ABD, Ukrayna'daki savaşı neden bitirmek istiyor?

Dr. Osman Gazi Kandemir Independent Türkçe için yazdı

Kolaj: Independent Türkçe

Ukrayna'daki savaş dördüncü yılını geride bıraktı. Beşinci yılına doğru ilerliyor. Son günlerde Washington'ın savaşın bir an önce sona erdirilmesi yönündeki baskısı daha görünür hâle geldi.

Peki ABD neden şimdi çatışmanın uzamasından rahatsızlık duyuyor?

Bunu Amerikan kamuoyundaki savaş yorgunluğu, artan savunma harcamaları veya iç siyasetteki “Önce Amerika” yaklaşımıyla açıklamak yetersiz kalır. Washington açısından mesele daha geniş bir stratejik çerçevenin parçası.

İki konu öne çıkıyor.

Birincisi, Ukrayna savaşı ABD'nin kaynaklarını Avrupa'ya bağlıyor. Bu durum Washington'ın uzun vadeli rakibi olarak gördüğü Çin'e karşı hareket alanını daraltıyor.

İkincisi ise ABD'nin savaşın nasıl sonuçlanmasını istediği sorusu. Washington Ukrayna'nın kesin bir zafer kazanmasını mı, Rusya'nın yenilmesini mi, yoksa savaşın kontrollü biçimde sona ermesini mi istiyor?

Mevcut tablo üçüncü seçeneğe işaret ediyor.

Rusya'nın çöküşü neden Washington için sorun olabilir?

fazla oku

Bu bölüm, konuyla ilgili referans noktalarını içerir. (Related Nodes field)

İlk bakışta Rusya'nın ağır bir yenilgiye uğraması ABD açısından olumlu görünebilir. Fakat Washington'ın hesapları bundan daha karmaşık.

Rusya geniş bir nükleer cephaneliğe sahip. Moskova'daki merkezi otoritenin savaş nedeniyle tamamen çökmesi, nükleer silahların güvenliği ve komuta kontrol mekanizmaları konusunda ciddi belirsizlikler yaratabilir.

1991'de Sovyetler Birliği'nin dağılmasının ardından ABD'nin nükleer silahların güvenliğini sağlamak için yürüttüğü çalışmalar hatırlandığında, böyle bir senaryonun Washington açısından neden kaygı verici olduğu anlaşılabilir.

Dahası, Rusya'nın dağılması Avrasya'da büyük bir güç boşluğu yaratabilir.

Peki bu boşluğu hangi aktör dolduracak?

Washington açısından en istenmeyen cevap Çin olabilir.

Sibirya, Rusya'nın Uzak Doğusu ve Orta Asya enerji kaynakları, doğal kaynaklar ve ulaşım koridorları bakımından büyük stratejik değer taşıyor. Rusya'nın zayıflaması Çin'in bu coğrafyada nüfuzunu artırmasına kapı açabilir.

Bu tabloya bakıldığında ABD açısından ideal sonuç, Rusya'nın Ukrayna'yı ele geçiremeyecek kadar zayıf, fakat tamamen parçalanmayacak kadar istikrarlı kalması olabilir.

Bu, klasik anlamda bir Rus zaferi de Amerikan zaferi de değildir. Daha çok kontrollü bir güç dengesi arayışıdır.


Asıl hedef Çin mi?

ABD'nin savunma stratejisinde Çin, uzun vadeli temel rakip olarak öne çıkıyor. Tayvan Boğazı ve Güney Çin Denizi Washington açısından giderek daha fazla önem kazanıyor.

Ukrayna'daki savaş ise Amerikan askerî, istihbarî ve malî kaynaklarının önemli bölümünü Avrupa'ya bağlıyor. Uzun süren bir yıpratma savaşı, ABD'nin iki büyük güçle aynı anda rekabet etme kapasitesini sınırlandırıyor.

Burada Pentagon açısından temel meselelerden biri mühimmat stokları.

Ukrayna'ya gönderilen topçu mühimmatları, hava savunma sistemleri ve diğer silahlar Amerikan ordusunun kendi hazırlık seviyesini de etkiliyor. Özellikle olası bir Tayvan krizinde ihtiyaç duyulacak mühimmatın üretim kapasitesi Washington için stratejik bir sorun hâline geliyor.

Peki bunun sonucu ne?

Avrupa'daki savaşın dondurulması, ABD'ye askerî ve siyasi kaynaklarını Hint-Pasifik'e kaydırma imkânı sağlayabilir.


Nükleer tırmanma riski

Bir başka unsur da savaşın kontrolsüz biçimde tırmanması ihtimali.

Rusya'nın cephede ağır bir yenilgiye uğraması, özellikle Kırım'ın veya Rusya'nın stratejik açıdan hayati gördüğü bölgelerin kaybedilmesi, Kremlin'in daha sert adımlar atmasına yol açabilir.

Washington'ın Ukrayna'ya sağladığı desteği zaman zaman belirli silah sistemleri ve hedefler konusunda sınırlamasının arkasında bu “tırmanma kontrolü” kaygısı bulunuyor.

ABD açısından Ukrayna'nın askerî zaferinden daha önemli olan, savaşın Rusya ile doğrudan NATO çatışmasına veya nükleer bir krize dönüşmemesi olabilir.

Burada Washington'ın yaklaşımı bir paradoks yaratıyor.

ABD Ukrayna'nın Rusya karşısında ayakta kalmasını istiyor. Fakat Rusya'nın tamamen köşeye sıkışmasını da istemiyor.

Peki neden?

Bir tarafın kesin zaferi, diğer tarafın kontrolsüz tepkisini beraberinde getirebilir.


Amerikan iç siyaseti de etkili

Bütün bu stratejik hesapların yanında Amerikan iç siyaseti de önemli.

Ukrayna'ya yapılan yardımın maliyeti, Kongre'deki bütçe tartışmalarının ve kamuoyundaki savaş yorgunluğunun konusu hâline geldi.

Trump yönetiminin “Önce Amerika” anlayışı, Avrupa güvenliğinin finansal yükünün daha fazla Avrupalı müttefikler tarafından taşınmasını savunuyor.

Washington açısından savaşın sona erdirilmesi, ABD'nin Avrupa'daki mali ve askerî yükünü azaltma fırsatı da yaratabilir.

Fakat sorun burada başlıyor.

ABD'nin hızlı bir çözüm araması, savaşın taraflarının aynı çözümü istediği anlamına gelmiyor.

Kiev, toprak kayıplarının hukuken tanınmasına karşı çıkıyor. Gelecekte yeni bir Rus saldırısını önleyecek güvenlik garantileri talep ediyor.

Moskova ise Kırım ve ilhak ettiğini ilan ettiği bölgeler konusunda daha kapsamlı talepler ileri sürüyor.

Avrupa kendi güvenliğinin Washington ile Moskova arasında yapılacak ikili bir pazarlığın konusu hâline gelmesinden endişe ediyor.

Çin açısından tablo daha farklı.

Pekin, savaşın ABD kaynaklarını Avrupa'da tutmasından stratejik fayda sağlıyor.

Washington'ın Avrupa'dan çıkıp bütün dikkatini Asya'ya yöneltmesi ise Çin için tercih edilen bir senaryo değil.


Savaş biterse kriz çözülmüş olacak mı?

Sonuçta ABD'nin savaşı bitirme arzusu basit bir barış arayışı olarak okunmamalı.

Washington Ukrayna'nın yenilmesini istemiyor. Savaşın Amerikan küresel stratejisini aşındıracak kadar uzun sürmesini de istemiyor.

Rusya'nın tamamen çökmesinin yaratabileceği nükleer ve jeopolitik riskler de bu hesabın parçası.

Bana göre Washington'ın aradığı şey kapsamlı ve nihai bir barıştan çok yönetilebilir bir gerileme modeli.

Silahların sustuğu, fakat tarafların temel anlaşmazlıklarının çözülmediği bir düzen.

Bu nedenle savaşın yakın gelecekte kalıcı bir barış anlaşmasıyla sonuçlanmasından çok, Kore örneğini andıran bir ateşkes ve donmuş çatışma rejimine dönüşmesi daha olası görünüyor.

Böyle bir sonuç savaşı bitirebilir. Fakat Ukrayna krizini çözmüş olmaz.

 

 

*Bu içerik serbest gazeteci veya konuk yazarlar tarafından hazırlanmıştır. Bu içerikte yer alan görüş ve ifadeler yazara aittir ve Independent Türkçe'nin editöryal politikasını yansıtmayabilir.

© The Independentturkish

DAHA FAZLA HABER OKU