin zorla açtıkları esnaf dükkânlarını saptıyor. Grev sırasında esnafın işgalcilere karşı tutumunu gözleyerek gerekli yerlere bildiriyor.
     
  12. Gönüllü iş komiteleri: Yukarıda adı geçen komitelerin yaptığı işlerden herhangi birisini, gerek duyulan zamanda yapmaya hazır olan komitelerdir. Elektrik kesintisi sırasında dağıtım şebekelerindeki bozuklukları gidermek; düşman kesinti yapmışsa hemen devreye girip akımı sağlamak; benzerini su kesintilerinde uygulamak bunların görevidir. Önceden su depolamak, su depoları yapmak ve yer yer su kuyuları açmak; genel temizliği korumak; çöplerin toplanması, gerekli yerlere dökülmesi, hastalık yayılmasına yol açacak pisliğin ortadan kaldırılması da bu komitenin görevlerinden sayılıyor.

Bu komiteler, İntifada'nın sinir sistemine benziyorlar; ayaklanmanın sürekliliği, devingenliği ve diriliğinin sürekliliğini kalıcı kılacak temel etkenlerin yaratılması onlara bağlı.

Kavgaya hazır, mücadeleye kararlı ve fedakârlık etmeyi göze alan kadroların örgütlenmesi; ayaklanmaya etkin biçimde katılan ergen ve hatta çocukların yetiştirilerek kadrolara dönüştürülmesi de bu komiteler sayesinde oluyor.
 

Birinci İntifada (1987-1993) yıllarında, askeri ablukanın gölgesinde günlük yaşam mücadelesini sürdüren Filistinli çocukla
Birinci İntifada (1987-1993) yıllarında, askeri ablukanın gölgesinde günlük yaşam mücadelesini sürdüren Filistinli çocuklar

 

Nitekim Ramallah kentine yakın Belzon Mülteci Kampındaki bir Filistinli, Reuter Haber Ajansı muhabirine şöyle diyor:

Halk Komiteleri olmasaydı, kampımız 40 günlük sokağa çıkma yasağına dayanamazdı.


Kuşkusuz bu komitelerin oluşum yöntemini öğrenmek hayli zor olmalı ancak şurası kesin:

Her yerin özgün ortam ve yapısına göre kendiliğinden ve kişisel girişimlerle oluşuyorlar.

Bu da o yerin gereksinimini karşılayacak bir yapının gerçekleşmesine yol açıyor.

Ağır basan görüş o ki her kamp, köy ve kentte yukarıda belirtilen komitelerden birer tane bulunuyor.

Belki henüz bilmediğimiz başka yapılanmalar içindeki örgütlenmeler de var.

Bir örnek: Halk arasındaki uyuşmazlık, anlaşmazlık ve kavgaları önlemek için yeni bir komitenin kurulduğu haberi geliyor.

Bu komite, bir çeşit halk mahkemesi işlevini üstleniyor. Anlaşmazlıkları, anında, olay yerinde ve halkın dolaysız gönüllü katılımıyla çözüyor. Böylece Filistinliler, İsrail mahkemelerine gitmemiş oluyor.

Ayrıca bu komiteler sayesinde toplumdaki suç oranı, anlaşmazlık yüzdesi gözle görülür biçimde azalıyor.

 

Devamı gelecek…

 

 

*Bu içerik serbest gazeteci veya konuk yazarlar tarafından hazırlanmıştır. Bu içerikte yer alan görüş ve ifadeler yazara aittir ve Independent Türkçe'nin editöryal politikasını yansıtmayabilir.

© The Independentturkish

DAHA FAZLA HABER OKU