"Affinity Economy" (Yakınlık Ekonomisi) ve hız çağında dezenformasyonla mücadele: "Negatif duygu hissettiğinizde 5 dakika durun"

“Doğruluk Elçileri” Yapımcısı Prof. Dr. Nezih Orhon, Doğruluk Payı Baş Editörü Koray Kaplıca ile kriz anlarında bilginin nasıl kirlendiğini, yanlış bilginin yayılma psikolojisini ve dijital vatandaşların alabileceği önlemleri konuştu

Son yıllarda küresel krizler, çatışmalar ve doğal afetler sadece fiziksel dünyayı değil, dijital bilgi ekosistemini de derinden sarsıyor.

Doğru bilgiye ulaşmanın an meselesi olduğu, ancak yalanın ve manipülasyonun çok daha hızlı yayıldığı bir "bilgi düzensizliği" çağındayız.

Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu’nun finansmanıyla CNN Türk ekranlarında yayımlanan "Doğruluk Elçileri" programı, her hafta konunun uzmanlarıyla dezenformasyonun kök nedenlerini ve pratik çözüm yollarını mercek altına alıyor.

Programın yapımcısı Prof. Dr. Nezih Orhon, dijital ekosistemin en kritik aktörlerinden biri olan Doğruluk Payı Baş Editörü Koray Kaplıca ile kriz anlarında bilginin nasıl kirlendiğini, yanlış bilginin yayılma psikolojisini ve dijital vatandaşların alabileceği en etkili önlemleri konuştu.

Bu ufuk açıcı nehir söyleşiyi Independent Türkçe okurları için röportaj formatında sunuyoruz.
 


Doğruluk Elçileri: Özellikle bu kadar yığınsal bilgi akışının olduğu bir dönemde, belki bir parça bireyin daha zayıfladığını görüyoruz doğru ve yanlış algısı anlamında. Peki siz niye varsınız? Doğrulama platformları, yani "fact-checker"lar olarak siz ne amaçla varsınız, ne yapıyorsunuz, nasıl çözüyorsunuz bu işleri?

Koray Kaplıca: Aslında doğrulama kuruluşlarının tarihine baktığımızda, bu yapıyı 2000'li yılların başına kadar götürmek mümkün. Kuruluşların ortaya çıkmasının birçok farklı kök nedeni var. Bunlardan en önemlisi, son zamanlarda sıkça tecrübe ettiğimiz kriz anlarında oluşan yoğun bilgi ihtiyacının karşılanması durumu. Kriz anını tarif ederken şundan bahsediyoruz: Bilgi talebinin son derece yoğun olduğu, fakat doğrulanmış ve güvenilir bilginin çok az olduğu kritik anlar. İşte bu anlarda doğrulama kuruluşları çok fazla öne çıkıyor çünkü toplumun ciddi bir doğru bilgi talebi oluyor.

Tabii bu artışın en büyük itici gücü internetin yaygınlaşması. İnternet hayatımızın merkezine oturduğunda kriz anlarının "lokal" kalma ihtimali yavaş yavaş ortadan kalktı. Örneğin, yaşı yetenler 1999 depremini hatırlayacaktır; o da büyük bir kriz anıydı ve bilgi akışı çok kesikti. Yanlış bilginin ve komplo teorilerinin yayılması için elverişli bir ortam vardı ancak o dönemde sosyal medya yoktu.


Evet, o dönemde etkisi çok kısıtlıydı. Yayılma araçları bugünkü kadar geniş bir erişim imkanı vermiyordu.

Kesinlikle. Ancak 2023 Kahramanmaraş depremini sosyal medya platformları vasıtasıyla aslında tüm ülke olarak aynı anda, canlı olarak yaşadık. Sahadan yayılan sahte videolar ve görseller, o anki tüm algımızı doğrudan etkileyecek bir yaygınlığa ulaştı. İşte dünyadaki fact-checking (doğrulama) kuruluşları tam olarak bu noktada hayati bir fonksiyonu ve ihtiyacı karşılıyor. İşleyiş yöntemimiz gazeteciliğe çok yakın; editörlerimiz sosyal medya platformlarını sürekli tarıyor ve virallik, nefret söylemi gibi belirli kriterlere göre iddiaları seçip mercek altına alıyor.


Peki bunlar niye bu kadar dallanıp budaklanıyor? Yani dezenformasyon neden bu kadar örgütsel bir halde karşımıza çıkıyor?

Yanlış bilginin yayılma psikolojisi ve dinamikleri çok farklı; bu durum doğrudan insanların paylaşma davranışıyla alakalı. Süreçte iyi niyetli yaklaşımlar da var, kötü niyetli motivasyonlar da. İyi niyetli bir kullanıcı, kriz ortamında doğru olduğunu düşündüğü bir bilgiyi "insanlara yardım etmek ya da uyarmak" amacıyla hızla taşıyabiliyor. Madalyonun diğer yüzünde ise belli siyasi, ekonomik ya da farklı motivasyonlarla yanlış bilgiyi kasıtlı olarak üreten ve yayan yapılar var. Motivasyon ne olursa olsun, günün sonunda tüm medya ve bilgi ekosistemi ciddi şekilde kirlenmiş oluyor.


Hız meselesine değinmek istiyorum. Bu baş döndürücü hızla beraber yeni bir sorun mu ortaya çıktı? Hızı yönetememe ve bilginin dolaşım biçimleri büyük bir yığılmaya yol açıyor. Siz doğrulama kurumları olarak ne zaman devreye giriyorsunuz; yangın bittikten sonra mı, yoksa yangın devam ederken mi?

Burada aslında büyük bir ikilem var. Süreci etkin yürütmek ve kamu yararı sağlamak adına bizim yangın devam ederken, yani tam o esnada devreye girmemiz gerekiyor. Hatta literatürde buna "prebunking" (önleyici doğrulama) deniyor; olası bir yanlış bilgi dalgasına karşı toplumu önceden bilgilendirerek bir nevi yastıklama görevi görmek. Fakat kriz anlarında bu her zaman mümkün olmuyor. Akış çok hızlı olduğu için anında cevap vermeniz gerekiyor. Yanlış bilgi taşıyıcıları ilk gördükleri içeriği hızla paylaşıyorlar. Doğrulama kuruluşlarının en büyük farkı tam bu noktada ortaya çıkıyor: Hız ile titizlik dengesini çok iyi korumak zorundayız.


Hızlı hareket ederken, titizliği elden bırakıp olması gerekeni kaçırmamak gerekiyor yani...

Evet, özellikle kriz anlarındaki sahte video ve görsellerin tespiti zaman gerektiriyor. Belli dijital araçların kullanılması, o içeriklerin kare kare, titizlikle incelenmesi şart. Bu işin özü aslında makul şüphecilikten geçiyor. Olayı bir paranoyaya dönüştürmeden, önümüze gelen bir içeriğin iddia edilen olayla gerçekten ilişkili olup olmadığını detaylara bakarak inceliyoruz.


Krizler, savaşlar veya afetler aniden patlak verdiğinde her yönden içerik akıyor. Bu tür dezenformasyonların karşımıza çıkarken izlediği belli örüntüler, kalıplar var mı?

Çok net örüntüler var. Bir deprem veya savaş olduğunda, ilk birkaç saatte o bölgeden henüz doğrulanmış bir görsel gelmediği için kötü niyetli kullanıcılar hemen eski depremlerin veya eski savaşların en çarpıcı, duygu uyandırıcı görüntülerini dolaşıma sokuyor. Çünkü bu içeriklerin paylaşılma potansiyeli çok yüksek oluyor. Her krizde ilk örüntü budur.

Birkaç saat geçip olayın nedenlerini aramaya başladığımızda ise ikinci aşama, yani komplo teorileri devreye giriyor. "Deprem makinesi yapıldı", "Malum beş aile düğmeye bastı" gibi yorumlar yayılıyor. Son yıllarda buna bir de yapay zeka destekli üretilen sahte içerikler eklendi. Kullanıcılar yapay zeka üretimini gerçek sandığı için dezenformasyonun yayılma hızı katlanıyor.


Son olarak, bu derin deneyim ve bilgi birikiminiz ışığında, dijital dünyadaki okuyucularımıza dezenformasyondan korunmaları için günün anahtar tavsiyesi olarak neyi vurgulamak istersiniz?

Sosyal medya platformlarında gezinirken karşınıza bir gönderi çıktığında, eğer o içerik sizde öfke, korku, panik gibi ani negatif duygular uyandırıyorsa, paylaş butonuna basmadan önce lütfen 5 dakika durun ve düşünün. Bu 5 dakikalık sakinleşme ve makul şüphe alanı, bilgi kirliliğine karşı en büyük kalkanımızdır.

 

 

*Bu içerik serbest gazeteci veya konuk yazarlar tarafından hazırlanmıştır. Bu içerikte yer alan görüş ve ifadeler yazara aittir ve Independent Türkçe'nin editöryal politikasını yansıtmayabilir.

© The Independentturkish

DAHA FAZLA HABER OKU