CHP Grup Başkanı Özgür Özel, partisinin grup toplantısında konuşuyor.
Özel'in konuşmasından satır başları şu şekilde:
“AP'nin iğrenç ithamlarla ordumuzu lekelemeye çalışan kararını CHP olarak reddediyor ve lanetliyoruz”
Şehit ve gazilerimizden söz etmişken bu kürsüden en net şekilde vurgulamak isterim ki kahraman ordumuz Türk Silahlı Kuvvetleri bizim onurumuzdur. Avrupa Parlamentosu'nda Kıbrıs Barış Harekâtı'na ilişkin olarak alınan ve iğrenç ithamlarla -haksız demiyorum, iğrenç ithamlarla- harekât ordumuzu lekelemeye çalışan kararı Cumhuriyet Halk Partisi olarak en sert biçimde kınıyoruz, reddediyoruz ve lanetliyoruz. Yıllarca ağır zulümlere uğrayan, soykırıma varan katliamlara maruz bırakılan, bütün çabalara rağmen barışın sağlanamadığı yerde Karaoğlan'ın, rahmetli Ecevit'in o günkü Başbakan Yardımcısı rahmetli Erbakan'la birlikte ordumuzu Kıbrıs'a yollamasıyla, Kıbrıs'ta hem Hava İndirme Tugayı'nın hem çıkartma filolarının başarılı operasyonlarıyla, Kıbrıs'ı işgal etmek değil barışı sağlayacak kadar ilerleyip duran, o gün Ecevit'in müjdelediği gibi adaya savaşa değil barış için giden, Türk tarafına da Rum tarafına da barışı getiren ve yapmış oldukları katıldıkları operasyonda görevlerini yapan, gerekirse can veren ama bugüne kadar en ufak en ufak savaş suçuna varacak bir ithamla dahi karşılaşmamış, asla ve asla yakın yere konulamayan, halen daha ölenlerine Allah'tan rahmet, dimdik ayakta duran o tertemiz, pırıl pırıl Kıbrıs gazilerimize atılmaya çalışılan bu iftiranın karşısında tüm gazilerimizi ve şehitlerimizin ailelerini Cumhuriyet Halk Partisi grubu olarak minnetle kucaklıyoruz, ellerinden öpüyoruz.
CHP'li belediyelere operasyonlara tepki
Biz kaybeden değil, kazanan CHP'yiz. Bugüne kadar toplam 34 belediye başkanımıza operasyon düzenlediler. 24 belediye başkanımız hala tutuklu. Üstünde savcı cübbesi varken parti başarısı için çalıştı. Bugün de bakan olarak devam ediyor. Bir belediyenin nasıl denetleneceği bellidir. Ya rutin denetlenilir ama eğer iddia varsa gidilir o ihbar incelenir ayın usullerle denetim ve yargıya gidilir. Bunun dışında bir denetleme yolu yok. Belediye başkanlarına sabahın köründe gidip evini, ofisini, belediyesini basıp ve her şeye koyulmaz. Önce suçluya karar verip, hedeftekini alıp sonra bütün firmalara, çalışanlara de ki 'seni içeri attım, tutukladım, malına mülküne çöktüm ve en hassas noktanı buldum. Hadi bakalım şunu altın imza at, başkanı suçla. Seni salayım onu alayım.' Ankara'nın yapmam dediği, yıllardır direndiği sistem bu. Hüseyin Can'ımızı gözaltına aldılar. Kapıyı kırmayın yedek anahtarı komşuyla yollarım dedi. Belediyeye polise yardımcı olun, ne istiyorlarsa baksınlar dedi. Birileri o ihale iptalini Ankara'da olmuyor diye İstanbul'a bildirdi. Dosyayı aldı Ankara'ya geldi ve olayı bu boyutta ele aldı. Hedef İmamoğlu idi, CHP'nin başarılı belediye başkanlarıydı. Ankara'da hedef kim? CHP'nin, Özel'in canını yakalım ve Hüseyin Can Güner'i alalım dendi. Gözümüz kulağımız adliyede. Bir yandan da yeni atamalardan sonra yeni görev dağılımları olacak. Göreve gelecek isimlere soruyorlar önce 'bu gelirse delile mi bakarsın gözüne kırpmadan tutuklar mısın' Gözünü kırpmadan tutuklayacakları göreve koymaya ve gayrinizami bir mülakat yapmaya çalışıyorlar.
"FETÖ'cüler yargılama yaparken Danıştay baskını yapan kişiyi 46 saat dinlemişler"
Geçen hafta İmamoğlu'nun yargılandığı davada 147 ayrı iddia var. Herkese yöneltilen iddiadan ona da yöneltiliyor. Yani onun da toplu bir savunma yapması lazım. 21 gün aralıksız kendi savunmasında sözü kesilmemiş 12 Eylül yargısında Abdullah Baştürk'ün. FETÖ'cüler yargılama yaparken Danıştay baskını yapan kişiyi 46 saat dinlemişler. Ekrem Başkan her bir şey söylediğinde 'savunma sıran gelince cevap vereceksin' diyen bir sistem var. 9'una kadar bitirin talimatı gelmiş. Avukatın sözü kesilmiş, nerede görülmüş bu? Ekrem Başkana 6 saatte savunma yapın diyorlar. Nasıl yapacak? TGRT'de İBB davasıyla ilgili ne anlatılıyorsa servis edilip orada burada ne haysiyet cellatlığı yapılıyorsa göreceksiniz iddianamede bile olmayacak dedik. Sayılanlar iddianamede yok. Her şeyi başlatan gizli tanık iddianamede yok. Gizli tanıklıkta oyuncu değişikliği mi olur?
Kılıçdaroğlu'na yeni parti yanıtı
Kararı alan kararı üst mahkeme denetimine sokmamaya çalışıyor. Birkaç gün daha oyalanırsam bunlar yılar partiyi karşı tarafa bırakır ben de sıyrılırım diye düşünüyor. Rapor almak suretiyle düğmeye basma görevini de kendisine alarak verilen talimatına uygulayanın muradını ben biliyorum. Ama günü gelince millet soracak hesabını! Bir yandan da yeni parti kurulur mu? Kurulmasın... Kimse yeni partinin meraklısı değil de yeni partiyi sokakta iktidar yürüyüşümüzü kesip umudunu tükettiğin emekli soruyor! Yeni partiyi nasırlı elleriyle kiraz toplayan, sanayide bütün gün çalışan teyze soruyor. Artık bu ülkede yaşayamam gideceğim diyen gençler soruyor. Hem seçilmeden geleceksin, AKP yargısıyla atanacaksın kendini 6 yıl önceden bugüne olmayan mazbatanla ışınlatacaksın eline verilen delege ki 500'ü oyu sana vermiş. İnsan buradan bir şey anlar. İradesi sakatlandı dediğin seçimde sana oy vermişler sonra da imza verdiler gel kurultayı yenileyelim diye. Erken seçim olursa AKP'ye böyle yakalanacağım diyorsun. Sonra diyor ki yeni parti niye konuşuluyor anlamıyorum. Millet umudu yeni partide arıyor. Gel, ikimiz tüm üyelerle genel başkanlık yarışına girelim kaybeden CHP'yi salsın. 2 milyon üyeyle yarışalım, yüzde 90 altında oy alırsam siyaseti bırakıyorum. 'Partiyi birinci parti yapmazsam siyaseti bırakıyorum' demiştim, kazanmak ve siyaset iddia işidir. Ortaya koydum.
Independent Türkçe