İran ile ABD-İsrail savaşında 31. gün: Diplomasi trafiği hızlanırken askeri seçenekler masada, bölge yeni bir eşikte

Trump İran’ın yeni yönetimini “makul” olarak nitelerken, Pakistan olası barış görüşmelerine ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor, Washington’un İran’daki zenginleştirilmiş uranyuma yönelik askeri operasyon seçeneklerini değerlendiriyor

Fotoğraf: Reuters

İran ile ABD-İsrail arasında 28 Şubat’ta başlayan savaş 31. gününe girerken, bir yandan diplomatik temaslar hız kazanırken diğer yandan sahadaki askeri gerilim tırmanmaya devam ediyor. ABD ile İran arasında doğrudan ve dolaylı temasların sürdüğü açıklanırken Pakistan arabuluculuk için devreye giriyor. Buna karşılık Washington’un İran’ın nükleer kapasitesini hedef alabilecek askeri seçenekleri gündeminde tuttuğu, ABD ile İsrail’in de müzakerelerin çökmesi ihtimaline karşı ortak askeri planlamalarını yoğunlaştırdığı ifade ediliyor. Aynı süreçte İran’ın bölgedeki ABD üsleri ve müttefik ülkelere yönelik geniş çaplı misillemeleri, savaşın bölgesel etkisini daha da derinleştiriyor.

Bugün yaşanan gelişmeler şöyle:

İran ordusu: BAE'de ABD'nin radar istasyonları ve askerlerinin bulunduğu noktalara saldırı düzenledik

İran ordusu, Birleşik Arap Emirlikleri'nde (BAE) radar istasyonları ve ABD askerlerinin bulunduğu noktaların bomba yüklü insansız hava araçlarıyla (İHA) hedef alındığını duyurdu. İran ordusundan yapılan yazılı açıklamada, "İran İslam Cumhuriyeti Ordusu'nun saldırı dronları dün geceden bu sabaha kadar BAE'de füze ve saldırı dronlarını tespit edip engellemekle görevli düşman radar istasyonlarına saldırılar düzenledi." ifadeleri kullanıldı. Orduya ait saldırı dronlarının kullanıldığı belirtilen açıklamada, "Bu saldırı dalgasında ayrıca, ordunun yıkıcı insansız hava araçları, BAE'de ABD terörist ordu güçlerinin bulunduğu noktaları da hedef aldı." ifadesine yer verildi.

İran ve Hizbullah'ın eş zamanlı misillemesi sonrası Hayfa'daki petrol rafinerisinden dumanlar yükseliyor

İran ile Lübnan'daki Hizbullah'ın eş zamanlı gerçekleştirdiği misillemenin ardından İsrail'in Hayfa kentinde yer alan petrol rafinerisi yerleşkesinden dumanlar yükseliyor. İsrail basınındaki haberlere göre, İran'ın füze saldırılarının hedefindeki Hayfa kentinde petrokimya, petrol rafinerileri ve elektrik santrallerinin bulunduğu bölgeden siyah dumanlar yükseldi. Yedioth Ahronot gazetesinin haberinde ise misillemenin ardından başta Hayfa olmak üzere İsrail’in kuzeyindeki Celile, Tiberya bölgelerinde sirenlerin çaldığı belirtildi. Kanal 12 televizyonu, İran ve Lübnan'dan atılan roket ve füze parçalarının Hayfa'nın yanı sıra kuzeydeki Kiryat Şimona ve Binyamina yerleşimlerindeki en az 10 noktaya düştüğünü aktardı.

İran Doğal Kaynakları Koruma Teşkilatı Başkanı, ABD-İsrail saldırısında öldürüldü

İran Doğal Kaynaklar Teşkilatı Koruma Birimi Başkanı Mecid Zekeriyayi'nin, ABD-İsrail'in 28 Mart'ta teşkilata düzenlediği saldırıda hayatını kaybettiği bildirildi. İran'ın yarı resmi haber ajansı ISNA'ya göre, İran Doğal Kaynaklar ve Su Havzası Yönetimi Teşkilatı Koruma Birimi Başkanı Zekeriyayi, cumartesi günü teşkilata düzenlenen saldırıda yaralanarak yaşamını yitirdi. İran Doğal Kaynaklar ve Su Havzası Yönetimi Teşkilatı; ormanları, otlakları ve su sistemlerini denetler ve koruma birimi kırsal alanlarda arazi ve çevre yasalarını uygular. Zekeriyayi, bir yıl önce birimin başına atanmıştı.

İran doğruladı: Deniz Kuvvetleri Komutanı Ali Rıza Tengsiri öldürüldü

İran Devrim Muhafızları Ordusu, Deniz Kuvvetleri Komutanı Tuğamiral Ali Rıza Tengsiri'nin, ABD-İsrail saldırısında yaşamını yitirdiğini duyurdu.

Devrim Muhafızları Ordusundan yapılan açıklamada, şu ifadelere yer verildi:

Düşmanın önemli tesislerinin ve altyapısının imha edilmesine ve bir Amerikan savaş uçağının düşürülmesine yol açan ağır darbelerden sonra, adaların ve kıyıların savunma kalkanını güçlendirmek ve kuvvetleri organize etmekle meşgul olan şehit Devrim Muhafızı Amiral Ali Rıza Tengsiri, aldığı ağır yaralar sonucunda Hakk'a kavuştu.

Trump, FT'ye konuştu: Dürüst olmak gerekirse, en çok istediğim şey İran'daki petrolü almak

ABD Başkanı Donald Trump, İran'ın petrolünü "alma" isteğini dile getirerek, ülkenin ana ihracat merkezi Hark Adası'nın ele geçirilmesinin seçenekler arasında olduğunu belirtti. Trump, Financial Times (FT) gazetesine verdiği röportajda, tercihinin "İran'ın petrolünü almak olacağını" söyleyerek, olası bir adımı Venezuela örneğiyle kıyasladı. Başkan Trump, "Dürüst olmak gerekirse, en çok istediğim şey İran'daki petrolü almak ama ABD'de bazı aptal insanlar 'bunu neden yapıyorsun?' diyor. Ama onlar aptal insanlar." ifadesini kullandı. ABD'nin bölgedeki askeri varlığını arttırdığı bir dönemde Trump, "Belki Hark Adası'nı alırız, belki almayız. Çok fazla seçeneğimiz var. Ayrıca bu, bir süre orada bulunmamız gerektiği anlamına gelir." dedi. Trump, adadaki İran savunmasının durumu sorulduğunda ise "Herhangi bir savunmaları olduğunu sanmıyorum. Çok kolay alabiliriz." yorumunda bulundu.

Öte yandan Trump, Pakistanlı "aracılar" üzerinden yürütülen dolaylı görüşmelerin iyi ilerlediğine dikkati çekti. "Yaklaşık 3 bin hedefimiz kaldı, 13 bin hedefi bombaladık ve birkaç bin hedef daha var. Bir anlaşma oldukça hızlı yapılabilir" diyen Trump, Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılmasına yönelik olası bir ateşkese ilişkin detay vermekten kaçındı. Donald Trump ayrıca, ("ABD'ye hediye olarak" Pakistan bayraklı 10 tankerin geçirilmesi) Bize 10 tane verdiler. Şimdi 20 tane veriyorlar ve 20'si de yola çıktı, Boğaz'ın tam ortasından gidiyorlar." diye konuştu. İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf'ın da bu tankerleri onayladığını savunan Trump, "Gemileri bana o onayladı. 'Bize hediye veriyorlar' dediğimde herkes 'Ne hediyesi? Saçmalık' diyordu. Bunu duyunca sustular ve müzakereler çok iyi gidiyor." ifadesini kullandı.

Trump, İran'da saldırıların ardından "rejim değişikliği" yapıldığını savundu: Biz zaten rejimi değiştirdik, daha önce kimsenin muhatap olmadığı farklı insanlarla muhatap oluyoruz

ABD Başkanı Donald Trump, ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırılarının ardından ülkede "rejim değişikliği" yapıldığını ve yeni yönetimin daha "makul" olduğunu öne sürdü. ABD basınında yer alan haberlere göre, Trump, Air Force One uçağında, ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırılarına ilişkin açıklama yaptı. Trump, "Biz zaten rejimi değiştirdik. Daha önce kimsenin muhatap olmadığı farklı insanlarla muhatap oluyoruz. Tamamen farklı bir grup. Bu nedenle bunu rejim değişikliği olarak değerlendiririm." dedi. ABD'nin önerdiği 15 maddelik ateşkes planına İran'ın yanıt verip vermediğine ilişkin soruyu cevaplayan Trump, "Verdiler. Bize maddelerin çoğunu verdiler. Neden vermesinler ki?" ifadesini kullandı.

Trump, İran'ın yeni liderlerini "makul" olarak nitelendirdi; Pakistan görüşmelere ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor

ABD Başkanı Donald Trump, ABD ve İran'ın "doğrudan ve dolaylı" görüşmeler yürüttüğünü ve İran'ın yeni liderlerinin "oldukça makul" davrandığını söylerken, Washington Ortadoğu'da konuşlandırdığı asker sayısını artırmaya devam etti. İran ile ABD arasında arabuluculuk yapan Pakistan ise bir aydır süren çatışmaları sona erdirmek üzere gelecek günlerde "anlamlı görüşmelere" ev sahipliği yapmaya hazırlandığını açıkladı. Trump dün gazetecilere yaptığı açıklamada, "Onlarla bir anlaşma yapacağımızı düşünüyorum, bundan oldukça eminim ama yapmayabiliriz de" dedi. Trump, saldırılarda İran'ın üst düzey lideri ve yetkililerinin öldürülmesiyle ABD'nin Tahran'da rejim değişikliğini halihazırda başardığını düşündüğünü söylerken, görevlere yeni gelen yetkililerin "makul" göründüğünü söyledi. 

ABD ve İsrail'in 28 Şubat'ta düzenledikleri ilk saldırıda İran'ın dini lideri Ayetullah Ali Hamaney öldürüldükten sonra yerine oğlu Mücteba Hamaney geçti. Pakistan Dışişleri Bakanı Ishaq Dar, dün bölge ülkelerinin dışişleri bakanları ile görüştüğünü ve savaşın sona erdirilmesi için İslamabad'da ABD ile İran arasında görüşme yapılmasının ele alındığını söyledi. Pakistan'da düzenlenen görüşmelerde Türkiye'yi Dışişleri Bakanı Hakan Fidan temsil etti. Görüşmelere Mısır ile Suudi Arabistan bakanları da katıldı. Konuyla ilgili bilgi sahibi kaynaklara göre ilk görüşmelerde Hürmüz Boğazı'nın yeniden deniz trafiğine açılması ele alındı. Dar, "Pakistan, devam eden çatışmanın kapsamlı ve kalıcı bir şekilde çözülmesi için gelecek günlerde iki taraf arasında anlamlı görüşmelere ev sahipliği yapmaktan ve bu görüşmeleri kolaylaştırmaktan onur duyacak" dedi.

WSJ: ABD, İran'daki zenginleştirilmiş uranyumun çıkarılmasına yönelik askeri seçenekleri değerlendiriyor

ABD Başkanı Donald Trump'ın, İran'daki 400 kilogramdan fazla zenginleştirilmiş uranyumun ele geçirilmesine yönelik askeri operasyon seçeneklerini değerlendirdiği iddia edildi. Wall Street Journal (WSJ) gazetesinin ismini vermek istemeyen ABD'li yetkililere dayandırdığı haberinde, bu operasyonun son derece karmaşık ve riskli olduğu, ABD askerlerinin günlerce hatta daha uzun süre İran topraklarında bulunmasını gerektirebileceği öne sürüldü. Yetkililer, Trump'ın, henüz nihai kararı vermediğini ancak ABD askerlerinin karşı karşıya kalabileceği riskleri göz önünde bulundurarak seçeneğe açık olduğu iddiasında bulundu. Trump'ın danışmanlarından, savaşın sona erdirilmesi karşılığında İran'a uranyumu teslim etmesi yönünde baskı yapılmasını istediğini öne süren yetkililer, aksi halde bu materyalin zorla alınması seçeneğinin de masada olduğunu iddia etti. ABD'li yetkililer, ordunun İran'daki hedefleri vurmaya devam ettiği süreçte Trump'a, uranyumun çıkarılmasına yönelik operasyonun zorluklarına ilişkin brifingler verildiğini savundu. Ayrıca, Trump'ın talimat vermesi durumunda hızlı müdahale deniz piyade birlikleri ile paraşütçülerin bölgeye konuşlandırılması gibi alternatif seçeneklerin de hazırlandığı iddia ediliyor.

ABD Savunma Bakanlığının (Pentagon), böyle bir operasyon için gerekli birçok unsuru bölgede hazır bulundurduğu ve Trump'a daha fazla seçenek sunmak amacıyla ek 10 bin kara askerinin konuşlandırılmasını değerlendirdiği belirtiliyor. Eski ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) Komutanı Orgeneral Joseph Votel, operasyonun kısa sürede tamamlanabilecek bir görev olmadığını, sahada güvenliğin sağlanması, enkazın kaldırılması ve nükleer materyalin özel ekipler tarafından taşınmasının günler sürebileceğini ifade etti. İsrail ve ABD'nin geçen yıl İran'a yönelik hava saldırılarından önce, ülkenin yüzde 60 oranında zenginleştirilmiş 400 kilogramdan fazla uranyuma ve yüzde 20 seviyesinde yaklaşık 200 kilogram fisil maddeye sahip olduğu, bu materyalin kolaylıkla yüzde 90 silah seviyesine çıkarılabildiği değerlendiriliyordu. ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, 27 Mart'ta, Washington'ın hedeflerine kara harekatına gerek kalmadan ulaşabileceğini belirtmiş, Savunma Bakanı Pete Hegseth ise 13 Mart'ta, İran'ın uranyumu gönüllü olarak devretmesinin tercih edildiğini ancak aksi durumda askeri seçeneklerin de bulunduğuna işaret etmişti.

İsrail ve ABD'nin İran ile müzakerelerin başarısız olma ihtimaline hazırlandığı belirtildi

İsrail ve ABD'nin, İran ile yapılan müzakerelerin başarısızlıkla sonuçlanması ihtimaline, son günlerde askeri işbirliğini yoğunlaştırarak hazırlandığı bildirildi. İsrail'in Kanal 12 televizyonu, ABD'nin caydırıcılık sağlamak veya gelecekteki askeri saldırılara zemin hazırlamak için Orta Doğu'ya askeri yığınak yaptığını öne sürdü. Yürütülen müzakerelere karşın son günlerde İsrail ve ABD'nin üst düzey yetkilileri arasında yoğun görüşmeler yapıldığına işaret edilen haberde, bu görüşmelerin amacının müzakerelerin anlaşmaya dönüşmemesi ihtimaline hazırlanmak için askeri koordinasyonu sıklaştırmak olduğu iddia edildi.

Haberde, ABD'nin bölgeye askeri yığınak yapmasının İsrail'de "Ya ABD yönetimi İran'a karşı 'bir zafer imajı' yaratmak istiyor ya da bölgesel güç dengesindeki derin bir stratejik değişimi amaçlayan bir dizi planlı askeri operasyon için hazırlık yapıyor." şeklinde değerlendirildiği kaydedildi. ABD ile İsrail arasında İran'ın altyapısına saldırı konusunda anlaşmazlık yaşandığı ve İsrail desteklerken ABD'nin bunu istemediği öne sürülen haberde, üst düzey İsrailli yetkililerin, saldırıların niteliği konusunda Tel Aviv ile Washington arasında anlaşmazlık olduğunu vurguladığı aktarıldı. Haberde, İran'ın ABD'nin müzakereler konusunda samimiyetini sorguladığı ve güvenmediği belirtilerek, ABD'nin taleplerine bu nedenle Tahran tarafından henüz cevap verilmediği, İran'ın denkleme Körfez ülkelerinin yanı sıra Rusya ve Çin'i de dahil etmeye çalıştığı ileri sürüldü.

İran, Arap ülkelerindeki ABD üsleri ve kritik noktalara bir ayda 5 binden fazla saldırı düzenledi

İran’ın ABD ve İsrail saldırılarına misilleme kapsamında 28 Şubat’tan bu yana çoğunluğu Körfez bölgesinde 7 Arap ülkesindeki ABD üsleri ile kritik noktalara en az 5 bin 471 füze ve İHA saldırısı gerçekleştirdiği bildirildi. ABD ile İsrail'in İran'a saldırıları ve İran'ın misillemeleri devam ederken Körfez ülkelerinde birçok kritik nokta hedef alındı. Saldırılardan en fazla etkilenen ülke Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) oldu. BAE Savunma Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, saldırıların başından bu yana, BAE savunma sistemlerinin 414 balistik füze, 15 seyir füzesi ve 1914 İHA'ya müdahale ettiği kaydedildi.

Kuveyt Hükümeti Enformasyon Merkezi ve Kuveyt ordusunun yaptığı açıklamalara göre, İran'ın misilleme saldırılarının başlangıcından bu yana 309 balistik füze ve 616 İHA engellendi.

Bahreyn Savunma Kuvvetleri Genel Komutanlığından yapılan yazılı açıklamada, söz konusu tarihten bu yana ülkeye yönelen 174 füze ve 391 İHA'nın savunma sistemleri tarafından etkisiz hale getirildiği bildirildi.

Katar Savunma Bakanlığı, ülkeye 206 balistik füze ve 93 insansız hava aracı saldırı düzenlendiğini açıkladı.

Ürdün ordusuna göre, ABD-İsrail ile İran arasındaki savaşta ülkeye 262 füze ve İHA saldırısı gerçekleştirildi.

Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı, ülke topraklarına yönelik en az 52 füze ve 1006 insansız hava aracı saldırısı kaydedildiğini bildirdi.

Umman Sultanlığı ise 19 İHA ile hedef alındığını açıkladı.

 

Independent Türkçe, AA, ANKA, Reuters

DAHA FAZLA HABER OKU