40 bin yıllık eserler, yazının en eski öncüllerini ortaya çıkardı

Araştırmacılar Taş Devri'ndeki avcı-toplayıcıların, sembollerle kodlanan bilgiler sayesinde muhtemelen grupları koordine ettiğini söylüyor

Geisenklösterle Mağarası'ndan çıkan, yaklaşık 38 bin yıllık "Adorant" heykelciği, antropomorfik bir figür ve çok sayıda çentik ve nokta dizisi içeren küçük bir fildişi levhadan oluşuyor (Landesmuseum Württemberg/Hendrik Zwietasch)

Yeni bir araştırmaya göre Almanya'nın güneybatısındaki bir mağarada bulunan, Taş Devri'nden kalma mamut fildişi levhasına oyulmuş tuhaf semboller, insanların kullandığı en eski yazı öncülü olabilir.

İnsanlar 40 bin yıldan uzun süre önce aletlere ve heykellere semboller oyuyordu ve bunların bazıları sık sık tekrarlanan çizgiler, çentikler, noktalar ve çarpılar gibi gizemli işaret dizileri barındırıyordu.

Ancak bu işaretlerin tam olarak ne kadar bilgi içerdiği belirsizliğini koruyordu.

fazla oku

Bu bölüm, konuyla ilgili referans noktalarını içerir. (Related Nodes field)

Yeni bir matematiksel analiz ise bu işaretlerin, binlerce yıl sonra ortaya çıkan en eski dil temelli yazı sistemlerinden bazılarıyla yaklaşık aynı miktarda bilgi içerebileceğini gösterdi.

Önceki arkeolojik kazılarda, bu işaretleri taşıyan birçok fildişi eser Svabya Alpleri'ndeki mağaralarda ortaya çıkarılmıştı.

Almanya'nın güneybatısındaki Lone Vadisi'nde yer alan Vogelherd Mağarası'nda keşfedilen bu tür bir mamut heykelciği, özenle oyulmuş çarpı ve nokta dizileri taşıyordu.

Ach Vadisi'ndeki bir mağarada saptanan bir diğer örnek olan mamut fildişi levhasında, nokta ve çentik sıralarıyla süslenmiş, aslan-insan melezi bir yaratık tasvir ediliyordu.

Son araştırma, bu eserin üzerindeki çentiklerin kol boyunca düzenli aralıklarla yerleştirilmesinin bir nedeni olduğunu ortaya çıkardı.

Bilim insanları artık bu sembollerin bilgi aktarmak ve düşünceleri kaydetmek için kullanılmış olabileceğini düşünüyor.

Hakemli dergi PNAS'te yayımlanan çalışmanın yazarlarından arkeolog Christian Bentz, "Araştırmamız, yazının erken bir öncülü olan bu işaret sistemlerinin benzersiz istatistiksel özelliklerini (veya istatistiksel parmak izlerini) gün yüzüne çıkarmamıza katkı sağlıyor" diyor.

Saarland Üniversitesi'nden çalışmanın bir diğer yazarı Ewa Dutkiewicz de "Bu eserler, ilk yazı sistemlerinden onbinlerce yıl öncesine, Homo sapiens'in Afrika'yı terk edip Avrupa'ya yerleşerek Neandertallerle karşılaştığı döneme kadar uzanıyor" ifadelerini kullanıyor.

Son çalışmada, Taş Devri'nden kalma yaklaşık 260 nesne üzerindeki 3 binden fazla geometrik sembol analiz edildi; araştırmacılar bu yolla tekrarlama örüntülerini, işaretlerin ölçülebilir özelliklerini ve olası anlamlarını çözmeye çalıştı.

Dr. Bentz, "Analizlerimize göre bu işaret dizilerinin, konuşulan dilleri temsil eden ve yüksek bilgi yoğunluğuyla tanımlanan günümüz yazı sistemleriyle hiçbir ilgisi yok" diye açıklıyor.

Buna karşılık arkeolojik nesneler üzerindeki işaretler sık sık tekrarlanıyor; çarpı, çarpı, çarpı, çizgi, çizgi, çizgi. Bu tür tekrar örüntüleri, konuşma dilinin tipik bir özelliği değil.

Bilim insanları eserdeki bilgi yoğunluğunun, yani işaretlerin hangi sıklıkla tekrarlandığını gösteren ölçütün, ilk insan uygarlıklarında görülen çivi yazısı formlarıyla benzer bir oranda olduğunu belirtiyor.

Bulgular, Taş Devri avcı-toplayıcılarının, 40 bin yıl sonra ortaya çıkan Antik Mezopotamya'nın en eski tabletleriyle istatistiksel olarak karşılaştırılabilir bilgi yoğunluğuna sahip bir sembol sistemi geliştirdiğini gösteriyor.

Arkeologlar, avcı-toplayıcıların geliştirdiği bu erken yazı biçiminin, grupları koordine etmelerine ve hayatta kalmalarına olanak sağladığını düşünüyor.

Dr. Bentz "Özellikle zaman açısından nispeten yakın olmaları nedeniyle erken proto-çivi yazısının, günümüzün yazı sistemlerine daha çok benzeyeceğini varsayıyorduk. Ancak bunları inceledikçe erken proto-çivi yazısının, çok daha eski Paleolitik işaret dizilerine çok benzediği netleşti" diyor.

Sonra, yaklaşık 5 bin yıl önce, konuşulan dili temsil eden yeni bir sistem nispeten ani bir şekilde ortaya çıktı. Bu nedenle yeni sistem tamamen farklı istatistiksel özelliklere sahip.



*İçerik orijinal haline bağlı kalınarak çevrilmiştir. Independent Türkçe'nin editöryal politikasını yansıtmayabilir.

independent.co.uk/news

Independent Türkçe için çeviren: Büşra Ağaç

© The Independent

DAHA FAZLA HABER OKU