Bolivya'da sağcı hükümete karşı protestolar giderek şiddetleniyor.
Başkent La Paz'da başlayıp ülke geneline yayılan protestolar son iki haftadır yoğunlaşırken, güvenlik güçleriyle çıkan çatışmalarda gözaltına alınanların sayısı 120'yi geçti.
Protestolarda 4 gösterici yaşamını yitirirken, onlarca kişinin yaralandığı aktarılıyor. Ülke genelinde 40'tan fazla yolun kapatıldığı, polisin havai fişek, taş ve sopalarla hükümet binalarına yürümek isteyen göstericilere müdahale ettiği belirtiliyor.
Eylemler üç farklı dinamikle başlayarak tüm topluma yayıldı. En başta ülkenin en büyük sendika federasyonu Bolivya İşçi Merkezi'nin (COB) dile getirdiği maaş talepleri geliyor. Sendika öğretmenlerden özel sektör çalışanlarına kadar çok geniş bir kesimi temsil ediyor. Buna köylülerin akaryakıt kıtlığıyla ilgili şikayetleri eklendi. Maden işçilerinin arazileri özel şirketlere açan yasal düzenlemelere karşı ayağa kalkmasıyla da protestolar ülke çapında bir ayaklanmaya dönüşmüş oldu.
fazla oku
Bu bölüm, konuyla ilgili referans noktalarını içerir. (Related Nodes field)
Sosyalizme Doğru Hareket Partisi'nin (MAS) yaklaşık 20 yıllık iktidarını sona erdirerek Kasım 2025'te göreve gelen merkez sağcı lider Rodrigo Paz Pereira, kabinesini ağırlıklı olarak muhafazakar iş dünyası liderleriyle doldurdu. Bu durum yerli halkların yanı sıra işçilerin kilit pozisyonlarda temsil edilememesine yol açtı.
Paz yönetimi, eski Devlet Başkanı Luis Arce'nin yürürlüğe koyduğu servet vergisini de kaldırdı.
Son 40 yılın en ağır ekonomik krizlerinden biriyle boğuşan ülkede halk, Paz'ın istifasını istiyor.
Ulaştırma sektörü işçilerinden Romer Cahuaza, Paz hükümeti görevden çekilmezse "kan döküleceğini" söylüyor.
Merkez sağcı yönetimse eylemlerden, hakkında yakalama kararı bulunan eski Devlet Başkanı Evo Morales'i sorumlu tutuyor.
Devlet Başkanlığı Sözcüsü Jose Luis Galvez, Morales'in "yargılanmaktan kaçmak" amacıyla eylemleri körüklediğini ileri sürdü. Eski liderse bunu yalanlayarak ayaklanmanın ülkede "neoliberal modelin uygulanmasına karşı" olduğunu savundu.
Emniyet Genel Müdürü Mirko Sokol da COB liderliğindeki gösterilerde atılan taşlar nedeniyle 11 polisin yaralandığını belirtirken, COB Direktörü Mario Argollo hakkında yakalama kararı çıkarıldığını duyurdu.
Diğer yandan ABD ve Kolombiya'nın eylemlere yönelik açıklamaları hükümet karşıtı gösterilerin bölgedeki geniş ölçekli etkisini ortaya koydu.
ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Christopher Landau, dünkü açıklamasında eylemleri "darbe girişimi" diye niteledi. ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio da bunu destekleyerek "Suçluların ve uyuşturucu kaçakçılarının, kıtamızda demokratik olarak seçilmiş liderleri devirmesine izin vermeyeceğiz" dedi.
Kolombiya lideri Gustavo Petro ise pazar günkü X paylaşımında, Bolivya'da yaşananları "jeopolitik kibre karşı bir halk ayaklanması" diye nitelemişti. Ayrıca Bolivya lideri Paz için "ABD'nin kuklası" ifadesini de kullanmıştı.
Bunun üzerine Bolivya hükümeti, solcu Petro'nun bu açıklamalarının iç işlerine müdahale olduğunu savunarak Kolombiya'nın La Paz Büyükelçisi Elizabeth Garcia Carrillo'yu "istenmeyen kişi" ilan etti.
Bogota yönetimi de misilleme olarak Bolivya'nın Kolombiya Büyükelçiliği'ndeki maslahatgüzarı Ariel Percy Molina Pimentel'i sınır dışı ettiğini duyurdu.
Independent Türkçe, Guardian, New York Times, El Pais, Telesur
Derleyen: Yasin Sofuoğlu