Türk dünyası eğitim birliği vizyonu: Kurumsal ve stratejik entegrasyonun altyapısı

Prof. Dr. Levent Eraslan Independent Türkçe için yazdı

Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Kazakistan’ın Türkistan kentinde düzenlenen Türk Akademisi 8. Bilim Konseyi Toplantısı kapsamında Türk dünyası ülkelerinin temsilcileriyle eğitim ve bilim alanlarında iş birliğini ele aldı

1. Milli bilinç, kavramsal dönüşüm ve saha gözlemleri

Küresel Gazeteciler Konseyi’nin (KGK) Özbekistan–Türkiye Medya Buluşması kapsamında Özbekistan’da geçirdiğim 5 günlük saha gözlemleri, Taşkent, Semerkant, Buhara ve Ürgenç eksenindeki dönüşümü yerinde inceleme fırsatını bana sundu. Küreselleşen dünyada bölgesel entegrasyon modelleri yapısal bir değişim geçirirken, Türk dünyasının geleceğinin de geleneksel siyasi iş birliklerinin ötesinde; eğitim, akademi ve kültürel diplomasi ayakları üzerine kurulu ortak bir vizyonla yeniden şekillenmesi gerektiği bu süreçte rasyonel bir gerçeklik olarak karşımıza çıkmaktadır. Tesadüftür ki Millî Eğitim Bakanımız Prof. Dr. Yusuf Tekin Hoca da pazartesi günü Kazakistan’ın Türkistan kentinde toplanan Türk Akademisi 8. Bilim Konseyi Toplantısı’nda Türk dünyası devletleri ile eğitim ve bilim konulu önemli bir toplantı yaptı.

Sayın Bakanın Türk dünyasına olan ilgisi çok değerli ve uygulamada da kendisini gösteriyor. Yeni eğitim öğretim müfredatında "Orta Asya" ifadesinin yerine "Türkistan" kavramının kullanılması da bunun önemli bir işareti. Bakanlık bu adımla, tarihî ve coğrafi millî bilinci güçlendirmeyi amaçladıklarını vurgulamakta. Bu terminolojik dönüşüm, sadece bir müfredat revizyonu olmanın ötesinde, Prof. Dr. Yusuf Tekin’in Türk dünyasına yönelik derin ilgisini, vizyoner yaklaşımını ve ortak geleceğe verdiği stratejik önemi açıkça gözler önüne sermektedir.
 

Millî Eğitim Bakanı Prof. Dr. Yusuf Tekin, Kazakistan’ın Türkistan kentinde düzenlenen Türk Akademisi 8. Bilim Konseyi Toplantısı kapsamında Türk dünyası ülkelerinin temsilcileriyle eğitim ve bilim alanlarında iş birliğini ele aldı
Millî Eğitim Bakanı Prof. Dr. Yusuf Tekin, Kazakistan’ın Türkistan kentinde düzenlenen Türk Akademisi 8. Bilim Konseyi Toplantısı kapsamında Türk dünyası ülkelerinin temsilcileriyle eğitim ve bilim alanlarında iş birliğini ele aldı

 

2. Yeni nesil Türk dünyası kimliği ve yumuşak güç

5 günlük yoğun saha gözlemlerimin en dinamik sosyolojik bulgusu, Sovyet sonrası dönemin kimlik arayışını geride bırakmış, dijital çağın imkânlarıyla dünyaya açılmış yeni nesil Türk Dünyası gençliğidir. Genç kuşaklar için ortak kimlik; ideolojik şablonlardan ziyade kültürel yakınlık, eğitim imkânları ve ekonomik fırsatlar üzerinden pratik bir anlam kazanmaktadır. Bu bağlamda, Türk dizi sektörünün Özbekistan genelinde oluşturduğu kültürel etki alanı, sahadaki en somut yumuşak güç unsurlarından biridir. Dil öğrenimini ve kültürel sempatiyi tetikleyen bu ilginin yüzeysel kalmaması ve stratejik bir kazanıma dönüşmesi, kültürel üretim süreçlerinin ortak eğitim politikaları ve kurumsal mekanizmalarla eş zamanlı olarak desteklenmesine bağlıdır. Türk Dünyası, tıpkı Avrupa Birliği’nin Erasmus programı ile ortak bir kurumsal kuşak yaratması gibi, eğitim ve medyayı toplumsal hafızanın aktarımında stratejik bir altyapı olarak konumlandırmak durumundadır.


3. Bilimsel literatürde Türk devlet geleneği: Bakan Tekin doktrini

Türk dünyasının entelektüel bağımsızlığı ve küresel akademide bir özne olarak varlık göstermesi, kendi medeniyet kodlarını bilimsel literatüre tescil ettirebilmesiyle doğrudan ilişkilidir. Kazakistan’ın Türkistan kentinde toplanan Türk Akademisi 8. Bilim Konseyi Toplantısı’nda bu tarihsel ve metodolojik eksikliğe dikkat çeken Prof. Dr. Yusuf Tekin Hoca, Türk dünyasının tarihî, kültürel ve düşünsel mirasının uluslararası literatürde daha görünür kılınması gerektiğini ortaya koymuştur. Siyaset bilimi, kültür, arkeoloji ve antropoloji gibi alanlarda yapılacak derinlikli çalışmaların ortak hafızayı tahkim edeceğini belirten Tekin, Balasagunlu Yusuf Has Hacib'in “Kutadgu Bilig” adlı eserini evrensel değerler bağlamında bu literatür inşasına temel bir örnek olarak göstermiştir. Özellikle çağdaş siyaset bilimi literatüründeki küresel bir boşluğu vurgulayan Bakan Tekin, Türk devlet geleneğinin; devlet yönetimi, hükûmet sistemleri, insan hakları ve demokrasi gibi konularda domine edici bir biçimde bilimsel literatüre kazandırılmasını önermiştir. Bu yaklaşım, Batı merkezli kuramların körü körüne taklit edilmesi yerine, binlerce yıllık Türk devlet aklının çağdaş normlarla yeniden üretilmesini hedefleyen akademik bir manifesto niteliğindedir.
 

 

4. Stratejik entegrasyon ve çok sektörlü yol haritası

Türk dünyasının 21'inci yüzyılın küresel rekabet ortamında varlık gösterebilmesi, güçlü tarihsel hafızasını inovatif bir ortak geleceğe tahvil edebilme kapasitesiyle doğrudan ilişkilidir. Bu entegrasyon sürecinde eğitim ve akademi alanı, "Türkistan" kavramı eksenli millî bilinç müfredatıyla yapılandırılmalı, Türk Dünyası Eğitim Ağı ile ortak diploma ve akreditasyon sistemleri hızla hayata geçirilmelidir. Üniversite yıllarımda yani 90’larda Türk dünyasından birçok öğrenci arkadaşım vardı. Şimdi onlar kendi ülkelerinde ülkemizin adeta temsilcileri. Bilimsel literatür boyutunda ise Türk Akademisi'nin öncülüğünde devlet yönetimi, insan hakları ve demokrasi alanlarında Türk medeniyet kodları küresel akademik sisteme entegre edilmelidir.

Sürecin yumuşak güç ayağını ortak televizyon projeleri, dijital medya platformları ve ortak dijital içerik fonları desteklerken; teknoloji boyutunda genç girişimciler için bir İnovasyon Fonu ile yapay zekâ ve dijital dönüşüm merkezleri kurulmalıdır. Son olarak, Özbekistan'da yakından gözlemlediğim Semerkant, Buhara ve Hive gibi açık hava müzesi niteliğindeki şehirlerin ekonomik potansiyeli, hizmet ve turizm sektöründe ortak mesleki sertifikasyon ve kalite standartlarının belirlenmesiyle küresel bir marka değerine dönüştürülmelidir. Gezim sırasında özellikle Avrupa’dan çok sayıda turiste rastladım. İstanbul üzeri geliyorlar ve ülkede konaklıyorlar. Bu yüzden hizmet sektörünün niteliği bu akışı hızlandıracaktır.


5. Sonuç

Sonuç olarak, Türk dünyasının küresel sistemdeki geleceği, geçmişe duyulan romantik bir özlemle değil; eğitimden teknolojiye, anayasal teoriden hizmet standartlarına kadar uzanan kurumsal akıl ve bilimsel kapasitenin sahaya yansıtılmasıyla tayin edilecektir. Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'in müfredata "Türkistan" kavramını dâhil ederek başlattığı vizyoner hamle, Türk Akademisi'nde dile getirdiği kurumsal literatür hamlesiyle birleştiğinde, Türk Dünyası 2050 vizyonunun sacayaklarını oluşturmaktadır. Siyaset üstü bir medeniyet alanı olan bu coğrafyanın gelecekteki başarısı, geçici ve duygusal retoriklerin gücüyle değil; stratejik planlamanın, kurumsal akılcılığın ve teknolojik kapasitenin esas alındığı somut projelerin hayata geçirilmesiyle ölçülecektir.

Unutmayalım, burası bizim için dostlarımızın, kardeşlerimizin, arkadaşlarımızın olduğu bir coğrafya…

 

 

*Bu içerik serbest gazeteci veya konuk yazarlar tarafından hazırlanmıştır. Bu içerikte yer alan görüş ve ifadeler yazara aittir ve Independent Türkçe'nin editöryal politikasını yansıtmayabilir.

© The Independentturkish

DAHA FAZLA HABER OKU