DEM Parti Sözcüsünden 'çerçeve yasa' açıklaması: İstişareler henüz tamamlanmadı

DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan, Meclis'e sunulması beklenen "çerçeve yasa" hazırlıklarına ilişkin istişarelerin sürdüğünü belirterek, düzenlemenin en geniş siyasal uzlaşıyla hazırlanması gerektiğini söyledi

Ekran alıntısı: Youtube

Doğan, Abdullah Öcalan'ın sürecin "asli muhatabı ve belirleyici öznesi" olduğunu vurgulayarak, hukuki belirsizliklerin giderilmesi ve sürecin kurumsal güvenceye kavuşturulması çağrısı yaptı.

DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan, partisinin genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında Barış ve Demokratik Toplum Süreci'ne ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Gündemlerinin en önemli başlığını Meclis'e sunulması beklenen çerçeve yasa çalışmalarının oluşturduğunu belirten Doğan, sürecin hukuki altyapısının oluşturulmasının kritik bir aşamaya geldiğini söyledi.

İki gün önce Merkez Yürütme Kurulu'nun toplandığını hatırlatan Doğan, toplantının ana gündem maddesinin yasa hazırlıkları olduğunu ifade ederek, Meclis kapanmadan önce ilk hukuki düzenlemenin hayata geçirilmesi gerektiğini dile getirdi.

Geç kalmış bir sürecin nihayet içine girebildik. İlk hukuki adım için hazırlıklar yapılıyor. Söz konusu yasa kritik bir değere sahip. Çünkü bu düzenleme, bundan sonra yapılacak bütün yasal değişikliklerin de temelini oluşturacak. Artık tartışmalar sürecin hangi hukuki güvencelerle kurumsallaştırılacağı noktasına gelmiş durumda.

Doğan, bugüne kadar en büyük eksikliklerden birinin hukuki güvence olduğunu belirterek, gelinen aşamada bu eksikliğin giderilmesine yönelik çalışmaların önem kazandığını söyledi.

"50 yıllık çatışmayı, 100 yıllık sorunu konuşuyoruz"

Barış ve Demokratik Toplum Süreci'nin yalnızca silah bırakılması ya da yasal bir düzenlemeyle sınırlı olmadığını vurgulayan Doğan, Kürt meselesinin tarihsel boyutuna dikkat çekti.

Bu süreç sadece silah bırakanların Türkiye'ye dönüşüyle ya da Meclis'ten çıkacak bir yasayla açıklanabilecek bir süreç değil. 50 yıllık bir çatışmayı sonlandırmaya, 100 yıllık devasa bir sorunun çözümüne kapı aralamaya çalışıyoruz. Aynı zamanda yeni bir kardeşlik hukukunun kurulabileceği tarihsel bir dönemin içindeyiz.

DEM Parti olarak bu sürecin tarihsel sorumluluğunun farkında olduklarını ifade eden Doğan, tüm siyasi partilerin de aynı hassasiyetle hareket etmesi gerektiğini söyledi.

Çerçeve yasa taslağına ilişkin siyasi partiler arasında farklı değerlendirmelerin bulunduğunu belirten Doğan, hazırlık sürecinin devam ettiğini söyledi.

Yasaya dair istişareler henüz tamamlanmadı. Elbette farklı yaklaşımlar, farklı öneriler ve görüş ayrılıkları var. Meclis Başkanı Sayın Numan Kurtulmuş da siyasi partilerle yaptığı görüşmelerin ardından bunu ifade etmişti. Bu son derece doğal.

Ancak artık belirsizliklerin sona ermesi gerektiğini vurgulayan Doğan, hukuki güvence eksikliğinin bugüne kadar süreci olumsuz etkilediğini belirtti.

Bu belirsizliklerin giderilmesi gerekiyor. Hukuki belirsizlik aynı zamanda güvence eksikliği yaratıyor. Bu nedenle yasal düzenlemenin hızla somut bir forma kavuşmasını önemsiyoruz.

"En geniş siyasal uzlaşıyla hazırlanmalı"

Doğan, çerçeve yasanın yalnızca mevcut süreci değil, bundan sonra yapılacak tüm düzenlemeleri etkileyeceğini belirterek, hazırlıkların geniş bir mutabakatla tamamlanması gerektiğini söyledi.

Bu yasa yeni yasal düzenlemelerin ana kaynağı olacak. O nedenle kapsamı, dili, niteliği ve hazırlanış yöntemi büyük önem taşıyor. En geniş siyasal uzlaşıyla hazırlanmasını ve sağlam bir hukuki zemine oturtulmasını istiyoruz.

"Öcalan sürecin asli muhatabıdır"

Basın toplantısında Abdullah Öcalan'ın sürece ilişkin konumuna da değinen Doğan, son günlerde kamuoyunda yer alan iddia ve kulislere işaret etti.

DEM Parti olarak bir kez daha hatırlatmak isteriz; Sayın Öcalan bu sürecin asli muhatabı ve belirleyici öznesidir. Sürecin tarafları da hazırlıklarını ve değerlendirmelerini bu gerçekliği dikkate alarak yürütmelidir.

Doğan, Öcalan'ın sürece etkin biçimde katılabilmesi için hukuki ve fiili koşulların yeniden düzenlenmesi gerektiğini savunarak, görev, yetki ve sorumlulukların açık biçimde tanımlanmasının önemine dikkat çekti.

Sayın Öcalan'ın sürece etkin katılımı ancak hukuki ve pratik şartların değişmesiyle mümkündür. Mevcut koşulların rolüne uygun şekilde yeniden düzenlenmesi gerekir. Yasal düzenlemelerle işlevler, roller, sorumluluklar ve yetkiler belirginleştirilmelidir.

Yasal düzenlemenin tek başına yüz yıllık bir sorunu çözmeyeceğini belirten Doğan, ancak yeni mekanizmaların oluşturulması açısından önemli bir başlangıç olacağını ifade etti.

Bir yasa elbette tek başına yüz yıllık bir sorunu çözemez. Ancak gerekli kurulların oluşturulmasını, sürecin belirli bir ritme kavuşmasını ve yaşanabilecek krizlere karşı önceden tedbir alınmasını sağlayabilir.

"Barışın dili kurulmalı"

Doğan, sürecin başarıya ulaşmasında siyaset dilinin de belirleyici olacağını belirterek, kutuplaştırıcı söylemlerden uzak durulması çağrısında bulundu.

Dil barışın en önemli taşıyıcı unsurudur. Ötekileştiren, yargılayan ve suçlayan bir dil yerine kapsayıcı bir barış dili kurulmalıdır. Kullandığımız her kelimenin siyasi bir karşılığı var. Bu nedenle herkesin kullandığı dile dikkat etmesi gerekiyor.

Türkiye'nin artık yeni bir döneme ihtiyaç duyduğunu ifade eden Doğan, "Bu ülkede neredeyse acı yaşamamış hiçbir hane kalmadı. Artık bu dönemi kapatıp demokratik esaslara dayalı yeni bir döneme başlamak istiyoruz" dedi.

"Önümüzdeki günler kritik"

Meclis çalışmalarının 6 Ağustos'a kadar uzatıldığını hatırlatan Doğan, yasa hazırlıklarının kısa süre içinde netleşmesini beklediklerini söyledi.

Yasanın geçici ya da süreli olmasının değil, yaratacağı etkinin önemli olduğunu belirten Doğan, sözlerini şöyle tamamladı:

Yasa geçici olabilir ama etkileri kalıcı olmalı. Barışa, demokrasiye ve adalete kalıcı katkılar sunmalı. Önümüzdeki saatler ve günler kritik. Türkiye tarihsel bir eşikten geçiyor.

 

Independent Türkçe

DAHA FAZLA HABER OKU