TAGEV perspektifinden NEET Gençliği: Eğitimle güçlenen bir gelecek

Prof. Dr. Levent Eraslan Independent Türkçe için yazdı

Görsel: ChatGPT/Independent Türkçe 

NEET tartışmalarını yeniden düşünmek

Türkiye Aydın Gençler Eğitim Vakfı (TAGEV), son yıllarda eğitim, gençlik ve dijitalleşme alanlarında yürüttüğü çalışmalarla öne çıkan bir sivil toplum girişimidir. Vakıf, Nesibe Aydın ile yönetim kurulu üyeleri Mirkan Aydın ve Burcu Aydın’ın öncülüğünde eğitim, aile pedagojisi ve gençlik meselelerini yalnızca akademik bir konu olarak değil, toplumsal dönüşüm alanı olarak ele almakta ve dijital platformlarda halka sunmaktadır.

Vakıf tarafından gündeme taşınan NEET gençliği konusu bu yaklaşımın da önemli bir örneğidir. Bu kavram, 23 Haziran 2026 tarihinde Ankara’da düzenlenecek geniş katılımlı bir çalıştayda kapsamlı biçimde ele alınacaktır.

NEET (Not in Education, Employment or Training), eğitimde olmayan, istihdamda yer almayan ve herhangi bir mesleki gelişim sürecine dahil olmayan gençleri tanımlamaktadır. OECD ve Avrupa Birliği başta olmak üzere uluslararası kuruluşlar, bu göstergeyi gençlerin toplumsal ve ekonomik yaşama katılım düzeyini ölçmek için kullanmaktadır.
 

 

Bununla birlikte, NEET kavramı gençlerin yaşadığı çok boyutlu süreci açıklamada tek başına yeterli değildir.

OECD ülkeleri arasında Türkiye, yüksek NEET oranına sahip ülkelerden biridir. Bu durum zaman zaman “ev genci” ifadesiyle görünür hale getirilse de, bu tanım gençleri edilgen bir kategoriye indirgeme riski taşımaktadır.

Gençlerin eğitim, toplum ve gelecek beklentileriyle kurduğu ilişki; ekonomik koşullar, aile yapısı, okul deneyimi, dijital kültür, psikolojik iyi oluş ve sosyal çevre gibi çok sayıda faktör tarafından şekillendirilmektedir. Bu nedenle gençliği yalnızca “sistem dışında kalan bireyler” olarak ele almak, analitik çerçeveyi daraltmaktadır.

Ayrıca gençlik tek tip bir yapı değildir. Bu nedenle gençlik politikalarının homojen bir kategori üzerinden geliştirilmesi sınırlı sonuçlar üretmektedir. Tarafımdan yapılan  saha ve analiz çalışmalarında Türkiye’de yaklaşık 26 farklı gençlik türünün bulunduğu görülmektedir. Bu durum, gençliğin çok katmanlı bir yapı olduğunu ve politikaların bu çeşitlilik dikkate alınarak geliştirilmesi gerektiğini göstermektedir.

TAGEV’in “Evden Hayata: Güçlenen Gençlik Çalıştayı” yaklaşımı, gençlik meselesini risk temelli bir çerçeveden çıkararak yeniden tanımlamaktadır.

Temel soru “Gençler neden sistem dışında kalıyor?” değil, “Gençlerin yeniden eğitim ve toplumla bağ kurmasını sağlayan koşullar nelerdir?” şeklinde kurulmaktadır.

Bu yaklaşım, gençliği risk grubu olarak değil, güçlenme potansiyeli taşıyan bir aktör olarak ele almaktadır.
 

 

Uluslararası mukayese: OECD 2024 verileri ve Türkiye’nin konumu

OECD 2024 verilerine göre Türkiye, NEET oranı açısından yüksek seviyede yer almaktadır. Bu durum, gençlerin eğitim ve istihdam sisteminden kopuşunun yalnızca bireysel değil, yapısal bir sorun olduğunu göstermektedir.

Türkiye’de NEET oranı yaklaşık yüzde 26’dır. Bu oran, OECD ülkeleri içinde en yüksek seviyelerden biridir. Bu durum, her dört gençten birinin eğitim, istihdam veya mesleki gelişim sürecine dahil olmadığını göstermektedir.

Türkiye’yi Kolombiya ve Kosta Rika (yüzde 22–23), Meksika ve Yunanistan (yüzde 17) izlemektedir. İtalya’da oran yüzde 16 seviyesindedir. OECD ortalaması ise yaklaşık yüzde 12’dir.

Kuzey Avrupa ülkelerinde durum daha düşüktür. İsveç ve Norveç’te oran yüzde 6–7 seviyesindedir. Hollanda’da ise yaklaşık yüzde 5’tir. Bu ülkelerde eğitim ile işgücü piyasası arasındaki geçiş mekanizmaları daha güçlüdür.

Bu veriler, Türkiye’de gençlik politikalarının yalnızca ekonomik değil, eğitim, sosyal politika ve psikolojik iyi oluş boyutlarını da içerecek şekilde yeniden ele alınması gerektiğini göstermektedir.


Risk odaklı yaklaşımdan güçlenme perspektifine

Geleneksel gençlik politikaları çoğunlukla işsizlik, eğitimden kopuş ve düşük akademik başarı gibi göstergelere odaklanmaktadır. Bu yaklaşım, gençlerin sahip olduğu potansiyeli görünmez hale getirebilmektedir.

Son yıllarda öne çıkan dayanıklılık (resilience) yaklaşımı, gençliği farklı bir perspektiften ele almaktadır. Bu yaklaşım, gençlerin yalnızca risklerle değil, onları destekleyen sosyal çevre, eğitim fırsatları ve aidiyet duygusu ile birlikte değerlendirilmesini savunmaktadır.

Bu çerçevede eğitim, yalnızca akademik bir süreç değil; aynı zamanda bireyin sosyal ve duygusal gelişimini destekleyen bir yapı olarak ele alınmaktadır. Problem çözme, öz düzenleme, iletişim ve uyum becerileri eğitim süreçleri içinde gelişmektedir.

Buna ek olarak okul dışı öğrenme ortamları, spor, sanat, gönüllülük faaliyetleri ve dijital öğrenme alanları gençlerin toplumsal bağlarını güçlendirmektedir.


Çalıştayın tematik çalışma masaları

TAGEV tarafından tasarlanan çalıştay, gençlik meselesini çok boyutlu bir yapı içinde ele almaktadır. İlgili alanda uzman kişilerin katılacağı çalıştay masaları aşağıdaki başlıklardan oluşmaktadır:

  • Erken Çocukluk ve Gelişimsel Temeller Masası
  • Erken çocukluk döneminin sosyal-duygusal gelişim üzerindeki etkileri ele alınmaktadır.
  • Aile, Ebeveynlik ve Evde Öğrenme Ekosistemi Masası
  • Aile yapısının öğrenme süreçlerine etkisi değerlendirilmektedir.
  • Direnç, Dayanıklılık ve Yaşam Becerileri Masası
  • Psikolojik dayanıklılık ve yaşam becerileri tartışılmaktadır.
  • Eğitim Sistemi ve Okul Deneyimi Masası
  • Okul sisteminin kapsayıcılığı ve etkisi ele alınmaktadır.
  • Okul Dışı Ekosistemler, Kültür-Sanat-Spor ve Mentorluk Masası
  • Okul dışı öğrenme alanlarının rolü incelenmektedir.
  • Gençliğin Yeni Yaşam Kültürü ve Dijital Adaptasyon Masası
  • Dijitalleşmenin gençlik üzerindeki etkileri değerlendirilmektedir.
  • Aidiyet, Toplumsal Katılım, Karakter ve Değerler Eğitimi Masası
  • Toplumsal katılım ve değerler eğitimi ele alınmaktadır.
  • Gelecek Yetkinlikleri ve Yeni Çalışma Kültürü Masası
  • Yeni iş gücü becerileri ve yapay zekâ etkisi tartışılmaktadır.
  • Genç Kadınların Güçlenmesi ve Eğitsel Kapsayıcılık Masası
  • Genç kadınların eğitim ve toplumsal katılım süreçleri değerlendirilmektedir.
     
TAGEV Başkanı Mirkan Aydın
TAGEV Başkanı Mirkan Aydın

 

Sonuç

TAGEV’in geliştirdiği yaklaşım, gençlik meselesini yalnızca sorun temelli bir alan olarak ele almamaktadır. Bunun yerine, gençlerin yeniden eğitim, toplum ve gelecek ile bağ kurmasını sağlayan koruyucu mekanizmaları merkeze almaktadır.

“Evden Hayata: Güçlenen Gençlik Çalıştayı”, yalnızca bir etkinlik değil; aynı zamanda politika üretimine katkı sağlayan bir ortak akıl platformudur. Çalıştay sonucunda elde edilecek veriler, Türkiye’de gençlik politikalarına yönelik yeni bir model geliştirilmesine katkı sunacaktır.

Bu süreçte benim de katkılarımla ortaya çıkacak “Eğitim Yoluyla NEET Riskini Önleme ve Gençlik Dirençliliği Strateji Belgesi”, uygulamaya dönük bir politika çerçevesi niteliği taşıyacaktır.

Sonuç olarak gençler, yalnızca desteklenmesi gereken bir grup değil; doğru koşullar sağlandığında toplumsal dönüşümün aktif aktörleridir. Gençliğin evden hayata uzanan süreci, çok boyutlu ve kapsayıcı bir eğitim ekosistemi ile desteklenmelidir.

Bu çerçevede, TAGEV ve Mirkan Aydın’ın vizyoner liderliğinde şekillenen yaklaşım, gençleri yalnızca “desteklenmesi gereken bir risk grubu” olarak değil, uygun koruyucu mekanizmalarla güçlendirilmiş “aktif toplumsal aktörler” olarak konumlandırmaktadır.

Bu perspektif, geleceğin kapsayıcı eğitim mimarisinin inşası açısından temel bir dönüşüme işaret etmektedir. Gençliğin evden hayata uzanan köprülerinin güçlendirilmesi ise ancak çok boyutlu ve esnek bir öğrenme ekosisteminin inşasıyla mümkün olacaktır.

 

 

*Bu içerik serbest gazeteci veya konuk yazarlar tarafından hazırlanmıştır. Bu içerikte yer alan görüş ve ifadeler yazara aittir ve Independent Türkçe'nin editöryal politikasını yansıtmayabilir.

© The Independentturkish

DAHA FAZLA HABER OKU