Amerika Birleşik Devletleri ile İran arasında büyük oranda anlaşmaya varıldı.
Ancak üzerinde anlaşma sağlanan, bir barış anlaşması değil, mutabakat metni.
Önümüzde 60 günlük bir ateşkes var.
Bu süre zarfında, barış anlaşması maddeleri tek tek görüşülüp son hâli verilecek.
Anlaşma, tarafların onaylamasının ardından Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’ne gönderilecek.
Son onay da buradan çıkınca, anlaşma yürürlüğe girecek.
Trump, her zaman olduğu gibi "Biz kazandık" diyor.
Ama "İran ne zaferi kazandı ki?" diye soranların da sesi yüksek çıkıyor.
Onlar için İran’ın kazançlarını özetlemekte yarar var:
1. İran'ın bölünmeden, parçalanmadan, sınırlarını koruyup ayakta kalarak bu savaştan çıkmış olması bile tek başına bir zafer değil midir?
2. 40 gün boyunca ve sonrasında, en ağır saldırılarda sinmeyip karşılık vermesi, zafer değil de nedir?
3. Trump, "İran'ı yendik, bitirdik. Ordusunu yok ettik" dediğinde, yanıt olarak Hürmüz Boğazı'nı kapatması, zafer değil de nedir?
4. Trump'ın tehdit dilini büyütmesine karşılık ABD helikopterini düşürmesi, zafer değil de nedir?
5. Anlaşma tamamlanırken İsrail'in, Lübnan'ı vurmasına anında yanıt verip, İsrail'i füze yağmuruna tutması, zafer değil de nedir?
6. Trump'ın o çok övündüğü uçak gemilerini, savaş gemilerini, maliyeti en fazla 100 bin dolarlık SİHA'larla durdurmak, zafer değil de nedir?
7. Körfez Arap ülkelerindeki ABD üslerini her defasında aynı kararlılıkla vurmak, zafer değil de nedir?
8. Topraklarını İsrail askerlerine açan Birleşik Arap Emirlikleri'nin ekonomisini perişan etmek, "Bizi artık vurmayın, karşılığında para verelim" diyen bu ülkeden 2 ayrı uçakla gönderilen 10 milyar doları almak, zafer değil de nedir?
9. ABD her vuracağım dediğinde, İranlıların ellerinde bayraklarla meydanları doldurması, hedef gösterilen tesislerin çevresinde insan zinciri oluşturması, vatanına sahip çıkması zafer değil de nedir?
10. ABD ve İsrail saldırganlığına karşı dünya genelindeki sessiz çoğunluğun desteğini alması, zafer değil de nedir?
Sıraladığım diğer maddeleri kenara bırakın, sadece 1'inci madde bile İran'ın kazandığı zaferi anlatmaya yeter de artar bile.
fazla oku
Bu bölüm, konuyla ilgili referans noktalarını içerir. (Related Nodes field)
Anlaşmayla ilgili gelişmelerden İsrail’in memnun olmayacağı biliniyordu.
Sadece İsrail Hükûmeti yetkilileri değil, muhalefet liderleri de ABD’ye sert tepki gösterdi.
Önce Savunma Bakanı Katz konuştu.
Katz, "ABD'nin yapacağı anlaşma İran'ın nükleer programını durdurmayı başaramayacak. Bu nedenle İsrail, İran'ın nükleer silah edinmesini engellemek için tek başına hareket edecektir. Başbakanımız Netanyahu ve ben, ordumuza buna göre hazırlık yapmaları talimatını verdik" dedi.
Anlaşmayı da değerlendiren Katz, "İran'ın balistik füze programına dokunulmadı. Vekil güçler ağı dağıtılmadı. Nükleer program konusu tam olarak sonlanmadı. Bu anlaşma başarılı değil" yorumunu yaptı.
Sonuç olarak İsrail Başbakanı adına Savunma Bakanı Katz noktayı koydu:
Lübnan'da ilerlemeye devam edeceğiz. İran'a saldırılarımızı da kimse engelleyemez.
Katz’ın ardından İsrail Hükûmeti'nde 5 bakan, ABD’nin İran’la varacağı anlaşmanın tanınmayacağını bildirdi.
Aralarında Maliye Bakanı Smotrich ve Ulusal Güvenlik Bakanı Ben Gvir’in de bulunduğu bakanlar, İsrail'in anlaşmanın şartlarına bağlı olmadığını duyurdu.
Söz konusu bakanlar, İsrail’in Lübnan’ın güneyinden kesinlikle çıkmayacağını da bildirdi.
Bu bakanların da aslında Netanyahu’nun yerine konuştukları biliniyor.
Görünüşe o ki, İsrail her türlü barışı, ateşkesi sabote etmek için tüm yolları deneyecektir.
Evet, İran ile ABD arasında anlaşmaya gidiliyor ama bu petrol fiyatlarına nasıl yansıyacak?
Hürmüz Boğazı’nın açılması, petrol fiyatlarında düşüşe yol açtı.
Ancak sanıldığı gibi bu gelişme, petrol fiyatlarını savaş öncesindeki seviyelere düşürmeyecek.
Hürmüz Boğazı’ndan başlayan petrol akışı, stokları azalan ülkelerin sorunlarını kısa sürede çözmeyecek.
Ülkeler önce boşalan stoklarını yeniden dolduracak.
Petrol varil fiyatlarının 80-90 dolar arasında seyretmesi öngörülüyor.
Bu fiyat aralığının 2026 yılı sonuna kadar devam etmesi bekleniyor.
Kullandığımız motorin ve benzine en az 6 ay daha yüksek fiyatlar ödemeyi sürdüreceğiz.
Hürmüz Boğazı’nın açılması, ABD Donanması'nın ablukasının kaldırılması, İran’ın petrol gelirlerine yeniden kavuşması demek.
Buna paralel olarak İran, yurt dışındaki parasını da geri almaya başladı.
ABD, İran’ın yurt dışındaki dondurulmuş varlıklarından 24 milyar doları daha serbest bırakacak.
İran’a bu miktar 4 taksit hâlinde ödenecek.
ABD’nin el koyduğu, vermeyeceğim dediği paraları, anlaşmanın ardından serbest bırakmaya başlaması, İran’ın kazanımlarının doğrulanması bakımından önemli.
ABD’nin Hürmüz Boğazı’ndan gizlice petrol çıkardığına ilişkin bazı dron görüntüleri ise şaşkınlık yarattı.
Hürmüz Boğazı çıkışı yakınlarına gelen dolu tankerlerden, Amerikan donanması korumasındaki boş tankerlere petrol aktarıldığı birçok operasyon gerçekleştirildi.
ABD’nin bu yolla yaklaşık 90 milyon varil petrolü Körfez dışına çıkardığı tahmin ediliyor.
*Bu içerik serbest gazeteci veya konuk yazarlar tarafından hazırlanmıştır. Bu içerikte yer alan görüş ve ifadeler yazara aittir ve Independent Türkçe'nin editöryal politikasını yansıtmayabilir.
© The Independentturkish