İBB Davası'nda 11. gün.... İmamoğlu: Bu mesele ders notu satmaya benzemez

Duruşma tutuklu Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık’ın çapraz sorgusu ve avukat savunmalarıyla devam edecek

Fotoğraf: ANKA

CHP'nin Cumhurbaşkanı adayı, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da arasında bulunduğu 107’si tutuklu, 5’i müşteki sanık olmak üzere toplam 407 sanıklı İBB Davası'nın duruşması üçüncü haftada, İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi'nce, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumunun karşısındaki 1 No'lu salonda devam ediyor.

Duruşmaya, tutuklanmalarının ardından görevlerinden uzaklaştırılan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Şişli Belediye Başkanı Emrah Resul Şahan, Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık, eski CHP Milletvekili Aykut Erdoğdu, İBB Başkan Danışmanı ve MEDYA AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun, İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş, İmamoğlu'nun kayınbiraderi Cevat Kaya ve İmamoğlu'nun avukatı Mehmet Pehlivan'ın da aralarında bulunduğu 107 tutuklu sanık katıldı.

Ekrem İmamoğlu'nun oğlu Mehmet Selim İmamoğlu, babası Hasan İmamoğlu, İBB Genel Sekreter Yardımcısı Mahir Polat, İBB Meclisi İştirakler ve Bağlı Kuruluşlar Komisyonu Başkanı Ertan Yıldız'ın da aralarında bulunduğu bazı tutuksuz sanıklar ve avukatları da duruşmaya geldi. Bazı tutuklu sanıklar ise Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile hazır edildi. Duruşmayı, sanık yakınları ve ailelerinin yanı sıra CHP’li isimler de takip ediyor.

fazla oku

Bu bölüm, konuyla ilgili referans noktalarını içerir. (Related Nodes field)

Tutuklu sanıklar saat 10.06 itibarıyla jandarma eşliğinde salona getirilmeye başlandı. İzleyici kısmında bulunan sanık yakınları, tutukluların isimlerini söyleyerek selamlamaya çalıştı. İzleyici bölümünden “Türkiye sizinle gurur duyuyor” sesleri yükselirken, Ekrem İmamoğlu saat 10.20’de salona getirildi. Tüm tutuklu sanıklar ayağa kalktı. Avukatların olduğu bölüme el sallayan İmamoğlu, bazı tutuklu sanıklarla tokalaşıp, sarıldı, bu sırada izleyiciler yine alkışlarla "Cumhurbaşkanı İmamoğlu" sloganı attı. Mahkeme heyeti 10.25'te salona girdi.

Çalık, dün 5 saat süren savunma yaptı

11’inci duruşma günü, tutuklu Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık’ın çapraz sorgusu ve avukat savunmalarıyla devam ediyor. Çalık dün, 5 saat süren bir savunma yapmıştı.

Dünkü duruşmada sahte olduğu iddia edilen basın kartıyla salona giren ve ardından gözaltına alınan kişinin ardından, Silivri’de yeni bir uygulamaya başlanmasına karar verildi. Jandarma, duruşma salonuna girişte basın mensuplarının "turkuaz basın kartı"nı kontrol ederek üzerindeki QR kodlar okutularak geçerliliği denetleniyordu. Ancak, basın mensuplarıyla uzlaşı sağlanarak kartların fiziki olarak gösterilmesi yeterli kabul edildi.

Necati Özkan avukatı Kazım Yiğit Akalın, “CMK 203 gereğince mahkemenizin milletvekili, basın mensupları için duruşma salonuna girmemesi yönünde bir talimatınız var mı?” diye sordu. Mahkeme Başkanı, "Şu an zapta öyle bir şey geçirmedik, umarım da geçirmeyiz" dedi. Avukat Akalın, "Lütfen jandarmaya deklare eder misiniz? Sizin talimatınız olduğu söyleniyor" diye karşılık verince Mahkeme Başkanı, "Şu an sükunet sağlandığı için bir şey yapmayacağız" dedi.

Mahkeme başkanından Çalık’a “Adem Soytekin” sorusu...

Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık dün, 5 saat süren bir savunma yapmıştı. 11’inci duruşma günü, Çalık’ın çapraz sorgusu ve avukat savunmalarıyla devam ediyor. İlk olarak mahkeme başkanı, ek savunma süresi vererek soru sordu.

Mahkeme Başkanı: Savunmaya başlayabilirsiniz. Benim soracağım tek bir soru var. Eylemlere ilişkin genel olarak zaten ayrıntılı açıklamalar yaptınız. Tek tek her bir beyanla ilgili soru sormayacağım. Süreç içerisinde yaşanan kaygılar nedeniyle bu yönde beyanda bulunulduğunu genel hatlarıyla anlattınız. Ancak Adem Soytekin ile ilgili kısımlarda ayrıntılı bir anlatımınız olmadı. Adem Soytekin ile ilişkiniz nedir, tanışıklığınız nasıldır, neden bu yönde beyanda bulunmuş olabilir? Bunlara ilişkin söyleyeceğiniz bir şey var mıdır?

Mehmet Murat Çalık: Tamam, söyleyeyim. Adem Soytekin’i 2014 yılında, Beylikdüzü Belediyesi’nde danışman olarak göreve başladığım dönemde tanıdım. Hatta kendi ifadesi de var; bana kollukta ya da savcılıkta Adem Soytekin ile ilgili bir şey sorulmadığı için ben herhangi bir şey söylemedim ama kendisinin söyledikleri doğrudur. Bir toplantıda tanıştık; hatta o toplantıda bir ortağı da vardı. Mimar olan bir ortağıydı, ismini şu an hatırlamıyorum.

Adem Soytekin, Beylikdüzü’nde 2014 yılından itibaren tanıdığım bir iş insanıdır. Ayrıca Trabzonlu olması da bir ortak nokta. Her ne kadar çok hemşehricilik yapan biri olmasam da yaşça benden küçük olması nedeniyle bana hiçbir zaman “Başkanım” diye hitap etmedi; hep “Abi” dedi. Zaten Beylikdüzü’ndeki müteahhitlerin büyük bir kısmı da bana “Mehmet Abi” diye hitap eder. Ancak hiçbir zaman, ne danışmanlık dönemimde ne de belediye başkanlığı dönemimde —o makamın sorumluluğunun da farkında olarak— bu samimiyeti görev ilişkisine yansıtmadım.

Benim için Yakuplu’da 10 dairelik küçük bir iş yapan müteahhitle, çok büyük projeler yapan kişi arasında hiçbir fark yoktur; herkese aynı şekilde davranırım. Adem Soytekin ile tanışıklığımız vardır. Zaman zaman Trabzonspor ortak paydasında kesiştiğimiz, birlikte maçlara gittiğimiz, yemek yediğimiz olmuştur.

Yani Adem Soytekin tanımadığım bir kişi değildir. Bölgede birçok müteahhidin taşeronluğunu yaptığını da biliyorum; ben kendisini bu şekilde tanıyorum. İşini de iyi yapar. Nitekim Seyfi Beyaz da ifadesinde 'Adem Soytekin işini iyi yaptığı için kendisine yüklenici olarak kaba inşaatı verdik' demektedir. Bölgede kaba inşaatında emeği olmayan çok az proje olduğunu düşünüyorum; tabii ticari ilişkilerinin tüm detaylarını bilmem mümkün değil.

Eylemler bazında ise, örneğin 11. Mahalle özelinde 2020 yılından itibaren zaten hukuki bir sürecin içerisindeyiz Sayın Başkanım. Bu süreçte Adem Soytekin, Ali Gül, Zafer Gül ve ben yer alıyoruz. Büyükçekmece Cumhuriyet Savcılığı’nın hakkımda verdiği takipsizlik kararının olduğu süreçte de Adem Soytekin bulunmaktadır.

Dolayısıyla, bu eylemler kapsamında Adem Soytekin ile yalnızca 11. Mahalle özelinde görüşmelerimiz olmuştur. Çünkü hakkımızda bir suç duyurusu yapılmış, ilgili kişi sürekli ifadelerini değiştirmiştir; buna ilişkin beyanlarımı da daha önce sundum.

Kendisini yakından tanırım; ailesini, eşini, çocuklarını bilirim. Ancak 'Adem Soytekin’e şunu verin, bunu verin' şeklinde herhangi bir yönlendirmem ya da talimatım hiçbir zaman olmamıştır. Bunu daha önce de ifade ettim. Tanışıklığım bu şekildedir. Daha fazla detaylandırmama gerek olup olmadığını bilmiyorum. Teşekkür ederim.

Mahkeme Başkanı: Evet, sanıklara sorumuz var. Bu arada girişte yapmam gereken bir uyarıyı da atladım. Dün de, önceki gün de aynı durum yaşandı. Sizin sorunuzla da kısmen bağlantılı. Özellikle bazı vekillerimiz tarafından ısrarlı şekilde görüntü çekilmeye devam ediliyor. İsim vermek istemiyoruz ancak bu yönde tespitler var. Heyetimizi de kapsayacak şekilde sosyal medyada paylaşımlar yapılıyor, sürekli görüntü alınıyor. Uyarıyoruz ama ısrarla devam ediliyor.

Bu nedenle, salonda bulunan izleyici kısmındaki milletvekillerine de özellikle hatırlatmak isterim: Bu tutuma devam edilmemesi gerekiyor. Yasal düzenleme açıktır. Defalarca uyarıda bulunuyoruz. Bu hususa dikkat edilmesini rica ederiz.

İmamoğlu’ndan Çalık’ın annesine: Böyle bir evlat yetiştirdiği için kendisine saygılarımı sunuyorum

Ardından Çalık’a soru sormak için söz alan İmamoğlu, mahkeme salonunda çekilen fotoğraflara ilişkin hassasiyet gösterilmesi gerektiğini belirterek, “Duruşma esnasında çekilen fotoğrafların yargılamanın düzenine zarar verebileceğini düşünüyoruz. Bu nedenle gerek izleyicilerin gerekse destek için gelenlerin bu konuda özenli davranması önemlidir” dedi.

Mahkeme heyetine hitaben konuşmasını sürdüren İmamoğlu, Beylikdüzü ile kişisel bağlarına değinerek, “Yaklaşık 35 yıl önce adım attığım, çocuklarımın büyüdüğü Beylikdüzü benim için çok özel bir yer. Bu nedenle burada görev yapan belediye başkanımız Sayın Mehmet Murat Çalık’ın hizmetlerini de kıymetli buluyorum” ifadelerini kullandı.

Çalık’ın görev süresi boyunca başarılı bir performans sergilediğini belirten İmamoğlu, “Kendisini Beylikdüzü’ne yaptığı hizmetlerden dolayı tebrik ediyorum. Zor süreçlere rağmen görevini özenle yürüttüğünü düşünüyorum” diye konuştu.

İmamoğlu, Çalık’ın annesine de hitap ederek, “Böyle bir evlat yetiştirdiği için kendisine saygılarımı sunuyorum” dedi.

İddianameye yönelik eleştirilerde bulunan İmamoğlu, söz konusu belgeyi “iftiraname” olarak nitelendirerek, suç örgütü iddialarını reddetti. İddianamede yer alan “2014’ten itibaren örgüt kurulduğu ve önce Beylikdüzü, ardından İstanbul’un ele geçirildiği” yönündeki değerlendirmelerin gerçek dışı olduğunu savundu.

Ekrem İmamoğlu: İkinci olarak da benim adaylığımın… Çünkü benim adaylığım, partimizin tüzüğü gereği genel merkezde genel başkanın talebiyle olmaz; diğer partilerde olduğu gibi bir kişinin imzasıyla hayata geçmez, Parti Meclisi’nin onayıyla olur. Parti Meclisi’nden Beylikdüzü’nün de belirlenmesi adına ben ısrarcı oldum. “Lütfen bunu düşün, hızlıca düşün, 1-2 gün içinde tekrar konuşalım” dedim. Ardından, bir nevi ikna ederek kendisinin aday olması noktasında olurunu aldıktan sonra sadece kendi olurunu almadım; aynı zamanda ilçe örgütüyle de bunu konuştuk. “Böyle bir düşüncem var, ne dersiniz?” dedim. Büyük oranda da kabul gördü ve bu şekilde Beylikdüzü Belediye Başkan adayı oldu.

Bunu neden anlattım? Şunun için anlattım: Bu oluru aldıktan sonra şunu söylemem gerekir; biz nasıl bir örgütüz ki 2014’te kurulmuşuz, Beylikdüzü’nü ele geçirmişiz, Büyükşehir’i de İstanbul’u da ele geçireceğiz ama daha Beylikdüzü adayımız belli değil. Nasıl bir örgütüz yani! Ve o şekilde… Sayın Başkanım, bu örgüt iddiası nedeniyle beyefendi sadece eylemlerden değil, örgüt üyesi olarak da yargılanıyor. Ben ise hepsinden yargılanıyorum. Bu arada arkadaşlarım benden sorumlu, ben de onlardan sorumluyum; onu da ifade edeyim. Ama durum bu şekilde.

Mahkeme Başkanı: Zaten savunmanızda anlatmıştınız.

Ekrem İmamoğlu: Ama bu diyalog önemli. İnanın, en fazla 5 dakika.

Mahkeme Başkanı: CMK 201 kapsamında bu hakkınız var. O yüzden soru sorma hakkını veriyoruz ama bir türlü soruya gelemiyoruz.

Çalık’tan İmamoğlu’na : “Hiçbir zaman dönüp bana ‘Şunu neden listeye koymadın?’ demediniz”

İmamoğlu: Yo, yo… Ama sorularımı daha cazip hale getiriyorum, sizi de mutlu edeceğini düşünüyorum. Yani sorunun ilkini şöyle devam ettirmek isterim: 2019’da aday oldunuz, Mehmet Murat Çalık Başkanım. O dönem ilçe başkanıyla ve örgütle birlikte çalıştınız ve bir meclis üyesi listesi hazırladınız. Benim size bir kişi dahi “Şunu meclis üyesi yapacaksınız” ya da “Şuna şöyle bir görev vereceksiniz” şeklinde bir telkinim, ısrarım ya da talimatım olmuş mudur? Bir kişi dahi…

Çalık: Herhangi bir zorlamanız olmadı, kıymetli Başkanım. Ama şunu söyleyeyim; belediye başkan adaylığı sürecinde bir zorlamanız oldu.

İmamoğlu: Sana oldu.

Çalık: Evet, arkadaşlarımız tarafından üzerimde aday olmam yönünde bir baskı da oluştu. Bunu savunmamda da zaten anlatmıştım. Siyasete gerçekten mesafeliydim. Ama şu an burada bulunuyor olmamın da etkisi olabilir; yine de Beylikdüzü Belediye Başkan adayı olduğum için hiç pişman değilim. Meclis listesi konusunda ise herhangi bir arkadaş için “Şunu koy” ya da “Bunu koyma” şeklinde bir öneriniz olmadı. Zaten meclis üyelerini büyük ölçüde tanıyordum. Kiminle yol yürüyebileceğimize kendim karar verdim. Sizin döneminizde olup benim dönemimde birlikte çalışamayacağım bazı arkadaşlar da oldu; onları, sizin çok sevmenize rağmen liste dışında bıraktım. Siz de hiçbir zaman dönüp bana “Şunu neden listeye koymadın?” demediniz.

İmamoğlu: Yani basiretsiz bir suç örgütü lideriyim bu arada! İkinci olarak bunu ifade etmek istiyorum. Bu çok önemli çünkü. Bu işlem oluşurken, yani bir siyasi hat kuruluyor. Aynı şekilde 2024’ü de yaşadınız. Bakınız Sayın Başkan, inanın Beylikdüzü benim ailemdir; o kadar net. Mehmet Bey’in planlaması, şu bu… Ama benim de çok birebir hayalim geçmiştir. Ayrıca 3 bine yakın aileye ev vermiş, ev satmış bir iş insanıyım; onu da söyleyeyim. Neredeyse bir ilçe kadar insana birebir ev yapmış bir insanım. Dolayısıyla insanlarla ayrı bir bağım var. Bu kadar tanışıklığın, bu kadar yakınlığın olduğu bir yerde… Mehmet Murat Çalık’la 2019’u bırakın, gelelim 2024’e. Aynı şekilde, size herhangi bir meclis üyesi için “Şunu yaz, şunu al” vesaire şeklinde bir telkinim olmuş mudur? Bırakın talimatı…

Çalık: Yok Başkanım, öyle bir şey. 2024’te de olmadı Sayın Başkanım.

İmamoğlu: Hayır, iki seçim olduğu için anlatmak zorundayız Sayın Başkan. Bu niye önemli? 2009’dan bugüne bir süreç var. 2009’da %30’la seçim kaybeden bir partiyiz. 2014’te %51’le seçim kazandık. 2019’da %54’lerle seçim kazandık. 2024’te ise %30’dan %60’a çıkan 15 yıllık bir seyir var. Yani bu mesele bir suç örgütü değil, örgütlü bir siyasi çalışmanın ürünüdür; onu ifade edeyim.

Peki, 7 yıldır görev yapıyorsun Sayın Başkan. Bir belediye başkan yardımcısı, bir müdür, bir yönetici ya da bir danışman… Bakın, bunu özellikle söylüyorum Sayın Başkan; siyasette bu Türkiye’de çok nadirdir, hangi parti olursa olsun. Burada iddialı konuşuyorum. Mevcut iktidar partisi o konuda çok şaibelidir de! Tek bir kişi için size “Şunu yönetici yapacaksınız” diye doğrudan ya da dolaylı, ister memur ister siyasi bir öneri ya da dayatma yaptım mı? Bakın, öneri bile yapmadım. Niye? Çünkü Beylikdüzü’nde hassasiyetim var; kendi demokratik yapısıyla yürüsün diye. Size herhangi bir talimatım ya da zorlamam oldu mu?

Çalık: Kesinlikle olmamıştır Sayın Başkanım. Hatta Beylikdüzü’nde şöyle bir zorluğu da sırtımda taşıyarak görev yaptım. Belki Sayın İmamoğlu da şimdi duyacak bunu. 2019 yılında, kendisi Büyükşehir Belediye Başkanı olmak için yola çıktığında ve seçildiğinde, benim bütün bürokrat arkadaşlarım hiç tereddütsüz Büyükşehir Belediyesi’ne gitme arzusu içerisindeydi. Sayın İmamoğlu’yla birlikte Büyükşehir’de görev alan arkadaşlarımız oldu ama gitmeyenlerin de aklı, emin olun, sizinle birlikte Büyükşehir’e gitti. Ben bu arkadaşlara yeniden Beylikdüzü’ndeki motivasyonu sağlamakta ilk aylarda çok zorlandım. Sizin bana herhangi bir müdür, şef ya da başkan yardımcısı öneriniz olmadığı gibi, böyle bir zorluğu da yaşadım. Diğer ilçeler bunu yaşamamıştır; ben Beylikdüzü olarak yaşadım. Çünkü herkes, inanın çöpte çalışan, sokak süpürgecisi olan arkadaşım bile “Büyükşehir’de ben bir şef olurum” duygusuyla hareket ediyordu. Siz 2014-2019 arasında insanlarla o kadar sıcak bir diyalog kurdunuz ki… Ben de kendi kendime “Herhalde ben Sayın İmamoğlu’yla hiç çalışmadım, hep onlar çalıştı” dedim.

İmamoğlu’ndan mahkeme başkanına: “Ne yapalım, 1 yıldır hasret gideremedik; burada sizin sayenizde biraz sohbet etmiş olduk”

İmamoğlu: Uzattın mı biraz? Tamam… Duygularımız biraz yüklü. Devam ediyorum. Ne yapalım, 1 yıldır hasret gideremedik; burada sizin sayenizde biraz sohbet etmiş olduk.

Görev dönemimizde bu yönetici kısmını sorduktan sonra, Sayın Başkanım Mehmet Murat Çalık; Beylikdüzü’ndeki ideallerimiz… İddia ederek söylüyorum, 2013’te seçim taahhüdü olarak hazırladığımız ne varsa %90’ına yakınını 12 yılda başardık. Beylikdüzü’nü halka kazandırmamız, projelerimiz ya da İstanbul’a yönelik, senin mesleğinden dolayı kurduğumuz belediye başkanları masası gibi hususların dışında; tek bir kişi üzerinden ya da tek bir menfaat ilişkisi üzerinden bir diyalog, bir masa, bir toplantı… Yaklaşık 12-13 yıllık siyasi iş birliğimizde böyle bir ortamda bulundunuz mu? Böyle bir gündemimiz oldu mu? Buna şahitlik ettiniz mi?

Çalık: İfade edildiği gibi herhangi bir masada bulunmadım. Böyle bir şahitliğim de olmadı Sayın Başkan.

İmamoğlu: Bunun yanında, söylediğiniz gibi; herhangi bir iş insanı ya da taşeron firma için “Şuna iş ver, şuna para kazandır, şunun işini yap” şeklinde ya da usulsüz bir teklifte bulundum mu?

Çalık: Yok Başkanım.

İmamoğlu: Mehmet Murat Çalık Başkanım, Allah seni korusun

Ekrem İmamoğlu: Şunu söyleyeyim Sayın Başkan, bu gerçekten çok önemli. Mehmet Murat Çalık da çok ciddi bir sürece değindi. Bizler çok ağır bir yük taşıyoruz. Burada yaptığımız şey yalnızca Beylikdüzü’nü, İstanbul’u ya da kendimizi savunmak değildir. Bu, gerçekten tarihe geçecek bir demokrasi mücadelesine dönüşmüştür. Dış müdahalelere maruz kalıyoruz Sayın Başkan; hem de hâlâ. İstanbul Savcılığı ya da farklı makamların müdahaleleriyle karşılaşıyoruz ve zor durumda kalıyoruz.

Bu soruları sorarak sizi aydınlatmanın, bilgilendirmenin çok kıymetli olduğunu düşünüyorum. Çünkü zor bir görev yapıyorsunuz ve biz de zor bir süreçten geçiyoruz. Yalan ve iftiralara cevap vermek zorunda kalıyoruz; bir de tutukluluk haliyle arkadaşlarımızın yaşadığı şartları yaşıyoruz. Bu gerçekten çok ağır bir durum. İnsanların, çocukların, kadınların, ailelerin yaşadığı mağduriyetlere girmeyeceğim ama bu iş gerçekten çok ağırdır.

Bugüne kadar gösterdiğiniz itinayı görüyorum; lütfen bunu koruyarak devam edin. Bu ülke, bu millet sizden bu süreci büyük bir sorumlulukla yönetmenizi bekliyor. İnşallah tarih yazarsınız.

Gerçekten bu iş, basit siyasi cümlelerle geçiştirilecek bir mesele değildir. Neden müdahaleden bahsettim Sayın Başkan? Çünkü hâlâ, hem İstanbul’da hem Ankara’da, yürüttüğünüz bu süreçte gerçeği bulma çabanız sürerken “asrın yolsuzluğu” gibi ifadeler kullanılıyor. Bakın, “asrın yolsuzluğu” gibi bir ifadeyi bir siyasi kişi, hele ki adaletin başındaysa, kullanamaz. Bu zor bir iştir. Bu nedenle lütfen bu tür ifadelerden imtina edin.

Bu mesele, etki altında ders notu satmaya benzemez. Israrla söylüyorum: Burada “asrın yolsuzluğu” değil, arsız bir hukuksuzlukla mücadele ediyoruz ve bir demokrasi mücadelesi veriyoruz. İlginize ve özeninize teşekkür ediyorum. Mehmet Murat Çalık Başkanım, Allah seni korusun.

Fatih Keleş ve Seza Büyükçulha da Çalık'a sorular sordu

Fatih Keleş ve Seza Büyükçulha ile Murat Çalık arasında geçen diyalog ise şu şekilde:

Fatih Keleş: Başkanım, ismim Fatih Keleş. İsmim iddianamede çokça geçtiği için ben de bir soru sormak istedim. Eylem 1’i çok iyi anlattınız Sayın Başkanım. Ben de bilmediğim birçok konuyu sizin sayenizde öğrendim.

Şimdi Eylem 1’de, yani 11. Mahalle eyleminde, Uğur Güngör’ün verdiği birçok beyan var. Hatta 2020’de başlayan ve 2024’e kadar devam eden bir mahkeme süreci de var. Son anda tekrar dava açılmış. Ancak 2024’e kadar devam eden bu süreçte benim adım tek bir kez dahi geçmiyor. Sonrasında kolluk fezlekesinde gördüm; sizin telefonunuza Uğur Güngör tarafından gönderilen bir mesaj var sanırım.

Benim adım dört yıl boyunca bu eylemde ya da mahkeme sürecinde hiç anılmamışken, sonradan bu eylemde adımın geçmesinin sebebi sizce nedir? Bu konuda size bir baskı yapılmış mıdır ya da yapılmak istenmiş midir? Teşekkür ederim.

Mehmet Murat Çalık: Evet, teşekkür ediyorum. Ben o kısımlara eylemleri anlatırken çok fazla değinmemiştim. İlk olarak 2020’de Cumhuriyet Başsavcılığı’na yapılan suç duyurusuyla başlayan süreçte zaten az önce saydım; benimle birlikte Adem Soytekin, Ali Gül ve Zafer Gül şikâyet edilmişti.

Ancak 2024 yılına gelindiğinde —şimdi ben de iddianamenin eklerinde gördüğümü hatırladım— telefonuma tehdit niteliğinde bir mesaj gelmişti Sayın Başkanım. Telefonumdaki mesajlar 2020 yılından beri kayıtlıdır. Ben her telefon değiştirdiğimde cihazı sıfırlamam, tüm verileriyle birlikte aktarırım. Kolluk ilk aramaya geldiğinde de telefonumu teslim ettim ve şifresini paylaştım.

Bunu neden sakladığımı da sordular. “İleride olası bir suç duyurusunda, özellikle tehdit içerikli bir durum söz konusu olursa kullanmak için” sakladığımı ifade ettim.

Fatih Bey’in sorusu üzerine hatırladım; 2024’teki ifadelerden sonra Fatih Keleş bu sürece dahil ediliyor. Daha önce hiç bahsedilmeyen senet meselesi —detaylı şekilde anlattığım konu— o aşamadan sonra gündeme geliyor ve bu bağlamda Fatih Keleş’in adı geçiyor.

Mesajın devamında da sizin “kasa” olduğunuz yönünde ifadeler yer alıyordu. Bana o dönemde bir gazete kupürü ve tehdit içerikli mesaj gönderilmişti. “Cumhuriyet Savcılığı’na suç duyurusunda bulunuyorum, göreceksiniz” şeklinde ifadeler vardı. Sorunuza bu şekilde cevap vermiş oldum.

Fatih Keleş: Evet, anladım. Bu mesajın, basında yer alan “Cumhuriyet Halk Partisi para kuleleri” haberlerinden sonra gönderildiğini düşünüyorum.

Mehmet Murat Çalık: Doğrudur, öyle olabilir.

Fatih Keleş: Teşekkür ederim.

Mehmet Murat Çalık: Başka sorusu olan var mı? Evet.

Seza Büyükçulha: Merhaba, Seza Büyükçulha. Başkanım merhaba, beni tanıyor musunuz?

Mehmet Murat Çalık: Hayır, şu an burada tanışıyoruz.

Seza Büyükçulha: Aslında daha önce tanışmıştık, şimdi hatırlatacağım.

Mehmet Murat Çalık: Tamam, hatırlatırsanız memnun olurum.

Seza Büyükçulha: Beylikdüzü Belediyesi’nde beni hiç gördünüz mü?

Mehmet Murat Çalık: Hayır.

Seza Büyükçulha: Sizi bir kez telefonla aramıştım, hatırlıyor musunuz?

Mehmet Murat Çalık: Açıkçası hatırlamıyorum.

Seza Büyükçulha: Trabzonspor Kulübü’nde tanışmıştık Başkanım. Siz Ekrem Başkan ile birlikte ziyarete gelmiştiniz. Bordo Mavi Restoran’ı işletiyorum.

Mahkeme Başkanı: Seza Bey, sizinle ilgili doğrudan bir eylem isnadı da bulunmuyor.

Seza Büyükçulha: Doğru, ancak bir hususu merak ediyorum. Kollukta, sadece bir telefon görüşmemiz olduğu için ifadem alındı. Neden aradığımı hatırlıyor musunuz Başkanım?

Mehmet Murat Çalık: Hatırlamıyorum. Kollukta da sizinle ilgili bana herhangi bir soru yöneltilmedi.

Seza Büyükçulha: Babanızın vefatı üzerine size başsağlığı dilemek için aramıştım. Allah rahmet eylesin.

 

Duruşma, Çalık’ın avukatlarının savunmasıyla devam ediyor.

ANKA

DAHA FAZLA HABER OKU