Dünya, benzeri görülmemiş bir ekonomik türbülans yaşayacak: Kaynaklar 10 milyarı besleyebilir mi?

Mine Ataman, Independent Türkçe için yazdı

Fotoğraf: AA

Dünya, aynı anda savaşan, parçalanan ve daha fazla tüketen bir gezegene dönüşüyor. Dünya Ekonomik Forumu 2026 Küresel Risk Algısı Anketine göre, kinetik savaşlara, ekonomik silahların kullanılmasına ve toplumlarda artan parçalanmaların olduğu bir döneme tanıklık ediyoruz.  İstikrarın temelini oluşturan kurallar ve kurumlar giderek daha işlevsiz hale geliyor, uluslararası hukukun eli kolu bağlı. Rapora göre, küresel riskler hızlanacak, dünyada benzeri görülmemiş bir türbülans yaşanacak. Böyle bir durumda 10 milyar nasıl beslenecek.

2026’da En Büyük Risk Kinetik Savaşlar 

Rapora göre, önümüzdeki iki yıl içinde en önemli risk, jeoekonomik çatışma, eşitsizlik ve vatandaşlar ile hükümetler arasındaki sosyal sözleşmenin baskılanması. Davos bu yıl zenginlerin günah çıkardığı, kapitalizmin mavi yakalılardan sonra beyaz yakalıları da yutacağı açıklamalarıyla çınladı. Çevresel bozulmalar, dezenformasyon en büyük risk olarak görülmeye devam ediyor. Yapay zekâ çağın en büyük zorlukları arasında. Zenginlerin en büyük korkusu ya yoksullar isyan çıkarırsa, ya kaynaklar tükenirse, ya kıyamet koparsa.

Orman Kanunları Geri Geliyor 

Uzmanlara göre yıkıcı savaşlar için kullanılan kinetik savaş riski 2026’nın en büyük endişe kaynağı olarak küresel ekonomileri derinden sarsacak. Orman kanunları geri geliyor.

Son 10 Yılda Verim İçin Elimizi Kirlettik 

Tüm bu sorunlar, açlığın yükseldiği, yoksulların isyana teşvik edildiği bir ortamda tarımı tartışmaların odağına koyuyor. Zenginlerin dünyası yoksul milyarları besleyebilir mi? FAO Bitki Koruma Üretimi ve Koruma Bölümü Direktörü Yurdi Yasmi’ye göre, “insanlık son 10 yıldır daha yüksek verim için daha fazla gübre, pestisit kullandı ancak nehirleri kirletti, toprağı bozdu.  1990 ile 2020 yılları arasında gübre kullanımı yüzde 46, böcek ilacı kullanımı iki katına çıktı. 

“Tarım Ürünlerini Çeşitlendirmeliyiz”

Yasmi’ye göre, “öncelik gıda sistemlerini çeşitlendirmek. Buğday, pirinç ve mısır artık dünyanın kalori ihtiyacının büyük bir kısmını karşılıyor. Bu tek tip ürün yetiştiriciliğine olan bağımlılık, zararlılara, hastalıklara ve iklim değişikliğine karşı derin bir kırılganlık yaratıyor. Çözüm, darı gibi yerel çeşitler, besin değeri yüksek baklagiller, yerel meyveler, sağlam tatlı patates gibi iklim direnci yüksek, protein değeri zengin ürünleri beslenme sistemine dâhil etmek. Etkili teknolojileri yaygınlaştırmak, bilime dayalı tarımsal yayım hizmetlerini geliştirerek, çiftçilerin girdileri optimize etmek. 

Su İflas Etti

Kötü haberler arka arkaya geliyor. BM Üniversitesi Su, Çevre ve Sağlık Enstitüsü’nün yeni bir raporuna göre, “dünyadaki kritik su sistemleri iflas etti. Dünyada İran’dan daha büyük bir alan olan 170 milyon hektardan fazla sulanan tarım arazisi çok yüksek su stresi altında. 

“Son 33 yılda afetler 3,26 trilyon dolarlık kayba neden oldu”

100 milyon hektardan fazla tarım alanı tuzlanma ile tahrip edildi. Çatışma ve güvensizlik 20 ülkede hala 140 milyon insanın gıda güvensizliğinin nedeni. Gıda şokları kalıcı hale gelmiş durumda. 

Avrupa Tarım Topraklarındaki Bozulmanın Maliyeti 50 Milyar Euro

Avrupa Birliği'nde toprakların yaklaşık yüzde 60'ı bozulmuş durumda.  

“Sözün Bittiği Yerdeyiz” 

Sıfır Atık Vakfı Başkanı Samed Ağırbaş, “Masada atılan imzalar çok kıymetli, ancak dünyayı iyileştirecek asıl kudret, imzaları hayata geçirmekte yatıyor” diyerek eyleme geçmenin en denli önemli olduğunu ortaya koyuyor. 

2 Milyar Ton Gıda Çöpe Gitti, Kayıp 1 Trilyon Dolar

Dünya, ürettiği gıdanın neredeyse yarısını kaybediyor ya da çöpe atıyor.  Future Agenda’ya göre, gıdaların yüzde 30 ile 50’si tedarik zincirinde israf ediliyor. Gelişmiş ülkeler her yıl Sahra Altı Afrika’nın tamamında üretilen kadar yiyeceği çöpe atarken yıllık 1 trilyon dolarlık kayıp yaşanıyor. 2050’de 10 milyar insanı beslemek için yüzde 60 daha fazla gıdaya ihtiyaç var. Üretmeye yetecek kaynak, dağıtmayı sağlayacak irade var mı?

FAO’ya göre, 20 ülkede 50 binden fazla küçük tahıl deposu inşa ederek Gıda Kayıpları Azaltılabilir

Yoksul ülkelerdeki kayıpların yüzde 40’ı hasat sonrası depolama ve işleme sırasında, gelişmiş ülkelerde kayıpların yüzde 40’ı perakende ve tüketici aşamasında gerçekleşiyor. Çin’deki pirinç kayıpları toplam üretimin yüzde 45’ini oluştururken, Vietnam’da bu oran yüzde 80 düzeyinde. Güney Afrika’da mangoların yüzde 50’si taşıma aşamasında kaybolurken Hindistan’da her yıl 20 milyon ton tahıl depolama sorunları nedeniyle kayboluyor. Lisanslı depolara kurularak kayıplar azaltılabilir. 

Gıdaları dondurarak hem besin değeri artırılabilir, Hem de İsraf Azaltılır

Türkiye’de verim artık bir noktaya gelse de dünyada hala pek çok ülkede verim artışıyla aynı arazide daha fazla ürün üretilebilir. ABD’li çiftçiler dönüm başına 11 ton gıda üretirken Hindistan’da 3 bin ton üretilebiliyor. 

GDO İnsanlığı Doyurabilir Mi?

GDO, etik ve ekolojik tartışmalar sürse de, özellikle iklim direnci açısından şu an elimizdeki en güçlü araçlardan biri. İtalya gibi bazı ülkeler tarım mirasını korumak, organik gıda pazarlarını kaybetmemek amacıyla GDO’ya karşı. Kuraklığa dayanıklı GDO tohumlar, tuz direnci yüksek bitkiler, aşırı hava olaylarına dayanıklı türler daha fazla gıda üretmeyi sağlayabilir. Biyoteknoloji hala en önemli çözüm.

Topraktaki Azot Verimi Artırıyor 

Bilim insanlarına göre, toprağın azotunu optimize etmek verimi yüzde 19 artırıyor. Leeds Üniversitesi’nin Orta Amerika’daki tropikal ormanları 20 yıl boyunca izleyen araştırmasına göre,  toprağında yeterli azot olan ormanlar, ormansızlaşmadan sonra iki kat daha hızlı toparlanıyor. Toprağın azotunu artırmak için toprağa baklagil ailesinden ağaçlar ekleniyor, söz konusu türler toprağın kendi kendine azot kazandırıyor. AB Ortak Tarım Politikası kapsamında toprağın organik madde ve azot miktarını artıran çiftçilere performans pirimi ödüyor. 

Tarım Bilimi İle Daha Az Kaynakla Daha Çok Ürün Üretmeliyiz 

Uzmanlara göre her mevsimde, her yerde tarım, daha az kaynakla yapılmalı. Her hektardan daha fazla besin, her damla sudan daha fazla gelecek inşa edilmeli, kaynaklar etkin kullanılmalı.

Trump’ın Beslenme Piramidini Çevirmesinin Maliyeti Çok Yüksek

ABD’nin beslenme kılavuzundaki değişiklik göründüğünden çok daha riskli. Dünya Kaynakları Enstitüsü’ne göre,  et ve süt ürünleri tüketiminde yüzde 25'lik artış 100 milyon dönüm tarım arazisi gerektiriyor.  

Velhasıl dünya, aynı anda savaşan, susuz kalan ve daha fazla tüketen bir canavara dönüşüyor. Homosapiens,  “çatışmalar, ticari manipülasyonlar, regülasyonlar”  arasında 10 milyar insanı besleyebilir mi sorusunu cevaplamaya çalışıyor. Çözüm bilimde, işbirliğinde, enerji bağımsızlığında, tarım diplomasisinde. Dünya 10 milyarı besleyebilir. Asıl soru, bunu yapmayı gerçekten isteyip istemediğimiz. 

 

*Bu içerik serbest gazeteci veya konuk yazarlar tarafından hazırlanmıştır. Bu içerikte yer alan görüş ve ifadeler yazara aittir ve Independent Türkçe'nin editöryal politikasını yansıtmayabilir.

© The Independentturkish

DAHA FAZLA HABER OKU