100 yaşını aşanların çocukları, uzun yaşamın sırrını verebilir

Uzun ömürlü ebeveynlerin çocukları daha az şeker ve önemli ölçüde daha az sodyum tüketiyor

İtalya'nın Toskana bölgesinde yaşlı bir köylü bir adayın mitingini izliyor (AFP)

Yeni bir çalışmaya göre balık, meyve ve sebze bakımından zengin, şeker ve sodyum bakımından düşük bir beslenme düzeni, 100 yaşını aşan kişilerin çocuklarının uzun yaşamasını açıklayabilir.

fazla oku

Bu bölüm, konuyla ilgili referans noktalarını içerir. (Related Nodes field)

Tufts Üniversitesi'ndeki bilim insanları, bu çalışmanın, ebeveynlerinin uzun ömürlülük genlerini ve yaşam ortamlarının çoğunu paylaşan, 100 yaşını aşan kişilerin çocuklarının beslenme alışkanlıklarına kapsamlı bir bakış atan ilk araştırma olduğunu söylüyor.

Artık önceki nesillere göre daha fazla kişi 100 yaşını dolduruyor ve bu da araştırmacıları uzun ömürlülüğün sağlık sırlarını araştırmaya yöneltiyor.

Ölüm yaşındaki değişkenliğin yaklaşık yüzde 50'si genetikle ilgiliyken, beslenme gibi faktörler de önemli bir rol oynuyor.

Yeni çalışma, yüz yaşını aşan kişilerin çocuklarında genetik soyundan bağımsız olarak herkesin daha uzun yaşamasını sağlayabilecek kalıplar aradı.

Science adlı akademik dergide yayımlanan çalışmanın yazarı Erfei Zhao, "Beslenme, kişinin kontrolü altında olan, ne kadar yaşayacaklarını ve sağlıklı yaşam süresini etkileyebilecek, genetik olmayan, etkili bir faktördür" dedi.

Araştırmacılar, 2005'te Boston Üniversitesi'nde 100 yaşını aşmış kişilerin çocuklarıyla görüşmeye başladı; o zamanlar yetişkin çocuklar 70'li yaşlarındaydı ve süren araştırma artık 20 yıllık veriye dayanıyor. Çocukların çoğu şu anda 90'lı yaşlarında.

Çalışmanın yazarlarından Paola Sebastiani, "100 yaşını aşmış kişilerin çocuklarını 20 yıldır takip ettikten sonra, bir grup olarak felç, bunama, tip 2 diyabet ve kardiyovasküler hastalık risklerinin önemli ölçüde daha düşük olduğunu biliyoruz" diyor.

Bulgular, uzun ömürlü ebeveynlerin çocuklarının metabolik, kalp ve beyin sağlığı için daha iyi beslenme alışkanlıklarına sahip olduklarını gösteriyor.

100 yaşını aşmış kişilerin çocuklarının beslenme alışkanlıklarını, ebeveynleri bu kadar uzun yaşamamış kişilerin çocuklarının beslenme alışkanlıklarıyla karşılaştıran araştırmacılar, önemli bir fark buldu. 100 yaşını aşmış kişilerin çocukları daha fazla balık, meyve ve sebze tüketirken, daha az şeker ve önemli ölçüde daha az sodyum aldılar.

Araştırmacılar, "Bu unsurlar, kalıtsal biyolojik dayanıklılığı tamamlayan veya güçlendiren davranışsal yolları temsil edebilir" dedi.

Dr. Zhao, "Birinin 100 yaşına ulaşmasına yardımcı olacak tek bir besin yok veya bu sadece beslenme ve 'sağlıklı beslenmekle' ilgili de değil" diye açıkladı.

Çeşitli çevresel ve genetik faktörler var ve bunları yeni yeni çözümlemeye başlıyoruz.

Araştırmacılar, tüm sosyoekonomik seviyelerdeki kişileri daha fazla tam tahıl tüketmeye ve beslenmelerine daha fazla fasulye, tofu ve diğer baklagilleri dahil etmeye yönlendirmenin önemini vurguluyor.

Araştırmanın ortak yazarı Andres Ardisson Korat, "İnsanların daha fazla meyve, sebze, balık ve diğer sağlıklı yiyecekleri tüketmesini daha uygun fiyatlı ve kolay hale getirmenin yollarını da bulmalıyız" dedi.

Son çalışmanın bulgularından yola çıkan araştırmacılar, sağlıklı yaşlanmayı herkes için daha erişilebilir ve karşılanabilir hale getirmeyi umuyor.

Dr. Sebastiani, "Amacımız sadece insanların daha uzun yaşamalarına yardımcı olmak değil, aynı zamanda yaşlandıkça daha sağlıklı olmalarını sağlamak" dedi.

İnanıyorum ki gelecek yıllarda bu çalışma ve yaptığımız diğer araştırmalar, genlerinde ne olursa olsun, daha fazla insan için bu hedefe ulaşmamıza yardımcı olacak.



*İçerik orijinal haline bağlı kalınarak çevrilmiştir. Independent Türkçe'nin editöryal politikasını yansıtmayabilir. 

independent.co.uk/news/science

Independent Türkçe için çeviren: Çağatay Koparal

© The Independent

DAHA FAZLA HABER OKU