Alevi örgütlerinden ‘mutlak butlan’ kararına tepki: Demokrasiye darbe

PSAKD, ABF ve Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı yaptıkları açıklamalarda kararın halk iradesine müdahale olduğunu belirterek, demokratik siyasetin ve hukuk devletinin hedef alındığını savundu

Fotoğraf: CHP Fotoğraf Servisi

Cumhuriyet Halk Partisi’nin 38. Olağan Kurultayı’na ilişkin verilen “mutlak butlan” kararına Alevi kurumlarından peş peşe tepkiler geldi.

fazla oku

Bu bölüm, konuyla ilgili referans noktalarını içerir. (Related Nodes field)

Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD), Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) ve Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı yaptıkları açıklamalarda kararı “hukuk darbesi”, “demokrasiye müdahale” ve “halk iradesine saldırı” olarak değerlendirdi.

PSAKD: “Halk iradesinin gasp edilmesine karşı mücadelemizi sürdüreceğiz”

Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Genel Yönetim Kurulu tarafından yapılan açıklamada, Türkiye’de giderek derinleşen antidemokratik uygulamalara dikkat çekildi.

Açıklamada, “Pir Sultan Abdal Kültür Derneği örgütlülüğü olarak ülkemizde giderek derinleşen antidemokratik uygulamaları ve siyasal müdahaleleri, bugüne kadar savunduğumuz laik, demokratik hukuk devleti çizgisinden geri adım atmadan; halk iradesinin gasp edilmesine, siyasi partilerin ve toplumsal muhalefetin yargı eliyle dizayn edilmesine karşı mücadelemizi sürdüreceğimizi bir kez daha ifade ediyoruz” denildi.

Türkiye’nin ihtiyacının hukukun siyasetin aparatı haline getirildiği bir düzen olmadığı vurgulanan açıklamada, “Eşit yurttaşlığın, özgürlüğün, adaletin ve gerçek demokrasinin hâkim olduğu bir düzendir. Laiklikten, eşitlikten, özgürlükten ve halk iradesinden yana olan tüm toplumsal kesimlerle dayanışma içinde olmaya devam edeceğiz” ifadelerine yer verildi.

PSAKD, CHP hakkında verilen “mutlak butlan” kararını ise “hukuk darbesi” olarak nitelendirerek, “Demokratik siyaseti hedef alan her türlü müdahalenin karşısında olduğumuzu kamuoyuna saygıyla duyuruyorum” açıklamasında bulundu.


ABF: “Sandıkta ortaya çıkan halk iradesi tartışmalı hale getiriliyor”

Alevi Bektaşi Federasyonu da karara ilişkin yazılı bir açıklama yayımladı. Federasyon, “mutlak butlan” kararını demokratik siyasete yönelik açık bir müdahale olarak değerlendirdi.

Açıklamada, Yüksek Seçim Kurulu tarafından kesinleştirilen bir kurultayın daha sonra mahkeme kararıyla hükümsüz hale getirilmesinin seçim hukukunun temel ilkelerini yok saydığı belirtildi. Bunun yalnızca hukuki değil, aynı zamanda siyasal bir müdahale olduğu ifade edildi.

Federasyon açıklamasında, sandıkta ortaya çıkan halk iradesinin yargı eliyle tartışmalı hale getirilmesinin demokratik değerlere zarar verdiği vurgulandı.

ABF, yargının bağımsızlığını tasfiye eden anlayışın yalnızca muhalefeti değil, Türkiye’nin toplumsal barışını ve ortak yaşam umudunu da hedef aldığını kaydetti.

Kararın Türkiye’nin demokrasi ile otokrasi arasındaki tercihinin göstergesi olduğu belirtilen açıklamada, asıl amacın muhalefeti parçalamak ve iç çekişmelere sürüklemek olduğu savunuldu.

Federasyon açıklamasında ayrıca, Türkiye’nin ihtiyacının hukukun üstünlüğüne, eşit yurttaşlığa, özgürlüğe ve adalete dayalı gerçek bir demokrasi olduğu belirtilerek, laiklikten, eşitlikten ve halk iradesinden yana olan tüm kesimlerle dayanışmanın sürdürüleceği ifade edildi.

ABF, CHP’ye yönelik hukuki müdahaleyi de bu çerçevede değerlendirdiklerini belirterek, demokratik siyaseti hedef alan her türlü girişimin karşısında olduklarını kamuoyuna duyurdu.

Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı: “Bu hukuksuzluk demokrasiye vurulmuş büyük bir darbedir”

Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Genel Merkezi de konuya ilişkin yazılı bir açıklama yayımladı. Vakıf, CHP’nin 38. Olağan Kurultayı sonrası gündeme gelen “mutlak butlan” kararının Türkiye demokrasisine ağır zarar vereceğini belirtti.

Açıklamada, CHP’nin yerel seçimlerde birinci parti olmasının ardından muhalefete yönelik baskıların arttığı ifade edilerek, kayyum uygulamaları, tutuklamalar ve yargı süreçleri eleştirildi.

Vakfın açıklamasında şu ifadelere yer verildi:

Bir partinin üyelerinin verdiği kararı yok saymasını kabul etmiyoruz. Yargı eliyle halkın iradesini hiçe sayarak siyasete yön vermeye çalışan, seçimleri ve sandığı kabul etmeyen bu hukuksuz durum demokrasimize vurulmuş çok büyük bir darbedir.

Açıklamada, gerçek bir demokrasinin yalnızca seçimlerden ibaret olmadığı belirtilerek, ifade özgürlüğü, basın özgürlüğü, kuvvetler ayrılığı ve muhalefetin varlığının demokratik düzenin temel unsurları olduğu vurgulandı.

"Demokrasinin sağlıklı işlemesi için özgürlükler ve hukuk devleti birlikte var olmalıdır. Gerçek bir demokraside seçimlerin adil yapılması gerekir” denilen açıklamada, Ortadoğu’daki savaşlar ve Türkiye’de yaşanan siyasal gerilimlerin de toplumsal riskleri artırdığı ifade edildi.

Vakıf, sürecin yalnızca CHP’yi değil, Türkiye’nin demokratik geleceğini ilgilendirdiğini belirterek, “Bu mesele sadece CHP’nin değil; sandık iradesinin, hukuk devletinin ve Türkiye demokrasisinin meselesidir” dedi.

Açıklamanın sonunda ise şu mesaj verildi:

Demokrasiye, sandığa ve hukuk devletine sahip çıkmak; yalnızca bir siyasi partiyi değil, Türkiye’nin ortak geleceğini, toplumsal barışını ve seçmen iradesini savunmaktır. Hak, hukuk ve halk iradesinin yanında durmak yalnızca siyasal bir tavır değil, toplumsal vicdanın gereğidir.

 

Independent Türkçe

DAHA FAZLA HABER OKU