Çin yönetimi Şi Cinping ve Donald Trump görüşmesi öncesinde İran diplomasisiyle elini güçlendirmek istiyor.
Donald Trump, nisanda yapmayı planladığı Çin ziyaretini İran savaşı nedeniyle mayısa ertelemişti.
Pekin yönetimi, mayıs ortasında gerçekleştirilmesi planlanan zirve öncesinde İran'daki savaşı sonlandırmak için diplomatik faaliyetlerini artırdı.
Reuters'ın analizinde, savaş öncesi dönemde İran petrolünün yüzde 80'ini satın alan Çin'in müzakerelere girmeden enerji tedarik kaynaklarını tekrar güvence altına almak istediği belirtiliyor.
fazla oku
Bu bölüm, konuyla ilgili referans noktalarını içerir. (Related Nodes field)
Pekin yönetimi, 8 Nisan'da duyurulan ABD-İran ateşkesinde Pakistan'la birlikte önemli rol oynadı. Pakistanlı yetkililer, Çin'in perde arkasında devreye girerek Tahran yönetimine anlaşma için garantörlük yapacağını söylediğini belirtmişti.
Trump da ateşkesle ilgili açıklamasında Çin'in sürece dahil olmasıyla durumun değiştiğini kabul etmişti.
Analistlere göre Çin, müzakerelerdeki ağırlığını kullanarak Trump'la zirvede ticaret hedeflerini ve Tayvan meselesiyle ilgili tutumunu ilerletmeye çalışacak.
ABD Başkanı'nın geçen hafta sonu Pakistan'da İranlı heyetle düzenlenen görüşmeden sonuç alınamaması üzerine Hürmüz Boğazı'na abluka uygulama kararı da Çin'den tepki çekmişti.
Öte yandan Şi, salı günü Pekin'de Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) Abu Dabi Veliaht Prensi Halid bin Muhammed bin Zayid Al Nahyan'la görüşmesinde, Ortadoğu'da barış ve istikrarın sağlanması için yeniden çağrıda bulunmuştu.
Çin lideri, İspanya ziyaretinde de Pekin ve Madrid yönetimlerinin "dünyanın orman kanunlarına geri dönmesini engellemek için birlikte çalışacağını" ifade etmişti.
Analizde, Çin'in İran'ın rakibi BAE'yle ilişkileri geliştirmeyi hedeflerken, bir yandan da Tahran'ı müzakerelere dönmeye ikna etmek istediğine dikkat çekiliyor.
Singapur'daki S. Rajaratnam Uluslararası İlişkiler Okulu'ndan Drew Thompson, şu yorumları paylaşıyor:
Pekin'in arzuladığı sonuç, İran gibi Batı karşıtı ülkelerle hiçbir koşul getirmeyen ilişkilerini sürdürürken, ABD'yle bir tür uzlaşma ortamı yaratma imkanını da elinde tutmaktır.
Diğer yandan New York Times'ın analizinde, Çin'in Ortadoğu'daki savaşa sürüklenmemek için Beyaz Saray'ın beklentilerinin aksine Tahran'a büyük baskı uygulamayacağı savunuluyor.
Şanghay Uluslararası Çalışmalar Üniversitesi'nden Ortadoğu uzmanı Ding Long, şunları söylüyor:
Çin'in ABD veya İsrail'e yardım etmek gibi bir niyeti yok zira Çin bu savaşa en başından beri karşı çıktı.
Ayrıca ABD'nin Hint-Pasifik yerine Ortadoğu'ya odaklanması Pekin açısından daha avantajlı.
Şanghay'daki Fudan Üniversitesi'nden Şin Çıang, bu durumun Pekin'in küresel etkisini artırmayı sağladığını vurgulayarak “Bu, Çin'in ABD'den daha sorumlu bir ülke olduğunu gösteriyor. Biz daha güvenilir, daha mantıklı ve daha barışçıl bir ülkeyiz” diyor.
Independent Türkçe, New York Times, Reuters, Global Times
Derleyen: Yasin Sofuoğlu