Bilim insanları Dünya'daki yaşamın kökeni için özel bir radyoaktif göktaşını işaret etti

Bilim insanları radyasyonun, yaşamın yapıtaşı olan molekülleri üretmek için gereken ısıyı sağlamış olabileceğini söylüyor

(Pexels)

Radyoaktif elementler içeren özel bir tür göktaşının Dünya'da yaşamı başlatmış olabileceği yeni bir çalışmada öne sürüldü.

fazla oku

Bu bölüm, konuyla ilgili referans noktalarını içerir. (Related Nodes field)

Araştırmacılar daha önce göktaşlarının, amino asitleri ve yaşamın yapıtaşı olan diğer benzer molekülleri taşıyarak Dünya'daki yaşamın kökenini başlatmış olabileceği teorisini ortaya atmıştı.

Çarşamba günü ACS Central Science adlı bilimsel dergide yayımlanan yeni bir çalışma, bu ilk göktaşlarındaki amino asit moleküllerinin, uzay kayalarının içinde üretilen gama ışınlarının kıvılcımıyla oluşmuş olabileceğini gösterdi.

Göktaşları, Dünya'nın 4 milyar yıl önce oluşmasından bu yana, dinozorların yok olmasına yol açmasıyla bilinen göktaşı da dahil, gezegeni periyodik olarak yüksek hızlarda bombardımana tuttu.

Aralarında Japonya'daki Yokohama Ulusal Üniversitesi'nden bilim insanlarının da bulunduğu araştırmacılar, bu ilk uzay kayalarının arasında karbonlu kondrit adı verilen göktaşı sınıfının da bulunması halinde, erken bombardımanların Dünya'da yaşamın tohumlanmasına katkıda bulunmuş olabileceğinden şüpheleniyor.

Bilim insanları karbonlu kondrit göktaşlarınıdan bazılarının, küçük organik moleküllerin yanı sıra önemli miktarda su içerdiğini ve ayrıca amino asitleri oluşturan kimyasal reaksiyonları tetikleyebilecek enerjik gama ışınları ürettiğini söyledi.

Şimdiye kadar göktaşlarındaki amino asitlerin kaynağını saptamak zordu.

Önceki çalışmalar amonyak ve formaldehit gibi basit moleküller arasındaki kimyasal reaksiyonların amino asitleri sentezleyebildiğini gösterse de sıvı haldeki su ve ısıya da ihtiyaç var.

Araştırmalar ayrıca bazı ilk kondrit göktaşlarının, bozulduğunda gama ışınları adı verilen bir tür yüksek enerjili radyasyon salan alüminyum gibi elementlerin radyoaktif formlarını içerdiğini ortaya koymuştu.

Yeni çalışma, bu radyasyonun yaşamın yapıtaşı olan molekülleri ortaya çıkarmak için gereken ısıyı sağlamış olabileceğini deneysel olarak gösterdi.

Araştırmada bilim insanları, formaldehit ve amonyağı suda çöerek çözeltiyi cam tüplere kapattı.

Bilim insanları daha sonra tüpleri, bir tür kobaltın bozulmasından üretilen yüksek enerjili gama ışınlarıyla ışınladı.

Araştırmacılar toplam gama ışını dozu arttıkça alanin, glisin, α-aminobütirik asit ve glutamik asit gibi α-amino asitlerin yanı sıra β-alanin ve β-aminoizobütirik asit gibi β-amino asitlerin üretildiğini gözlemledi.

Bilim insanları çalışmada, "Sulu formaldehit ve amonyak çözeltilerinin gama ışınıyla ışınlanmasının çeşitli amino asitleri ortaya çıkardığını keşfettik" diye yazdı.

Araştırmacılar çalışma sonuçlarına dayanarak, 1969'da Avustralya'ya düşen Murchison göktaşında bulunan alanin ve β-alanin miktarını üretmenin bin ila 100 bin yıl sürmüş olabileceğini tahmin ediyor.

Bulgular, göktaşlarının ana gövdelerinde gama ışınları tarafından katalize edilen kimyasal reaksiyonların amino asitleri üretebileceğini ve bunun muhtemelen Dünya'daki yaşamın kökenine katkıda bulunduğunu gösteriyor.

Araştırmacılar, "Bulgularımız gama ışınlarının, sulu alterasyon sırasında ana gövdelerdeki amino asit oluşumuna yol açmış olabileceğine işaret ediyor. Bu makalede, yaşamın kökenine katkıda bulunan yeni bir prebiyotik amino asit oluşum yolu öneriyoruz" diye belirtti.



*İçerik orijinal haline bağlı kalınarak çevrilmiştir. Independent Türkçe’nin editöryal politikasını yansıtmayabilir.

https://www.independent.co.uk/space

Independent Türkçe için çeviren: İpek Uyar

© The Independent

DAHA FAZLA HABER OKU