Afrika'da petrol, onlarca yıldır aynı hikâyeyi yazıyor: Devasa rezervler bulunuyor, yabancı şirketler üşüşüyor, küçük bir zümre muazzam servet elde ederken petrol ekonomisi yoksulluğa çare olmuyor.
Nijerya’dan Angola’ya uzanan bu tabloda yeni durak Namibya. Bir tarafta dev offshore petrol potansiyeli, diğer tarafta Almanya’nın yeşil hidrojen hamlesi ile Namibya hem eski enerji düzeni hem de yeni enerji düzeninin çakışma noktasında yer alıyor.
Petrol hala vazgeçilmez
Yeşil enerjiye geçiş tartışmaları sürerken Hürmüz krizi dünyanın hâlâ petrol ve doğalgaza ne denli bağımlı olduğunu çok net ortaya koydu. OPEC, krizin yatışması durumunda 2027'de küresel talebin günlük 1,5 milyon varil büyüyeceğini öngörüyor.
Petrol ve doğalgaz noktasında Ortadoğu eksenine olan bağımlılığın, enerji güvenliğinin en kırılgan noktası olduğu bir kez daha kanıtlandı. Wood Mackenzie'nin son analizine göre dünyanın en büyük 30 enerji şirketinin petrol üretimi 2025-2040 arasında yüzde 40 düşecek.
Bu nedenle küresel güçler farklı petrol kaynakları arayışını hızlandırıyor. Guyana’dan Brezilya’ya, Namibya’dan Mozambik’e kadar uzanan petrol- gaz arayışında gerek lojistik yakınlığı gerekse rezervlerin büyüklüğü ile Namibya açıklarındaki Oranye Havzası'nın önemi gün geçtikçe artıyor.
2022'de TotalEnergies ve Shell, Oranye Havzası'nda petrol keşfettiklerini açıklamıştı. Ardından Portekiz enerji şirketi Galp'ın Mopane keşfi, test sondajlarında günde 14.000 varillik akış kaydetti. Namibya’da keşfedilen potansiyel 10 milyar varilden fazla.
Bugün sahada TotalEnergies, Shell, Galp, Chevron ve BP başta olmak üzere çok sayıda dev petrol şirketi var. Tabi petrolü çıkarmak için teknik birtakım zorluklar var.
Örneğin Shell 2025’te keşiflerini ticari açıdan işletilemez ilan ederek 400 milyon dolar değer düşürdü ve sahadaki operasyonlarını kapattı. Ama yalnızca birkaç ay sonra, Nisan 2026'da yeniden sondaja başladı.
Bazı analistlere göre Shell Namibya hükümetinden daha iyi mali koşullar koparmayı amaçlıyor. Ancak 400 milyon dolar zarar yazıp geri dönen bir şirket, Namibya petrolünün şu dönemde ne denli vazgeçilmez olduğunu kanıtlıyor.
Bağımsızlık mücadelesinden gelen bir isim
Geçen yıl mart ayında cumhurbaşkanlığı görevine gelen Dr. Netumbo Nandi-Ndaitwah, SWAPO'nun köklü kadrosundan gelen, Namibya'nın bağımsızlık mücadelesini bizzat yaşamış bir siyasetçi.
Göreve gelişinin hemen ertesi günü petrol ve gaz sektörünün yönetimini doğrudan Cumhurbaşkanlığı Ofisi'ne bağladı. Bu hamle özünde yanlış bir adım olarak yorumlanmıyor ama gereken denetim mekanizmaları kurulmazsa Namibya kurallara dayalı bir sistemden kişiliğe dayalı bir sisteme geçme riskiyle karşı karşıya kalır.
Namibya'nın keşif yapacak milli petrol şirketi yok. Yerel bir rafinerisi yok; çıkarılacak ham petrol Güney Afrika'ya ya da Asya'ya gidecek.
Nandi-Ndaitwah bu tabloyu değiştirmek için önemli bir hamle yaptı.
Şubat 2026'da TotalEnergies, yeni bir lisans bloğunda hisse devrini Namibya'ya bildirmeden duyurmuştu. Bakanlık işlemi tanımayınca birkaç gün içinde şirketin CEO'su başkent Windhoek'a geldi, Nandi-Ndaitwah ile masaya oturdu. Dünyanın en büyük enerji şirketlerinden biri, zayıf taraf görülen ülkenin ayağına gelmiş oldu.
Cumhurbaşkanı Ndaitwah’ın, Norveç hükümetinden teknik destek talep etmesi ve Norveçin de bu teklife olumlu yanıt vermesi önemli. Norveç, 1969'da petrol buldu üç yıl sonra devlet şirketi Statoil’i (daha sonra Equinor) kurdu ve kontrolü hiç bırakmadı.
1990'da oluşturulan Petrol Fonu bugün 2.2 trilyon dolarla dünyanın en büyük egemen servet fonu. Daha önce Gana, Uganda ve Kenya gibi petrol üreten ülkelere vergilendirme, mevzuat ve çevre yönetimi konularında destek veren Norveç ticari çıkarını gözeten rasyonel bir aktör.
Bilgisini hibe ediyor karşılığında gereken teknolojiyi satıyor.
Önce petrol sonra şeffaflık
Namibya için süreci yönetim konusunda önemli soru işaretleri var.
Namibyalı gazeteciler petrol departmanı Cumhurbaşkanlığı'na taşındığından beri petrol bloklarına ilişkin bilgilere erişimin giderek daha gizli hale geldiğini ileri sürüyor.
Oysa daha önce Namibya hukuku gazetecilere ve kamuoyuna lisans detaylarını inceleme hakkı tanıyordu. Norveç modeli söylemde benimsenir ama şeffaflık ve denetim mekanizmaları kurulmazsa, bölgedeki başarısızlıklar tekrarlanır.
Zira Norveç petrol bulduğunda çok uzun yıllar boyunca şeffaflık yasaları inşa etti, sonra fonunu kurdu. Namibya'da ise petrolden önce gizlilik başladı.
Nitekim Haziran 2026'da hükümetin Avrupalı bir enerji deviyle rekabetçi ihale olmaksızın akaryakıt tedarik anlaşması imzaladığının ortaya çıkması, şeffaflık kaygılarını daha da artırdı.
Jeolojik zenginlik
Namibya yalnızca petrol açısından değil, tüm enerji döngüsünün hammaddesi bakımından da adeta jeolojik bir cennet. Afrika'nın bir numaralı uranyum üreticisi olan ülkede Rössing Madeni 1976'dan, Husab Madeni ise 2016'dan beri çalışıyor.
Lityum ve nadir toprak elementleri de Çin'den ABD'ye, Rusya'dan Hindistan'a kadar küresel aktörleri Namibya'ya çekiyor. Namibya'nın güneybatısında yer alan Tsau Khaeb Milli Parkı'nda inşası planlanan "Hyphen" yeşil hidrojen tesisi projesi ise bu tabloya yeni bir boyut katıyor.
Almanya, geçmişte Nama ve Herero halklarına soykırım uyguladığı ve sömürdüğü topraklarda, bugün 'yeşil ve adil dönüşüm' adı altında yeni bir enerji bağımlılığı yaratmayı hedefliyor.
Kaynak zenginliği tek başına bir anlam taşımıyor. Yaklaşık 3 milyon nüfusa sahip Namibya, uranyumdan petrole kadar sahip olduğu devasa kaynaklara rağmen hâlâ gelir dağılımı en eşitsiz ülkeler arasında yer alıyor.
Uranyumda onlarca yıllık çıkarım deneyimi var, ama bu deneyimin halkın refahına yansımadığı ortada. Küresel güçler kendi çıkarları için yarışırken Namibya'nın nasıl konumlanacağı ülkenin geleceğini belirleyecek.
Namibya hem yeşil enerjiye hem de fosil yakıtlara aynı anda sahip olan ender ülkelerden. Petrol kısa vadede kazanç getirir ama yeşil enerji için altyapı lazım.
Petrol gelirini doğru yönetir, şeffaflık sağlarsa ve yüksek vergiler alırsa o kazancı yeşil enerji altyapısına ve elektrik erişimine yatırabilir.
Bu noktada Namibya ya bir ilk olup tarih yazar ya da Nijerya ve Angola’nın hatalarını tekrar ederek yalnızca elit bir zümreyi zenginleştirip halkını kaynak lanetinin kurbanı haline getirir.
Kaynaklar:
"Amutse aims for 80% power access in four years", The Namibian, t.y.
"OPEC lowers 2026 oil demand outlook, raises 2027 growth forecast", CNBC TV18
"How Namibia can get its resource wealth right", The Namibian,
Groenendaal, Bryan. "Oil majors ramp up frontier exploration to close 300 billion barrel supply gap by 2050", Green Building Africa, 26 Nisan 2026.
"Namibia re-exports N$307m oil to neighbours", The Namibian
Şanlı, Sare. "Namibya'da soykırımın üzerine kurulan yeşil proje", Independent Türkçe, 2 Temmuz 2025.
Davis, Nina. "Can Namibia balance state control and oil governance?", ISS Africa / Africa Tomorrow, 12 Mayıs 2026.
"Namibia's fuel deal with European giant raises questions over process", News24, 3 Haziran 2026.
*Bu içerik serbest gazeteci veya konuk yazarlar tarafından hazırlanmıştır. Bu içerikte yer alan görüş ve ifadeler yazara aittir ve Independent Türkçe'nin editöryal politikasını yansıtmayabilir.
© The Independentturkish