Diplomasi sanattır

Dr. Osman Gazi Kandemir Independent Türkçe için yazdı

Görsel: 12punto

Uluslararası ilişkilerin karmaşık dünyasında, silahların gücü kadar etkili ama çok daha az görünür bir araç vardır: diplomasi.

Tarihin kırılma noktalarına baktığımızda, savaşların izi her yerde belirginken, barışı inşa eden diplomatik çabaların izleri çoğu zaman silinmiştir.

Oysa insanlık tarihi, aslında diplomatların sessiz zaferlerinin de tarihidir.

Diplomasi sadece devletler arası ilişkilerin yürütülmesi değil; insan doğasının derinliklerine inen, zamanı ve dili ustalıkla kullanan bir sanattır.


Kelimelerin mimarisi

Bir diplomat için kelimeler, bir heykeltıraş için mermer neyse odur.

Ham malzeme olarak görünen sözcükler, diplomatın elinde dikkatle şekillendirilir, tartılır ve tam yerinde kullanılır.

Tek bir yanlış ifade, yıllarca sürecek gerginliklere yol açabilir; doğru kullanılan bir sözcük ise çözülmez görünen düğümleri çözebilir.

Tarihin büyük diplomatik metinlerine baktığımızda, her cümlenin ardında sayısız hesabın yattığını görürüz.

fazla oku

Bu bölüm, konuyla ilgili referans noktalarını içerir. (Related Nodes field)

1815 Viyana Kongresi'nden 1945 Yalta Konferansı'na kadar, uluslararası anlaşmaların dili her zaman özenle seçilmiştir.

Çünkü diplomasi, salt bilgi aktarmak değil, aynı zamanda duygulara, onura ve toplumsal hafızaya hitap etmektir.

Bu dil bilinci, Doğu'dan Batı'ya tüm büyük diplomatik geleneklerde ortak bir özellik olarak karşımıza çıkar.

Osmanlı Divan-ı Hümayunu'ndan Çin'in kadim müzakere yöntemlerine, Bizans protokolünden Avrupa diplomasisine kadar, her kültür kelimelerin gücünü ve inceliğini bilmiştir.


Sessizliğin dili

Diplomasinin en az anlaşılan yönlerinden biri, sessizliğin stratejik kullanımıdır.

Sanat, boşluğu nasıl anlam taşıyan bir öge haline getirebiliyorsa, diplomasi de söylememeyi bir ifade biçimine dönüştürür.

Bir toplantıda söylenmeyen, kasıtlı olarak atlanmış bir konu, bazen en güçlü mesajı verir.

Tarih, diplomatik sessizliğin gücüne dair çok sayıda örnek sunar. Soğuk Savaş döneminde süper güçler arasındaki bazı en kritik anlaşmalar, açık deklarasyonlardan çok üstü kapalı mutabakatlarla gerçekleşti.

Kimi zaman bir konuya değinmemek, o konuda uzlaşmaya varılması anlamına geliyordu.

Sessizlik aynı zamanda bir protesto aracıdır. Diplomatik temaslarda bir konuya yanıt vermemek, o konunun meşruiyetini tanımamak demektir.

Ya da tam tersi, bir konuda sessiz kalmak en büyük nezaket göstergesi olabilir.

Bu incelik, diplomasiyi mekanik bir süreçten çıkarıp sanat alanına taşıyan unsurlardan biridir.


Zamanın ritmi

Diplomasinin belki de en göz ardı edilen sanatsal özelliği, zamanlamadır.

Bir müzik eserinin notaları kadar temposu da önemliyse, diplomasinin de söylenenleri kadar söylenme zamanı önemlidir.

Tarihin en büyük diplomatik kazaları, çoğu zaman yanlış zamanda yapılan doğru açıklamalardan kaynaklanmıştır.

Sabır, diplomasinin temel erdemlerinden biridir. 1962 Küba Füze Krizi'nde dünya nükleer savaşın eşiğine geldiğinde, iki süper gücü felaketten alıkoyan en önemli faktör, diplomatik kanalların aceleye gelmeden çalışmasıydı.

Her iki taraf da zaman kazanmayı, durumu soğutmayı ve karşılıklı yanlış anlamaların önüne geçmeyi başardı.

Modern dünyanın hız tutkusu, diplomasinin bu ritmini çoğu zaman anlaşılmaz kılar.

Sosyal medya çağında anında tepki beklenir, hızlı sonuçlar istenir.

Oysa uluslararası ilişkilerin karmaşık yapısı, aceleci kararların en büyük düşmanıdır.

Diplomasi, olgunlaşmayı bekler; zamana ihtiyaç duyar.


İnsanı anlamak: Empatinin merkezi rolü

Diplomasiyi teknik bir iş değil sanat yapan en temel unsur, insan doğasına dair derin bir kavrayış gerektirmesidir.

Bir diplomat, karşısındaki devletin çıkarlarını bilmek kadar, o devleti yöneten liderlerin psikolojisini, toplumun tarihsel travmalarını ve kültürel hassasiyetlerini de anlamalıdır.

Bu empati, duygusal bir yakınlık anlamına gelmez. Diplomatik empati, stratejik bir okuma becerisidir.

Karşı tarafın kırmızı çizgilerini görmek, hangi konularda taviz verebileceğini, hangilerinde asla geri adım atmayacağını hesaplayabilmek bir sanattır.

Büyük barış anlaşmalarına baktığımızda, bu empatik anlayışın izlerini açıkça görürüz.

Westphalia Barışı'ndan Viyana Kongresi'ne, başarılı her diplomatik çözüm galiplerin bile mağlupların onurunu korumayı bildiği anlaşmalardır.

Çünkü sürdürülebilir bir barış, ancak tarafların yüzlerini koruyabildikleri bir çerçevede mümkündür.


Görünmezliğin erdemi

Diplomasinin en paradoksal yönü, en büyük başarılarının çoğu zaman görünmez kalmasıdır.

Sahnelerin ışıkları siyasetçilere yönelirken, diplomatlar arka planda, sessizce çalışır.

Tarihin en önemli diplomatik kazanımlarının çoğu, ancak yıllar sonra ortaya çıkmıştır.

Bu görünmezlik, diplomasinin doğasından kaynaklanır. Gizlilik, müzakerelerin sağlıklı yürümesi için şarttır.

Kamera ışıkları altında hiçbir taraf gerçek pozisyonunu açıkça ortaya koyamaz, gerçek tavizleri veremez.

Diplomasi, gürültüden uzakta, dikkatli bir şekilde dokunan bir halıya benzer.

Siyaset ile diplomasi arasındaki fark tam da buradadır: Siyaset kamuoyuna hitap eder, diplomasi sonuca.

Siyaset görünür olmak ister, diplomasi etkili olmak. Biri performans sanatıysa, diğeri ustalıkla işlenmiş bir el sanatıdır.


Modern dünyada diplomasinin değeri

Günümüz dünyasında diplomasinin sanatsal boyutuna her zamankinden daha fazla ihtiyaç vardır.

Küreselleşme, devletleri birbirine sıkı sıkıya bağlarken, aynı zamanda çatışma potansiyelini de artırmıştır.

Ekonomik bağımlılıklar, siber tehditler, iklim krizi ve göç hareketleri, klasik güvenlik sorunlarına eklenen yeni katmanlardır.

Bu karmaşık ortamda basit çözümler, hızlı tepkiler ve kaba güç gösterileri yetersiz kalmaktadır.

Sorunların çok boyutluluğu, nüanslı bir yaklaşım gerektirir. Diplomasi, tam da bu nüansı sağlayan araçtır.

Farklı perspektifleri bir araya getirme, uzlaşma alanları yaratma ve sürdürülebilir çözümler üretme konusunda diplomasinin alternatifi yoktur.
 


Birikim ve olgunluk

Diplomasi, özünde insani bir yetenektir.

Güç politikası, askeri strateji ya da ekonomik baskı gibi araçlar öğrenilebilir, formüle edilebilir.

Ancak diplomasi, bu kadar kesin çizgilerle tanımlanamaz.

Her durum özgündür, her müzakere farklı bir bağlam taşır, her kriz kendine has dinamiklere sahiptir.

Bu nedenle diplomatik maharet, bir yetenekler bileşimidir.

Doğuştan gelen bazı özellikler -empati kurma yeteneği, sabır, analitik düşünme- diplomasi için gerekli temel taşlardır.

Ancak bu yetenekler tek başına yeterli değildir. Diplomasi, kapsamlı bir eğitim ve yılların deneyimiyle olgunlaşır.

Askerlik mesleğinde olduğu gibi, diplomaside de birikim vazgeçilmezdir.

Her müzakere bir ders, her kriz bir tecrübe, her başarı ve başarısızlık bir öğrenme sürecidir.

Genç bir diplomat, yıllar içinde sayısız müzakereye tanıklık ederek, farklı kültürleri anlayarak, çeşitli krizlerle başa çıkarak ustalaşır.

Tarih bize göstermiştir ki en etkili diplomatlar, kariyerlerinin sonuna doğru en değerli hale gelirler.

Çünkü o noktada ellerinde yalnızca bilgi değil, hikmet vardır.

Yılların tecrübesiyle kazanılan bu hikmet, hiçbir kitapta bulunamaz; yalnızca yaşanarak, deneyimlenerek ve sürekli öğrenerek edinilir.

Diplomasi bu anlamda gerçek bir ustalık mesleğidir; zamanla olgunlaşan, sabırla incelenen ve bir ömür boyu gelişen bir sanattır.

 

 

*Bu içerik serbest gazeteci veya konuk yazarlar tarafından hazırlanmıştır. Bu içerikte yer alan görüş ve ifadeler yazara aittir ve Independent Türkçe'nin editöryal politikasını yansıtmayabilir.

© The Independentturkish

DAHA FAZLA HABER OKU