Tülay Hatimoğulları: Ankara onurlu barışa hazır mısın?

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, partisince Şırnak’ta düzenlenen Nevruz kutlamalarına katılarak, gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu

Fotoğraf: Tülay Hatimoğulları X Hesabı

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, "Ana akım medya, televizyoncular, programcılar programlara çıkıyorlar ve diyorlar ki, 'DEM Parti bu süreçte ne istiyor?' Bizim taleplerimiz üzerinden uyguladıkları, kimilerinin uyguladığı bazı yöntemlerle bizim taleplerimizi bulanıklaştırmak, silikleştirmek istiyorlar. DEM Parti’nin bu süreçte ne talep ettiği son derece nettir. Bizler Kürt halkının bütün haklarının tanınmasını istiyoruz. Bizler Kürt halkının ana dilde eğitim görmesini istiyoruz. Bizler Kürt halkının ana dili olan Kürtçenin Kamusal alanda serbestçe konuşulmasını istiyoruz. Bizler eşit yurttaşlık hakkı istiyoruz" dedi.

ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarına değinen Hatimoğulları, şöyle konuştu:

Bizler bu Nevruz'u kutlarken yanı başımızda İran'da bombalar patlıyor, füzeler patlıyor. ABD, İsrail'in başlattığı savaş olanca hızıyla devam ediyor ve gittikçe derinleşiyor. Bu konudaki mesajımız çok nettir. İran'da molla rejiminin demokratik güçlere başta Kürtler olmak üzere halkları yok sayan otoriter molla gücüne kesinlikle karşıyız. Aynı şekilde emperyalist güçlerin oradaki demokrasi mücadelesini çalmasına ve insanları, sivil insanları katletmesine de net olarak karşıyız. Bizler barış derken bir yandan Türkiye'nin iç barışını, bir yandan bölgenin barışını kastediyoruz. Bizler buradan hep beraber Yine alkış ve zılgıtlarımızla. Bölgede savaşa hayır, barış hemen, şimdiye haykıralım.

"Şırnak'tan Ankara'ya bir mesaj göndermek istiyoruz" diyen Hatimoğulları, şunları söyledi:

Bakın, bugün Sayın Öcalan'ın yapmış olduğu çağrı, başlamış olan süreç, burada verilen mesajı çok iyi görmek, çok iyi değerlendirmek gerekiyor. Orta Doğu'da her yerin savaşa kana dönüştüğü kan gölüne dönüştüğü bir coğrafyada bir ülkenin halkıyla barışması, iç barışını tahkim etmesi son derece önemlidir.  Nevruz alanını dolduran milyonların taleplerini buradan bir kez daha haykırmak istiyoruz. Sürecin gereği olarak Sayın Öcalan'ın da ifade ettiği gibi, artık Kürt halkının direnerek tarih yazdığı bu yeni aşamada Kürt halkının siyasi, hukuki ve bütün demokratik haklarının tanınması için yasaların çıkarılması gerekiyor. Bu yasalar acilen çıkarılmalıdır. Bir gün Rojava'da çatışmalar olur, beklemeye geçer Ankara. Şimdi İran'da çatışmalar var, Ankara gene beklemeye geçer. Hayır, bekleme zamanı değil. Tam tersi şimdi barışı inşa etme zamanıdır. Bu anlamıyla başta iktidar ve devlet olmak üzere üzerine düşen görev ve sorumlulukları harfiyen yerine getirmeli. Nevruz alanlarından büyük bir coşkuyla çok önemli talepler haykırıldı. AİHM kararları hayata geçirilsin dendi. Sevgili Figen Yüksekdağ, sevgili Selahattin Demirtaş, sevgili Can Atalay derhal serbest kalsın istiyor kitleler.

"Bizler eşit yurttaşlık hakkı istiyoruz"

"DEM Parti bu süreçte ne istiyor" tartışmalarına da değinen Hatimoğulları, "Bizim taleplerimiz üzerinden uyguladıkları, kimilerinin uyguladığı bazı yöntemlerle bizim taleplerimizi bulanıklaştırmak, silikleştirmek istiyorlar. DEM Parti’nin bu süreçte ne talep ettiği son derece nettir. Bizler Kürt halkının bütün haklarının tanınmasını istiyoruz. Bizler Kürt halkının ana dilde eğitim görmesini istiyoruz. Bizler Kürt halkının ana dili olan Kürtçenin kamusal alanda serbestçe konuşulmasını istiyoruz. Bizler eşit yurttaşlık hakkı istiyoruz. Bizler Türkiye genelinde kayyum değil, güçlendirilmiş yerel yönetimler istiyoruz. Bizler yasama, yürütme ve yargının yani üç erkin birbirinden bağımsız ve özgür olmasını istiyoruz. Bizler gençlere güvenli bir gelecek istiyoruz" diye konuştu.

"Gençler Türkiye'nin her yerinde, işsiz, geleceksiz, yarınını görmüyor"

Gençlerin ve kadınların yaşadığı sorunlara dikkati çeken Tülay Hatimoğulları, sözlerini şöyle tamamladı:

Gençler, Türkiye'nin her yerinde, Kürdistan'da mutsuz, işsiz, geleceksiz, yarınını görmüyor. Yurt dışına çıkabilir miyim? Orada iş bulabilir miyim? derdine düşmüş gençler. Sevgili gençler, Sayın Abdullah Öcalan'ın yapmış olduğu barış ve demokratik toplum çağrısı tam da sizlerin geleceğini mücadelesini vermek ve geleceğini kazanma çağrısıdır. Buradan Şırnaklı gençlere soruyorum. Sayın Öcalan'ın bu çağrı ağrısına, pratikle, örgütlenmeyle hep beraber karşılık verecek miyiz? Hep beraber onu destekleyecek miyiz? Sevgili kadınlara seslenmek istiyorum. Yaşanılan bütün acılardan savaşta, ekonomik yıkımda, yoksullukta, aile içinde, her yerde en ağır bedeli biz kadınlar ödüyoruz. Yaşamımızın her alanında şiddetle karşı karşıya biz kadınlar kalıyoruz. Yine barış ve demokratik toplumun inşasında 'jin, jiyan, azadi' şiarıyla hep beraber var mıyız sevgili kadınlar? Buradan devlet ve iktidar, muhalefet, Türkiye'nin bütün siyasal ve toplumsal özneleri şunu çok net olarak bilmeli. Türk halkı onurlu bir barışa hazır. Peki ey Ankara, sen onurlu bir barış için adım atmaya hazır mısın? Bunu alanlar, meydanlar soruyor.

 

ANKA

DAHA FAZLA HABER OKU