Aylar süren hazırlık, binlerce gazeteci, yüzlerce görevli...
Liderler yalnızca birkaç saat aynı masadaydı.
O birkaç saatin sorunsuz geçmesi için aylar süren dev bir organizasyon yürütüldü.
Uluslararası basın, NATO Zirvesi'nin perde arkasını Independent Türkçe'ye anlattı.
Basın toplantısı sona eriyor. Birkaç dakika önce aynı salonda soru sormaya çalışan yüzlerce gazeteci bu kez başka bir salona doğru hızla ilerliyor.
Koridorlarda kameralar taşınıyor, canlı yayın ekipleri yeni yayın noktalarına geçiyor, lider konvoylarının hareketine göre programlar dakika dakika güncelleniyor.
fazla oku
Bu bölüm, konuyla ilgili referans noktalarını içerir. (Related Nodes field)
NATO Zirvesi'nin görünen yüzü birkaç günlük diplomasi trafiğinden ibaret. Görünmeyen tarafta ise aylar süren hazırlık, saniyelerle yarışan bir koordinasyon ve yüzlerce kişinin görev aldığı dev bir organizasyon bulunuyor.
Türkiye'nin ev sahipliğinde düzenlenen zirve yalnızca uluslararası güvenlik gündemiyle değil, organizasyon ölçeğiyle de dikkat çekti. Yaklaşık 3 bin basın mensubu akreditasyon başvurusu yaptı.
Bunların yaklaşık 2 bin 500'ü Ankara'ya geldi ve katılımcıların üçte ikisini yabancı gazeteciler oluşturdu.
Birkaç günlüğüne dünyanın en yoğun haber merkezlerinden biri
Cumhurbaşkanlığı Millet Kütüphanesi, zirve boyunca alışılmış sessizliğinden çok uzaktı.
Koridorlarda farklı diller konuşuluyor, televizyon ekipleri canlı yayın hazırlıkları yapıyor, çalışma masalarında gazeteciler haberlerini yetiştirmeye çalışıyordu.
Bir salonda liderlerin açıklamaları izlenirken, başka bir bölümde röportajlar gerçekleştiriliyor, yayın akışı neredeyse hiç durmuyordu.
Bu organizasyonun hazırlıkları ise aylar öncesinden başladı. Hazırlıkları, Prof. Dr. Burhanettin Duran’ın yönetimindeki Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı yürüttü.
Uluslararası Medya Koordinatörü Dr. Gözde Kirişçioğlu ve ekibi, akreditasyondan Uluslararası Medya Merkezi'nin kurulmasına, gazetecilerin yönlendirilmesinden basın toplantılarının planlanmasına kadar tüm medya organizasyonunu koordine etti.
Zirve boyunca medya operasyonu ve kriz iletişimi için 850 personel görev yaptı.
"Gazeteciler için her ayrıntı düşünülmüştü"
Sabahın erken saatlerinden gece geç saatlere kadar çalışan gazeteciler için en önemli konu, programın sorunsuz işlemesiydi.
İspanya merkezli The Parliament Magazine muhabiri Paula Soler Rodriguez, hazırlıkların bunu büyük ölçüde sağladığını söyleyerek, şunları anlattı:
Medya merkezi ile oteller arasında düzenli servisler vardı. Güvenlik alanına ulaştıktan sonra nereye gitmeniz gerektiği, kiminle iletişim kuracağınız ve hangi servisi kullanacağınız konusunda yönlendirmeler oldukça netti.
Akreditasyon kartları, zirveden önce İletişim Başkanlığı'nda kurulan Akreditasyon Ofisi'nden beş gün boyunca teslim edildi.
Rodriguez'e göre gazetecilere verilen basın çantası da gün boyu çalışmayı kolaylaştıran ince düşünülmüş ayrıntılardan biriydi.
Ancak organizasyonun büyüklüğü bazı zorlukları da beraberinde getirdi. Rodriguez, bu durumu dile getirdi:
Güvenlik çemberinin dışında kalan otellerde konaklayan gazeteciler için ulaşım zaman zaman zorlaştı. Zirveye ilgi çok yüksekti. Çalışma alanları genişti ama bazen boş yer bulmak kolay olmuyordu.
Her otobüste yabancı dil bilen iletişim uzmanları 24 saat vardiya usulü görev yaptı. Basın otellerinde kurulan bilgi masaları da günün her saati gazetecilere destek verdi.
Ankara neden kritik bir zirveye ev sahipliği yaptı?
NATO Zirvesi yalnızca binlerce gazetecinin ve onlarca liderin bir araya geldiği uluslararası bir organizasyon değildi. Aynı zamanda ittifakın geleceğini şekillendirecek kararların alınacağı kritik bir buluşmaydı.
Bu nedenle Ankara'nın üstlendiği ev sahipliği, organizasyonun ötesinde diplomatik ve stratejik bir anlam da taşıyordu.
Katar merkezli Al Jazeera televizyonundan Yılmaz Akıncı, zirvenin Türkiye açısından yalnızca başarılı bir organizasyon olmadığını, diplomatik ve stratejik sonuçlar da doğurduğunu söyledi.
Akıncı, şunları paylaştı:
Ankara, bu zirveyle hem masada diplomatik gücünü pekiştirdi hem de savunma sanayii odaklı stratejik hedeflerine ulaştı. Sonuç bildirgesinde müttefikler arasındaki savunma sanayii engellerinin kaldırılmasına yönelik taahhüt yer aldı. Ayrıca Türkiye, çok uluslu savunma projelerinde üstlendiği rolle savunma sanayiindeki konumunu daha da güçlendirdi.
Akıncı, zirvenin yalnızca Türkiye açısından değil, NATO için de yeni bir döneme işaret ettiğini belirterek şunları kaydetti:
İttifak açısından Ankara Zirvesi, savunmada bütçelerden ziyade üretim ve somut kabiliyetlere odaklanılan yeni bir dönemin göstergesi oldu. Sonuç bildirgesinde Ukrayna'ya destek, yapay zeka ve yeni teknolojilerin kullanımı ile terörizm tehdidine yapılan vurgu da öne çıkan başlıklar arasındaydı.
Yoğunluk vardı ama karmaşa yoktu
Medya merkezinde gün boyunca yüzlerce kişi aynı anda çalışmasına rağmen belirgin bir düzensizlik hissedilmiyordu.
Canlı yayın ekipleri yayın hazırlıklarını sürdürürken, gazeteciler de farklı salonlardaki programlar arasında rahatça hareket edebiliyordu.
Cumhurbaşkanlığı Millet Kütüphanesi de birkaç günlüğüne dünyanın en yoğun haber merkezlerinden birine dönüştü.
Basın mensupları için bin 800 çalışma alanı, yaklaşık 100 canlı yayın noktası, 40 montaj odası ve en büyüğü 400 kişilik olmak üzere 11 basın toplantısı salonu hazırlandı.
Ukrayna Milli Haber Ajansı Ukrinform muhabiri Olga Budnyk, en çok bu organizasyondan etkilendiğini söyleyerek, düşüncelerini şöyle anlattı:
Uluslararası Basın Merkezi'nde bu kadar kalabalığa rağmen hiçbir yoğunluk hissedilmiyordu. Herkes için yeterli çalışma alanı vardı ve internet kusursuz çalışıyordu.
Organizasyonun yalnızca medya merkezinden ibaret olmadığını da vurgulayan Budnyk, "Güvenlikten lojistiğe, misafir programından en küçük ayrıntılara kadar her şey titizlikle planlanmıştı" dedi.
Ancak güvenlik önlemlerinin kent yaşamını da etkilediğini gözlemlediğini söyledi.
Budnyk, "Kapanan yollar nedeniyle Ankara'da günlük yaşam zaman zaman zorlaştı. Ama böyle büyük bir zirvede güvenliğin öncelikli olması da kaçınılmaz" diye konuştu.
"Her şey sorunsuz işledi"
Zirvenin en yoğun anlarından biri liderlerin basın toplantılarıydı. Salonlar dakikalar içinde doluyor, gazeteciler açıklamaların ardından hızla canlı yayın noktalarına yöneliyordu.
Almanya'nın Der Spiegel muhabiri Timo Lehmann, organizasyonun genel işleyişini başarılı bulduğunu kaydederek, şunları söyledi:
Her şey sorunsuz işledi. Güvenlikle ilgili herhangi bir sorun yaşanmadı. Canlı yayınlar için güzel bir arka plan oluşturuyor. Buradaki manzara televizyon gazetecileri için çok uygun. Şehir içinde ulaşım da kolaydı.
Organizasyonun yalnızca teknik yönüyle değil, misafirperverliğiyle de aklında kaldığını söyle Lehmann, şöyle konuştu:
Yemekler çok iyiydi. Gün içinde kahve içebilmek, Türk tatlılarını ve yemeklerini tatmak güzeldi. Taksi şoförlerinden havaalanındaki görevlilere kadar karşılaştığım herkes son derece yardımseverdi.
Kameraların görmediği tempo
Liderler ülkelerine döndü. Basın merkezi yeniden sessizliğe büründü. Canlı yayın platformları söküldü.
Bu birkaç günlük zirvenin arkasında, aylar boyunca çalışan ekiplerin kurduğu organizasyon sayesinde dünyanın dört bir yanından gelen binlerce gazeteci aynı anda haber üretebildi; lider programları dakikası dakikasına işledi ve Ankara birkaç günlüğüne dünyanın en yoğun diplomasi merkezlerinden biri haline geldi.
*Bu içerik serbest gazeteci veya konuk yazarlar tarafından hazırlanmıştır. Bu içerikte yer alan görüş ve ifadeler yazara aittir ve Independent Türkçe'nin editöryal politikasını yansıtmayabilir.
© The Independentturkish