Karanlığın "gaip" imamı: Bir dönemin çok konuşulan "IŞİD'ci imamı" nüfustan düşüyor

2014'te bir Diyanet imamının IŞİD'e katılması büyük bir haberdi ve çok konuşuldu. Şimdi ise çölün sonsuz tozlarından sadece biri. Hakkındaki son işlemleri ise yerel mahkeme yapıyor

Fotoğraf: AFP

Tahsin Baykara, bir dönem ismi Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde (TBMM) konuşulan, medyanın hakkında haberler yaptığı bir imamdı.

Çanakkale'nin Bayramiç ilçesine bağlı Kaykılar Köyü'ndeki camiye imam olarak atanmıştı.

fazla oku

Bu bölüm, konuyla ilgili referans noktalarını içerir. (Related Nodes field)

2014 yılında izne ayrıldı. Çevresine, memleketi Adana'ya gideceğini söylemişti.

Ancak izin süresi bitince kendisini bir daha gören olmadı. O tarihlerde henüz 24 yaşındaydı.

İmam Baykara'nın annesi, oğlunun görev yaptığı köyün muhtarını arayarak bir haber almak istemişti. Yani Baykara, aslında memleketine de gitmemişti.  

Medya, o köye gidiyor

O yıl içinde, IŞİD'e ait bir haber sitesinde Baykara'nın fotoğrafı yayınlandı. Haberde, "Çanakkale'de görevli imam İslam Devleti'ne hicret etti" deniliyordu.

Suriye savaşının hızlı aktığı günlerdi, IŞİD hem Suriye'de hem de Irak'ta büyük bir alanı yönetiyordu ve hem ulusal hem de uluslararası medyanın gözü bu örgütün üzerindeydi. 

O yıllarda, Diyanet İşleri Başkanlığı'na mensup bir imamın IŞİD'e katılması Türk medyasının ilgisini çekti. Hakkında haberler yapıldı. Muhabirler, onun görev yaptığı köye gitti, tanıdıklarıyla konuştu. 

 

 

Başbakan Yardımcısı Arınç: Maalesef doğru

CHP'nin eski müftü milletvekili İhsan Özkes, imam hakkında soru önergesi verdi. Bir bütçe görüşmeleri sırasında o dönemin Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç haberi doğruladı.

Arınç, "Bayramiç'teki bir imam-hatibin IŞİD'e katılması maalesef gerçek. Adı geçen görevlinin 25 Haziran 2014 tarihi itibariyle görevine son verilmiştir" dedi. 

IŞİD mensubu genç imam bir süre daha konuşulsa da sonra unutuldu. IŞİD hayaleti günden güne büyüyor, dünyanın dört bir yanından binlerce kişi çeşitli sebeplerle bu örgüte katılmaya devam ediyordu.

Aileler, çocuklarını bulmak için Suriye'nin sınır boylarındaki kaçakçılarla pazarlık yapıyor ve bir umut ışığı için binlerce dolar rüşvet ödemek zorunda kalıyordu. Birçoğu bulunamadı. Büyük kısmı öldü. Geride kalanlar cezaevlerine atıldı. IŞİD'e "hicret eden" kadın ve çocuklar da uluslararası kurumların dahi zaman zaman hak ihlali raporları yayınladığı berbat el-Hol mülteci kampının sıkışıklığında unutuldu.

Hikayesi mahkemede bitiyor

İmam Tahsin Baykara bu hikayenin küçük bir parçasıydı. 

O'nun hikayesi, ideolojik açıdan sistemini beğenmediği ve dini terminolojiden getirdiği "tağut" gibi sıfatlarla yan yana andığı devletin bir mahkemesinde bitmek üzere. 

Annesi Z. Baykara, Adana 5. Sulh Ceza Mahkemesi'ne başvurarak oğlunun "gaipliğine" karar verilmesini ve nüfustan düşürülmesini talep ederek bir dava açtı.

Yerel mahkeme, uluslararası istihbarat örgütlerinin de dahil olduğu bu kan ve acı deryasında neredeyse 10 yıldır kendisinden haber alınamayan Baykara'nın nüfustan düşürülmesi için son işlemi yaptı. Mahkeme kararında, Baykara'nın sağ ya da ölü olduğunu bilenlerin 6 ay içinde mahkemeye başvurmaları istendi. 

Ama muhtemelen onun akıbeti hakkında bilgi sahibi olanlar ya çoktan öldü ya uyuyan hücrelerin birer üyesi olarak ortaya çıkacak zamanı bekliyor ya da el-Hol kampının derme çatma karanlığında yaşamaya çalışıyor.

 

© The Independentturkish

DAHA FAZLA HABER OKU