Vanlılar Nevruz kutlaması için sabah saatlerinden itibaren tarihi Van Kalesi ve Van Gölü’nün buluştuğu Nevruz Parkı'na geldi. 4 ayrı noktadan alana giren yurttaşlar, şarkılar eşliğinde halay çekti.
Van'da Nevruz kutlaması gerginlikle başladı. Polis, Nevruz kutlamasına katılan DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, Veysi Aktaş ve DEM Parti MYK Üyesi Derya Aslan ile diğer siyasetçilerin üstlerini aramak isteyince gerginlik yaşandı. Tartışmanın ardından siyasetçiler otobüslerine dönerken, kutlama programına girişler bir süre durduruldu.
"Biz yeni bir dönem diyoruz ama Van'daki kolluk kuvvetlerinin yeni dönemden haberleri yok"
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, yaptığı konuşmada, kendisi için Van'ın yerinin ayrı olduğunu belirterek, şunları kaydetti:
Van halkı baskıcı sisteme 14'te 14 yaparak tarihi bir cevap vermiştir. Yağmura, fırtınaya rağmen partisinin önderliğinin, yol arkadaşlarının yanındadır. Sizin bu direnişiniz olduğu sürece mutlaka kazanacağız. 2026 Nevruz'u isyandan inşaya geçişin Nevruz'udur. Bu Nevruz, kurucu bir Nevruz'dur. Biz 'yeni bir dönem' diyoruz ama Van'daki kolluk kuvvetlerinin yeni dönemden haberleri yok. Onlar eski dönemde kalmış. Onlar değişmemiş, hala Van halkının üzerinde baskı kurarak Nevruz'unu kutlamayacağını düşünüyorlar. Bugün burada arama noktalarında halkımıza zulüm edenleri kınıyorum. Onlara diyorum ki biz yeni bir dönem başlattık, tartışmaların olmadığı, şiddetin olmadığı, Kürt meselesinin demokratik yollarla çözüldüğü bir yaşamı inşa etmeye çalışıyoruz. İnşallah Ankara'da esen barış rüzgarları Van'a da uğrar.
"27 Şubat sadece Türkiye için değil, bölge ülkeleri için de geleceğe dair bir çağrıdır"
Orta Doğu'nun yangın yeri olduğunu, her kentine bombalar yağdığını, sınırların yara bere içerisinde olduğunu ifade eden Tuncer Bakırhan, "Bunun tek bir sebebi var. Demokrasisi olmayan, özgürlük olmayan ülkelerde huzur yok" dedi.
İran'a ilişkin tavırlarının net olduğunu söyleyen Tuncer Bakırhan, şunları kaydetti:
Biz ne emperyalist müdahaleyi ne de baskıcı, idam sehpası kuran molla rejimini destekliyoruz. Bizler Kürtlerin, 'Jin, jiyan, azadi' diyen kadınların, gençlerin oradaki onurlu mücadelesini destekliyoruz. İran'da çözüm, halkların yönetim ve kimlik haklarının tanınmasıdır. Sayın Öcalan'ın 27 Şubat'ta çağrısını hep beraber gördük, Öcalan bu emperyal müdahaleleri öngörerek süreç başlattı. Öcalan'ın amacı İran'ın da bölge ülkelerinin de emperyal müdahalelere uğramaması için ülkelerindeki halkların ve inançların demokratik haklarının yapması içindi. İran bunu anlamadı, okumadı; bugün halkına kırım ve zulüm getirdi. 27 Şubat, sadece Türkiye için değil, bölge ülkeleri için de demokrasi, refah, huzur ve geleceğe dair bir çağrıdır. Bize diyorlar ki, 'Kürtler ne istiyor?' Van Meydanı'nda birlikte haykıralım. Kürtler kimliklerinin tanınmasını istiyor. Kürtler, eşit yurttaşlık istiyor. Kürtler, ana dilinde eğitim istiyor. Kürtler, yerel demokrasi istiyor. Vanlılar kayyımın gitmesini istiyor. Kürtler, özgürce siyaset yapmak istiyor. Kürtler, özgürce örgütlenmek istiyor. Kürtler, kendi bayramlarını kutlarken kapılarda engellenmek istemiyor. Kürtler, inkar değil, tanınma istiyor. Kürtler, Sayın Öcalan'ın statüsünün netleşmesini istiyor. İktidar bizim konuştuklarımıza değil, Van'daki bu insan seline bakmalıdır.
"Demokrasi sadece Kürtler için değil, Türkiye'de yaşayan herkes içindir"
Şimdi Van'dan bir çağrı yapıyorum. Önce devlete, iktidara çağrı yapmak istiyorum. Gelin, demokratik dönüşüme duyarlı bir hale gelin. Kurtuluşta Kürtler de vardı. Çanakkale'de, Gaziantep'te biz vardık. Urfa'da Karslılar, Amedliler, Siirtliler vardı. Kurtuluşta olan Kürtlerin hakkını, hukukunu teslim edin. 13 belediyeye kayyum atanmış; 13 belediye başkanı da görevlerinin başına gelsin, kendi belediyelerini yönetsinler diyorum. Onun için bu süreç 86 milyon içindir. Demokrasi sadece Kürtler için değil, Türkiye'de yaşayan herkes içindir. Bu süreç Türkiye'yi bölen bir süreç değil, aksine birleştiren, kardeşleştiren, eşitleştiren bir süreç olacaktır. Onun için Karadenizlinin, Trakya'nın, Türkiye'de yaşayan bütün yurttaşlarımızın bu sürece katkı sunmasını istiyoruz.
ANKA