Modern savaşlar dediğim, 5. nesil savaşlar (5GW). Hibrit, cephesiz, içinde çok alanlı operasyonları barındıran, küresel etkileri içeren stratejik tamlık üzerine kurgulanmış, jeopolitik bakışla planlanmış ve yönetilen savaşlardan bahsediyorum. Yakınsama, ABD talimnamelerinde (FM 3-0) geçer ki, çoğu kişi bunu önemsemez bile. Nispeten yeni bir konu, Çok Alanlı Operasyonlar (MDO) içinde ihtiyaç duyuldu.
Geldik 2026’ya ve ben açıkça, mesela, ABD’nin İran savaşını, Epic Fury’i, kendi çevreme anlatırken zorlanıyorum. Yakınsamanın ise hiç bilinmediğini görüyorum. Hatta bırakın şu ana kadar bu kavramdan ne beklendiğini, bunun da ötesinde modern düzende bunun gibi yapışkan, tutucu, birleştirici, erişim sağlamaya odaklı kavramların olması elzem.
Günümüz savaşlarında ve gelecekte yakınsama nedir? Bu kapsamda nelere dikkat edilmelidir? Merak ettiğimiz ve tartıştığımız husus bu.
En başta söyleyeyim, savaşın mimarisi içinde çalışanlar, bu yakınsamayı bir tür zorlu konu veya sorun olarak gördüklerinden mühendislik yaparcasına çalışırlar. Başka deyişle taktiksel ve operatif düzlemdedirler ki bu elbette daha değerlidir. Hak veriyorum, yakınsamanın tam olarak ne olduğu ve ordu seviyesinin altındaki operasyonlara nasıl dahil edilmesi gerektiği spekülasyon ve gizemle örtülü kaldı. Hem bu MDO içinde gelişen bir konu.
Yakınsama, ki özellikle uzay ve siber-uzay alanlarıyla ilişkilendirildiğinde, büyüye benzer eterik ve uzak kaldı. Aslında eterik değil, tam da günümüzün konusu. Daha oralara gelememiş ordular için, bu hiç bilinmeyen bir konu. Önce anlaşılması gerekiyor. Tanıtmak gerekiyor.
Diğer yandan ben daha çok çözüm odaklıyım, tersten bakarak konuyu açıklayanlardanım. Dolayısıyla stratejik taraftayım. İlk bakışta MDO kapsamındaki bir terimi, Epic Fury gibi modern dönemin en karmaşık savaşı içine uyarlayarak bir okuma yapıyorum. Bu nedenle, cephesiz ve 5GW, küresel etkisi ve hedefi olan bir savaşa dönük düşünüyorum. Elbette Epic Fury birçok alanlı operasyon (MDO). Bu kısmıyla terim ve tartışmaları anlaşılır. Ancak ABD’nin Epic Fury ki İsrail’in Roaring Lion operasyonu ile “birleşik” harekât olarak icra ediliyor ve etkileri, icrasından çok daha geniş değerlendirilmelidir. Savaşın bütünü ile düşünenler için bu konu mutlaka biliniyor olmalıdır.
Yakınsama terimi çok alanlı operasyonların (MDO) ruhunu somutlaştırır. FM 3-0 yakınsamayı şöyle tanımlar: Bir sisteme, oluşuma, karar vericiye veya belirli bir coğrafi alana karşı etki yaratmak için herhangi bir alandaki belirleyici noktaların kombinasyonlarına karşı birden fazla alandan ve kademeden gelen yeteneklerin uyumlu bir şekilde kullanılmasıyla oluşturulan bir sonuç.
Yakınsama, elde edilen bir sonuç. Yani “ortaya çıkan bu” demek gibi bir şey. Neyin? Uyumun. Uyumlanacaklar neler? Akıl almaz derinliktekiler, karmaşık yapılar, yerdekiler, uzaydakiler, siber alemdekiler… Mesafeler zaten ileri, silah ve yöntem çokluğu da bir başka konu. Bu, günümüzdeki sistemler sisteminin en ileri konusu.
Epic Fury olarak bakalım. Daha önce yazdığım gibi bu bir Cephesiz Savaş. ABD kıtası, Hint Okyanusu, Orta Doğu, uzay ve siber-uzay bu savaşın alanı, üstelik birleşik bir operasyon olarak icra ediliyor. Karar verici kombinasyonu için önce ikiye ayrılmış bir yapı var, ABD için ayrı, İsrail için ayrı. Sonra ikinci halka ABD iç karar mekanizmasında; Deniz, Hava, Uzay, Siber Kuvvet Komutanlıkları; Savaş Bakanlığı merkezli, Hazine, Dışişleri ve Ticaret Bakanlıkları gibi sıkı koordinasyonu gerektiren; ancak Beyaz Saray’ın sevk ve idaresinde bir savaş. Bunun dışında bazı yapay zekâ (AI) ve diğer ileri teknoloji üreten şirketlerin (örneğin küresel internet ağı) kabiliyetlerinin müşterekliği içinde yapılan bir savaş.
Büyük ölçekli savaş operasyonlarının (LSCO) zorlukları, ordu komutanlarının, alan ne olursa olsun ellerindeki tüm yeteneklerin kullanışlılığını anlayarak ve en üst düzeye çıkararak fırsatları hızla kullanmaya hazır kalmalarını sağlar. Sihir gerekmez.
(Bu görsel ABD Ordu Eğitim ve Doktrin Komutanlığı’ndandır.)
Şimdi düşünün, ABD, 10 bin km ileride konuşlandırdığı birliklerle, 5. nesil ve cephesiz bir savaşta, LSCO kapsamlı ve çok alanlı (kara, deniz, hava, siber, uzay) yürüttüğü bir operasyonda, yani Epic Fury Operasyonu’nda ne yapıyor? Benim neden yakınsamayı bilmek zorunda olduğumuzu bu örnekten dolayı bir kez daha vurgulamak isterim.
Ama benim ülkemde ne görüyoruz? Oldukça geride kalmış değerlendirmeler… O halde bunu bilmeden konuşanlara da bu makale bir ikaz niteliği taşımaktadır. Ben bu konuyu Rusya'nın Şubat 2022'de Ukrayna'ya çepeçevre saldırması esnasında yazılarımda ve TV konuşmalarında ifade ettim, “Rusya harp prensiplerine uymuyor, bu büyük hata” dedim. Bu Rusya’nın kendisiyle ilgili değildi, yaptığı operasyonun içeriği ile ilgili bir kritikti. Anlaşılmadı… Neden anlaşılmadı diyorum? O zaman aldığım tenkitler oldukça çok, ama görüyorum ki bugün ABD’nin Epic Fury Operasyonu ile ilgilenenler de konuyu bilmeden çeşitli ve oldukça demode fikirler ileri sürüyorlar. Rusya tam ve feci bir örnekti. Zaten Ruslar yanlışlıklarını anladılar ve tam bir ay sonra, Mart ayında bu yanlıştan döndüler. Bana “pardon” diyen çıkmadı, bırakın bunu, bugün Epic Fury için söylediklerimde sonra bile “evet, şimdi anladık” diyen de yok. Taarruz alanına göre siber-uzay yeteneklerini entegre etmek oldukça zordur. Mevcut ortak kuvvet yeteneklerinin sınırları içinde ele alındığında, LSCO sırasında taarruzdaki uzay ve siber-uzay yeteneklerinin entegrasyonu, yakınlaşmayı kolordu kademesinin altındaki birimler için fizibilitenin eşiğine itti, bundan bihaber olmak artık modern anlayışa sahip bir asker olmakla bağdaşmaz.
Yakınsamanın yukarıda verilen tanımı, daha geniş kitle ve birleşik silah kavramlarını çağrıştırır, ancak farklı kalacak kadar dar kalır. Yakınsama ile ilgili en önemli sorun, terimin tanımına "uyumlu" kelimesinin dahil edilmesiyle en iyi şekilde gösterilmektedir. FM 3-0'ın öngördüğü gibi yakınsamaya ulaşmak, yalnızca "yeteneklerin istihdamında" değil, bu yetenekleri etkin bir şekilde kullanmak için "gereken planlama ve istihbarat faaliyetlerinin tüm genişliğinde inanılmaz derecede uyumlu çabalar" gerektirir.
Epic Fury’de istihbarat konusuna bile baksanız ne çok konu söylersiniz değil mi? Bir kere ilk hedef politik, dini ve güvenlik elitlerinin kendisiydi. Sonra ne var? Körfez, Kafkasya ve Doğu Akdeniz bölge ülkelerine ve daha da etkileri (enerji, tedarik zincirleri, finans vb.) genişleyerek küresel meselenin yönetilmesine dönen bir kapsam alanından söz ediyorum. Bu istihbarat çalışmalarının maksimum ölçüsünü gerektirir.
Askeri uzmanlar harbin ve planlamanın "basitlik" ilkesini iyi bilirler. Basit ve "uyumlu" şekilde çok alanlı (multi-domain) ve çok kademeli (multi-echelon) etkileri muazzam karmaşıklık arasındaki ve amansız gerilim içinde sağlamanız gerekir. Birleşik ve müşterek harekât ve birleşik silahlar zaten zor bir konu.
Bugünkü şartlarda ABD kuvvetlerinin LSCO sırasında düşmanı (veya düşmanları) üzerinde tutarlı bir inisiyatifi sürdürmesi gerekiyor. Zorluk burada! Yakınsama, teoride kasıtlı planlama veya inisiyatifin sürdürülmesini gerektirmeyebilir. Bununla birlikte, pratikte, tüm kademeler, uzay ve siber-uzayın eterik alanları içindeki etkileri en üst düzeye çıkarmayı amaçlar, nispeten metodik planlama süreçleri aracılığıyla tahakkuk eden avantaj aramayı teşvik eder. Epic Fury için söylersek, işte bu noktada ABD’nin İsrail ordusu ile yaptığı birleşik operasyon öne çıkıyor. ABD’nin yakınsama eksiğinin kapatılmasında İsrail’in Roaring Lion Operasyonu hayati rol alıyor.
Yakınsama aramaya koşullanmış ordu unsurları, planlama, komuta ve kontrol (C2) savaş alanındaki hızlı değişikliklere ayak uydurmak için mücadele ederken bir kararsızlık yaratma riski taşır. Yakınsamanın örtük katılığı sadece ABD'yi riske atmakla kalmaz. Şartlar, girişimi devrettikleri komutanların görev komutası ilkelerine uygun olarak emirleri yerine getirme yeteneklerini engellememelidir. Bu noktada “çeviklik” gerekir. Hızlı gelişmelere uygun bir karar ve icra süreçleri işletilmelidir. Peki, bir komutan çeviklik pahasına bile yakınsamayı elde etmeye çalışmalı mı? Cevap şüphesiz duruma bağlıdır. Yakınsama, düşman anti-erişim/alan-reddi (A2/AD) mimarilerine nüfuz etmek için ortak çabalara katkıda bulunan bir uygulamada çok yararlı bir kavram olabilir. Bununla birlikte, istikrar operasyonları gibi daha hoşgörülü koşullar altında veya LSCO'da dinamik manevra dönemlerinde yakınsama sağlama girişimleri daha az arzu edilebilir. Doktrin, bu ikilemi kafa kafaya ele almalı ve komutanlara hem oluşumları hem de görev yerine getirilmesi için risk bağlamında bu gerginliği hesaba katarak nihayetinde almaları gereken zor kararlar konusunda rehberlik sağlamalıdır. Yakınsama, çeviklik ve inisiyatif elde etmek için gereken senkronizasyon arasındaki "denge" ihtiyacını tanımlar. Tam doğru bir şekilde, komutanların "senkronizasyon uğruna inisiyatiften asla vazgeçmemeleri" gerektiği sonucu ortadadır. Uzay ve siber-uzay alanlarında yakınsamanın sağlanmasıyla ilgili altta yatan risk, öngörülen ölçekte yakınsamayı uygulamak için gerekli teknolojilerin, olgunlaşmamış hallerinin, entegrasyon eksikliğinin ve yetersiz dağıtımın yarattığı çeşitli zorluklardır. Bu engeller özellikle uzay ve siber-uzay alanlarında akuttur ve yeni ekipmanların sahaya alınmasındaki yaygın gecikmeler göz önüne alındığında, ülkeden ülkeye (örneğin ABD, Rusya, Çin…) yeterliliğin ele alınması olası değildir. Daha da kötüsü, aşırı merkezileştirilmiş C2, bozulmuş iletişim ve dinamik bir operasyonel ortamın zorluklarının üstesinden gelmek için birincil çözüm tamamen paradoksaldır. Bu engellerin üstesinden gelmek çok iyi bir anlayışın geliştirmesini gerektirir. Sınırlı alan ve siber alan kolaylaştırıcılarının tahsisi, koordinasyonu ve çatışması, önemli ölçüde merkezi kontrol gerektirir. Komutanlar, yakınsamanın yarattığı genellikle geçici ve zor fırsatlardan yararlanmaya çalıştıkları için C2'nin daha fazla merkezileşmesini sürdürmeye teşvik edildiler. Görev komutanlığı, alt komutlara bu alanlardaki yakınsama faaliyetleri hakkında yalnızca sınırlı farkındalık sağlandığı ve etkilerini bağımsız olarak kullanma konusunda daha az yeteneğe sahip olduğu bir ortamda alakalı kalmak için mücadele edecektir.
Yakınsama, tüm kademelerde açıkça geçerli olmadığı için çok alanlı operasyonların dört ilkesi arasında benzersizdir: Çeviklik, dayanıklılık, derinlik ve yakınsamanın uygulanabilirliği genişlik. Bu nedenle çokça tekrar ettim, ABD, Epic Fury’de kara harekâtı yapmıyor ki bu ilkeden dolayı sorun yaşasın; hava harekâtı esas alınıyor. Ama yine de dikkatten kaçmamalı, İran füzelerine ve dronlarına karşı çok geniş bir coğrafyada, çok çeşitli unsurlar ve komuta mekanizmaları devredeyken, bu ilkelerin anti-füze ve anti-drone sistemleriyle sağlanabiliyor olması gerekir; bu savaşın özelliği budur. Bu nedenle dost ateşi türü kazalar görülebilir (Kuveyt’te dost ateşiyle vurulan 3 adet F-15’i düşünün).
Planlamacılar, yakınsamayı, istenen bir etkiyi üretebilecek veya üretmeyebilecek karmaşık ve kusurlu bir faaliyetten ziyade istenen bir son durum olarak kavramsallaştırarak, taktik liderleri, etkinliğin başarı olasılığı, ikinci/üçüncü dereceden etkiler ve dost ateşi riski gibi çeşitli faktörleri hesaba katma yeteneğinden yanlışlıkla mahrum ederler. Böyle bir yaklaşım, Patriot, THAAD, SM-3 gibi otonom kabiliyetli sistemler ile yine otonom kabiliyetli drone ve uçakları (F-35 gibi) ilgilendirir, bir dizi gizemli patlama veya insansız bir uçak sistemini yükseltilmiş bir video akışı olarak tanımlamaya benzer. Bireyler ne alışılmış olarak maruz kaldıkları ne de yeterince bilgilendirildikleri bir şeyin etkilerini açıklayabilir. Zorluk bu ileri teknolojilerden ve iletişim sorunlarından olur.
Uzay ve siber uzay yeteneklerinin tamamen etkilere dayalı bir anlayışı doğal olarak etkinliği varsayar ve genellikle potansiyel etkileri büyük ölçüde bozar. Bu yetenekleri eğitime entegre etmenin karmaşıklığı ve simülasyon mimarisindeki boşluklar, bu yanlış yerleştirilmiş beklentilerin eğitim boyunca yanlışlıkla güçlendirilmesini sağlar. Bu alanda profesyonelleşme seviyesi en önemli konulardan birisidir.
Bir askerin kariyeri boyunca artan birleşik silahların temel anlayışı, karar verme süreçlerinde değerli bir bağlam sağlar. Bu bilgi, komutanların yakınsama anlayışına rehberlik etmede kritik öneme sahiptir. Ne yazık ki, bu tür bilgiler yalnızca taktik düzeyde uzay ve siber-uzay yetenekleri için nadiren mevcut olmakla kalmaz, aynı zamanda bu alanlarla ilgili yanılgılar, uzay ve siber-uzay etkilerini her düzeyde planlama ve eğitime entegre etmek için iyi niyetli çabalarla sıklıkla pekiştirilir.
Askerden bahsediyorum, insandan! Ama 5GW ve MDO için konumuzun içine AI ve otonom sistemler de giriyor. Kararlar nasıl verilecek ve kim neyi kontrol ettiğinden emin olacak?
Mevcut kavramsallaştırmasında, yakınsama, belirsiz bir şekilde tanımlanmış taarruzî uzay ve siber-uzay etkilerinin kullanımı yoluyla taktik liderlerin en zorlu sorunlarını ortadan kaldırmak için güvenilen sihirli değnek olma riski taşıyor ve böylece onları mevcut kaynakları kullanarak zorlukların üstesinden en iyi nasıl gelebileceklerini düşünme sorumluluklarından muaf tutuyor. Bununla birlikte, mevcut olgunlaşmamış ortam ve yetenekler belli sınırlamaları içeriyor. Hal böyleyken bile komutanlar veya politik liderler durmamalılar. Zorluk burada. Yeni durum ve yeni dertler!
Yakınsama, alternatif bir operasyonel ilke ile değiştirilmesini gerektirmez. Birleşik silahlar, alanlar arası etkiler de dahil olmak üzere kademeler arasında küresel olarak uygulanabilir olan yakınsamanın tüm yönlerini zaten kapsıyor. Yakınsama ile ilişkili, daha fazla özgüllük, potansiyel belirleyici noktaları belirleme ve değerlendirme kapasitesinin daha uygulanabilir olduğu usuller belirlenmelidir. Üstelik bu tartışma, ABD açısından düşman kuvvetlerine karşı göreceli avantajlar yaratmak ve sömürmek için taarruzî uzay ve siber-uzay yeteneklerinin entegrasyonunu içerecek şekilde daha fazla açıklanmalıdır.
Yakınsama, özellikle gizleme, aldatma ve karşı keşif gibi faktörler göz önüne alındığında, bir eş-düşmana karşı elde edilmesi zor olan düşman güçlerinin inanılmaz derecede kapsamlı bir şekilde anlaşılmasına dayanır. Nispeten istikrarlı bir ortamda fırsatları belirlemek, sömürü için bazı benzersiz fırsatlar sunar, ancak bir düşmanın savaş alanındaki sürtüşme yoluyla kırılganlığı ortaya çıkarmasından çok daha az verimlidir. Çok az aktivite birleşik silah savaşından daha fazla sürtünme enjekte eder. Sömürü fırsatları yaratmak yerine sömürmeye çalışan yakınsama yaklaşımı, ordunun ortak güçte taktiksel odaklı hizmet olarak rolüyle daha iyi uyumludur. Diğer hizmetlerin, kendi içlerinde odaklanarak birleşik eyleme katkılarını sürekli olarak en üst düzeye çıkarmaya çalışmaları beklenebilir.
Yakınsama, nihayetinde mevcut operasyonel ortamda mevcut olan önemli zorluklar karşısında göreceli askeri avantaj elde etmek için bir çerçevedir. Komutanların ve politik liderlerin, bu kavramdaki herhangi bir algılanan yetersizlikten bağımsız olarak, bu sonuca ulaşmak için doktrinel çerçeveyi anlamaları kritik olmaya devam eder. Uzay ve siber-uzay, MDO'da yakınsamanın rolü hakkında daha geniş soruları sordurur. Kaldı ki Epic Fury örneği çok daha kapsamlı ve karmaşık bir yapıyı çözebilecek sistemler sisteminin kurulup işletilmesini gerekli kılar.
Sonuçta şunları ifade etmeliyim: Bugünün savaşı sihir değil, çözüm esaslıdır. Sistemler sistemi büyük bir yetenektir. Bilinmezlikler çok fazladır. Ama bugün ABD gibi bir başat ülke bunun bölgesel-küresel uygulamasını yapmaktadır. (İsrail’in operasyonu bölgesel kabul edilebilir.) Epic Fury için buna sadece bir operasyon olarak bakmamak gerekir, bugüne kadar harp tarihi içinde bilinenlerin en ileri uygulaması icra edilmektedir. Kazanan veya kaybeden olarak bakmıyorum, sonuçta teknolojinin ve insanlığın savaş yapma biçimindeki polemolojik yaklaşımın geldiği yer olarak bakıyorum.
*Bu içerik serbest gazeteci veya konuk yazarlar tarafından hazırlanmıştır. Bu içerikte yer alan görüş ve ifadeler yazara aittir ve Independent Türkçe'nin editöryal politikasını yansıtmayabilir.
© The Independentturkish