Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Rize'de bayramlaşma programına katıldı. Erdoğan, burada yaptığı konuşmada şunları kaydetti:
Bayramın ülkemiz, milletimiz ve tüm insanlık için hayırlara vesile olmasını yüce Allah'tan niyaz ediyorum. Bizleri bir kez daha Ramazan Bayramı'na kavuşturan Cenabıallah'a hamdolsun. Gazze başta olmak üzere Yemen'de, Sudan'da, Somali'de, Arakan'da, Lübnan'da, hülasa kalbimizin attığı, canımızın yandığı tüm topraklarda bayramı hüzünle, kederle sızıyla geçiren tüm dostlarımıza buradan en güçlü dayanışma mesajlarımı iletiyorum. Müslümanlar olarak Allah'ın sabredenlerin yanında olduğuna biz tüm kalbimizle iman ediyoruz. Bu zorlu günleri, coğrafyamızdaki bu imtihan devresini birbirimize destek olarak, birbirimize yaslanarak, umutla, sabırla, metanetle inşallah çok yakın bir zamanda geride bırakacağımıza inanıyorum.
Ramazan Bayramımızı bizlere yakışır biçimde ihya edeceğiz. Eş, dost ve akraba ziyaretlerimizle dayanışma ve yardımlaşma faaliyetlerimizle bu bayramın da hakkını vereceğiz. Sıkılı yumrukları indirecek, çatık kaşları çözecek, birbirimizle musafaha edeceğiz. Yetim ve öksüzlerin başını şefkatle okşayacak, kimi kimsesi olmayan garipleri sevindirecek, kalplere, gönüllere, hanelere gireceğiz. Muhabbetimizi, kardeşliğimizi, birlik ve beraberliğimizi inşallah daha da güçlendireceğiz.
Önceki gün tarihimizin en şanlı sayfalarından biri olan 18 Mart Çanakkale Deniz Zaferimizin 111'inci yıl dönümünü idrak ettik. Çanakkale destanını biz Anadolu'dan Balkanlara, Kafkaslardan Kuzey Afrika'ya, gönül coğrafyamızın dört bir yanındaki o kahramanların canlarını feda etmesiyle yazdık. Kadınlar, çocuklar ve yaşlılarımızın cephe gerisindeki fedakarlıklarıyla bu zaferi tarihe kaydettik. İmanın, inancın ve dayanışmanın, birbirine kenetlenmiş insanların neleri başarabileceğini dost-düşman herkese, tüm dünyaya gösterdik. Beraberinde Milli Mücadele yıllarına taşıdığımız bu yüksek ruhla istiklal ve istikbalimizi bu topraklardaki ebedi varlığımızı bir kez daha teyit ettik. Bu vesilesiyle Malazgirt önlerindeki ilk akınlardan Çanakkale'ye, İstiklal Harbi'nden 15 Temmuz'a ezanımız, bayrağımız, milli ve manevi varlığımız için toprağa düşen tüm şehitlerimizi bir kez daha rahmetle yad ediyorum.
fazla oku
Bu bölüm, konuyla ilgili referans noktalarını içerir. (Related Nodes field)
"Yüzümüzü nereye çevirsek dramla, acıyla, trajejdiyle karşılaşıyoruz"
Şimdi de İslam dünyası olarak engellerle, çukurlarla, tuzaklarla dolu bir yolu daha aşmaya çalışıyoruz. Yüzümüzü nereye çevirsek dramla, acıyla, trajejdiyle karşılaşıyoruz. Kuzeyimizdeki Rusya-Ukrayna savaşı beşinci yılına girdi. Gazze'de siyonist soykırım şebekesi insani yardım girişlerini engellemeye, can almaya, yıkım ve haydutluğa devam ediyor. İran savaşını bahane ederek ilk kıblemiz Mescid-i Aksa'yı ibadete kapattı. Batı Şeria'da ve işgal altında tuttuğu diğer Filistin topraklarında yasa dışı yerleşim faaliyetlerine ve yayılmacılık siyasetine hız verdi.
"Diplomasinin yeniden devreye girmesi için tüm imkanlarımızı seferber ediyoruz"
Netanyahu terörü, küresel barışı tehdit etmeyi sürdürüyor. 28 Şubat'ta Netanyahu'nun tahrikleriyle başlatılan İran merkezli saldırılar bölgemizdeki istikrarsızlığı daha da derinleştirmiş durumda. Lübnan'daki İsrail saldırılarında 2 Mart'tan bu yana bin kişi hayatını kaybetti. Zorla yerinden edilenlerin sayısı 1 milyonu geçti. Türkiye olarak barışın ve huzurun tesisi, diyalog ve diplomasinin yeniden devreye girmesi için tüm imkanlarımızı seferber ediyoruz.
En son bizim de gayretlerimizle Pakistan ve Afganistan arasındaki çatışmaların bayram boyunca durdurulmasına karar verildi. En azından iki kardeş ülke arasında ellerin tetikten çekilmesini, kan dökülmeyecek olmasını, iki kardeş halkın huzurla bayram yapacak olmasını memnuniyetle karşılıyoruz. Temmenimiz, geçici sükunetin kalıcı hale gelmesidir. Hükümet olarak gittikçe genişleyen bu ateş çemberinden ülkemizin etkilenmemesi için ne gerekiyorsa yapıyoruz. Devletimizin ilgili kurumları, çok etkin bir koordinasyon içinde çalışmalarını sürdürüyor. Milletimizin gönlü rahat olsun. Şer güçlerin bir hesabı varsa alemlerin Rabbi olan Allah'ın da bir hesabı vardır.
"Milletimize hayal kırıklığı asla yaşatmadık"
Eninde sonunda Allah'ın hesabı diğer tüm hesaplardan galip gelecektir. Umutsuzluğa asla kapılmayacağız. Sıkıntılı günlerin ardından unutmayın güneşli, güzel günlerin bizi beklediğini, her zorluğun ardından mutlaka bir kolaylığın geleceğini unutmayacağız. Biz de bu süreçte hükümet olarak hadiseleri dikkatle takip etmeye, ihtiyaç duyulan her türlü tedbiri almaya inşallah devam edeceğiz. Geride bıraktığımız 23 yılda nice zorlukla, saldırıyla, badireyle karşılaştık. Ama milletimize hayal kırıklığı asla yaşatmadık. Allah'ın izniyle bundan sonra da hiçbir şekilde yaşatmamanın gayreti içinde olacağız."
Erdoğan, konuşmasının ardından sahneye çocukları çağırarak harçlık verdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha sonra "Güneysu Tenzile Erdoğan Devlet Hastanesi Açılışı" programına katıldı. Erdoğan, burada yaptığı konuşmada şunları kaydetti:
Bayramın hem milletimiz hem İslam alemi hem de insanlık için barış, huzur ve refaha vesile olmasını diliyorum. Bilhassa, Gazze'deki, İran'daki, Sudan'daki kardeşlerimiz başta olmak üzere bayramı çeşitli sıkıntılarla karşılayan kardeşlerimize bu mübarek günlerin barış, huzur ve esenlik getirmesini temenni ediyorum. Biz daima adaletten, barıştan, kardeşlik ve hoşgörüden yana tavır almış bir milletiz. Bugün de kendimiz için ne istiyorsak, kardeşlerimiz için de aynı güzellikleri istiyoruz. Cenab-ı Allah'tan bizleri hasretini çektiğimiz o huzur ve barış dolu günlere eriştirmesini temenni ediyorum.
"Rahmetli annemin adını taşıyan sağlık tesisini Güneysuyumuza kazandırmak olmak ayrı bir bahtiyarlık kaynağı"
Mutluyum, çünkü burada birinci sınıf sağlık hizmeti sunacak modern bir hastaneyi ilçemize kazandırmış oluyoruz. Açılışını yaptığımız Rize Güneysu Tenzile Erdoğan İlçe Devlet Hastanesi'nin Rizemize, Güneysuyumuza ve ülkemize hayırlı olmasını diliyorum. Kapalı alanı 22 bin 500 metrekare olan hastanemiz toplam 36 bin metrekarelik arsa alanı üzerine inşa edildi. İki bloktan oluşan hastanemiz 100 yatak kapasitesiyle halkımıza hizmet verecek. Hastane bünyesinde acil servis, 11 üniteli hemodiyaliz birimi, 12 poliklinik, ileri teknolojiyle donatılmış modern ameliyathane, beş yataklı yoğun bakım ünitesi, idari bilimler ve hasta odaları bulunuyor. Ayrıca vatandaşlarımız, hastanemizin 222 araç kapasiteli otopark alanından da istifade edecek. Rahmetli annemin adını taşıyan bu önemli sağlık tesisini Güneysuyumuza kazandırmak olmak şahsım için ayrı bir bahtiyarlık kaynağıdır. Bu vesileyle, bir kez daha sevgili anacığımı özlemle yad ediyor, Cenab-ı Hak'tan kendisine gani gani rahmet niyaz ediyorum.
Biz millete ve memleketimize hizmet için varız. Biz bu yola kendimizi adadık derken asla hamaset yapmıyoruz. Başkaları kendilerinin çıkarlarına ve ikballerine adamış olabilir. Başkalarının önceliği kariyerleri, siyasi hırsları, koltukları olabilir. Ama bizim önceliğimiz insandır, insanımızın sağlığıdır. Bizim gayemiz insanımızın ekmeğini ve umutlarını büyütmektir.
Her işin başı sağlıktır diyerek 2002'den beri ülkemizin sağlık altyapısını güçlendirmek için gece gündüz çalışıyoruz. Sağlık sistemimizi çağın gereklerine, ülkemizin gerçeklerine ve vatandaşlarımızın beklentilerine cevap verir hale getirdik. Böylece bir dönem ülkemizin en zayıf halkası olarak görülen sağlık hizmetlerini dünyada örnek alınan bir seviyeye yükselttik.
"Güçlü sağlık altyapımız sayesinde salgını en az kayıpla atlatan ülkelerden olduk"
Bugün dünyanın çeşitli ülkelerinden uzmanlar geliyor. Başta şehir hastanelerimiz olmak üzere sağlık sistemimizi inceliyor. Türkiye, sağlık noktasında kendi vatandaşlarıyla birlikte her yıl yüz binlerce yabancıya sağlık hizmeti veriyor. Covid-19 salgını başladığında neler yaşandığını hep birlikte gördük. Güçlü sağlık altyapımız sayesinde Koronavirüs salgınını dünyada en rahat ve en az kayıpla atlatan ülkelerden biri olduk. Bize gelişmiş diye örnek gösterilen ülkelerde yaşanan sahnelerin hiçbiri Türkiye'de yaşanmadı. Avrupasından Amerikasına insanların çok ciddi paralar ödemek zorunda kaldığı hizmetleri, biz vatandaşımıza tamamen ücretsiz sunduk.
53 binden fazla canımızı toprağa verdiğimiz 6 Şubat depremlerinden aynı şekilde alnımızın akıyla çıktık. Dünyada bir başka ülkenin altından kolayca kalkamayacağı ağır bir yükü hamdolsun omuzlamayı başardık. Büyük bir memnuniyetle şu güzel haberi sizlere vermek isterim. Yerli-milli helikopterimiz GÖKBEY'i, inşallah ambulans helikopter olarak da kullanacağız. Bu sene sivil sertifikasyonu tamamlanmış üç yerli GÖKBEY ambulans helikopterimizi sağlık filomuza inşallah dahil edeceğiz. Şimdiden hayırlı, uğurlu olsun diyorum.
"Hastane denilince kapısından sağlam girenin hasta çıktığı çilehaneler akla gelmiyor"
Nasıl demokraside, güvenlikte, ulaştırmada, eğitimde çağ atladıysak, nasıl Türkiye'yi darbeci zihniyetin baskıcı karanlığından kurtardıysak, nasıl savunma sanayi alanında ülkemize tarihi başarılar yaşattıysak, Allah'a hamdolsun, sağlıkta da büyük bir başarı hikayesi yazdık. Eski Türkiye, şükürler olsun, artık sağlık alanında da mazide kaldı. Artık eskiden olduğu gibi hastane denilince kapısından sağlam girenin hasta çıktığı çilehaneler akla gelmiyor. Tam tersine, birinci sınıf hizmet veren modern, ferah, kaliteli, donanımlı şifahaneler akla geliyor. Hastane deyince otel konforunda odalarıyla, nitelikli kadrosuyla, modern tıbbi cihazlarıyla sağlık külliyeleri akla geliyor.
Rize'de 13'ü ikinci basamak hastane, 19'u birinci basamak sağlık merkezi olmak üzere toplam 32 sağlık tesisi inşa ettik. Şehrimizde tamamlanan sağlık yatırımlarının toplam bedeli 11 milyar lirayı buldu. Bin 53 yataklı Rize Şehir Hastanesi ve 50 yataklı Çayeli Devlet Hastanesi tamamlandığında bu rakam 36 milyar liraya ulaşacak. 2002 yılında Rize'de yıllık muayene sayısı 1,4 milyondu. Bugün bu sayı yaklaşık 5 milyona ulaştı. Ambulans sayısını üçten aldık, 49'a çıkardık.
"Bizim siyasi polemikle, kayıkçı kavgalarıyla işimiz yok"
Sağlığa dair her başlıkta Rizemiz çok iyi bir yere geldi. Şimdi bunları bir adım daha ileriye götürüyoruz. Şehir hastanemiz hizmete girdiğinde bu bölge tam bir sağlık üssü haline gelecektir. Allah nasip ederse, tıpkı bugün olduğu gibi, şehir hastanemizin açılışını da birlikte yapacak, o gururu da inşallah birlikte yaşayacağız. Siz bize destek oldukça, siz bize dua ettikçe biz de sizin için çalışmaya, taş üstüne taş koymaya devam edeceğiz. Çünkü kardeşlerim biz hizmet etmenin, iş üretmenin derdindeyiz. Bizim siyasi polemikle, kayıkçı kavgalarıyla işimiz yok. Bizim içi boş tartışmalarla israf edecek vaktimiz yok. Bizim gündemimizde Türkiye var, Türk milleti var, siz varsınız.
Bizim gündemimizde etrafımızı saran ateş çemberinden ülkemizi uzakta tutmak var. Bizim gündemimizde diplomatik temaslarla bölgemizdeki savaşlara çıkış yolu bulmak var. Biz bunlarla meşgulken, ana muhalefetin ve başındaki zatın nelerle uğraştığını ise sizler görüyorsunuz. Ciddiyetsizlik, lakaytlık, vurdumduymazlık diz boyu, siyasi nezaket ve saygı desen zaten hak getire. Etrafımızda füzeler uçuşuyor. Sınırlarımızın ötesinde savaş devam ediyor, bölgemizde son yılların en ciddi krizi yaşanıyor ama bakıyorsunuz ana muhalefet partisinin umurunda bile değil. Değil bölgemiz, Allah korusun dünya yansa bunların haberi bile olmaz. Binmişler her alamete, nereye gittikleri belli değil. Cenab-ı Allah bunlara akıl fikir versin diyorum.
ANKA